bugün

bir yazar. hoş gelmiş.
minimalism: a documentary about the important things.
“önemli şeylere dair bir belgesel” ismi ile 2015 yılında seyirci ile buluşmuş belgesel film.
“Kendilerini, eşyaların mutluluk getirdiğini varsayan Amerikan idealini reddetmeye adayan kişilerle yapılan röportajlar, daha azın aslında daha iyi olduğunu gösteriyor.”

boşu boşuna ziyan edilen tüm ruh halimize, sağlığımıza ve arkasından koşup bir türlü yakalayamadığımız zamana gelsin.
ama sanırım verdiği en önemli mesaj şu: insanları sevin ve eşyaları kullanın. çünkü tam tersi asla işe yaramaz.
muhakkak izlenmesi gereken belgesel filmlerden.

görsel
Insanları sevin ve eşyaları kullanın, tam tersi asla işe yaramaz.
Bir yazar.
Ayrıca israf etmemek, tutumlu ve kanaatkar olmak, gereksiz fazlalıklardan kaçınmanın ecnebicesi; minimal yaşam tarzı’nın mutlu ettiğine dair proflar toplanmış çıkarım yapmış, yönetmenler toplanmış belge filmler çekmiş, Avrupa ve Amerika’nın en klas dergileri kapak yapmış, sayfalarca makale yazmışlar; ulan Avustralya’da katlettikleri Aborijinler bile ihtiyacı haricinde bir eşyayı sahiplenmiyor, eğer mesela bu tabiî bir nesne ise işini gördükten sonra onu doğaya geri bırakıyordu. işte o Aborijinler’in telepati ile anlaştıkları, çok uzak mesafeden bir hedefi nişanlayarak vurabilme yetenekleri vesair gibi özellikleri vardı ve yine yukarıdaki tayfa bunları ispatlamıştır.

Diyeceğim şu ki, modern diye satılan çoğu şey, evvelden içine ettiklerinin başka bir tarzla boyanıp bize para ile iadesi resmen. Valla komik, tabii traji.
solcu ve komünist kişilerin ruhlarına hakim olan hede.
© copyright 2005 - 2026