bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- tüik'in temmuz enflasyonu5
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- yağmurcu neden akpli5
- kızlar naber5
- yanlış ata oynamak2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- günün şarkısı2
- çay içen kız13
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- isana3
- sinem dedetaş8
- galatasaray10
- en son gelen mesaj2
- komşuya kahveye gitmek2
- iş hayatı4
- ateizm2
- ali vefa10
- bacanak2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- yazıp yazıp silmek2
- ütü13
- bir şeyler söyle5
- en tehlikeli insan tipleri3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- anın fotoğrafı14
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- doruklara sevdalanmak2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- en boktan on yıl7
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yunanistan29
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- hırvatistan14
Mussolini'den kaçan italyan göçmeni bir çiftin Fransa'da doğan oğluydu Michel Coluche.
italya'da Mussolini'yi iktidara taşıyan bu ekonomik çöküntü, birçok italyan'ın yurtlarını terk ederek yabancı diyarlarda şans aramasına da yol açmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Kuzey italya'dan Fransa'ya göç edenler arasında Colucci çifti de vardır. Karı koca, Paris'e yerleşir; erkek inşaatlarda badanacılık yapar, kadın da çiçek satar.
1944'te bir oğulları olur, artık Fransız olmuşlardır ve oğuşşarına Michel adını verirler. Baba 1947'de ölür, anne Simone, kazandığı azıcık parayla iki çocuğunu yetiştirmek zorunda kalır. Michel, büyüyüp ünlü olduğunda o günleri anarken, "Ben küçükken en zor anlar ay sonlarıydı, özellikle son otuz günü" diyecektir. Ama o tarihlerde savaştan yeni çıkmış Fransa'da da işler kolay değildir. Göçmen kaynayan varoşlarda iş ve ekmek aslanın ağzındadır.
Çeşitli işlerde çalışır Coluche.Bunların arasında; fotoğrafçılık, kahvede garsonluk, çiçekçilik, sebze satıcılığı, bir fabrikada satış görevliliği. Çalışma hayatı ve ondan önceki eğitim hayatını şu sözlerle özetler Michel :
''Çok parlak (!) bir ilköğretimden sonra, artık başarısızlığın dehşetini tatmamak için bir daha okula geri dönme hatasını işlemedim. PTT'ye telgrafçı olarak girdim, kısa bir süre sonra istifamı istediler. Bunun üzerine birçok meslek dalında çıraklık yaptım''
Bir gün hayatı değişir büyük komedyenin.''Akşamları Contrescarpe Sokağı'nın oralarda sürte sürte gitar çalmasını, şarkı söylemesini öğrendim ve bir gün düşlerimi süsleyen sanat aleminden beni ayıran duvarı aşıverdim.''
''Le Vieux Bistrot adlı lokantada, sonra başka birinde şarkı söylemeye başladım. Bir gün bir kabareye şarkı söylemek için girdim, beni bulaşıkçı kadrosuna aldılar. Burada aylarca kaldım ve şarkıcılık kariyerimin başlangıcını burada yaptım."
Chez Bernadette adını taşıyan bu kabarede, bulaşık yıkamanın yanı sıra gitar da çalan Michel, Colucci soyadından türetilme ünlü "Coluche" adına burada kavuşacaktır. Sonra şöhret basamaklarını hızla tırmanacaktır. Toplumdaki bütün adaletsizlikleri, eşitsizlikleri eleştiren skeçleri Fransızlara bir ayna tutmakta, onların kendileri hakkındaki tasavvurlarıyla gerçeğin ne kadar farklı olduğunu göstermektedir. Komedyen, adeta bir toplum eleştirmenidir. Halk, artık kimseyi dışarıda bırakmadan siyasetçisinden askerine, gazetecisinden reklamcısına, ırkçısından faşistine ve komünistine herkesi eleştiren bu çağın palyaçosunu benimseyecektir. Coluche aslında bir provokatördür, herkesi gıdıklamakta ve kışkırtmaktadır. 1980'de provokasyonunu olabilecek son noktasına götürür ve 30 Ekim'de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olduğunu açıklar. Sloganı "mavi, beyaz, b.k"tur. Üç renkli (mavi,beyaz, kırmızı) Fransız bayrağına yapılan bu atıf, aslında bu ülke siyasetinin sonunda büyük bir eşitsizlik yarattığını işaret etmekte, halkın farkına bile varmadığı ırkçılığını ifşa etmektedir. Aday Coluche, "Ben azınlıkların adayı olacağım. Bunları toplarsanız çoğunluk eder" der ve siyaset sınıfını ürkütür, üstelik yapılan kamuoyu yoklamalarından birinde oyu yüzde 16 çıkmıştır. Bir müddet sonra tartışma programlarına da alınmaz, çünkü o bir "soytarı"dır. Hatta bir radyocu, onu programa çıkarttığı için işten atılır. Baskılar sonunda o kadar artar ki, 7 Nisan'da adaylıktan çekildiğini açıklamak zorunda kalır.
1984'te en iyi erkek oyuncu Cesar'ını kazanarak, Fransa'nın en prestijli sinema ödülünün sahibi olmasına rağmen, devamlı saldırdığı üst sınıfların saygısını bir türlü kazanamaz. Kimse soytarıyla birlikte gözükmek istememektedir. l985 yılında "Gönül lokantaları"nı kurar, amacı evsizlere yemek sağlamaktır. "Bu kadar aç insanın bulunması benim hatam değil. Ama eğer bu konuda hiçbir şey yapmazsam o zaman benim hatam olacak" diyerek kurduğu bu yardım kuruluşu, bugün hala işlemektedir. Eline ciddi paralar geçmeye başladıktan sonra ünlü yardımsever Başrahip Pierre'e yüklü bir çek gönderirken, "Aynı gemide değiliz ama aynı limana ulaşmaya çalışıyoruz" demeyi de ihmal etmemiştir. Coluche aynı zamanda büyük bir hız tutkunudur. Çok büyük dayanıklılık ve beceri isteyen Paris-Dakar rallisine motosikletiyle katılmıştır ve 29 Eylül 1985'te motosiklet pist hız rekorunu kırmayı denemiş ve kırmıştır. Zaten ölümü de motosiklet üzerinde olacaktır. 19 Haziran 1986'da Güney Fransa'da çok virajlı bir yolda bir kamyonla çarpışacak ve 42 yaşında bu dünyadan ayrılacaktır. "Sağlıklı olmak en yavaş ölüm biçimidir" diyerek ölümle bile dalga geçecek kadar sınır tanımaz bir komik olan Coluche, "tarihe geçen" sözleriyle de ünlüdür. Komik olarak yalnızca parmak veya gerdan hareketleriyle yetinen veya kendi söylediklerine herkesten fazla gülen veya ezberini unutarak asıl komikliği istemeden yapanların vergi rekortmeni olduğu bu ülkede, soytarılığın "ciddi bir iş" olduğunu göstermesi umuduyla "Büyük soytarı" Coluche'un sözlerini aktarmalıyız :
- Herkesin fikri vardır, kanıtı kötü fikirlerin olması.
- Memur, kütüphanedeki kitap gibidir; ne kadar yükseğe koyarsan o kadar az yararlanırsın.
- Söyleyecek şeyi olmayanların en iyileri susanlardır.
- Tanrı alkolü, çirkin kadınlar da öpülsün diye yarattı.
- ingiliz mutfağı basittir; soğuksa bira, sıcaksa çorbadır. - Yoldaşlar! Kapitalizm insanın insan tarafından sömürülmesidir, sendikacılık tersi.
- Siyasetçiler için en zor şey, söylenmemesi gereken şeyleri akılda tutacak bir hafızaya sahip olmak.
- Televizyona çıktıklarında hiçbir şey söylemiyorlar. Normal, çünkü çok fazla kişi seyrediyor.
- Tanrı şöyle dedi: "Paylaştırmak lazım, zenginlerin yiyeceği, fakirlerin iştahı olacak."
- Yanılırken kalabalık oldukları için haklı çıkıyorlar.
- Aynı hataya düşen çok sayıda insan olması haklı oldukları anlamına gelmez.
- Her insan gibi iyi yanım da var, kötü yanım da. Ama kötü yanım çok iyidir.
italya'da Mussolini'yi iktidara taşıyan bu ekonomik çöküntü, birçok italyan'ın yurtlarını terk ederek yabancı diyarlarda şans aramasına da yol açmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Kuzey italya'dan Fransa'ya göç edenler arasında Colucci çifti de vardır. Karı koca, Paris'e yerleşir; erkek inşaatlarda badanacılık yapar, kadın da çiçek satar.
1944'te bir oğulları olur, artık Fransız olmuşlardır ve oğuşşarına Michel adını verirler. Baba 1947'de ölür, anne Simone, kazandığı azıcık parayla iki çocuğunu yetiştirmek zorunda kalır. Michel, büyüyüp ünlü olduğunda o günleri anarken, "Ben küçükken en zor anlar ay sonlarıydı, özellikle son otuz günü" diyecektir. Ama o tarihlerde savaştan yeni çıkmış Fransa'da da işler kolay değildir. Göçmen kaynayan varoşlarda iş ve ekmek aslanın ağzındadır.
Çeşitli işlerde çalışır Coluche.Bunların arasında; fotoğrafçılık, kahvede garsonluk, çiçekçilik, sebze satıcılığı, bir fabrikada satış görevliliği. Çalışma hayatı ve ondan önceki eğitim hayatını şu sözlerle özetler Michel :
''Çok parlak (!) bir ilköğretimden sonra, artık başarısızlığın dehşetini tatmamak için bir daha okula geri dönme hatasını işlemedim. PTT'ye telgrafçı olarak girdim, kısa bir süre sonra istifamı istediler. Bunun üzerine birçok meslek dalında çıraklık yaptım''
Bir gün hayatı değişir büyük komedyenin.''Akşamları Contrescarpe Sokağı'nın oralarda sürte sürte gitar çalmasını, şarkı söylemesini öğrendim ve bir gün düşlerimi süsleyen sanat aleminden beni ayıran duvarı aşıverdim.''
''Le Vieux Bistrot adlı lokantada, sonra başka birinde şarkı söylemeye başladım. Bir gün bir kabareye şarkı söylemek için girdim, beni bulaşıkçı kadrosuna aldılar. Burada aylarca kaldım ve şarkıcılık kariyerimin başlangıcını burada yaptım."
Chez Bernadette adını taşıyan bu kabarede, bulaşık yıkamanın yanı sıra gitar da çalan Michel, Colucci soyadından türetilme ünlü "Coluche" adına burada kavuşacaktır. Sonra şöhret basamaklarını hızla tırmanacaktır. Toplumdaki bütün adaletsizlikleri, eşitsizlikleri eleştiren skeçleri Fransızlara bir ayna tutmakta, onların kendileri hakkındaki tasavvurlarıyla gerçeğin ne kadar farklı olduğunu göstermektedir. Komedyen, adeta bir toplum eleştirmenidir. Halk, artık kimseyi dışarıda bırakmadan siyasetçisinden askerine, gazetecisinden reklamcısına, ırkçısından faşistine ve komünistine herkesi eleştiren bu çağın palyaçosunu benimseyecektir. Coluche aslında bir provokatördür, herkesi gıdıklamakta ve kışkırtmaktadır. 1980'de provokasyonunu olabilecek son noktasına götürür ve 30 Ekim'de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olduğunu açıklar. Sloganı "mavi, beyaz, b.k"tur. Üç renkli (mavi,beyaz, kırmızı) Fransız bayrağına yapılan bu atıf, aslında bu ülke siyasetinin sonunda büyük bir eşitsizlik yarattığını işaret etmekte, halkın farkına bile varmadığı ırkçılığını ifşa etmektedir. Aday Coluche, "Ben azınlıkların adayı olacağım. Bunları toplarsanız çoğunluk eder" der ve siyaset sınıfını ürkütür, üstelik yapılan kamuoyu yoklamalarından birinde oyu yüzde 16 çıkmıştır. Bir müddet sonra tartışma programlarına da alınmaz, çünkü o bir "soytarı"dır. Hatta bir radyocu, onu programa çıkarttığı için işten atılır. Baskılar sonunda o kadar artar ki, 7 Nisan'da adaylıktan çekildiğini açıklamak zorunda kalır.
1984'te en iyi erkek oyuncu Cesar'ını kazanarak, Fransa'nın en prestijli sinema ödülünün sahibi olmasına rağmen, devamlı saldırdığı üst sınıfların saygısını bir türlü kazanamaz. Kimse soytarıyla birlikte gözükmek istememektedir. l985 yılında "Gönül lokantaları"nı kurar, amacı evsizlere yemek sağlamaktır. "Bu kadar aç insanın bulunması benim hatam değil. Ama eğer bu konuda hiçbir şey yapmazsam o zaman benim hatam olacak" diyerek kurduğu bu yardım kuruluşu, bugün hala işlemektedir. Eline ciddi paralar geçmeye başladıktan sonra ünlü yardımsever Başrahip Pierre'e yüklü bir çek gönderirken, "Aynı gemide değiliz ama aynı limana ulaşmaya çalışıyoruz" demeyi de ihmal etmemiştir. Coluche aynı zamanda büyük bir hız tutkunudur. Çok büyük dayanıklılık ve beceri isteyen Paris-Dakar rallisine motosikletiyle katılmıştır ve 29 Eylül 1985'te motosiklet pist hız rekorunu kırmayı denemiş ve kırmıştır. Zaten ölümü de motosiklet üzerinde olacaktır. 19 Haziran 1986'da Güney Fransa'da çok virajlı bir yolda bir kamyonla çarpışacak ve 42 yaşında bu dünyadan ayrılacaktır. "Sağlıklı olmak en yavaş ölüm biçimidir" diyerek ölümle bile dalga geçecek kadar sınır tanımaz bir komik olan Coluche, "tarihe geçen" sözleriyle de ünlüdür. Komik olarak yalnızca parmak veya gerdan hareketleriyle yetinen veya kendi söylediklerine herkesten fazla gülen veya ezberini unutarak asıl komikliği istemeden yapanların vergi rekortmeni olduğu bu ülkede, soytarılığın "ciddi bir iş" olduğunu göstermesi umuduyla "Büyük soytarı" Coluche'un sözlerini aktarmalıyız :
- Herkesin fikri vardır, kanıtı kötü fikirlerin olması.
- Memur, kütüphanedeki kitap gibidir; ne kadar yükseğe koyarsan o kadar az yararlanırsın.
- Söyleyecek şeyi olmayanların en iyileri susanlardır.
- Tanrı alkolü, çirkin kadınlar da öpülsün diye yarattı.
- ingiliz mutfağı basittir; soğuksa bira, sıcaksa çorbadır. - Yoldaşlar! Kapitalizm insanın insan tarafından sömürülmesidir, sendikacılık tersi.
- Siyasetçiler için en zor şey, söylenmemesi gereken şeyleri akılda tutacak bir hafızaya sahip olmak.
- Televizyona çıktıklarında hiçbir şey söylemiyorlar. Normal, çünkü çok fazla kişi seyrediyor.
- Tanrı şöyle dedi: "Paylaştırmak lazım, zenginlerin yiyeceği, fakirlerin iştahı olacak."
- Yanılırken kalabalık oldukları için haklı çıkıyorlar.
- Aynı hataya düşen çok sayıda insan olması haklı oldukları anlamına gelmez.
- Her insan gibi iyi yanım da var, kötü yanım da. Ama kötü yanım çok iyidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar