bugün
- manifest grubu vs tarkan15
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak17
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti4
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması7
- camlar açık çıplak yatmak5
- yeni parti50
- uykuya doyamamak3
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek5
- kedilerin artık fare yakalamaması7
- seni onaracağım diyen kadın4
- hamal dizisi2
- 29 temmuz 20262
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- sinem dedetaş6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- orijinalinden daha iyi olan remake filmler2
- kemal kılıçdaroğlu16
- hikayeyi devam ettir54
- türkiyenin en yobaz şehirleri2
- cemil tugay3
- atatürke başkaldıran şehirler2
- diamond bosphorus25
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- berkant gültekin'in gürsel tekin'e verdiği ayar5
- japon2
- rusya iran vs ukrayna abd israil2
- g o k u2
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- sabah sözlüğe girenlerin kaliteli ve elit olması4
- popüler yazarlara bulaşıp ilgi çekmeye çalışan tip2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin6
- kelmangeeee maaageeee kaakooo kaakooo3
- çaylaklıktan çıkıp 30 dk sonra yine çaylak olmak2
- nickten isim tahmini yapmak72
- penis ağrısına iyi gelen şeyler3
- dansör3
- kürtlerin 100 bin yıllık tarihi2
- ekonomi5
- gezi teknesinde kızlara dans eden erkek2
- öğrenci evinde edinilen alışkanlıklar2
- milliyetçi hareket partisi3
- allah olsanız peygamber yapacağınız kişi2
- sokakta kavga teknikleri15
- salat nedir2
- cheeseburger2
- araba ve ruhsatı masaya bırakıp gitmek2
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
And the pink, runs into the blue.
Pembe, mavilere karışıyor yine. Tindersticksin, yazının başlığına kaynaklık eden bu şarkısını dinleyenler bilir. Böyle der şarkıda, pembe, mavilere karışıyor yine. Kulağa basit gelse de bu tümce, değil. Edebi açıdan bir analizini yapalım bu cümlenin, hadi.
Pembe kelimesine bakalım; bir renk.
Mecazi olarak, Türkçedeki tozpembe kelimesini biraz andıran bir anlamı var.
Bir olayın en güzel dönemini anlatır pembe kelimesi. En verimli, en eğlenceli, en şevkli, en haz dolu dönemleri anlatır. Maviye gelince. Mavi, çoğu kişide umudu çağrıştırsa da, ingiliz Edebiyatında mutsuzluğu, keyifsizliği ve çürümüşlüğü temsil eder. Bu yüzden, pembe maviye karıştığında şarkıdaki gibi; bir ilişkinin çözümlemesinin yapıldığını söyleyebiliriz. Her ilişki güzel başlar, pembe başlar. En güzel dönemleri pembedir, ondan sonra bir şeyler kırılır, dökülür, çürür. Dolu taneleriyle vurulmuş olgun meyvelere döner uzun lafın kısası. Mavileşir. Çürür, mutsuzlaşır ve keyifsizleşir. Angaryaya döner. Bir erkekle bir kadının, bir anne ile çocuğunun, bir yazar ile yazdığı yazı arasındaki ilişki misali. Benim ilişkilerim de hep böyle oldu açıkçası. Pembe iken, Maviye dönüştü. Çürüdü, mutsuzlaştı ve keyifsizleşti ama, bu kadar renk analizi yeter.
Jism kelimesine bakalım. Basit tabirle, atmık demektir bu kelime. Boşalma sonucu ortaya çıkan şu sıvı. Şarkı için o kadar uygun bir isim olmuş ki, başka bir isim konsaydı, sanırım yarım kalırdı bu şarkı. Neden mi Jism bu şarkının ismi? Açıklayayım. Şizotipal bir orgazm yaşarsınız bu şarkıyı dinlerken. Bir şizotipalin yalnızlığını hissedersiniz, zira kimse yoktur yanınızda bu şarkıyı dinlerken, bu orgazmı yaşarken. Ruhunuzun spermini, karanlığın rahmine boşaltırsınız.
Bu boşalmanın neticesinde, gayrimeşru bir umutsuzluğun tohumları atılır. Bu doğan umutsuzluğu ise hangi renkle besleyeceğiniz size kalmış, ama istediğiniz kadar pembeye boyasanız da onu, maviye karışacak onun rengi de, günü geldiğinde.
Pembe, mavilere karışıyor yine. Tindersticksin, yazının başlığına kaynaklık eden bu şarkısını dinleyenler bilir. Böyle der şarkıda, pembe, mavilere karışıyor yine. Kulağa basit gelse de bu tümce, değil. Edebi açıdan bir analizini yapalım bu cümlenin, hadi.
Pembe kelimesine bakalım; bir renk.
Mecazi olarak, Türkçedeki tozpembe kelimesini biraz andıran bir anlamı var.
Bir olayın en güzel dönemini anlatır pembe kelimesi. En verimli, en eğlenceli, en şevkli, en haz dolu dönemleri anlatır. Maviye gelince. Mavi, çoğu kişide umudu çağrıştırsa da, ingiliz Edebiyatında mutsuzluğu, keyifsizliği ve çürümüşlüğü temsil eder. Bu yüzden, pembe maviye karıştığında şarkıdaki gibi; bir ilişkinin çözümlemesinin yapıldığını söyleyebiliriz. Her ilişki güzel başlar, pembe başlar. En güzel dönemleri pembedir, ondan sonra bir şeyler kırılır, dökülür, çürür. Dolu taneleriyle vurulmuş olgun meyvelere döner uzun lafın kısası. Mavileşir. Çürür, mutsuzlaşır ve keyifsizleşir. Angaryaya döner. Bir erkekle bir kadının, bir anne ile çocuğunun, bir yazar ile yazdığı yazı arasındaki ilişki misali. Benim ilişkilerim de hep böyle oldu açıkçası. Pembe iken, Maviye dönüştü. Çürüdü, mutsuzlaştı ve keyifsizleşti ama, bu kadar renk analizi yeter.
Jism kelimesine bakalım. Basit tabirle, atmık demektir bu kelime. Boşalma sonucu ortaya çıkan şu sıvı. Şarkı için o kadar uygun bir isim olmuş ki, başka bir isim konsaydı, sanırım yarım kalırdı bu şarkı. Neden mi Jism bu şarkının ismi? Açıklayayım. Şizotipal bir orgazm yaşarsınız bu şarkıyı dinlerken. Bir şizotipalin yalnızlığını hissedersiniz, zira kimse yoktur yanınızda bu şarkıyı dinlerken, bu orgazmı yaşarken. Ruhunuzun spermini, karanlığın rahmine boşaltırsınız.
Bu boşalmanın neticesinde, gayrimeşru bir umutsuzluğun tohumları atılır. Bu doğan umutsuzluğu ise hangi renkle besleyeceğiniz size kalmış, ama istediğiniz kadar pembeye boyasanız da onu, maviye karışacak onun rengi de, günü geldiğinde.
sıcacık, içten bir tindersticks şarkısı.
yakan, yakıcı, yakacak tindersticks parçası
If she'd have known
She'd have shown me
I need to taste her pain
For encouragement
If she'd have known
She'd have shown me
I need to taste her pain
For accomplishment
See, I can only take it out on you
There's no-one else I can trust
See, I can only take it out on you
There's no-one else but us around
You hide these things so well
There's no finding
You hide these things so well
There's no finding, no finding
These runs into the blue
There are no edges
How do I know where you are now?
These paper cuts
Need those gravel grind
Need those pictures to wake me
Give up the drugs
Take the power I offer
Oh the deeper I go
The further I fall
The more I know
The tighter your grip around me
So easily broken
Running down your skin
And the pain runs into the blue
If there's ever anyone else, I'll understand
And kill them
And I'll overflow your every inlet
You will not cough and spit
You awoke from the end
And I tell you with my tongue between your toes
If there's ever anyone else
Don't let them do this
And I'll laugh and revel
As you scratch and crawl
If there's ever anyone else
Just show them the ugly mess
You hide these things so well
There's no finding
You hide these things so well
There's no finding, no finding
If she'd have known
She'd have shown me
I need to taste her pain
For encouragement
If she'd have known
She'd have shown me
I need to taste her pain
For accomplishment
See, I can only take it out on you
There's no-one else I can trust
See, I can only take it out on you
There's no-one else but us around
You hide these things so well
There's no finding
You hide these things so well
There's no finding, no finding
These runs into the blue
There are no edges
How do I know where you are now?
These paper cuts
Need those gravel grind
Need those pictures to wake me
Give up the drugs
Take the power I offer
Oh the deeper I go
The further I fall
The more I know
The tighter your grip around me
So easily broken
Running down your skin
And the pain runs into the blue
If there's ever anyone else, I'll understand
And kill them
And I'll overflow your every inlet
You will not cough and spit
You awoke from the end
And I tell you with my tongue between your toes
If there's ever anyone else
Don't let them do this
And I'll laugh and revel
As you scratch and crawl
If there's ever anyone else
Just show them the ugly mess
You hide these things so well
There's no finding
You hide these things so well
There's no finding, no finding
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar