bugün

okunan kitaplarda faydalı, hoş veya can alıcı noktalar arasında gördükleri kısımlardır. Ayrıca bu alıntılar, kitap almak isteyen kişinin seçim yapmasında bir tür fragman görevi üstlenerek, kişinin kitap seçmesinde kolaylık sağlayabilir.
"Hayatta iki şey için öğrendim demeyeceksin: ilki şoförlük, ikincisi eş olmak. (karı- koca)
ne zaman "öğrendim" derseniz, bilin ki, yoldan çıkmanız çok yakındır."

KARINCA KIRK OLUNCA- AHMET NACAR.
"Hayırseverlik; köpeğin önüne attığınız kemik değildir.
Asıl hayır severlik sende en az o köpek kadar açken, onunla paylaştığın kemiktir"

jack london- demir yolu serserileri

sayfa: 26
O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler!
--spoiler--

Kadınların gülümsemediği bir şehrin erkekleri cesur olamaz.

--spoiler--
aşk geçiçi bir duygudur.yaşayınca güzel yaşamayınca daha güzeldir.
"insan hayattayken de ölebilirdi."
- benim tecrübelerime göre bütün insanlar korkunçlar.
- peki neden böyleyiz öyleyse ?
- başka nasıl olunacağını bilmiyoruz.

gündüz güzeli - belle de jour
"bir insana bir insan herhalde yeterdi. fakat o da olmayınca? her şeyin bir hayal, aldatıcı bir rüya, tem bir vehim olduğu ortaya çıkınca ne yapılabilirdi? bu sefer inanmak ve ümit etmek kabiliyetini ben kaybetmiştim. içimde insanlara karşı öyle bir itimatsızlık, öyle bir acılık peyda olmuştu ki, bundan zaman zaman kendim de korkuyordum. kim olursa olsun, temasa geldiğim herkesi düşman, hiç değilse muzır bir mahluk telakki ediyordum. seneler geçtikçe bu his kuvvetini kaybedeceğine şiddetlendi. insanlara karşı duyduğum şüphe, kin derecesine çıktı. bana yaklaşmak isteyenlerden kaçtım. kendime en yakın bulduğum veya bulacağımı zannettiğim insanlardan en çok kaçıyordum. “o bile böyle yaptıktan sonra!..” diyordum…"
"Tesadüf, talih ve bahtsızlık...hepsi kaderin şubeleridir.
Mazideki kederleri hatırlamanın sağlayacağı koruma, unutmanın getireceği huzurun yanında bir hiçtir.lakin aklın forsu hafızaya sökmez."
Hayat ile ölüm iki ucundan ateşe verilmiş bir ip gibi karşıt yönlerden yola çıkarlar ve karşılaştıkları yerde macera sona erer.

Seyretmek suça ortak olmaktır ama işlemekten daha kolay bağışlanır.
(bkz: dünya ağrısı)
Benim kim olduğumu biliyorsunuz sizin kim olduğunuz beni ilgilendirmez.

(bkz: Stefan Zweig - Satranç)
kim bir ömür boyu karanlığa hükmedecek kadar cesur ve kararlıysa, oradaki umut ışığını ilk o görecektir.
(bkz: metro2033)
DAN BROWN un''CEHENNEM KiTABINDAN'' GÜNÜMÜZDEKi FiLiSTiN KATLiAMI ,KÜRESEL ISINMA,DÜNYA KAYNAKLARININ BiLiNÇSiZ TÜKETiLiŞi
VE DAHA BiR ÇOK ŞEYE KARŞI GELiŞTiRiLEN MEKANiZMA ''iNKAR'' ÜZERiNE güzel bir alıntı:

Sienna:bir türün, yaşadığı ortamda aşırı çoğalarak yok
olması normaldir. Ormandaki minik bir gölyüzeyinde yaşayan yosun kolonisini düşün, gölün
mükemmel dengedeki besin maddelerinin keyfini
çıkarır. Kontrol edilmezse öyle hızlı yayılır ki, bir
anda gölün tüm yüzeyini sararak güneşi engeller
ve bu yüzden göldeki besin maddelerinin
yetişmesini önler. Çevredeki mümkün olan her
şeyi tüketen yosun hemen ölür ve geride hiç iz
bırakmadan yok olur," derin bir iç çekti. "Benzer
bir kader, insan türünü de bekliyor olabilir.
Tahmin edebileceğimizden çok daha yakın ve
hızlı."
Langdon huzursuzlanmıştı. "Ama... bu imkânsız
gibi geliyor."
"imkânsız değil Robert, sadece akıl almaz.

insan zihninin ilkel ego savunma mekanizması,
beynin kaldıramayacağı kadar fazla stres üreten
tüm gerçekleri reddeder. Buna inkâr denir."

Langdon, ABD'deki en seçkin üniversitelerde
okuyan öğrencilerin web kullanımı üzerine
yapılan bir araştırmada, çok yüksek zekâlıkullanıcılarda bile içgüdüsel bir inkâr eğilimi
olduğunun ortaya çıktığım hatırladı. Araştırmaya
göre, üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğu,
Kuzey Kutbu'ndaki buzulların erimesiyle veya
türlerin yok olmasıyla ilgili moral bozucu bir
haberi tıkladıktan sonra, o sayfadan hemen
ayrılıp zihinlerini korkudan armdıran eğlendirici
bir sayfaya geçiyorlardı. En sevilen seçenekler
spor haberleri, komik kedi videoları ve ünlülerle
ilgili dedikodulardı.
"bence burada mesele hayatta her şeyin sizinle başladığını ve sizinle bittiğini öğrenmek. yani, evet, hepimizin sevgiye ihtiyacı var, hepimiz başka insanların desteğine muhtacız ama önce bu aradıklarımızı kendi içimizde bulmalıyız. aslında sandığımızdan çok daha kuvvetliyiz. düşündüğümüzden çok daha fazlasıyla başa çıkabiliriz. en büyük kötülüklerin üstesinden gelebilir ve bir şekilde yine gülümsemenin bir yolunu bulabiliriz. "
Modern insan evden çıkınca gördüğü her şeye sahip olmak istiyor.. Kadın, para, araba, kariyer, güç.. Oysa güne 'Kazanmak' ya da 'Kaybetmek' yerine 'Helal veya haram' diye başlayabilsek daha güzel bir dünyada yaşamış olmaz mıyız..?
görsel edirne'de sabahın köründe boş bir bankta emrah serbes okumak kadar mutlu edici birşey daha olamaz.
yokluğum belki hatırlanır dedim uzak yerlerden. ama sevilmeyen hatırlanmıyor, gerçekten yitirilmeden.
- neden öldü?
- kalpten öldü elbette.
- kalbi mi vardı?
- evet, kalbi olduğu için, oyunları çok ciddiye aldığı için öldü.
''Cahilsin ; okur , öğrenirsin .

Gerisin ; ilerlersin .

Adam yok ; yetiştirirsin , günün birinde meydana çıkıverir.

paran yok ; kazanırsın .

her şeyin bir çaresi vardı .

Fakat insan bozuldu mu ,

bunun çaresi yoktur .''

(bkz: Ahmet Hamdi Tanpınar) - Mahur Beste
(bkz: spoiler)
"burası dünya yahu, burası bu kadar işte."
ah muhsin ünlü.
ah kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya.
-gülten akın-
"Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."
http://m.uludagsozluk.com/e/18510499/
genelde okurun kendinden bi parça bulduğunu ya da etkilendiğini bi fosforlu kalemle üstünün, herhangi bi kalemle altının çizilmesiyle anlaşılır. genelde dümdüz çekilmeye çalışırken sonra vazgeçilir.
"ona reddemeyeceği bi teklif sunacağım."-the godfather
“Niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?”
“Batılılar, kendilerini tutmasını bildikleri için büyük başarılara ulaştılar, değil mi? Ölsen bir yudum su vermezler.”

Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar
Sus oIric! Düşünüyorum. Düşünmek ne haddinize efendimiz? Descartes düşündükçe var oIuyordu oIric. Descartes düşündükçe var oIur, siz düşündükçe yok oIursunuz efendimiz..

Oğuz Atay
Herkes istediği mesleği seçecektir. Ressam olmak isteyenler reklamcı, yazar olmak isteyenler mühendis, mimar olmak isteyenler iktisatçı, meyhaneci olmak isteyenler hukukçu, hukukçu olmak isteyenler tezgahtar, adam olmak isteyenler uşak ve dilediği gibi yaşamak isteyenler rezil olmayacaklardır.
Oğuz Atay - Tutunamayanlar
Sevgili insanlık! Bir çocuk masumiyetiyle bir kez daha "elma" diyoruz. Ne olur çık artık…
Oğuz Atay
Kelimeler yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.

Oğuz Atay - Tutunamayanlar
...Beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi, boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna...
Tutunamayanlar'dan
Arada bir bize benzeyen biri çıkıyor ve artık yeter diyordu. Onunla birlikte bağırıyorduk: artık yeter! Bazen kazanıyorduk, bazen kaybediyorduk ve sonunda her zaman kaybediyorduk.

Tutunamayanlar / Oğuz Atay
Unutmak istiyorum zaman zaman,
ne yapsam, ne etsem olmuyor,
kabulleniyorum,
kabulleniyorum da gel gelelim
içim içimi yiyor.
Nasıl ki, unutamaz insan,
bir kez gerçekten sevdi mi.
Dünya mı yıkılsın, yoksa bir bardak çay mı istersin deseler; “ben bir bardak çayımı içtikten sonra Dünya'nın canı cehenneme” derdim.
- Dostoyevski - Yeraltından Notlar -
" herkesin dua kitabı kendine " diyor annem. " bizim dua kitabımız, onlarınkinden hiç de önemsiz ya da aşağı değil bambim. yalnızca aptallar sırf kendi kitabının değerli olduğunu sanır. oysa mühim olan, herkesin bir kitabının olması. onu doğru dürüst okuyabilmek önemli olan. hiçbir dua kitabı diğerinden daha mühim ya da daha üstün değildir."
biz kimden kaçıyorduk anne ?
Perihan Maden
Simyacı'yı okumak , herkes uykudayken şafak vakti güneşin doğuşunu beklemektir.
"Beni neden istiyorsunuz?" diye sordu Jimmy.

Uzun boylu adam;

"Sen neden kaçıyorsun?" diye karşılık verdi hemen.

"Kim olduğunuzu bilmiyorum." dedi Jimmy.

"Kim olduğunu bilmiyorsun."
"sanem hanım. sanem. evlen benimle sanem. kadınım ol benim. yasadıgım tüm acıları, yaptıgım bütün kötülükleri, pismanlıklarımı, hatalarımı akla. basına çiçekten taçlar yapayım, sana siirler yazayım, seni her gece masallar anlatarak uyutayım. bazı aksamlar dvd’de film seyredelim seninle. birlikte hüzünlenelim, birlikte gülelim. sanat galerileri gezelim. sen benden daha çok anla modern sanatı. gördügümüz eserlerin ne anlama geldigini açıkla bana, ben basımı sallayayım. ah ben ne aptalmısım! nasıl olup da varlıgından kuskuya düsmüsüm? oysa hayat denen bu yaranın seni bulmak dısında ne anlamı olabilirdi ki? bak simdi her sey ne kadar açık görünüyor oysa. ilk görüste aska inanırsın, degil mi sanem? evet, çok dogru. ben de baska türlüsüne inanmam zaten. biliyor musun sanem, ben seni hep severim. her gün daha çok severim. bak mesela pencerenin önüne bir kus konar ben seni severim, bir tren yolculugunda pencereden dısarı bakarken derme çatma bir ev gözüme çarpar ben seni severim, burnuma eskilerden, hangi uzak hatıraya ait oldugunu bir türlü çıkaramadıgım bir koku çarpar ben seni severim, kafama kus sıçar ben yine seni severim… anlıyor musun beni? sonra ben bazen biraz fazla kıskanç olabilirim. diyelim yazlık bir yere gitmisizdir de, bir aksam sen çok hos bir tunik giymissindir, oradaki bütün erkekler bayılır sana, hemen asık olur. ben mesela tunik nedir onu bile bilmeden kıskançlıktan çatlayabilirim böyle bir durumda. ama belli etmem. ama sen yine de sezersin. öyle bir laf edersin ki ben, benden baska hiç kimseye bakmayacagını anlarım. o kadar da incesindir. bir de bir iyilik rica edecegim senden. gözlerine o elem ifadesini yükleyen alçagın adını söyle bana. söyle ki, ona hemen düello sahitlerimi göndereyim. silah seçimini o yapsın. evet. utanarak kabul ediyorum ki, bunu bir yerde okudum. ama ne fark eder? bütün siirler, romanlar senin için yazılmadı mı zaten? sarkılar senin için söylenmedi mi? masumların kanı senin için akmadı mı? ruhum hep seni aradı benim sanem. hep seni arar. milyonlarca yıl geçsin, sistemler çöksün, günesler patlasın benim ruhum seni arar. ve biliyor musun sanem, bulur da. simdi buldugu gibi bulur. seni seviyorum. seni seviyorum. seni seviyorum.”
"büyük bir hızla kendi hapishanemi inşa ediyorum.
güvenilir ve pahalı çelik.
çok ağladım,
çok erkek oldum ama çok da kadın.
kimseyle, kendimle bile yaşayamadım.
birkaç sözcük inliyor dilimin altında, gerçek ne bilmiyorum.
bir suçlu gerek bana; hemen şimdi, benim gibi."
"önce eru vardı, tek olan."

(bkz: silmarillion)
Coğrafya biliminde doğal sistemlerle ile ilgili çalışmalar yapılırken jeoloji, astronomi, kimya, istatistik gibi bilim dallarından yararlanılır.
Sizce coğrafya biliminde doğal sistemlerle ilgili çalışmalar yapılırken başka hangi bilim dallarından yararlanılır? Ömeklendiriniz.
Ders Dışı Etkinlik
Doğal sistemlerin insan yaşantısına etkileri ile ilgili;
• Gazete haberleri ve bilimsel yazılardan,
• Fotoğraflardan,
• Karikatürlerden,
• Röportajlardan,
• Gezi, gözlem ve araştırmalarınızdan elde ettiğiniz bilgilerle bir broşür hazırlayınız. Bu broşürü ürün dosyanızda saklayınız.

9. Sınıf Coğrafya Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınevi Sayfa 20
"Peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?..
Çırılçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?..
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?
Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı? Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin?
Aşk sana bunları yaptırabilir mi? iste o zaman sana seviyorsun derim...
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?.. atma be adaşım kaç tane kalbin var senin?.. hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır: kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...
Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde ve köyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler: Batı rüzgarı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka allah tanımayan biz Çingene'ler."
görsel
görsel
Şiir kitabı oluyor muydu? En sevilen şiir.
görsel
"birden buralar bulutlandı. sis gibi, duman gibi fakat onlardan daha başka, daha güzel bir şey çevreyi sardı. sonra birdenbire bu dümdüz beyazlığın üzerinde yerden birisinin kalktığı görüldü. elinde yerden kaldırılmış gönderi kurt başlı bir tuğ vardı. yarasından kanlar akan bu hayalet kür şad'dı..

bir eliyle tuğu yükseltirken öteki eliyle duman alana bir işaret yaparak "kalkın!" diye haykırdı kırk şehit birden kalktılar. kür şad eliyle ileride bir yeri gösterdi. "oraya!" diye gürledi gösterdiği yer tanrı dağı idi. Tepesinde ataların ruhları dolaşıyordu. kırk bir şehidin ruhu bir fırtına gibi, bir musiki gibi, bir ışık gibi akarak tanrı dağı'na doğru yürümeye başladılar. onları orada, başlarında alp er tunga olan atalar kafilesi bekliyordu. kür şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hala ufukları gözlüyor"

Hüseyin nihal atsız-bozkurtlar
görsel
“sustu, konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı.”

hayatımın her ucunda olan adam, aylak adam.