bugün

ilkcag yazininda bir tanrisal varlik vardir ki ondan soz ederken her ozan, her yazar duygulanir, sesi bir baska ictenlik ve dokunaklikla cinlar kulaklarimizda. bu varlik yunanca '"mousa", latince "musa" diye adlandirilip bati dillerinin hepsine giren esin perisidir. ama musa yalniz sairlere siirler esinleyen bir peri degildir, etki alani cok daha genistir. adinin kokeni asil kimliginin aciklanmasina yardim eder:

"mousa" yunanca akil, dusunce, yaraticilik gucu kavramlarini iceren "men" kokunden gelmedir. bu kok zeus'un musalari uretmek icin birlestigi titan tanrica mnemosyne'nin adinda da gorulur, athena'ya gebe kalan metis'in adinda da. musalar insan ve tanri arasinda dusunulen varliklardir.

musalarin kendilerine ozgu efsaneleri yoktur. tanrilarin butun senliklerinde ezgi soyler , dans ederler.

musa'larin yetki alanlari caglara ve sairlere gore degisir. genellikle soyle bir bolumleme yapilir:

kalliope, destan sairi ya da lirik siir;

klio, tarih;

polhymnia, pandomim;

euterpe, flut;

terpsikhore, dans;

erato, korolu siir;

melpomene, tragedya;

thalia, komedya;

urania, gokbilimi.
© copyright 2005 - 2026