bugün
- terhis oluyorum sözlük17
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım8
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- şabat kitabı3
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı3
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- sözlük yazarlarının olası meslekleri4
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri9
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- grup vitamin5
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- fatma betül sayan kaya28
- 6 kasım 20025
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kaç gammaz var9
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- aşk14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- arif sefa özdemir2
- sözlük açacak olsanız8
- kezo etc2
- bir şeyler söyle5
- münafık7
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- fransa daki krizin ab'ye yayılma ihtimali2
- alt tarafı bir alet kahraman sensin3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- duş yağı4
- yapay zekanın çok yapay olması8
- 6 kasım 20183
- kale3112 kardeştir4
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- asansörde yukarı bakma refleksi5
- cop315
- carlsberg2
- camilerdeki ayak kokusu7
- evlenmek istemek ama evlenecek birini bulamamak4
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar3
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- iyi menemenin sırrı22
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- batan gün kana benziyor2
- güne bir kitap alıntısı bırak5
olayları oluş sırasına göre sıralayan bilim dalı
(bkz: timeline)
(bkz: zaman dizini)
takvim bilgisidir. tarihi olayların zamanlarını belirleyerek meydana geliş sıralarını düzenler.
kronoloji
Gidip gelmenin, gelip tekrar gitmenin, vedaların, öpüşlerin, öpüşmelerin, merhabaların, yorulmuş yolların, göze girmelerin ve de göze almaların zamanındayız şimdi. Yıllar tüm şehvetiyle ıslatıyor yüzümüzü. Neden diye sormuyoruz; neden aramaktan vazgeçtiğimiz için. Zamanın her gün bir önceki deli güne dönesimizin geldiği anlarındayız. Yaşamakla yaşamamak arasında kalmış bir telaşla, mecazen geçen günlerin içinde, ne olduğumuzu şaşırmışlığımızla, işte buradayız, hayatın tam da göbeğinde.
Birkaç sokak arasına sıkışıp kalmışlığımız vardı bizim. Geç öğrendik mesela akşam olunca, canavarlaşırmış ıslık çaldığımız sokaklar ve rehavet inermiş insanların ruhuna, haberimiz bile olmadı zamanında. Penceresinden ışık saçmayan evler vardı çevremizde ve biz geç anladık ışığın bakan gözlerde olduğunu. Arnavut kaldırımlı sokakların ahşap evleri olduk. Vergisini verdik aldığımız her nefesin, yüreğimizde ki kurşun yüreğimizde kaldı. Bize peşkeş çekilen günahları sahiplendik. Tek derdimiz aşklarımız ve aşk bozgunlarımızdı, onlar da bozuk para niyetine harcandı, bize kalan elde var sıfırdı. Soluksuz söylediğimiz şarkılar vardı, hüznün dibine vura vura, içip içip gebermeyi marifet sayardık. Çiçekler kuruturduk kalın kitaplar içerisinde, bir gün o sayfa açıldığında yeniden bulmak umuduyla. En kalleş gecelerin bile üzerine yıldızlar serpiştirirdik dua niyetine. Umudumuz vardı büyüttüğümüz. Yabancı şehirler tanıdık. Bizi bağrına basan şehirler, gerçeği yüzümüze vuran şehirler, ıssız istasyonlarıyla dost olduğumuz şehirler. O şehirlerde tanıdık hayatın coğrafyasını. Şair bu mısrada ne anlatmak istemiş diye düşünürken şairin ta kendisi olduğumuzu sandık. Soğuktan parmaklarımız donuyordu o zaman ama biz uzak türküler dinliyorduk, nalları diker gibi. isimler yazdık puslu camlara ve o isimleri gene biz sildik. Ağlatmadık güneşi, zehirlemedik saksıda ki menekşeyi. Gözleri gök yakut oldu sevdiğimizin, kirpiği ayın on dördü. insanlar tanıdık, her biri ayrı hikâyeye konu olmuş insanlar. Dert olduk, derman olduk. Çocukluğumuzun yakasına asılmış maşallah olduk. Gençliğimizi, başka hayatlarda ki gençliğin kafiyeleri süsledi, biz o kafiyelere ilham olduk. Ve bir gün büyüdük. Dokunulmamış, bakir yarınlarımıza açıldık kendi maviliğimizde.
Akrep mi yelkovanı takip ediyor yoksa yelkovan mı akrebi diye dert edinmiş, geçen zamanı saya saya yaşıyoruz şimdi. Âşık olduğumuz günler geride kalmış, yetişilesi yerlerimiz var ve birde kuyruk acılarımız. Anlamışız ki yangında ilk kurtarılması gereken yaşadığımız aşk değilmiş, biz artık aşka aşığız. Bataklığın içinden alacağımızı almış, özgür martıların kapı eşiğinde sürünüyoruz bu ara, cebimizde kalan sahibinden satılık ikinci el masallarla...
Gidip gelmenin, gelip tekrar gitmenin, vedaların, öpüşlerin, öpüşmelerin, merhabaların, yorulmuş yolların, göze girmelerin ve de göze almaların zamanındayız şimdi. Yıllar tüm şehvetiyle ıslatıyor yüzümüzü. Neden diye sormuyoruz; neden aramaktan vazgeçtiğimiz için. Zamanın her gün bir önceki deli güne dönesimizin geldiği anlarındayız. Yaşamakla yaşamamak arasında kalmış bir telaşla, mecazen geçen günlerin içinde, ne olduğumuzu şaşırmışlığımızla, işte buradayız, hayatın tam da göbeğinde.
Birkaç sokak arasına sıkışıp kalmışlığımız vardı bizim. Geç öğrendik mesela akşam olunca, canavarlaşırmış ıslık çaldığımız sokaklar ve rehavet inermiş insanların ruhuna, haberimiz bile olmadı zamanında. Penceresinden ışık saçmayan evler vardı çevremizde ve biz geç anladık ışığın bakan gözlerde olduğunu. Arnavut kaldırımlı sokakların ahşap evleri olduk. Vergisini verdik aldığımız her nefesin, yüreğimizde ki kurşun yüreğimizde kaldı. Bize peşkeş çekilen günahları sahiplendik. Tek derdimiz aşklarımız ve aşk bozgunlarımızdı, onlar da bozuk para niyetine harcandı, bize kalan elde var sıfırdı. Soluksuz söylediğimiz şarkılar vardı, hüznün dibine vura vura, içip içip gebermeyi marifet sayardık. Çiçekler kuruturduk kalın kitaplar içerisinde, bir gün o sayfa açıldığında yeniden bulmak umuduyla. En kalleş gecelerin bile üzerine yıldızlar serpiştirirdik dua niyetine. Umudumuz vardı büyüttüğümüz. Yabancı şehirler tanıdık. Bizi bağrına basan şehirler, gerçeği yüzümüze vuran şehirler, ıssız istasyonlarıyla dost olduğumuz şehirler. O şehirlerde tanıdık hayatın coğrafyasını. Şair bu mısrada ne anlatmak istemiş diye düşünürken şairin ta kendisi olduğumuzu sandık. Soğuktan parmaklarımız donuyordu o zaman ama biz uzak türküler dinliyorduk, nalları diker gibi. isimler yazdık puslu camlara ve o isimleri gene biz sildik. Ağlatmadık güneşi, zehirlemedik saksıda ki menekşeyi. Gözleri gök yakut oldu sevdiğimizin, kirpiği ayın on dördü. insanlar tanıdık, her biri ayrı hikâyeye konu olmuş insanlar. Dert olduk, derman olduk. Çocukluğumuzun yakasına asılmış maşallah olduk. Gençliğimizi, başka hayatlarda ki gençliğin kafiyeleri süsledi, biz o kafiyelere ilham olduk. Ve bir gün büyüdük. Dokunulmamış, bakir yarınlarımıza açıldık kendi maviliğimizde.
Akrep mi yelkovanı takip ediyor yoksa yelkovan mı akrebi diye dert edinmiş, geçen zamanı saya saya yaşıyoruz şimdi. Âşık olduğumuz günler geride kalmış, yetişilesi yerlerimiz var ve birde kuyruk acılarımız. Anlamışız ki yangında ilk kurtarılması gereken yaşadığımız aşk değilmiş, biz artık aşka aşığız. Bataklığın içinden alacağımızı almış, özgür martıların kapı eşiğinde sürünüyoruz bu ara, cebimizde kalan sahibinden satılık ikinci el masallarla...
büyük ihtimalle yunan mitolojisindeki zeus'un babası ve zaman tanrısı kron'dan(chron) türeyen kelime.
cemil meriç'in bu kavrama karşı oluşunu anlamak gerek biraz. Batının aksettirmek istediklerini dayatması nedeniyle. Hakikaten de, müfredatımıza dayatılan batı öykünmeciliği şiddetli boyutlardadır. yunanlı şair hesiodos der ki:
yunan filozof der ki
gibi.. kronoloji sözcüğünü etimolojik olarak irdelersek bile yunanca kronos sözcüğüne ulaşırız.
Bu da, başımızda demoklesin kılıcı gibi duruyor. Aha da bakın! Demokles dedim.
Bu da, başımızda demoklesin kılıcı gibi duruyor. Aha da bakın! Demokles dedim.
Zaman bilimi, olayların gerçekleştiği zamanı bildirir.
Sıraya sokmada yardımcı olur.
Sıraya sokmada yardımcı olur.
takvim bilimidir.
başarılı bir film. oyuncu kadrosu epey güzel, minimal kafalar aslında.
"Aptalların tarihidir" der cemil Meriç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com