bugün
- kolye30
- papağan4
- tır şoförü olmayı istemek12
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek11
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun5
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u6
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- kim kimi neden sevmiyor14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- zebra2
- yogartiksen40
- evi ev yapan şeyler5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak21
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir3
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- aşk12
- ona bir şey söyle6
- 6 ayda bir yıkanmak4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- diyanetin fona para yatırması4
- fon olayında spk'nın ihmalinin olmaması3
- azerilerce tokatlanan akpli8
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- adana hava durumu5
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- nick değiştirilse alınacak nickler3
- nervio adlı yazara uyarı11
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı4
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- dincileri niçin öldürmeliyiz5
- azerbaycan3
- yogartiksen'in mod olması4
- 11 ocak 1812 napolyon'un rusya seferi2
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek4
- 1 55 boya sahip kızlardaki özgüven kaynağı3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- türküm doğruyum çalışkanım5
- sözlük çirkinlerinin fotoğrafları3
- atom bombası atılacak sıradaki ülke2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- queen ravenna büyücülük okulu20
- antipanik5
- can sıkıntısından yapılan en garip şeyler2
- anın görüntüsü23
- burçlara göre insan yargılamak2
- zürafa13
Yolların tıkandığı, önümüzde uzanan patikaların bizi hiçbir yere götürmeyeceğini düşündüğümüz zamanlar vardır. insanlar çaresizlik hapishanesine tıkılı kalmış ve yeis, geminin dümenini eline almış karanlık sulara sürüklemektedir. Memlekette ortak bir karamsarlık ideolojisi galip gelmiş ve bütün ruhları zehirlemektedir. işte böylesi zamanlarda zulmeti delen bir ışık, ataleti yenen bir devinim ve nihayet başları doğrultan bir hamle olarak ufkumuzda parlar o. Umut. Onunla düştüğümüz yerden doğrulur, karanlığın örtüsünü yırtar ve yeniden başlarız. Yolumuzun tıkandığını hissettiğimizde yepyeni yollar, alternatif patikalar bulacağımıza duyduğumuz inançtır umut. Umut varsa yenilmek yoktur, direniş ve gayret vardır, bir çaba üzere olmanın huzur ve itminanı vardır. Umut etmek toz pembe rüyaların salıncağında gerçeğe gözlerimizi kapamak anlamına gelmiyor. Neyin yaklaşmakta olduğunu bilmiyoruz ama bu belirsizlik alanında da oturup bekleyecek değiliz. Bu belirsizlik odasında her şey kadar bizim eylemlerimiz de sonucu belirleyebilir. Dünyayı ben de değiştirebilirim!
Bilinmeyeni ve bilenemeyecek olanı kabullenmekte umudun alanına girerim, her şeyi kötüye yoran bedbinlerin ve toz pembe düşler gören nikbinlerin tersine, kesinlikten, belirlilikten uzaklaşarak ruhumu umuda ayarlarım. Attığım adım, söylediğim söz, yazdığım yazı boşluğa yazılmış olmayacak. Ne yapıyor ve söylüyorsam bu dünyada er ya da geç bir karşılık bulacak. O eylemin, o sözün, o davranışın kime ne kadar tesir edeceğini, bu dünyada neyin gidişatına etki edeceğini önceden bilme şansım yok. Ama yine de geri durmuyorum eylemden, hayra dahil olmaktan, iyiliğin ve güzelliğin örgüsüne ilmek atmaktan. Umut başlamaktır, eylemin kendisi değildir, onun yerine geçmez. “Gelecek, bugün onun için hazırlananlara aittir” diyor Malcolm X. Bazen hayat olanca acılarını üzerimize boca eder. Hayal kırıklığıyla yüzleşir ve ilerleriz. Yüzleştiğimiz her şeyi belki değiştiremeyeceğiz ancak bir şeyi onunla yüzleşmeden asla değiştiremeyiz.
Satırlarının sahibi güzel düşünen, güzel söyleyen, güzel insan. "Sonsuza dek sophie" diye bir şiiri vardır ki tekrar tekrar dinlenilesidir.
https://youtu.be/bbFzitLRjLI
Bilinmeyeni ve bilenemeyecek olanı kabullenmekte umudun alanına girerim, her şeyi kötüye yoran bedbinlerin ve toz pembe düşler gören nikbinlerin tersine, kesinlikten, belirlilikten uzaklaşarak ruhumu umuda ayarlarım. Attığım adım, söylediğim söz, yazdığım yazı boşluğa yazılmış olmayacak. Ne yapıyor ve söylüyorsam bu dünyada er ya da geç bir karşılık bulacak. O eylemin, o sözün, o davranışın kime ne kadar tesir edeceğini, bu dünyada neyin gidişatına etki edeceğini önceden bilme şansım yok. Ama yine de geri durmuyorum eylemden, hayra dahil olmaktan, iyiliğin ve güzelliğin örgüsüne ilmek atmaktan. Umut başlamaktır, eylemin kendisi değildir, onun yerine geçmez. “Gelecek, bugün onun için hazırlananlara aittir” diyor Malcolm X. Bazen hayat olanca acılarını üzerimize boca eder. Hayal kırıklığıyla yüzleşir ve ilerleriz. Yüzleştiğimiz her şeyi belki değiştiremeyeceğiz ancak bir şeyi onunla yüzleşmeden asla değiştiremeyiz.
Satırlarının sahibi güzel düşünen, güzel söyleyen, güzel insan. "Sonsuza dek sophie" diye bir şiiri vardır ki tekrar tekrar dinlenilesidir.
https://youtu.be/bbFzitLRjLI
iyi insan, iyi hekim, iyi hoca.
şifa.
şifa.
Bir süre görüşüp tanıdıkça evimdeki kitaplarını görmeyeceğim bir köşeye itip, fikrimi yüz seksen derece değiştirdiğim doktordur. Zira işyerinde, konuşmalarında ve yazılarında göründüğü gibi takdir edilesi biri değildir. En basitinden sizle işi bitince size, ailenize karşı davranış şekli değişir. Tabi sadece yazılarını okumanız, beklentinizi yükseltmeden gitmeniz şifalı da olabilir.
Tanrım…! Beni yavaşlat,
aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği,
belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret;
Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı,
Güzel bir köpek ya da
kediyi okşamak için durmayı,
güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,
balık avlayabilmeyi,
hülyalara dalabilmeyi öğret.
Hergün bana kaplumbağa ve tavşanin masalını hatırlat.
Hatırlat ki,
yarışı her
zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.
Beni yavaşlat Tanrım,ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve
daha sağlıklı olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…..
Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyleri
kabul etmek için SABIR,
ikisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver…
aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği,
belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret;
Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı,
Güzel bir köpek ya da
kediyi okşamak için durmayı,
güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,
balık avlayabilmeyi,
hülyalara dalabilmeyi öğret.
Hergün bana kaplumbağa ve tavşanin masalını hatırlat.
Hatırlat ki,
yarışı her
zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.
Beni yavaşlat Tanrım,ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve
daha sağlıklı olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…..
Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyleri
kabul etmek için SABIR,
ikisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver…
"Bırak hakikat incitsin seni, bir yalan avutacağına."
Pişmanlığı kabul, yeryüzünde yanılabilir bir insan olduğumuzu da kabulleniştir. Geçmiş orada durmaya devam ediyor ama yarını, oradan öğrendiğimle, yepyeni bir biçimde inşa edebilirim. Samimi pişmanlık, dünden daha iyi yaşanacak bir geleceği bahşeder.
'La fatigue d'être soi'. Kendi olma yorgunluğu. O kadar yarışmacı bir toplumda yaşıyoruz ki, geride kalanlar,başar(a)mayanlar, yarışı önde göğüsle(ye)meyenler, kendilerini bu toplumda kaybetmiş hissediyor. Ve kaybetmişlik de çok kolay depresyon hanesine yazılabiliyor.
kitapları güzel fakat ondan terapi alan kişiler memnun kalmıyor.
Rüyamda öğretmenime Kemal sayar şiirleri okuyordum. Benim rüyalar gittikçe ilginç bir hal almışken yine de edebiyatla bir ilgisinin olması hoşuma gitti.* sanırım ruknettin’le kendimi çok özdeşleştirdim… neyse saygılar Kemal bey.
(bkz: ruknettin in kalbi için kehanetler)
(bkz: ruknettin in kalbi için kehanetler)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar