bugün
- from gold from dust28
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- evli bir adama aşık oldum sözlük17
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı9
- herkes öldüğü hal üzere diriltilecektir2
- sözlüğün manyak dolu olması3
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- senin aklini alirim9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı8
- birine aşık olup kafayı yemek9
- pasifler apartmanı2
- fiziği güzel sözlük kızları56
- şampuan yerine saç kremi almak6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- gecenin şarkısı5
- parcalandim toparlanamiyorum34
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- kadının en öpülesi yeri11
- fatma betül sayan kaya70
- adalet ve kalkınma partisi7
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- edirne çingenesi2
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- sydney sweeney'in memeleri6
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- balkonda oturan kalmaması3
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- öbür sözlükten gelen yazarlar2
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- kuran da namazın olmaması12
- memeleri kafam kadar kız24
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- kudüs2
- uğurcan çakır8
- belçika attı5
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- özgür irade yanılsaması2
- kötü karekterlerin iyi den daha güçlü olması2
- sabahın köründe işe giden ezik13
- görsel yükleme problemi5
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
Kuantum fiziğini felsefi açıdan anlamak ve gündelik hayata uygulanabilirliğini en azından denemek daha geniş düşünmemizi sağlayacaktır.
Kuantum dünyası kesikli bir birliktelik dünyasıdır. her nesne hem dalga hem de parçacık olduğundan bizlerin parçacık olarak tanımladığı enerji paketli sürekli dalgalardan oluşmuşlardır.Kuantum dünyası hem sürekli hem süreksizdir. Yani her sürekli hareket çok küçük süreksiz hareketin toplamından oluşur.Bu bakımdan temelde süreksizlik olmasına rağmen bir bütüncül birlik vardır.
Kuantum dünyasında kesin sınırlar yoktur.kesikli süreklilik tanımın sonucu kesin sınırlar ortadan kalkar.Bir noktada bulunan bir parçacık süreksiz olarak aniden farklı bir noktaya sıçrama yapabilir.Bu bakımdan kesin ayrımlardan söz edilemez. Her var olan etrafı ile bir bütünlük içinde varlığını sürdürür.Bağımsız bir parçacık kavramı sadece basit bir yaklaşım olarak anlamlıdır.Gerçekte salt bağımsızlık diye bir olgu yoktur.
Kuantum kuramında zaman kavramı yerine "an" kavramı vardır.Yani sürekli zaman diye bir şey yoktur.Her olay bir an içinde oluşur ve bir diğer an farklı bir olaya dönüşür. "gerçek" o an için geçerlidir.Sürekli ve mutlak gerçekten söz edilemez.Her var olanın kendi öz zamanı ve kendi öz geçeği vardır.Bu durumu görelilik kuramı da iddia eder ve kanıtlar. bir varlığın gerçeği kendine aittir. evrensel gerçek yoktur.
Tek gerçek bir enerji ağının var olduğudur.Ancak, bu enerji ağı sürekli olarak değişim ve dönüşüm içindedir. Enerji ağını kesin olarak tanımlamak dahi mümkün değildir.Çünkü tanımlamak için onu kesin sınırlar içine hapsetmek, sınırlandırmak, ve sabitlemek gerekir. Oysa ki bu ağ ne sabitlenebilir ne sınırlandırılabilir ne de tanımlanabilir.
Her insan bir sonlu-birliktelik varlığıdır. Kendini bağımsız ve ayrı sanması bir yanılgıdır.Beden yapısının yanında eşdeğer olarak bir de ruhsal yapısı vardır. bu yapı Kuantum dalgasal yapısına benzer. bu bakımdan insan çevresinden soyutlanamaz. Çevresi ile görünmez bir bağ içindedir. Bu bağ enerji ağı sayesinde tüm evrenle etkileşir.
insan zaman içinde değil "an" içinde yaşamalıdır.Çoğu insan bu yönünü ihmal eder ve zaman içinde (ya geçmişte ya gelecekte) hayal ederek yaşar. Oysa ki asıl olan "an"dır.Her insanın kendi gerçeği vardır ve bu gerçek paylaşılamaz.Bu gerçek evrensel değil bireyseldir. Ancak ,evrenle sürekli etkileşen bir bireyselliktir bu.
Kuantum dünyası kesikli bir birliktelik dünyasıdır. her nesne hem dalga hem de parçacık olduğundan bizlerin parçacık olarak tanımladığı enerji paketli sürekli dalgalardan oluşmuşlardır.Kuantum dünyası hem sürekli hem süreksizdir. Yani her sürekli hareket çok küçük süreksiz hareketin toplamından oluşur.Bu bakımdan temelde süreksizlik olmasına rağmen bir bütüncül birlik vardır.
Kuantum dünyasında kesin sınırlar yoktur.kesikli süreklilik tanımın sonucu kesin sınırlar ortadan kalkar.Bir noktada bulunan bir parçacık süreksiz olarak aniden farklı bir noktaya sıçrama yapabilir.Bu bakımdan kesin ayrımlardan söz edilemez. Her var olan etrafı ile bir bütünlük içinde varlığını sürdürür.Bağımsız bir parçacık kavramı sadece basit bir yaklaşım olarak anlamlıdır.Gerçekte salt bağımsızlık diye bir olgu yoktur.
Kuantum kuramında zaman kavramı yerine "an" kavramı vardır.Yani sürekli zaman diye bir şey yoktur.Her olay bir an içinde oluşur ve bir diğer an farklı bir olaya dönüşür. "gerçek" o an için geçerlidir.Sürekli ve mutlak gerçekten söz edilemez.Her var olanın kendi öz zamanı ve kendi öz geçeği vardır.Bu durumu görelilik kuramı da iddia eder ve kanıtlar. bir varlığın gerçeği kendine aittir. evrensel gerçek yoktur.
Tek gerçek bir enerji ağının var olduğudur.Ancak, bu enerji ağı sürekli olarak değişim ve dönüşüm içindedir. Enerji ağını kesin olarak tanımlamak dahi mümkün değildir.Çünkü tanımlamak için onu kesin sınırlar içine hapsetmek, sınırlandırmak, ve sabitlemek gerekir. Oysa ki bu ağ ne sabitlenebilir ne sınırlandırılabilir ne de tanımlanabilir.
Her insan bir sonlu-birliktelik varlığıdır. Kendini bağımsız ve ayrı sanması bir yanılgıdır.Beden yapısının yanında eşdeğer olarak bir de ruhsal yapısı vardır. bu yapı Kuantum dalgasal yapısına benzer. bu bakımdan insan çevresinden soyutlanamaz. Çevresi ile görünmez bir bağ içindedir. Bu bağ enerji ağı sayesinde tüm evrenle etkileşir.
insan zaman içinde değil "an" içinde yaşamalıdır.Çoğu insan bu yönünü ihmal eder ve zaman içinde (ya geçmişte ya gelecekte) hayal ederek yaşar. Oysa ki asıl olan "an"dır.Her insanın kendi gerçeği vardır ve bu gerçek paylaşılamaz.Bu gerçek evrensel değil bireyseldir. Ancak ,evrenle sürekli etkileşen bir bireyselliktir bu.
bilimsel terimleri alıp kendi kanıtlanamayacak(ve dahası saçmanın ötesi) görüşleri(sanrı da olabilir) için kullanmaya çok iyi bir örnek teşkil eden pseudoscience dalı(gerçi buna pseudo-felsefe de diyebiliriz ama). devletlerin(gerçi türkiye için hayal ama) bu gibi pseudobilimsel(yada pseudofilozofik) görüşlerin(çekim yasası, kuantum felsefesi, anti evrim görüşü vs) yayımlanmasını ve dolayısıyla da yayılmasını önlemesinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha gözler önüne seren sözüm ona "felsefe".
ilk olarak bilim, inanç, din ve felsefe denilen kavramların ne demek olduğunu daha iyi anlatarak başlayabilirler mesela.
ilk olarak bilim, inanç, din ve felsefe denilen kavramların ne demek olduğunu daha iyi anlatarak başlayabilirler mesela.
her nesne hem parçacık, hem dalga değildir. sadece ışık yani fotonlar hem dalga hem parçacıktır.
fakat maddenin temeli olduğu düşünülen atomların kuark adı verilen süper-mikroskobik enerji parçacıklarından olduğu anlaşılmıştır. bu sebepten dolayı şöyle bir düşünce de getirilmiştir:
maddenin temeli atomsa ve atomlar bile enerji parçalarından oluşuyorsa, nasıl oluyordu da elle tutulur maddeler haline gelebiliyordu? bunu ışığın normal camdan yansımasıyla karşılaştırınca şöyle bir açıklama çıkıyor ortaya;
boş bir camda kendi görüntümüzün %10'unu gördüğümüzü farzedelim. neden %10? buna kim karar veriyor? ışığın %100'ü aynıyken niye %10'u yansıyor geri kalanı camın içinden geçiyordu? bu noktadan daha derine inildiğinde kozmik bir karar mekanizmasının varlığından bahsedilmekte, hatta öyle ki, büyük nesnelerin fizik dünyasında yani newton fiziğinde ağaçtan elmayı attığınızda, elma düşer. nokta. fakat kuantum fiziğinde yani parçacıklar ve dalgaların özellikle incelendiği --hatta bazen incelenemediği-- dalda, orantılarsak, bir f-16 uçağı, bir çarşaftan sekebilir.
önceki konuya dönecek olursak, maddenin aslında enerjiden oluşmasının kanıtlanması, sosyal bilimler üzerinde ki etkisini;
örneğin sosyolojide; toplum yok oldu yönünde göstermiştir.
felsefe olarak ise, çeşitli çıkarımlar ve sistemler vardır ama nacizane fikrim şu yöndedir. her şey vardan yok, yoktan var olabilir. şu anda ayak parmağınızın ucunda ki atom aslında bundan 4.5 milyar yıl önce başka bir galakside ki bir gezegenin parçasıydı. ya da aynı atom, kennedy'i vuran üçüncü kurşunun bir parçasıydı. biz o atom muyuz? değiliz elbette ama sonuçta bundan 150 yıl önce bu algılarımızla vücut bulmamıştık. o zaman biz yoktan var olduk demektir. en azından bilinç ve hafıza yönünden -ki şu anda bizi ilgilendirende bu zaten.
fakat maddenin temeli olduğu düşünülen atomların kuark adı verilen süper-mikroskobik enerji parçacıklarından olduğu anlaşılmıştır. bu sebepten dolayı şöyle bir düşünce de getirilmiştir:
maddenin temeli atomsa ve atomlar bile enerji parçalarından oluşuyorsa, nasıl oluyordu da elle tutulur maddeler haline gelebiliyordu? bunu ışığın normal camdan yansımasıyla karşılaştırınca şöyle bir açıklama çıkıyor ortaya;
boş bir camda kendi görüntümüzün %10'unu gördüğümüzü farzedelim. neden %10? buna kim karar veriyor? ışığın %100'ü aynıyken niye %10'u yansıyor geri kalanı camın içinden geçiyordu? bu noktadan daha derine inildiğinde kozmik bir karar mekanizmasının varlığından bahsedilmekte, hatta öyle ki, büyük nesnelerin fizik dünyasında yani newton fiziğinde ağaçtan elmayı attığınızda, elma düşer. nokta. fakat kuantum fiziğinde yani parçacıklar ve dalgaların özellikle incelendiği --hatta bazen incelenemediği-- dalda, orantılarsak, bir f-16 uçağı, bir çarşaftan sekebilir.
önceki konuya dönecek olursak, maddenin aslında enerjiden oluşmasının kanıtlanması, sosyal bilimler üzerinde ki etkisini;
örneğin sosyolojide; toplum yok oldu yönünde göstermiştir.
felsefe olarak ise, çeşitli çıkarımlar ve sistemler vardır ama nacizane fikrim şu yöndedir. her şey vardan yok, yoktan var olabilir. şu anda ayak parmağınızın ucunda ki atom aslında bundan 4.5 milyar yıl önce başka bir galakside ki bir gezegenin parçasıydı. ya da aynı atom, kennedy'i vuran üçüncü kurşunun bir parçasıydı. biz o atom muyuz? değiliz elbette ama sonuçta bundan 150 yıl önce bu algılarımızla vücut bulmamıştık. o zaman biz yoktan var olduk demektir. en azından bilinç ve hafıza yönünden -ki şu anda bizi ilgilendirende bu zaten.
nicem mekaniği ortaya çıktığında garipliğinden ötürü doğal olarak felsefenin de ilgi alanına giriyordu, hala da öyle, ancak fenomenleri hakkında daha fazla bilgi edinildikçe ve bunlar matematiksel denklemlerle açıklanabilir bir hal aldıkça, yani fenomenler hakkındaki bilgiler subjektif bir düşünceden objektif bir olguya geçtikçe kuantum mekaniği yavaş yavaş felsefenin alanından çıkmaya başlar.
elbet diğer fenomenler gibi nicem mekaniği de felsefeye yer vermeden tamamen pozitif bilim ile açıklanabilir bir hal alacak. daha sonra ise felsefe ve pozitif bilim bu mekaniğin ötesindeki daha enteresan mekanikler üzerine yoğunlaşacak. pozitif bilim tüneli çay kaşığıyla kazıp ışığa ulaştığında son insanoğlu hala yok olmadıysa ve eğer varsa bir sonraki fenomene geçilecek. olay bu.
elbet diğer fenomenler gibi nicem mekaniği de felsefeye yer vermeden tamamen pozitif bilim ile açıklanabilir bir hal alacak. daha sonra ise felsefe ve pozitif bilim bu mekaniğin ötesindeki daha enteresan mekanikler üzerine yoğunlaşacak. pozitif bilim tüneli çay kaşığıyla kazıp ışığa ulaştığında son insanoğlu hala yok olmadıysa ve eğer varsa bir sonraki fenomene geçilecek. olay bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar