bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması34
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- ölüm5
- insan sevdiği adama şans verir5
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek5
- sözlüğe güzel bir kız bırak5
- ercüment çözer2
- true ile sevişmek2
- yazarların özlü sözleri7
- diyarbakır kürt dili konferansı3
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- aylık 327 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ismet arif karasu2
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı10
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- futbol32
- anın görüntüsü26
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- japonya11
- brezilya6
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- seksting4
- 10 parmağında 10 marifet olan azize5
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- türklerin mal olduğunun ispatı2
- pandela11
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- diamond bey birader koştursun kampanyası2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- sosyoloji okuyan erkek4
- dedesi chpli olduğu için chp ye oy veren insan2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta8
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- en son ne yediniz6
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- true'nun neden böyle olması2
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- haysenin125
- honda dio3
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi8
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- ziya gökalp5
- behzat ç replikleri2
- mony tontana3
- aşk7
- 2026 dünya kupası37
- yapay zeka ile yazılım testi2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- araba kovalamayan köpek6
I.
cesetleri toplamak bana dü$tü
ölülerimin ardından iyi konu$acağım
II.
karanlık gecede be$ ölü
biraz çocuk biraz delikanlı tümü
umutla umutsuzluk arasında ya$arken
ölümleriyle iyiden koyula$tı acının rengi
kırıldı da dü$lerinin en güzel yeri
$arkılarını bıraktılar giderken belki bir anı
III.
anımsıyorum
düğüne giden çocuklar da böyle gülerdi.
haydar ergülen..
cesetleri toplamak bana dü$tü
ölülerimin ardından iyi konu$acağım
II.
karanlık gecede be$ ölü
biraz çocuk biraz delikanlı tümü
umutla umutsuzluk arasında ya$arken
ölümleriyle iyiden koyula$tı acının rengi
kırıldı da dü$lerinin en güzel yeri
$arkılarını bıraktılar giderken belki bir anı
III.
anımsıyorum
düğüne giden çocuklar da böyle gülerdi.
haydar ergülen..
tahta tekerleklerle ceset taşıyorlar,
cesetlerin bazıları yaşıyorlar,
cesetler ne daha ölebilir,
ne de öldürebilir birden,
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler..
yaşar kurt..demiş..iyi etmiş..
cesetlerin bazıları yaşıyorlar,
cesetler ne daha ölebilir,
ne de öldürebilir birden,
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler..
yaşar kurt..demiş..iyi etmiş..
Ölüler, ölüler nerelerdesiniz?
Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
Artık gündüzleriniz gece,
Bütün günleriniz: dün.
Artık her sözünüz sükût,
Her işaretiniz gizli.
Tutuyoruz nasihatlerinizi...
Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
Ne zaman aynaya baksam,
Görünüveriyor babam...
Bahçem, odam, sofam,
Nereye geçsem, nereye çıksam;
Hâtıram!
Her yerde sizden bir eser.
Gökyüzünde bir bulut
Bıraktığınız sesler
Yakın güneşe, aya.
Dokunabilsem oraya,
Kiminiz konuşacak,
Kiminiz gülecek,
Eski günler gelecek.
Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
Ruhum, muradına erecek;
Annem döşeğimi serecek,
Toprağınız toprağım,
Aranızda yatacağım.
ziya osman saba
Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
Artık gündüzleriniz gece,
Bütün günleriniz: dün.
Artık her sözünüz sükût,
Her işaretiniz gizli.
Tutuyoruz nasihatlerinizi...
Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
Ne zaman aynaya baksam,
Görünüveriyor babam...
Bahçem, odam, sofam,
Nereye geçsem, nereye çıksam;
Hâtıram!
Her yerde sizden bir eser.
Gökyüzünde bir bulut
Bıraktığınız sesler
Yakın güneşe, aya.
Dokunabilsem oraya,
Kiminiz konuşacak,
Kiminiz gülecek,
Eski günler gelecek.
Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
Ruhum, muradına erecek;
Annem döşeğimi serecek,
Toprağınız toprağım,
Aranızda yatacağım.
ziya osman saba
(bkz: ölü canlar)
Ölüler bağırıyor mezarlarından;
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağırıyor mezarlarından...
Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat taşımız,
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!
Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular, önümde fısıldaşacak,
Yolcular, aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağırıyor mezarlarından...
Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat taşımız,
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!
Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular, önümde fısıldaşacak,
Yolcular, aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
insanı korkuturlar.
oysa ne tuhaftır. yerde yatan bu adam bizim sevdiğimiz o insan değil miydi? nedir bizi ölüden ölesiye korkutan? eskiler derler ki; "ölüden korkma, diriden kork!" mantıklı. ölü kalkıp yakamıza yapışamaz. yapışsa seviniriz belki de. bir insanken bir ceset olmuştur. hiçbirşeye muktedir değildir artık. ama yine de diriden değil de ölüden korkuşumuz niyedir?
çünkü yerde boylu boyunca yatan ölü değil, ölümdür aslında. yanıbaşımızda. ete kemiğe bürünmüş, evimizin içine kadar girmiştir. apansız ve hep zamansızdır. ölüm ne kadar da tehditkardır şu haliyle. ne kadar gerçek. kaçınılmazlığı ne de çıplaktır. ölü sessiz, hareketsiz ama bir o kadar avaz avazdır. ölü ölümün ta kendisidir. işte orada yerde yatıyor. kalkıp ayaklarımıza yapışıverecekmiş gibi...
oysa ne tuhaftır. yerde yatan bu adam bizim sevdiğimiz o insan değil miydi? nedir bizi ölüden ölesiye korkutan? eskiler derler ki; "ölüden korkma, diriden kork!" mantıklı. ölü kalkıp yakamıza yapışamaz. yapışsa seviniriz belki de. bir insanken bir ceset olmuştur. hiçbirşeye muktedir değildir artık. ama yine de diriden değil de ölüden korkuşumuz niyedir?
çünkü yerde boylu boyunca yatan ölü değil, ölümdür aslında. yanıbaşımızda. ete kemiğe bürünmüş, evimizin içine kadar girmiştir. apansız ve hep zamansızdır. ölüm ne kadar da tehditkardır şu haliyle. ne kadar gerçek. kaçınılmazlığı ne de çıplaktır. ölü sessiz, hareketsiz ama bir o kadar avaz avazdır. ölü ölümün ta kendisidir. işte orada yerde yatıyor. kalkıp ayaklarımıza yapışıverecekmiş gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar