1. 1.
    bir şey bildiğin için buradasın. bildiğini açıklayamıyorsun. ama hissediyorsun. hayatın boyunca hissettin. dünyada ters giden bir şeyler var. ne olduğunu bilmiyorsun ama orada. beyninde kıymık gibi seni çıldırtan bir şey. seni bana getiren şey bu duyguydu. neden söz ettiğimi biliyor musun?

    n : kemalist matrix mi?

    m : ne olduğunu öğrenmek ister misin? kemalist matrix her yerdedir. etrafımızda. şu anda bile, bu odada. pencereden dışarı baktığında görürsün ya da televizyonu açtığında, işe gittiğinde hissedersin. vergi öderken.

    gerçeği görmemen için dünya, bir perde gibi önüne çekilmiş sanki.

    n : ne gerçeği?

    m : bir köle olduğun gerçeği.
    sen de herkes gibi bir köle olarak doğdun.
    dokunamadığın tadamadığın ya da koklayamadığın bir hapisanedesin.

    beyninin içi bir hapisane. ne yazık ki, kemalist matrix'in ne olduğu kimseye anlatılamaz.

    bunu kendin görmek zorundasın.

    bundan sonra, bir geri dönüş olmayacak.
    mavi hapı alırsan,
    bu hikaye sona erer, yatağında uyanırsın ve istediğin her neyse ona inanırsın.
    kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın.
    tavşan deliğinin gittiği yerleri görürsün.
    unutma..
    sana vaad edilen tek şey gerçek. fazlası değil...
    -4 ... isminiunutanadam