bugün
- sinem dedetaş6
- kedilerin artık fare yakalamaması5
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması5
- yeni parti53
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- manifest grubu vs tarkan5
- berkant gültekin'in gürsel tekin'e verdiği ayar5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek3
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi4
- kelmangeeee maaageeee kaakooo kaakooo3
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak12
- penis ağrısına iyi gelen şeyler3
- camlar açık çıplak yatmak2
- gezi teknesinde kızlara dans eden erkek2
- sabah sözlüğe girenlerin kaliteli ve elit olması4
- kemal kılıçdaroğlu15
- hikayeyi devam ettir54
- öğrenci evinde edinilen alışkanlıklar2
- diamond bosphorus24
- dansör3
- araba ve ruhsatı masaya bırakıp gitmek2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin6
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek4
- seni onaracağım diyen kadın2
- cheeseburger2
- salat nedir2
- allah olsanız peygamber yapacağınız kişi2
- milliyetçi hareket partisi3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- alman finolarının ortak özellikleri2
- nickten isim tahmini yapmak72
- türbanlı kızla sevişmek2
- izmirlilerin bilmedikleri şeyler2
- çapulcuların kudurması3
- sokakta kavga teknikleri15
- arkadaşlar bakar mısınız28
- mezoterapi11
- pilot bir erkekle sevgili olmak11
- sözlük yazarlarının saatleri10
- geceleri uyutmayan dertler4
- oje kurutucu cila2
- çekirge7
- bitkiler de acı çeker mi sorunsalı2
- beşiktaş ve galatasaray'ın radarındaki futbolcu2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- büyük filmlerden büyük replikler3
- 31 yaş sendromu5
- tekne turu11
hikayemizin ismi nathan der weise yani bilge nathandır. hikayemiz hangi dinin doğru olduğuyla alakalıdır. yazan şahıs ise Gotthold Ephraim Lessing'dir. hikayenin çoğunu hatırlamama rağmen arada ufak hatalar olabilir.
saladdin adında bir sultan varmış kudüs'te zamanında. gayet başarılı olan bu saladdin bir savaş hazırlığındaymış. hiç savaş kaybetmediğinden bu savaşı da kaybetmek istemiyormuş; ama parayı har vurup harman savurduğundan orduyu toplayacak, onların silah ve yemek gibi benzeri ihtiyaçlarını karşılayacak paraya sahip değilmiş. saladdin günlerce parayı kimden bulabileceğini kara kara düşünmüş. aradan günler geçtikten sonra bu konu hakkında birinden fikir almanın zamanı geldiğini düşünmüş ve yanına sofrasından bile hiç eksik etmediği birini çağırmış ve onla konuşmaya başlamış.
a: buyrun. beni emretmişsiniz.
s: benim bir sıkıntım var. benim işime yarayacak bir fikir verebileceğini düşünüyorum.
a: ne demek. yeter ki emredin.
s: paraya ihtiyaç var. ama parayı bulabileceğim bir yer aklıma gelmiyor.
a: sultanım. buranın yakınlarında nathan diye bir musevi var. kendisi gayet zengindir. ondan size yetecek parayı alabilirsiniz.
s: öyle şey olmaz. sebepsiz yere birinin parasına el koyamam.
a: o zaman ona bir soru sorabilirsiniz. eğer soruyu yanlış bilirse onun kellesini alırsınız ve dolayısıyla para sizin olur. doğru bilirse de canını bağışlarsınız.
s: güzel bir fikire benziyor. o zaman bana git nathan denen o adamı getir.
a: derhal.
kısa bir süre sonra içeri saladdin'in arkadaşıyla beraber nathan girer. saladdin arkadaşının uzaklaşmasını emreder ve nathan'a sorar.
s: nathan. sana cevabını hep merak ettiğim bir soru soracağım. eğer doğru bilirsen soruyu canını bağışlarım; ama yalnış cevaplarsan ölürsün ve bütün mal varlığın bana kalır.
doğal olarak nathan korkar; ama başka şansı olmadığından kabul etmek durumunda kalır.
s: şimdi dünyada en yaygın üç din var ve bunlara mensup müslümanlar, hristiyanlar ve museviler var. sence bu dinlerden hangisi doğrudur?
nathan düşünür. saladdinin kendisi müslüman olduğundan eğer cevabı müslümanlık olarak verirse yavşaklık yaptığı düşünüp öldürüleceğini varsayar. e kendisi musevi olduğundan da eğer musevilerin ki doğrudur derse bu sefer de kendi dinini müslümanlığa karşı savunduğu için öldürüleceğini düşünür. hristiyanların dinini doğru olarak lanse ederse de sultan gene bu cevap karşısında nathan'ı öldürebilir.
anlayacağınız hangi cevabı verirse versin ölecektir; ama o sırada nathan'ın aklına bir hikaye gelir.
n: bu sorunuzu bir hikayeyle açıklamamda sakınca var mı acaba?
saladdin de hikayeleri çok sevdiği için hayır diyememiştir. nathan da anlatmaya başlamıştır.
n: bundan yıllar evvel bir baba ve onun üç oğlu vardır. bu babanın aile yadigarı çok değerli bir yüzüğü vardır. tüm hayatı boyunca o yüzüğü en sevdiği oğluna bırakacağını söylemiştir. baba yaşlandıkça hastalanmaya başlamıştır ve sonunda ölümü gerçekleşmiştir. ölümünün ardından 3 çocuğuna da birer yüzük gelmiştir. çocuklar buna çok şaşırmışlardır; çünkü aslında ortada sadece bir yüzük olması gerekmektedir. birbiriyle kavga etmeye başlar çocuklar. en büyük olan en çok beni sevdiğini söylemişti zamanında der. ortanca olan ise daha geçen sene hastalanmaya başladığında konuştuğumuzda yüzüğü bana vereceiğini söylemişti der. en küçük olan da daha bir ay önce bana en sevdiği oğlu olduğumu söylemişti der. aslında baba çocukları arasında ayrım yapamadığından dolayı hepsine onları sevdiğini söylemiştir. çocuklar da hangisinin gerçek yüzüğü olduğunu anlayamadıklarından kadıya giderler. kadıya hangisinin gerçek yüzük olduğunu ve kime ait olması gerektiğini sorarlar. doğal olarak kadı bu soruya düzgün bir cevap veremez.
s: ee peki yüzük kimde kalmış?
n: yüzüğü kime vereceğini bilmeyen ve hangi yüzüğün gerçek olmadığını anlamayan kadı da bu yüzüklerden gerçek olanının ancak yüzyıllar sonra hepimiz toprağa karıştığımızda ortaya çıkacağını ve cevabı ancak o zaman alabileceğimizi söylemiş.
s: e sonra ne olmuş?
n: hangi yüzüğün gerçek ve gerçek yüzüğün kime ait olduğu anlaşılamamıştır. anlayacağınız doğru yüzük sadece hepimiz toprağa girdiğimizde bu dünya yok olduğunda anlaşılacaktır. bu olay, bu üç din içinde geçerlidir. ama belki doğru dinin hangisi olduğunu siz biliyorsunuzdur sultan saladdin.
saladdin tabii ki biraz gururlanır.
s: yok. ben kim oluyorum ki ona karar vereceğim.
n: siz bile bilemiyorsanız, o zaman benim de bilmeme imkan yoktur. bu sorunun cevabını ancak dünya yok olduğunda yüzyıllar sonra anlayabiliriz.
saladdin bu hikayeden çok etkilenir ve nathan'ın canını bağışlamaya karar verir. nathan da canının bağışlamasına duyduğu sevinçten dolayı saladdin'e gereken parayı verir ve saladdin bir savaş daha kazanır.
saladdin adında bir sultan varmış kudüs'te zamanında. gayet başarılı olan bu saladdin bir savaş hazırlığındaymış. hiç savaş kaybetmediğinden bu savaşı da kaybetmek istemiyormuş; ama parayı har vurup harman savurduğundan orduyu toplayacak, onların silah ve yemek gibi benzeri ihtiyaçlarını karşılayacak paraya sahip değilmiş. saladdin günlerce parayı kimden bulabileceğini kara kara düşünmüş. aradan günler geçtikten sonra bu konu hakkında birinden fikir almanın zamanı geldiğini düşünmüş ve yanına sofrasından bile hiç eksik etmediği birini çağırmış ve onla konuşmaya başlamış.
a: buyrun. beni emretmişsiniz.
s: benim bir sıkıntım var. benim işime yarayacak bir fikir verebileceğini düşünüyorum.
a: ne demek. yeter ki emredin.
s: paraya ihtiyaç var. ama parayı bulabileceğim bir yer aklıma gelmiyor.
a: sultanım. buranın yakınlarında nathan diye bir musevi var. kendisi gayet zengindir. ondan size yetecek parayı alabilirsiniz.
s: öyle şey olmaz. sebepsiz yere birinin parasına el koyamam.
a: o zaman ona bir soru sorabilirsiniz. eğer soruyu yanlış bilirse onun kellesini alırsınız ve dolayısıyla para sizin olur. doğru bilirse de canını bağışlarsınız.
s: güzel bir fikire benziyor. o zaman bana git nathan denen o adamı getir.
a: derhal.
kısa bir süre sonra içeri saladdin'in arkadaşıyla beraber nathan girer. saladdin arkadaşının uzaklaşmasını emreder ve nathan'a sorar.
s: nathan. sana cevabını hep merak ettiğim bir soru soracağım. eğer doğru bilirsen soruyu canını bağışlarım; ama yalnış cevaplarsan ölürsün ve bütün mal varlığın bana kalır.
doğal olarak nathan korkar; ama başka şansı olmadığından kabul etmek durumunda kalır.
s: şimdi dünyada en yaygın üç din var ve bunlara mensup müslümanlar, hristiyanlar ve museviler var. sence bu dinlerden hangisi doğrudur?
nathan düşünür. saladdinin kendisi müslüman olduğundan eğer cevabı müslümanlık olarak verirse yavşaklık yaptığı düşünüp öldürüleceğini varsayar. e kendisi musevi olduğundan da eğer musevilerin ki doğrudur derse bu sefer de kendi dinini müslümanlığa karşı savunduğu için öldürüleceğini düşünür. hristiyanların dinini doğru olarak lanse ederse de sultan gene bu cevap karşısında nathan'ı öldürebilir.
anlayacağınız hangi cevabı verirse versin ölecektir; ama o sırada nathan'ın aklına bir hikaye gelir.
n: bu sorunuzu bir hikayeyle açıklamamda sakınca var mı acaba?
saladdin de hikayeleri çok sevdiği için hayır diyememiştir. nathan da anlatmaya başlamıştır.
n: bundan yıllar evvel bir baba ve onun üç oğlu vardır. bu babanın aile yadigarı çok değerli bir yüzüğü vardır. tüm hayatı boyunca o yüzüğü en sevdiği oğluna bırakacağını söylemiştir. baba yaşlandıkça hastalanmaya başlamıştır ve sonunda ölümü gerçekleşmiştir. ölümünün ardından 3 çocuğuna da birer yüzük gelmiştir. çocuklar buna çok şaşırmışlardır; çünkü aslında ortada sadece bir yüzük olması gerekmektedir. birbiriyle kavga etmeye başlar çocuklar. en büyük olan en çok beni sevdiğini söylemişti zamanında der. ortanca olan ise daha geçen sene hastalanmaya başladığında konuştuğumuzda yüzüğü bana vereceiğini söylemişti der. en küçük olan da daha bir ay önce bana en sevdiği oğlu olduğumu söylemişti der. aslında baba çocukları arasında ayrım yapamadığından dolayı hepsine onları sevdiğini söylemiştir. çocuklar da hangisinin gerçek yüzüğü olduğunu anlayamadıklarından kadıya giderler. kadıya hangisinin gerçek yüzük olduğunu ve kime ait olması gerektiğini sorarlar. doğal olarak kadı bu soruya düzgün bir cevap veremez.
s: ee peki yüzük kimde kalmış?
n: yüzüğü kime vereceğini bilmeyen ve hangi yüzüğün gerçek olmadığını anlamayan kadı da bu yüzüklerden gerçek olanının ancak yüzyıllar sonra hepimiz toprağa karıştığımızda ortaya çıkacağını ve cevabı ancak o zaman alabileceğimizi söylemiş.
s: e sonra ne olmuş?
n: hangi yüzüğün gerçek ve gerçek yüzüğün kime ait olduğu anlaşılamamıştır. anlayacağınız doğru yüzük sadece hepimiz toprağa girdiğimizde bu dünya yok olduğunda anlaşılacaktır. bu olay, bu üç din içinde geçerlidir. ama belki doğru dinin hangisi olduğunu siz biliyorsunuzdur sultan saladdin.
saladdin tabii ki biraz gururlanır.
s: yok. ben kim oluyorum ki ona karar vereceğim.
n: siz bile bilemiyorsanız, o zaman benim de bilmeme imkan yoktur. bu sorunun cevabını ancak dünya yok olduğunda yüzyıllar sonra anlayabiliriz.
saladdin bu hikayeden çok etkilenir ve nathan'ın canını bağışlamaya karar verir. nathan da canının bağışlamasına duyduğu sevinçten dolayı saladdin'e gereken parayı verir ve saladdin bir savaş daha kazanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar