bugün
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i5
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- melissa vargas'dan tokat yemek4
- kıvırcık saç8
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- piercing takmanın zorluğu5
- mesai ücretine çöken iş veren2
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- sigara içmeyenleri anlamamak3
- yalnızlığın büyük bir lüks olması2
- seri eksicim kooooş3
- biraderitasyon2
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması2
- kelebek saç kesimi4
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi4
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- serhat kılıç20
- recep tayyip erdoğan4
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
- çomarizasyon2
- rüyada çaylak olduğunu görmek2
- tung tung tung sahur3
- çomarların herkesi pkk lı yapması2
- kredi kartı ile ödeme almayan esnaf2
- bir bela geliyor11
- akılda kalan film replikleri2
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- 2020'lilerin okula başlaması2
- kalite tesadüf değildir2
- filenin sultanları7
- rennie4
- yalnızlık edebiyatı13
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- en sevmediğin insan tipleri9
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- ikinci defa askere gitmek8
- sağlıklı beslenmek2
- deccal internetten çıkacak10
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- kin tutmayı beceremeyen insan9
tam da tanrı'nın elini ayagını çektigi, sonbaharda zeus'un şimşekleriyle , atlas'ın taşımaktan yoruldugu aksak güneşin ışınlarıyla, athena'nın seyrekleşmiş agaçların arasından savurdugu çıglıklarıyla karşı karşıya kaldıgımıza inanmaya başladıgımız imitasyon yaşam alanları...
metrekareye beş insanın düştügü, iki birimlik karbondioksit karşılıgı zoraki oksijen kazanabildigimiz, ama gene de namını esirgemeden, methiyeler düzüp mısralar akıtmaktan geri kalmadıgımız, üç kuruşluk vaatlerle ömrümüzden ömürler çalan kaos kapsülleri...
alışkanlıklarımıza alıştırmış kalıcı hafıza yitimlerimiz...
hırsızlıklarını her defasında gizlemeyi başarıp, her seçimde gene başa gelmeyi başarabilen iktidar güçleri misali..
sıkılmadık mı metropollerden? yıldık da itiraf edemiyoruz.
onların degil belki de, filmlerin suçu tüm bu başımıza gelenler. filmlerle gerçek hayatı geçiştiren insanlar: aslında hepimiz. istiyoruz ki rastlantı denilen vaka sadece hollywood yapımı romantik komedilerle sınırlı kalmasın. istiyoruz ki, unutamadıgımız eski sevgilimizle karşılaşabilelim, ben duraktayken, o adresim olmayan otobusun camından bana bakarken... sayısızca durak, sayısızca otobus varken koca şehirde bu istek neyimize.
ihtimallerimizi süpürdüler kör olası çöpçüler...
kitapların bilinçaltımıza kazıdıkları tüm bu olanlar... farkında olmadan bugun o'nunla karşılaşacagımızı yineleyip duruyoruz benligimize. sussak ya artık, yıprandı, yırtıldı ve şimdi koca bir kül yıgınından ibaret umutlarımız...
kesik kesik, metropolde aşk hep kesik, hep eksik.. hep tamamlanmaya aç, hep bol efektli ama kotu senaryolu korku filmi..
yapraklar sarıdan kırmızıya donuyor yavaş yavaş dökülürken * tüm romantizmiyle bu sonbaharda, ama biz hala akşam 7 trafiginde evimize ulaşmaya çalışıyoruz sırılsıklam...
hayır anne babamın göç zamanındaki suçu tüm bu olanlar...
but i'm more than just a little curious
how you're plannin' to go about makin' your amends
to the dead...
metrekareye beş insanın düştügü, iki birimlik karbondioksit karşılıgı zoraki oksijen kazanabildigimiz, ama gene de namını esirgemeden, methiyeler düzüp mısralar akıtmaktan geri kalmadıgımız, üç kuruşluk vaatlerle ömrümüzden ömürler çalan kaos kapsülleri...
alışkanlıklarımıza alıştırmış kalıcı hafıza yitimlerimiz...
hırsızlıklarını her defasında gizlemeyi başarıp, her seçimde gene başa gelmeyi başarabilen iktidar güçleri misali..
sıkılmadık mı metropollerden? yıldık da itiraf edemiyoruz.
onların degil belki de, filmlerin suçu tüm bu başımıza gelenler. filmlerle gerçek hayatı geçiştiren insanlar: aslında hepimiz. istiyoruz ki rastlantı denilen vaka sadece hollywood yapımı romantik komedilerle sınırlı kalmasın. istiyoruz ki, unutamadıgımız eski sevgilimizle karşılaşabilelim, ben duraktayken, o adresim olmayan otobusun camından bana bakarken... sayısızca durak, sayısızca otobus varken koca şehirde bu istek neyimize.
ihtimallerimizi süpürdüler kör olası çöpçüler...
kitapların bilinçaltımıza kazıdıkları tüm bu olanlar... farkında olmadan bugun o'nunla karşılaşacagımızı yineleyip duruyoruz benligimize. sussak ya artık, yıprandı, yırtıldı ve şimdi koca bir kül yıgınından ibaret umutlarımız...
kesik kesik, metropolde aşk hep kesik, hep eksik.. hep tamamlanmaya aç, hep bol efektli ama kotu senaryolu korku filmi..
yapraklar sarıdan kırmızıya donuyor yavaş yavaş dökülürken * tüm romantizmiyle bu sonbaharda, ama biz hala akşam 7 trafiginde evimize ulaşmaya çalışıyoruz sırılsıklam...
hayır anne babamın göç zamanındaki suçu tüm bu olanlar...
but i'm more than just a little curious
how you're plannin' to go about makin' your amends
to the dead...
metropolde aşk'tan önce metropol'de yağmur üzerine konuşalım, ya da metropolde güneş. metropolde aşk hep yabancılaşma üzerine kurulu kendimize ve birbirimize. hissedemiyoruz aynı güneşi bir türlü iliklerimizde. hem kalabalığız hem de bir western ıssızlığında bedenimiz. çoklar arasında tekiz.
bir köyde yağmur herkesi ıslatır. her kafaya, her dama, her bahçeye düşer. metropolde birimiz güneşin neşesini yaşarken ötekimiz ıpıslak. birimiz yeşilin huzurunu tadarken diğerimiz keşmekeş bir trafikte işten dönmekte. ve bir otobüs dolusu metropol terini tenefüs etmekte.
metropolde biz yok ayrı hayatlar yaşayan ve ufak kesişme noktalarında mola veren benler, senler ve onlar var. aynı gökyüzünün altında yaşadığını hissedemeyen bedenler var. aynı yere ayak basıp, birisi ıslak toprak kokusunu çekiyor içine öbürü betonların griliğinde yazı tura atıyor.
metropolde aşk kendine yabancı olanın öznesini içselleştirmeye çalışması. metropolde aşk aynı havayı soluyanların aynı gökkuşağını görememezliklerinin eksikliği. bir köy kahvesinde içilen bir yudum çayın yerini alan zehir gibi zifir gibi hazır kahveler.
Köşeyi dönünce karşında biteceğine olan inancın ayakta tutuyor seni işte evet. metropolde süprizlere yer vardır. çoğu zaman 'gökten hiç elma düşmez' ama ihtimal vardır. ihtimal umuttur, umut ise uyutur, uyuşturur. ihtimallere aşık olanlar metropolün kalabalığında o samanlık iğnesini arar durur. Beyduhe çabalar ve hiçbir zaman tamamlanamayacak gölgesi kendinden büyük adımlar.
her ihtimal eksikliklerini yamar metropol aşklarının. ve kalabalıklar içerisinde yapılan seçim daima bir keşke barındırır tüm diğer seçimler gibi. her seçim de ise bir ukte. aşk keşkelerimizin ardında kalan kesişim kümesi. ufacık, daracık bir alanda birbirlerinin içine geçmiş ve ortak bir alan yaratmış insanlar. keşkeler daha büyük. Ama sana kalan, neyi seçersen sen hiçbir zaman dolmayacak bir taralı alan.
metropolde aşk bir gün üçüncü sayfada adın soyadın değil de başharflerin ile e.k diye anılmak gibi. herkes görür duyar ama gözucuyla geçer safayı. işte metropolde aşk ufacık puntolarla yazılmış bir keşkelerimizle yaşamaya çalışıyoruz ve bir gün aynı yağmur sırıksıklam etsin bizi diye bekliyoruz haberi bilmemkaçıncı sayfada.
bir köyde yağmur herkesi ıslatır. her kafaya, her dama, her bahçeye düşer. metropolde birimiz güneşin neşesini yaşarken ötekimiz ıpıslak. birimiz yeşilin huzurunu tadarken diğerimiz keşmekeş bir trafikte işten dönmekte. ve bir otobüs dolusu metropol terini tenefüs etmekte.
metropolde biz yok ayrı hayatlar yaşayan ve ufak kesişme noktalarında mola veren benler, senler ve onlar var. aynı gökyüzünün altında yaşadığını hissedemeyen bedenler var. aynı yere ayak basıp, birisi ıslak toprak kokusunu çekiyor içine öbürü betonların griliğinde yazı tura atıyor.
metropolde aşk kendine yabancı olanın öznesini içselleştirmeye çalışması. metropolde aşk aynı havayı soluyanların aynı gökkuşağını görememezliklerinin eksikliği. bir köy kahvesinde içilen bir yudum çayın yerini alan zehir gibi zifir gibi hazır kahveler.
Köşeyi dönünce karşında biteceğine olan inancın ayakta tutuyor seni işte evet. metropolde süprizlere yer vardır. çoğu zaman 'gökten hiç elma düşmez' ama ihtimal vardır. ihtimal umuttur, umut ise uyutur, uyuşturur. ihtimallere aşık olanlar metropolün kalabalığında o samanlık iğnesini arar durur. Beyduhe çabalar ve hiçbir zaman tamamlanamayacak gölgesi kendinden büyük adımlar.
her ihtimal eksikliklerini yamar metropol aşklarının. ve kalabalıklar içerisinde yapılan seçim daima bir keşke barındırır tüm diğer seçimler gibi. her seçim de ise bir ukte. aşk keşkelerimizin ardında kalan kesişim kümesi. ufacık, daracık bir alanda birbirlerinin içine geçmiş ve ortak bir alan yaratmış insanlar. keşkeler daha büyük. Ama sana kalan, neyi seçersen sen hiçbir zaman dolmayacak bir taralı alan.
metropolde aşk bir gün üçüncü sayfada adın soyadın değil de başharflerin ile e.k diye anılmak gibi. herkes görür duyar ama gözucuyla geçer safayı. işte metropolde aşk ufacık puntolarla yazılmış bir keşkelerimizle yaşamaya çalışıyoruz ve bir gün aynı yağmur sırıksıklam etsin bizi diye bekliyoruz haberi bilmemkaçıncı sayfada.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar