bugün
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi9
- arkadaşlar hesabı silicem14
- deccal7
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan12
- rafael leao30
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak5
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız18
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist2
- istanbul'a nur doğacak2
- velvet25
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- habire126
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı8
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- yılmaz güney7
- yapay zeka ile yazılımcı olmak3
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- oh şuralarıma da eksile2
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- ölürken dinlenecek müzik5
- aleksey batrakov6
- tai lung33
- türkiye22
- anın görüntüsü17
- sarapci koala71
- açık eksi oy4
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar5
- rafael leao'nun galatasaray'a transferi2
- gocu'nun gerçekten komik biri olması4
- gs kadro değerinin 400 milyon euroya dayanması2
- günün sözü23
- antipanik9
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı4
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- hücum hattı leao sane batrakov osimhen olan takım2
- kapadokya26
- başbirader bey3
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- hewal ebo3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- hasidik yahudilik7
- ateistlerin yaşama amacı28
- çok toplayan adamı bin burjuvaya değişmem2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- sosyal demokrat3
- aktroller5
- önüne gelene faşist demek3
- öldükten sonra arkada bırakılacaklar2
- sözlüğün en sevilen yazarı38
arapça yıldız anlamına gelen kelime.
ne güzelsin gecenin gözleri
ey kutsanmış kadehin ışığı
hangi karanlığın kalbini delip geldin
ışıklarındaki bu öfke neyin nesi.
ne güzelsin gecenin gözleri
ey kutsanmış kadehin ışığı
hangi karanlığın kalbini delip geldin
ışıklarındaki bu öfke neyin nesi.
şah ismail'in sırdaşı. akil insan.
Kuranı-ı kerimin 53 ncü suresinin adıdır. 32. ayeti Medine de diğer ayetleri Mekke'de nazil olmuştur. Sure 62 ayetten, 359 kelimeden oluşur. Sure adını ilk ayetinde geçen ve yıldız anlamına gelen necm kelimesinden alır.
Necm Suresinde Cebrailin islam peygamberi Muhammed'e ayetleri vahiy yoluyla bildirdiğinden Allahın affının bol olduğundan, herkesin kendi yaptığından sorumlu tutulacağından, Allahın kudretinden, Ad Semud ve Nuh Peygamber;in kavminin başına gelenlerden Allaha kulluk edilmesinin gereğinden bahsedilir.
1 - inmekte olan yıldıza andolsun ki,
2 - Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.
3 - O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.
4 - O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.
5 - Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti
6 - (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu.
7 - O, en yüksek ufukta idi.
8 - Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.
9 - Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.
10 - (Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.
11 - Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
12 - Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.
13 - Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
14 - Sidretü'l- Müntehâ'nın yanında.
15 - Ki Cennetü'l- Me'vâ onun yanındadır.
16 - Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
17 - (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
18 - Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
19 - Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı?
20 - Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?
21 - Size erkek O'na dişi öyle mi?
22 - Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
23 - Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
24 - Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?
25 - Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır.
26 - Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
27 - Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
28 - Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
29 - Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
30 - işte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.
31 - Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır.
32 - Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
33 - Şimdi gördün mü O yüz çevireni?
34 - Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
35 - Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor?
36 - Yoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?
37 - Ve çok vefakâr olan ibrahim'in sahifelerindekiler?
38 - Ki hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.
39 - Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.
40 - Ve çalışması da yakında görülecektir.
41 - Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.
42 - Ve şüphesiz en son varış, Rabbinedir.
43 - Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
44 - Öldüren de dirilten de O'dur.
45 - Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,
46 - Atıldığı zaman bir nutfeden.
47 - Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
48 - Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
49 - Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.
50 - O, helak etti önce gelen Âd'ı.
51 - Ve Semûd'u da bırakmadı.
52 - Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.
53 - Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.
54 - Onları neler kapladı neler!
55 - O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.
56 - Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
57 - Yaklaşan yaklaştı.
58 - Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
59 - Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?
60 - Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
61 - Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?
62 - Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin.
Necm Suresinde Cebrailin islam peygamberi Muhammed'e ayetleri vahiy yoluyla bildirdiğinden Allahın affının bol olduğundan, herkesin kendi yaptığından sorumlu tutulacağından, Allahın kudretinden, Ad Semud ve Nuh Peygamber;in kavminin başına gelenlerden Allaha kulluk edilmesinin gereğinden bahsedilir.
1 - inmekte olan yıldıza andolsun ki,
2 - Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.
3 - O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.
4 - O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.
5 - Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti
6 - (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu.
7 - O, en yüksek ufukta idi.
8 - Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.
9 - Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.
10 - (Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.
11 - Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
12 - Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.
13 - Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
14 - Sidretü'l- Müntehâ'nın yanında.
15 - Ki Cennetü'l- Me'vâ onun yanındadır.
16 - Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
17 - (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
18 - Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
19 - Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı?
20 - Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?
21 - Size erkek O'na dişi öyle mi?
22 - Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
23 - Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
24 - Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?
25 - Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır.
26 - Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
27 - Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
28 - Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
29 - Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
30 - işte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.
31 - Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır.
32 - Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
33 - Şimdi gördün mü O yüz çevireni?
34 - Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
35 - Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor?
36 - Yoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?
37 - Ve çok vefakâr olan ibrahim'in sahifelerindekiler?
38 - Ki hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.
39 - Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.
40 - Ve çalışması da yakında görülecektir.
41 - Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.
42 - Ve şüphesiz en son varış, Rabbinedir.
43 - Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
44 - Öldüren de dirilten de O'dur.
45 - Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,
46 - Atıldığı zaman bir nutfeden.
47 - Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
48 - Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
49 - Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.
50 - O, helak etti önce gelen Âd'ı.
51 - Ve Semûd'u da bırakmadı.
52 - Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.
53 - Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.
54 - Onları neler kapladı neler!
55 - O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.
56 - Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
57 - Yaklaşan yaklaştı.
58 - Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
59 - Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?
60 - Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
61 - Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?
62 - Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin.
yildiz anlamina gelen arapca kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar