bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı83
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu13
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam18
- hamas denince akla gelenler11
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- gülşen in memeleri5
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tinto brass7
- tüm kadınları mutlu eden üç cümle2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- reha muhtar vs erol köse2
- eoka'nın amacı4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- ilk defa vurduracak kız heyecanı3
- sobaları hazırlayın7
- uludağ sözlük hata tespit ekibi3
- müslüman2
- ben geldim naneler2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- sizin derdiniz islam2
- bim vs a1012
- kişisel gelişim kitapları2
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan2
- miss universe 20265
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- kocaeli2
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- türklerin özellikleri5
- begüm polat2
- mika kase3
- nervio43
- o 8 0 diyen biri vardı5
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- müge anlı2
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- mika raun vardı nerede şimdi2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- liverpool fc4
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- cumali ceber2
Patristik felsefenin ilk döneminin adı anılmaya değer apolojistlerinden biridir. Onun esas önemi, felsefe karşısında takındığı açık ve olumlu tavırdan, ve dolayısıyla dinin felsefeye olan ihtiyacını farketmesinden kaynaklanmaktadır. Felsefenin mahiyeti, değeri ve öneminin, çok sayıda felsefe okulunun varlığından da çıkartılacağı üzere, insanların pek çoğu tarafından farkedilemediğini savunan Iustinus’a göre; felsefe Tanrı’nın insana sunduğu, onu Tanrı yoluna sokan, en değerli armağandır.
O, felsefeyi önce Stoalılardan öğrenmeye çalışmış, Stoalıların Tanrı anlayışını beğenmeyince, önce bir Peripatetiğin, sonra da bir Pitagorasçının öğrencisi olmuştur. En nihayetinde, Platoncu felsefeye yönelen Iustinus, maddi olmayan gerçeklikler olarak idealar öğretisinden çok etkilenmiş, bu çerçeve içinde Tanrı’ya, iyi ideasına ilişkin açık bir görüye ulaşmayı beklerken Yunan felsefesinin yetersizliği nedeniyle Hristiyanlığa dönmüştür. Iustinus, bu dönüşün ardından, Tanrı’ya ilişkin sağlam, kesin ve emin bilgiye doğru felsefeye, ancak vahyin kabul edilmesi suretiyle ulaşılabileceğini öne sürmeye başlamış olmakla birlikte, maddi olmayan dünya ve özün ötesindeki varlık öğretisi nedeniyle, Platon’u övmeye devam etmiştir.
O, ayrıca Platon’un fail nedeni olan Demiurgos'u aynı adla kullanmış, ölümden sonraki ödül ve ceza söz konusu olduğunda, Hristiyanlıkla Platon’un öğretisi arasındaki benzerliklere işaret etmiştir. Bununla yetinmeyip, Sokrates’le isa’nın durumu arasında bir koşutluk kuran Iustinus'a göre, nasıl ki insanları doğru yola getirmeye çalışan Sokrates’e dinsizlik suçlaması yöneltildiyse, isa da ateizm suçlamasına muhatap olmuştur. Onun gözünde başta Sokrates olmak üzere, Platon ve diğer filozoflar Hristiyan vahyinin yetkin bir tarzda ortaya koyduğu hakikatin tohumlarına sahip olmuşlardır.
Iustinus, Aristeides’in öncülüğünü yaptığı teolojinin kapsamına irade özgürlüğü problemini dahil etmiştir. O, insan eylemlerinin, özellikle determinist Stoalıların düşündüğü gibi, belirlenmiş olmadığını, insanların özgür seçimlerine bağlı olarak, doğru ya da yanlış davranışlarda bulunduklarını öne sürmüştür. ilk günahtan pek söz etmeyen Iustinus'a göre, insan, iradesi özgür olduğu ve Stoalıların iddia etmiş oldukları gibi, değişmez bir yazgıya tâbi olmadığı için, eylemlerinden tamamen sorumludur. Felsefeyle teoloji ya da ilâhiyat arasında bir ayırım yapmayan Iustinus'a göre, tek bir hakikî bilgelik, ifadesini isa’da bulan ve isa aracılığıyla vahyedilen tek bir felsefe vardır. Bu felsefede, Hristiyanlıktan başkası değildir; Yunan felsefesinin en iyi ögeleri, özellikle de Platon’un felsefesi, Hristiyanlık için bir hazırlık olmaktan öteye geçemez.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Iustinus
O, felsefeyi önce Stoalılardan öğrenmeye çalışmış, Stoalıların Tanrı anlayışını beğenmeyince, önce bir Peripatetiğin, sonra da bir Pitagorasçının öğrencisi olmuştur. En nihayetinde, Platoncu felsefeye yönelen Iustinus, maddi olmayan gerçeklikler olarak idealar öğretisinden çok etkilenmiş, bu çerçeve içinde Tanrı’ya, iyi ideasına ilişkin açık bir görüye ulaşmayı beklerken Yunan felsefesinin yetersizliği nedeniyle Hristiyanlığa dönmüştür. Iustinus, bu dönüşün ardından, Tanrı’ya ilişkin sağlam, kesin ve emin bilgiye doğru felsefeye, ancak vahyin kabul edilmesi suretiyle ulaşılabileceğini öne sürmeye başlamış olmakla birlikte, maddi olmayan dünya ve özün ötesindeki varlık öğretisi nedeniyle, Platon’u övmeye devam etmiştir.
O, ayrıca Platon’un fail nedeni olan Demiurgos'u aynı adla kullanmış, ölümden sonraki ödül ve ceza söz konusu olduğunda, Hristiyanlıkla Platon’un öğretisi arasındaki benzerliklere işaret etmiştir. Bununla yetinmeyip, Sokrates’le isa’nın durumu arasında bir koşutluk kuran Iustinus'a göre, nasıl ki insanları doğru yola getirmeye çalışan Sokrates’e dinsizlik suçlaması yöneltildiyse, isa da ateizm suçlamasına muhatap olmuştur. Onun gözünde başta Sokrates olmak üzere, Platon ve diğer filozoflar Hristiyan vahyinin yetkin bir tarzda ortaya koyduğu hakikatin tohumlarına sahip olmuşlardır.
Iustinus, Aristeides’in öncülüğünü yaptığı teolojinin kapsamına irade özgürlüğü problemini dahil etmiştir. O, insan eylemlerinin, özellikle determinist Stoalıların düşündüğü gibi, belirlenmiş olmadığını, insanların özgür seçimlerine bağlı olarak, doğru ya da yanlış davranışlarda bulunduklarını öne sürmüştür. ilk günahtan pek söz etmeyen Iustinus'a göre, insan, iradesi özgür olduğu ve Stoalıların iddia etmiş oldukları gibi, değişmez bir yazgıya tâbi olmadığı için, eylemlerinden tamamen sorumludur. Felsefeyle teoloji ya da ilâhiyat arasında bir ayırım yapmayan Iustinus'a göre, tek bir hakikî bilgelik, ifadesini isa’da bulan ve isa aracılığıyla vahyedilen tek bir felsefe vardır. Bu felsefede, Hristiyanlıktan başkası değildir; Yunan felsefesinin en iyi ögeleri, özellikle de Platon’un felsefesi, Hristiyanlık için bir hazırlık olmaktan öteye geçemez.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Iustinus
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar