bugün
- hikayeyi devam ettir51
- sokakta kavga teknikleri12
- allah a güvenmek4
- özelde çalışmak5
- yazarların okuduğu bölümler6
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası34
- pilot bir erkekle sevgili olmak4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- pişi vs revani5
- tekne turu12
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- ulu sözlük muhteşem yüzyıl fun club2
- günde 90 litre su içmek2
- pişisel gelişim5
- kel erkeklerin karizması4
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- yeni parti54
- sözlük kızlarının çok sinirli olması4
- true'nin çaylak olması7
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- benkimki6
- nickten isim tahmini yapmak72
- kafede çalışan üniversiteli2
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- askeri ücretle evlenebilir mi6
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- kuşbaşılı pide2
- takipçi satın almak3
- ağırlık çalışmak3
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- browni kek3
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- gammaz çetesi9
- galatasaray3
- imam maaşları4
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular3
- aykirikadin7
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- çikolata soslu ıslak kek4
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
Klasik fıkıhta murâbaha malın mâliyetinin müşteriye bildirilmesi ve üzerine kâr eklenerek satılmasıdır. Yani müşteri satın aldığı mal sebebiyle satıcıya ne kadar kâr verdiğini bilmektedir. Ancak Türkiyede uygulanan murâbahanın klasik fıkıhtaki vâdeli satıma tekâbül ettiği de bazı islâm hukukçularınca ifâde edilmiştir. Bu durumda müşteriye malın mâliyetinin tam olarak açıklanma zorunluluğu olmamaktadır. Bugün katılım bankalarının asıl para kazanma yöntemi murâbahadır. Daha çok peşin alınan malın vâdeli kârlı satımı şeklinde işlemektedir. Malın satıcıdan banka adına alınması sırasında, banka müşterisi bankayı vekâleten temsil etmektedir. Mal ile ilgili evrakların müşteri adına tanzim edilmesi ise islâm hukûku açısından önemsizdir. Zira islâm hukûkunda evrakların müşteri adına düzenlenmesi şartı bulunmamaktadır.
Buna göre murâbahanın aşamaları şöyledir.
Müşteri almak istediği malı bulur. Satıcıyla akit yapmaz. Katılım bankasından vekâlet almış ise akit yapabilir.
Katılım bankasına malı almak üzere başvurur.
Katılım bankası malın alım satıma uygun olup olmadığını ve müşterinin ödeme kabiliyetini araştırır.
Katılım bankası kurumsal işlemlerde satıcıya sipariş formu gönderir. Müşterisine malı alması için vekâlet verir. Bireysel işlemlerde bu vekâlet şubedeki personel, SMS mesajı ya da MiM (Müşteri iletişim Merkezi) yoluyla verilir.
Katılım bankası malın alındığına dair evraklar ulaşınca satıcıya ödeme yapar.
Katılım bankası malı müşterisine taksitli bedelle satar.
Buna göre murâbahanın aşamaları şöyledir.
Müşteri almak istediği malı bulur. Satıcıyla akit yapmaz. Katılım bankasından vekâlet almış ise akit yapabilir.
Katılım bankasına malı almak üzere başvurur.
Katılım bankası malın alım satıma uygun olup olmadığını ve müşterinin ödeme kabiliyetini araştırır.
Katılım bankası kurumsal işlemlerde satıcıya sipariş formu gönderir. Müşterisine malı alması için vekâlet verir. Bireysel işlemlerde bu vekâlet şubedeki personel, SMS mesajı ya da MiM (Müşteri iletişim Merkezi) yoluyla verilir.
Katılım bankası malın alındığına dair evraklar ulaşınca satıcıya ödeme yapar.
Katılım bankası malı müşterisine taksitli bedelle satar.
caizdir.
bir malın peşin para ile alınıp kar eklenerek vadeli olarak satılmasıdır.
Bu yöntemde müşterinin ihtiyaç duyduğu hammadde, makine v.s. onun namına satın alınır ve üzerine bir kar koyarak müşteriye devredilir. Mal bedeli müşteri tarafından ÖFK’ya taksitler halinde geri ödenir.
Murahabanın örtülü faizi içerdiği, normal ticarette bulunması gereken risk faktörünü içermediği, getirinin önceden belli olması nedeniyle ticarî kârdan ziyade faize benzediği ileri sürülmektedir. Bu tenkitleri haklı görmenin mümkün olmadığını düşünmekteyiz. Şöyle ki;
• Murahaba şekil olarak sipariş üzerine yapılan bir ticarettir ve bu şekilde ticaret her piyasada yaygın bir uygulamadır.
• Fiyatlamada kullanılan maliyet artı (cost plus) yöntemi normal ticarette sık kullanılan bir metottur. Ticarette satıcının maliyetin üzerine belirli bir yüzde kar payı koyması son derece olağandır. Yani kar marjı önceden bellidir.
• Murahabanın normal ticaretteki riski içermediği iddiası da doğru değildir. Çünkü aynen normal ticarette olduğu gibi alıcının (müşterinin) ödememe riski vardır. Buna literatürde piyasa riski veya karşı taraf riski denir.
Murahabadaki vade farkının diğer bankalardaki faiz oranı civarında seyretmesi nedeniyle aslında örtülü faiz olduğu çok tenkit edilen hususlardan biridir.Bu eleştiri de yersizdir. Çünkü piyasadaki her tüccar, peşin fiyatın üzerine vade farkını koyarken enflasyon oranını hesap etmek zorundadır. Bu oranın altındaki vade farkı satıcıyı zarar ettirir. Aynı şekilde ÖFK’lar da murahaba işleminde maliyet bedelinin üzerinde en az enflasyon oranı kadar vade farkı koymak durumundadır. Enflasyon oranı ise faiz oranını belirleyen başlıca unsurdur ve faizle az çok paralel seyreder. Dolayısıyla vade farkı ile faiz oranının birbirine yakın olması doğal, hatta ekonomik bir zarurettir. Bu nedenle, vade farkının faiz oranına yakın olması murahaba işlemine faizli işlem niteliğini kesinlikle kazandırmaz. Özel finans kurumları faize dayalı bir ekonomide faaliyet göstermektedirler; fon kullandırmadaki fiyatlamaların mevcut faiz oranından etkilenmemesi mümkün değildir.
Murahabanın örtülü faizi içerdiği, normal ticarette bulunması gereken risk faktörünü içermediği, getirinin önceden belli olması nedeniyle ticarî kârdan ziyade faize benzediği ileri sürülmektedir. Bu tenkitleri haklı görmenin mümkün olmadığını düşünmekteyiz. Şöyle ki;
• Murahaba şekil olarak sipariş üzerine yapılan bir ticarettir ve bu şekilde ticaret her piyasada yaygın bir uygulamadır.
• Fiyatlamada kullanılan maliyet artı (cost plus) yöntemi normal ticarette sık kullanılan bir metottur. Ticarette satıcının maliyetin üzerine belirli bir yüzde kar payı koyması son derece olağandır. Yani kar marjı önceden bellidir.
• Murahabanın normal ticaretteki riski içermediği iddiası da doğru değildir. Çünkü aynen normal ticarette olduğu gibi alıcının (müşterinin) ödememe riski vardır. Buna literatürde piyasa riski veya karşı taraf riski denir.
Murahabadaki vade farkının diğer bankalardaki faiz oranı civarında seyretmesi nedeniyle aslında örtülü faiz olduğu çok tenkit edilen hususlardan biridir.Bu eleştiri de yersizdir. Çünkü piyasadaki her tüccar, peşin fiyatın üzerine vade farkını koyarken enflasyon oranını hesap etmek zorundadır. Bu oranın altındaki vade farkı satıcıyı zarar ettirir. Aynı şekilde ÖFK’lar da murahaba işleminde maliyet bedelinin üzerinde en az enflasyon oranı kadar vade farkı koymak durumundadır. Enflasyon oranı ise faiz oranını belirleyen başlıca unsurdur ve faizle az çok paralel seyreder. Dolayısıyla vade farkı ile faiz oranının birbirine yakın olması doğal, hatta ekonomik bir zarurettir. Bu nedenle, vade farkının faiz oranına yakın olması murahaba işlemine faizli işlem niteliğini kesinlikle kazandırmaz. Özel finans kurumları faize dayalı bir ekonomide faaliyet göstermektedirler; fon kullandırmadaki fiyatlamaların mevcut faiz oranından etkilenmemesi mümkün değildir.
katılım bankalarının müşterilerine kullandırdığı hammadde, mamül ve yarı mamül alımına yönelik kurumsal finansman desteği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar