bugün
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı3
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- 30 ağustos zafer bayramı14
- beklenti2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- tai lung44
- 0 0 713
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı4
- şarap2
- türklerin türkiye de asimile olması4
- ekt2
- sözlüğün en bohem yazarı5
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- gelin promosyonu2
- diamond bey birader elmas beydir2
- rafael leao33
- baldız baldan tatlıdır3
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- abd greko roma ve juda sentezini temel alır2
- amerika birleşik devletleri2
- cem yılmaz7
- kadir mısıroğlu'nun dedelerini denize döktük2
- tarihsizlik3
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı2
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- aleksey batrakov11
- mustafa kemal atatürk6
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- tom holland5
- cumhur ittifakı2
- rafael leao victor osimhen leroy sane9
- galatasaray korkusu2
- menzil cemaati ne üretiyor9
- muhabbeti sarmayan kız3
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- fenerbahçe24
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sarapci koala73
- murat ağırel3
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- futbol10
- ne kadar şanslı birisin2
- övülmekten hoşlanmayan insan2
- junko furuta2
- tarkan'ın saçlarını kestirmesi2
- arkadaşlar hesabı silicem14
tablolarında denizi işleyen ressam.
denize olan düşkünlüğümden midir nedir en sevdiğim ressamdır. tablolarını yapmak ayrı bir zevktir.
denize olan düşkünlüğümden midir nedir en sevdiğim ressamdır. tablolarını yapmak ayrı bir zevktir.
yaptığı deniz resimleriyle 'olmaz böyle şey dedirten' aşmış rus ressam. tam ismi ivan constantinovich aivazovsky'dir.
ivan Aivazovsky'nin hikayesi sanat tarihinde emsalsizdir. Gösterişsiz bir Karadeniz limanından gelen bu fikir çocuk, hayatının sonunda dünyada en fazla tanınan 19. yüzyıl Rus ressamı olmuştur. Komşusunun duvarına kömürle yaptığı çizim, ona St. Petersburg imparatorluk Akademisi'nde burs yolunu açmıştır. Uluslar arası üne yirmili yaşlarında ulaşmıştır: Dünyanın dört bir yanındaki sergileri muazzam kalabalıklar çekmiş ve ona, Horace Vernet ve William Turner gibi kişilerin hayrınlığını kazandırmıştır. Her yeri gezmiş ve nereye gittiyse çoşkulu bir şekilde ağırlamıştır, beş Avrupa akademisine üye seçilmiş ve kişisel olarak dört Rus imparatoru tınımıştır.
Onun hayatı neredeyse tüm 19. yüzyılı kapsar; 1900 yılında seksen üç yaşında ölmüştür. Aivazovsky, uzun ve renkli kaiyeri boyca altı binden fazla resim yaptığını ifade etmiştir. Bugün, çalışmaları sürekli olarak satış salonlarından geçmekte ve koleksiyonerler tarafından ısrarla aranmaktadır. Buna rağmen, ingilizce konuşulan ülkelerde hiçbir zaman kendisine adanmış bir monografi olmamıştır.
Sanatçının ölümünün yüzünoü yılında yayınlanan bu kitap, sözü edilen eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır. Burada, pekçoğu ilk defa olmak üzere Aivazovsky'nin iki yüzden fazla eseri yayınlanmaktadır. Yaşamı sırasında başlı başına bir kurum ve Avrupa deniz resmini yeni bir düzeye taşıyan kusursuz bir yetenek olarak kabul edilen sanatçı, son derececanlı bir metinle bizlere tanıtılmaktadır * *
(bkz: denizler şehirler ve düşler)
Aivazovsky, 1817 yılında Kırım'da bir Karadeniz Liman şehri olan Feodosiya'da dünyaya gelmiştir. Feodosiya tarihi ve coğrafi özellikleriyle Aivazovsky'nin sanatçı kişiliğinin gelişmesine önemli ölçüde etki etmiştir. Şehir, Karadeniz'in kuzeyinde yer alan Kırım'ın doğusunda konumlanmaktadır. Civarındaki kırsalın hemen dışında yükselen birkaç küçük tepe dışında büyük ölçüde düzlük olan Feodosiya, böylece geniş ufuklu görünümlere olanak sağlamaktadır.
Ayrıca 19. yüzyılın Rus imparatorluğu topraklarında Akdeniz iklimine yakın olan bölgede bulunmaktadır.Şehrin tarihi, M.Ö.6.yüzyıla uzanmaktadır. Buraya ilk olarak Helen kolonileşme çağında Miletos'tan gelen Grekler yerleşmiştir. Daha sonra M.S.3.yüzyılda Got istilasına uğramış ve ardından Hun hakimiyetine girmiştir. 13. yüzyıl başlarında Latin Haçlılar'ı dönemi yaşanmış, bundan sonra şehre Cenovalı tüccarlar hakim olmuş ve Kaffa adını vermişlerdir.
1475'te gerçekleşen Osmanlı hakimiyetiyle bu isim Kefe ya da Küçük istanbul olarak değiştirilmiştir. Osmanlı'nın gerileme döneminde, 1771'de Rusların eline geçmiş ve bundan sonra tekrar Feodosiya olarak anılmıştır. Şehrin tarihi ve deniz ticaretinin taşıdığı farklı insanlar, ona kozmopolit bir kimlik kazandırmaktaydı.
Aivazovsky'nin yetiştiği şehir; Tatarlar, Türkler, Ermeniler, Ruslar, Yahudiler ve Arapların iç içe yaşadığı bir şehirdi. Dolayısıyla Aivazovsky, günlük hayatta farklı kültür ve dillere aşinaydı.
Feodosiya; şehrin toplumsal yapısına, mimarisine ve yaşayışına yansıyan kozmopolit yapısı dışında, bir deniz şehri olmasıyla da Aivazovsky'nin üzerinde etki sahibi olmuştur. Çocukluk döneminden itibaren burada, kimi zaman süt liman kimi zaman fırtınalı, gün doğarken ve gün batarken, denizin tüm değişen hallerini gözlemleyebilmektedir.Aivazovsky küçük yaşlardan itibaren resme ilgi göstermiştir. Sanatçı, 1887 tarihli bir resminde kendisini küçük bir çocuk olarak Feodosiya'ya hakim bir yükseklikten şehri resmederken tasvir etmiştir. Resmin üzerinde "1825'te Aivaz." yazmaktadır. Kendisinin hayatının çok erken bir döneminde, henüz 8 yaşında resme duyduğu ilgiyi ortaya koyan bu resim, aynı zamanda Feodosiya'nın onun üzerinde bıraktığı etkiyi de ifade etmektedir.
Ailesinin tanıklıklarına göre, çocukken evlerin duvarlarına kömürden çizimler yapıyordu. Onun bu ilgisi, babasının şehrin mimarı olan arkadaşı Koch tarafından değerlendirilmiş ve Koch çocuğa resim üzerine perspektif gibi temel bazı bilgileri içeren dersler vermiştir. Bununla da kalmamış, resimlerini şehrin yöneticisi Kaznaachev'e göstermiştir. Kaznaachev, Aivazovsky'e destek vermiş ve görevi gereği Kırım'ın daha büyük bir şehri olan Simferepol'e taşındığında onu da yanında götürmüştür. Burada, St. Petersburg'la bağlantıları olan zengin ve asil Naryshkin ailesinden Natalia Feodorovna Naryshkin, onun resimlerini beğenerek St.Petersburg imparatorluk Akademisi'ndeki ressam arkadaşı Tonci'ye yollamıştır. Bunun sonucunda Aivazovsky altı yıllık bir burs kazanmıştır1833'te 15 yaşındayken St.Petersburg'a, ülkenin başkentine gitmiştir.
St.Petersburg ülkenin sadece siyasi değil, kültürel başkentidir de... Uzun zamandır katolik batıdan farklı çizgide bir kültürel gelişim süreci içerisinde olan Rusya, 18. yüzyılda batıdaki gelişmelerle ilişki içerisine girmeye başlamıştır. Bu yüzyılda; Fransa, italya ve Almanya'dan pekçok sanatçı, Rus sarayının siparişlerine yanıt vermek üzere St.Petersburg'a gelmiştir. Onların sanatsal üretimleri ve uzmanlıklarıyla sağladıkları katkılar sonucunda, 1757'de imparatorluk Akademisi kurulmuştur. Okul resmi ve akademik tarzda bir eğitim vermektedir.19.yy. başlarında St.Petersburg'un merkezinde bulunduğu bu kültürel değişim süreci resim alanında ilk sonuçlarını vermeye başlamıştır. Pekçok Rus ressamı yetişmekte ve St. Petersburg'un sanat ortamına dahil olmaktadır. Aivazovsky'nin Akademi'de devam ettiği manzara sınıfının başında bulunan Vorobiov, atmosfer koşulları üzerinde duran ve açık hava resmini savunan bir ressamdı.
Sanat yaşamı boyunca eserlerinde atmosfer koşulları ile ilgilenmiş olan bir Aivazovsky'nin, hocasından etkilenmiş olduğu, en azından varolan ilgilerinin hocasının yaklaşımıyla örtüştüğü anlaşılmaktadır. Öğrenciyken, Akademi başkanı Olenin'in tavsiyesi üzerine Akademi sergisi için deniz ve atmosfer koşullarını konu alan Deniz Üzerinde Hava Çalışması adlı resmi yapması, kariyerinin başlangıcında sanatsal çizgisinin şekillenmeye başladığını ortaya koymaktadır. Resim, Akademi sergisinde yer almış ve büyük bir başarı göstererek gümüş madalya kazanmıştır.Bu başarı, Aivazovsky'nin imparator I. Nicholas'ın takdirini kazanmasına ve onunla tanışmasına olanak sağlamış; imparator, Baltık Donanması ile Finlandiya Körfezi'ne deneme seferi yapacak olan oğlu Grandük Konstantin Nikolaievich'e eşlik etmesini istemiştir. Bu deneyim, Aivazovsky'nin deniz üzerindeki yaşantıyı ilk elden görmesi ve imparatorluk donanması ile hayatı boyunca sürecek olan yakın ilişkinin başlangıcı olması açısından önemlidir.
Sanatçı, 1836 Akademi sergisine yedi resimle katılmıştır. Bunlardan birisi üç yıldır görmediği Feodosiya şehrini betimlemektedir. Aivazovsky, resimlerini doğrudan doğadan çalışarak üretmemektedir. Yaptığı ön çizimlerden ve hafızasından yararlanmaktadır. Aivazovsky, bu sergide ünlü Rus şair Pushkin'le tanışma fırsatını da bulur. Pushkin ve onun şiirleri Aivazovsky'i derinden etkilemiştir.
1837 yılında, deniz manzarası resmindeki dikkat çekici başarısından dolayı altın madalya ile ödüllendirilen Aivazovsky, Akademi'den mezun olmuş ve Rusya'nın deniz görünümlerini resmetmek üzere iki yaz için Kırım'a yollanmıştır. Normalde Akademi ümit veren öğrencileri italya'ya yollamaktaydı, ancak bu dönemde Rus sanatında toplumsallık tartışmaları gündeme gelmiştir ve resimlerinde Rus köylüsünü ve onların günlük hayatını konu edinen Alexei Venetsianov şu çıkışı yapmaktadır: "Atalarımızın ulusal kostümü Romalılarınkinden daha az renkli değildir ve bir Rus köylüsünün sade gömleği bir Yunan tuniği kadar güzeldir."
Bu koşullarda bir Rus ressamı tarafından yapılmış Rusya görünümleri önem kazanmaktaydı. Aivazovsky, Kırım'ın güney sahillerine yaptığı gezi dışında, Karadeniz donanmasının askeri seferlerine katılmış ve iki yıl içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaları Akademi'ye sunduktan sonra 1840'ta italya'ya gitmiştir.Rönesans'ın doğduğu topraklarda çeşitli yerleri ziyaret etmiş burada tanıştığı ünlü Rus yazar Gogol ile birlikte yolculuk etmiştir. Ayrıca, Roma'da ingiliz romantik ressam Turner'la tanışmış ve ünlü ressam onun resimlerinden etkilenerek; "Sizin sanatınız yüksek ve güçlü çünkü siz dehadan ilham alıyorsunuz" diye yazmıştır. Papa 16. Gregory'nin, Aivazovsky'nin ünlü Kaos adlı resmini Vatikan için satın alması gibi başarı haberleri St.Petersburg'ta yankılanmaktadır. Bir Rus ressamın batı sanatı çevrelerinde kazandığı başarı, Rusya'nın batı uygarlığının akışına dahil olma sürecinde özellikle önem taşımaktadır.Aivazovsky, Rusya'nın batı kültürüne armağan ettiği ilk uluslar arası düzeyde ressam olarak Rus sarayı tarafından hararetle desteklenmiştir.
Sanatçı, 1892'de batı resim sanatının iki önemli merkezi, ingiltere ve Hollanda'yı ziyaret etmiş ve bu ülkelerdeki deniz resmi geleneğini incelemiştir, kendisi de deniz konusu üzerine çalışmıştır. Aynı yılın Paris sergisine katılan tek Rus sanatçısı olarak, sanat çevrelerinden büyük övgüler kazanmıştır. Paris'e yerleşip Fransız vatandaşlığına geçeceği dedikoduları üzerine, 1844 yılında St.Petersburg'a geri dönmüştür. Burada büyük bir coşkuyla karşılanmıştır. Bu süreçte, donanma ile ilişkileri resmiyete kazanmış ve Rusya'da denizciliğin tarihine ve genel olarak donanmaya adanmış bir seri resim yapmakla görevlendirilmiştir.Aivazovsky, dünyanın dört bir yanını ziyaret etmiş bir sanatçıdır. ingiltere'den italya'ya, Hollanda'dan Portekiz'e Avrupa'nın pek çok ülkesini, Mısır'ı (1869) ve A.B.D'ni gezmiş, buralardan çeşitli birikimler edinmiş ve ününü dünyanın her köşesine yaymıştır. Ama onu dünyada en fazla etkileyen köşe istanbul olmuştur.
Aivazovsky, 1845 yılında, Grandük Konstantin Nikolaievich ile birlikte; Anadolu, Ege Adaları ve Doğu Akdeniz'e yapılan bir geziye katılmıştır. Gezinin durakları arasında istanbul ve Truva da vardır. Geziden hemen sonra 1846'da Feodosiya'da düzenlediği sergi ile ilgili belgelerden birinde şu satırlar yer almaktadır: "Üç küçük manzaradan en çok Truva'yı beğendim. Onda bir tür hüzünlü şiirsellik var ki herşeyden önce bunu ifade etmek istiyor."
istanbul'a ilk ziyaretini içeren bu gezinin ardından, 1846'da Karadeniz donanmasıyla bazı manevralara katılmıştır. Bu dönemde doğduğu şehir olan Feodosiya'ya yerleşmiştir. Sanatçı doğduğu şehre hayatı boyunca bağlı kalmış ve sarayla olan bağlantılarını da kullanarak Feodosiya'ya bir liman, tren yolu ve arkeoloji müzesi gibi çok sayıda katkı sağlamıştır. Şehrin merkezi kişiliği ve adeta gayrı-resmi yöneticisi olmuştur. Bu arada St.Petersburg ve sarayla ilişkilerini hiçbir zaman koparmamış, hatta imparatorluk ailesini kendi evinde ağırlamıştır. Kırım Savaşı nedeniyle 1854-7 arasında denizden uzak olan Karkov'da yaşayan Aivazovsky, savaşın sona ermesiyle Paris'e gitmiştir. Burada bir sergi düzenlemiş ve II. Napoleon tarafından Legion d'Honneur ile ödüllendirilmiştir. Kırım'a dönüş yolculuğu sırasında bir kez daha istanbul'a uğramıştır.1860-80 arasında Kafkasya (1868), Mısır (1869) Fransa ve italya (1872), istanbul (1874) ve Hollanda, italya, Fransa (1878) gezileri yapmıştır. Hayatının son yirmi yılını, 1880'de bir sanat galerisi açtığı Feodosiya'da geçirmiştir. Bu arada Feodosoya, St.Petersburg ve Moskova'da çok sayıda sergi açmıştır. 1892'de A.B.D.'ye gitmiştir ve burada özellikle Niagara şelalelerinden etkilenmiştir.
18 Nisan 1900'de evindeki atölyesinde bir Türk gemisinin patlaması üzerinde çalışmaya başlamış, ertesi gün 83 yaşında ani bir beyin kanamasıyla şövalesinin başında ölmüştür.
Sultan Abdülmecit'in daveti üzerine 1845 yılında istanbul'a gelen sanatçı, 1845-1890 arasında bu kente toplam sekiz defa seyahat yaptı. istanbul'da bulunduğu bu uzun süre zarfında Osmanlı sultanlarından Abdülmecit, Abdülaziz ve II. Abdülhamit, tarafından saray ressamı olarak himaye edildi. Burada yaptığı resimlerden 30 kadarı bugün Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Türkiye'nin diğer bazı müzelerinde sergilenmektedir.
Kaynak: istanbul Sanat Evi - http://www.istanbulsanatevi.com/
ivan Aivazovsky'nin hikayesi sanat tarihinde emsalsizdir. Gösterişsiz bir Karadeniz limanından gelen bu fikir çocuk, hayatının sonunda dünyada en fazla tanınan 19. yüzyıl Rus ressamı olmuştur. Komşusunun duvarına kömürle yaptığı çizim, ona St. Petersburg imparatorluk Akademisi'nde burs yolunu açmıştır. Uluslar arası üne yirmili yaşlarında ulaşmıştır: Dünyanın dört bir yanındaki sergileri muazzam kalabalıklar çekmiş ve ona, Horace Vernet ve William Turner gibi kişilerin hayrınlığını kazandırmıştır. Her yeri gezmiş ve nereye gittiyse çoşkulu bir şekilde ağırlamıştır, beş Avrupa akademisine üye seçilmiş ve kişisel olarak dört Rus imparatoru tınımıştır.
Onun hayatı neredeyse tüm 19. yüzyılı kapsar; 1900 yılında seksen üç yaşında ölmüştür. Aivazovsky, uzun ve renkli kaiyeri boyca altı binden fazla resim yaptığını ifade etmiştir. Bugün, çalışmaları sürekli olarak satış salonlarından geçmekte ve koleksiyonerler tarafından ısrarla aranmaktadır. Buna rağmen, ingilizce konuşulan ülkelerde hiçbir zaman kendisine adanmış bir monografi olmamıştır.
Sanatçının ölümünün yüzünoü yılında yayınlanan bu kitap, sözü edilen eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır. Burada, pekçoğu ilk defa olmak üzere Aivazovsky'nin iki yüzden fazla eseri yayınlanmaktadır. Yaşamı sırasında başlı başına bir kurum ve Avrupa deniz resmini yeni bir düzeye taşıyan kusursuz bir yetenek olarak kabul edilen sanatçı, son derececanlı bir metinle bizlere tanıtılmaktadır * *
(bkz: denizler şehirler ve düşler)
Aivazovsky, 1817 yılında Kırım'da bir Karadeniz Liman şehri olan Feodosiya'da dünyaya gelmiştir. Feodosiya tarihi ve coğrafi özellikleriyle Aivazovsky'nin sanatçı kişiliğinin gelişmesine önemli ölçüde etki etmiştir. Şehir, Karadeniz'in kuzeyinde yer alan Kırım'ın doğusunda konumlanmaktadır. Civarındaki kırsalın hemen dışında yükselen birkaç küçük tepe dışında büyük ölçüde düzlük olan Feodosiya, böylece geniş ufuklu görünümlere olanak sağlamaktadır.
Ayrıca 19. yüzyılın Rus imparatorluğu topraklarında Akdeniz iklimine yakın olan bölgede bulunmaktadır.Şehrin tarihi, M.Ö.6.yüzyıla uzanmaktadır. Buraya ilk olarak Helen kolonileşme çağında Miletos'tan gelen Grekler yerleşmiştir. Daha sonra M.S.3.yüzyılda Got istilasına uğramış ve ardından Hun hakimiyetine girmiştir. 13. yüzyıl başlarında Latin Haçlılar'ı dönemi yaşanmış, bundan sonra şehre Cenovalı tüccarlar hakim olmuş ve Kaffa adını vermişlerdir.
1475'te gerçekleşen Osmanlı hakimiyetiyle bu isim Kefe ya da Küçük istanbul olarak değiştirilmiştir. Osmanlı'nın gerileme döneminde, 1771'de Rusların eline geçmiş ve bundan sonra tekrar Feodosiya olarak anılmıştır. Şehrin tarihi ve deniz ticaretinin taşıdığı farklı insanlar, ona kozmopolit bir kimlik kazandırmaktaydı.
Aivazovsky'nin yetiştiği şehir; Tatarlar, Türkler, Ermeniler, Ruslar, Yahudiler ve Arapların iç içe yaşadığı bir şehirdi. Dolayısıyla Aivazovsky, günlük hayatta farklı kültür ve dillere aşinaydı.
Feodosiya; şehrin toplumsal yapısına, mimarisine ve yaşayışına yansıyan kozmopolit yapısı dışında, bir deniz şehri olmasıyla da Aivazovsky'nin üzerinde etki sahibi olmuştur. Çocukluk döneminden itibaren burada, kimi zaman süt liman kimi zaman fırtınalı, gün doğarken ve gün batarken, denizin tüm değişen hallerini gözlemleyebilmektedir.Aivazovsky küçük yaşlardan itibaren resme ilgi göstermiştir. Sanatçı, 1887 tarihli bir resminde kendisini küçük bir çocuk olarak Feodosiya'ya hakim bir yükseklikten şehri resmederken tasvir etmiştir. Resmin üzerinde "1825'te Aivaz." yazmaktadır. Kendisinin hayatının çok erken bir döneminde, henüz 8 yaşında resme duyduğu ilgiyi ortaya koyan bu resim, aynı zamanda Feodosiya'nın onun üzerinde bıraktığı etkiyi de ifade etmektedir.
Ailesinin tanıklıklarına göre, çocukken evlerin duvarlarına kömürden çizimler yapıyordu. Onun bu ilgisi, babasının şehrin mimarı olan arkadaşı Koch tarafından değerlendirilmiş ve Koch çocuğa resim üzerine perspektif gibi temel bazı bilgileri içeren dersler vermiştir. Bununla da kalmamış, resimlerini şehrin yöneticisi Kaznaachev'e göstermiştir. Kaznaachev, Aivazovsky'e destek vermiş ve görevi gereği Kırım'ın daha büyük bir şehri olan Simferepol'e taşındığında onu da yanında götürmüştür. Burada, St. Petersburg'la bağlantıları olan zengin ve asil Naryshkin ailesinden Natalia Feodorovna Naryshkin, onun resimlerini beğenerek St.Petersburg imparatorluk Akademisi'ndeki ressam arkadaşı Tonci'ye yollamıştır. Bunun sonucunda Aivazovsky altı yıllık bir burs kazanmıştır1833'te 15 yaşındayken St.Petersburg'a, ülkenin başkentine gitmiştir.
St.Petersburg ülkenin sadece siyasi değil, kültürel başkentidir de... Uzun zamandır katolik batıdan farklı çizgide bir kültürel gelişim süreci içerisinde olan Rusya, 18. yüzyılda batıdaki gelişmelerle ilişki içerisine girmeye başlamıştır. Bu yüzyılda; Fransa, italya ve Almanya'dan pekçok sanatçı, Rus sarayının siparişlerine yanıt vermek üzere St.Petersburg'a gelmiştir. Onların sanatsal üretimleri ve uzmanlıklarıyla sağladıkları katkılar sonucunda, 1757'de imparatorluk Akademisi kurulmuştur. Okul resmi ve akademik tarzda bir eğitim vermektedir.19.yy. başlarında St.Petersburg'un merkezinde bulunduğu bu kültürel değişim süreci resim alanında ilk sonuçlarını vermeye başlamıştır. Pekçok Rus ressamı yetişmekte ve St. Petersburg'un sanat ortamına dahil olmaktadır. Aivazovsky'nin Akademi'de devam ettiği manzara sınıfının başında bulunan Vorobiov, atmosfer koşulları üzerinde duran ve açık hava resmini savunan bir ressamdı.
Sanat yaşamı boyunca eserlerinde atmosfer koşulları ile ilgilenmiş olan bir Aivazovsky'nin, hocasından etkilenmiş olduğu, en azından varolan ilgilerinin hocasının yaklaşımıyla örtüştüğü anlaşılmaktadır. Öğrenciyken, Akademi başkanı Olenin'in tavsiyesi üzerine Akademi sergisi için deniz ve atmosfer koşullarını konu alan Deniz Üzerinde Hava Çalışması adlı resmi yapması, kariyerinin başlangıcında sanatsal çizgisinin şekillenmeye başladığını ortaya koymaktadır. Resim, Akademi sergisinde yer almış ve büyük bir başarı göstererek gümüş madalya kazanmıştır.Bu başarı, Aivazovsky'nin imparator I. Nicholas'ın takdirini kazanmasına ve onunla tanışmasına olanak sağlamış; imparator, Baltık Donanması ile Finlandiya Körfezi'ne deneme seferi yapacak olan oğlu Grandük Konstantin Nikolaievich'e eşlik etmesini istemiştir. Bu deneyim, Aivazovsky'nin deniz üzerindeki yaşantıyı ilk elden görmesi ve imparatorluk donanması ile hayatı boyunca sürecek olan yakın ilişkinin başlangıcı olması açısından önemlidir.
Sanatçı, 1836 Akademi sergisine yedi resimle katılmıştır. Bunlardan birisi üç yıldır görmediği Feodosiya şehrini betimlemektedir. Aivazovsky, resimlerini doğrudan doğadan çalışarak üretmemektedir. Yaptığı ön çizimlerden ve hafızasından yararlanmaktadır. Aivazovsky, bu sergide ünlü Rus şair Pushkin'le tanışma fırsatını da bulur. Pushkin ve onun şiirleri Aivazovsky'i derinden etkilemiştir.
1837 yılında, deniz manzarası resmindeki dikkat çekici başarısından dolayı altın madalya ile ödüllendirilen Aivazovsky, Akademi'den mezun olmuş ve Rusya'nın deniz görünümlerini resmetmek üzere iki yaz için Kırım'a yollanmıştır. Normalde Akademi ümit veren öğrencileri italya'ya yollamaktaydı, ancak bu dönemde Rus sanatında toplumsallık tartışmaları gündeme gelmiştir ve resimlerinde Rus köylüsünü ve onların günlük hayatını konu edinen Alexei Venetsianov şu çıkışı yapmaktadır: "Atalarımızın ulusal kostümü Romalılarınkinden daha az renkli değildir ve bir Rus köylüsünün sade gömleği bir Yunan tuniği kadar güzeldir."
Bu koşullarda bir Rus ressamı tarafından yapılmış Rusya görünümleri önem kazanmaktaydı. Aivazovsky, Kırım'ın güney sahillerine yaptığı gezi dışında, Karadeniz donanmasının askeri seferlerine katılmış ve iki yıl içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaları Akademi'ye sunduktan sonra 1840'ta italya'ya gitmiştir.Rönesans'ın doğduğu topraklarda çeşitli yerleri ziyaret etmiş burada tanıştığı ünlü Rus yazar Gogol ile birlikte yolculuk etmiştir. Ayrıca, Roma'da ingiliz romantik ressam Turner'la tanışmış ve ünlü ressam onun resimlerinden etkilenerek; "Sizin sanatınız yüksek ve güçlü çünkü siz dehadan ilham alıyorsunuz" diye yazmıştır. Papa 16. Gregory'nin, Aivazovsky'nin ünlü Kaos adlı resmini Vatikan için satın alması gibi başarı haberleri St.Petersburg'ta yankılanmaktadır. Bir Rus ressamın batı sanatı çevrelerinde kazandığı başarı, Rusya'nın batı uygarlığının akışına dahil olma sürecinde özellikle önem taşımaktadır.Aivazovsky, Rusya'nın batı kültürüne armağan ettiği ilk uluslar arası düzeyde ressam olarak Rus sarayı tarafından hararetle desteklenmiştir.
Sanatçı, 1892'de batı resim sanatının iki önemli merkezi, ingiltere ve Hollanda'yı ziyaret etmiş ve bu ülkelerdeki deniz resmi geleneğini incelemiştir, kendisi de deniz konusu üzerine çalışmıştır. Aynı yılın Paris sergisine katılan tek Rus sanatçısı olarak, sanat çevrelerinden büyük övgüler kazanmıştır. Paris'e yerleşip Fransız vatandaşlığına geçeceği dedikoduları üzerine, 1844 yılında St.Petersburg'a geri dönmüştür. Burada büyük bir coşkuyla karşılanmıştır. Bu süreçte, donanma ile ilişkileri resmiyete kazanmış ve Rusya'da denizciliğin tarihine ve genel olarak donanmaya adanmış bir seri resim yapmakla görevlendirilmiştir.Aivazovsky, dünyanın dört bir yanını ziyaret etmiş bir sanatçıdır. ingiltere'den italya'ya, Hollanda'dan Portekiz'e Avrupa'nın pek çok ülkesini, Mısır'ı (1869) ve A.B.D'ni gezmiş, buralardan çeşitli birikimler edinmiş ve ününü dünyanın her köşesine yaymıştır. Ama onu dünyada en fazla etkileyen köşe istanbul olmuştur.
Aivazovsky, 1845 yılında, Grandük Konstantin Nikolaievich ile birlikte; Anadolu, Ege Adaları ve Doğu Akdeniz'e yapılan bir geziye katılmıştır. Gezinin durakları arasında istanbul ve Truva da vardır. Geziden hemen sonra 1846'da Feodosiya'da düzenlediği sergi ile ilgili belgelerden birinde şu satırlar yer almaktadır: "Üç küçük manzaradan en çok Truva'yı beğendim. Onda bir tür hüzünlü şiirsellik var ki herşeyden önce bunu ifade etmek istiyor."
istanbul'a ilk ziyaretini içeren bu gezinin ardından, 1846'da Karadeniz donanmasıyla bazı manevralara katılmıştır. Bu dönemde doğduğu şehir olan Feodosiya'ya yerleşmiştir. Sanatçı doğduğu şehre hayatı boyunca bağlı kalmış ve sarayla olan bağlantılarını da kullanarak Feodosiya'ya bir liman, tren yolu ve arkeoloji müzesi gibi çok sayıda katkı sağlamıştır. Şehrin merkezi kişiliği ve adeta gayrı-resmi yöneticisi olmuştur. Bu arada St.Petersburg ve sarayla ilişkilerini hiçbir zaman koparmamış, hatta imparatorluk ailesini kendi evinde ağırlamıştır. Kırım Savaşı nedeniyle 1854-7 arasında denizden uzak olan Karkov'da yaşayan Aivazovsky, savaşın sona ermesiyle Paris'e gitmiştir. Burada bir sergi düzenlemiş ve II. Napoleon tarafından Legion d'Honneur ile ödüllendirilmiştir. Kırım'a dönüş yolculuğu sırasında bir kez daha istanbul'a uğramıştır.1860-80 arasında Kafkasya (1868), Mısır (1869) Fransa ve italya (1872), istanbul (1874) ve Hollanda, italya, Fransa (1878) gezileri yapmıştır. Hayatının son yirmi yılını, 1880'de bir sanat galerisi açtığı Feodosiya'da geçirmiştir. Bu arada Feodosoya, St.Petersburg ve Moskova'da çok sayıda sergi açmıştır. 1892'de A.B.D.'ye gitmiştir ve burada özellikle Niagara şelalelerinden etkilenmiştir.
18 Nisan 1900'de evindeki atölyesinde bir Türk gemisinin patlaması üzerinde çalışmaya başlamış, ertesi gün 83 yaşında ani bir beyin kanamasıyla şövalesinin başında ölmüştür.
Sultan Abdülmecit'in daveti üzerine 1845 yılında istanbul'a gelen sanatçı, 1845-1890 arasında bu kente toplam sekiz defa seyahat yaptı. istanbul'da bulunduğu bu uzun süre zarfında Osmanlı sultanlarından Abdülmecit, Abdülaziz ve II. Abdülhamit, tarafından saray ressamı olarak himaye edildi. Burada yaptığı resimlerden 30 kadarı bugün Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Türkiye'nin diğer bazı müzelerinde sergilenmektedir.
Kaynak: istanbul Sanat Evi - http://www.istanbulsanatevi.com/
(bkz: ayvazovski)
1817-1900 yılları arasında yaşamış ünlü bir rus ressamdır. Küçük bir kırım şehrinde doğmuş ve ünü tüm dünyaya yayılmıştır. Hocasının etkisi ile hava koşullarını resimlerine yansıtmıştır.
Son çalışması bir osmanlı gemisi ile ilgilidir. Başladıktan bir gün sonra beyin kanaması geçirerek ölmüştür.
Son çalışması bir osmanlı gemisi ile ilgilidir. Başladıktan bir gün sonra beyin kanaması geçirerek ölmüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar