bugün
- nervio tarzı entry girmek13
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi10
- jaws filmindeki sikko balik21
- orta çağda gece yolculuğu yapmak4
- muhafazakar tatil seçenekleri3
- arda güler14
- doğubank5
- atatürk ün hataları13
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- behzat ç.4
- haftanın gammazı olmak2
- horny meydan6
- flört etmeme ilkesi2
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- ülken için savaşır mısın4
- simiago erkek mi kadın mı4
- yemene asker gönderilme meselesi8
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- sinek as'ın sözlüğe vedası25
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- iltica20
- yetkisi alınan yetkili8
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar3
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- idrija2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- postojna2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral'ın görevden alınması4
- oktay saral9
- sandalet ayak bikinisidir6
- nusret altınbaş'ın adliyeye sevk edilmesi2
- insan sevmemek6
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- sözlüğün kralı9
- hintliler zenci midir4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- kaynana karı pipimi istiyin miiiii2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- hayatı günahkarlarla uğraşma boş işi2
- audi vs bmw vs mercedes2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru3
- fon vurgunu50
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- nervio6
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- ritmik cimnastik yarışması3
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- moralin çok bozuk olması6
zamandan bir ses - milliyetçi olmayan yorumlar adıyla kitap yayınlarıdan bir kitabı çıkmış güzel yazar.
"Ben Herkül Millas'ı 1986'da tanıdım; Ankara doğumlu bir Rum idi. Atletizmde Türkiye birincisi oldu. TiP'liydi. Robert Kolej'de okumuş bir inşaat mühendisi. Dünyanın herhangi bir ülkesinde azınlık olan kişi her ülkede azınlık muamelesi görür; "anavatan"ında bile. Türkiye artık gayrimüslimler için yaşanabilecek yer olmaktan çıktıktan sonra Yunanistan'a göçtü. … Herkül çok sıkıntı çekmiş bir Rum olarak, Yunanistan'a gidince birçok benzerleri gibi Yunan milliyetçisi olabilirdi... Huysuz oldu. Her şeye itiraz eden, her şeye mesafeli kalan, doğuştan muhalif, nihilist. Ama hayrettir, bu nitelikleri süblime etmeyi becerdi. Yani çok olumsuzdan kaçabilmek için çok olumluya attı kendini. Bu da onu Herkül Millas yaptı: "Varlığını Türk-Yunan varlığına (dostluğuna) armağan eden." Her türlü milliyetçiliğe, her türlü ırkçılığa, her türlü din ayrımcılığına ve saireye blok biçimde karşı çıkan. Farklılıklar arasında mutlaka bir uzlaşma zemini olduğuna inanan ve onu arayan. Kurbanlarından olduğu ayrımcılığı ortadan kaldırmaya çalışan. Her iki devletin ders kitaplarını röntgene koyup olumsuzlukları teşhir eden. Batı Trakya Türklerine Türkçe ders kitabı yazan. Yunanistan'da yaşayan Marksist kökenli bir Rum olan bir inşaat mühendisinin Mülkiye'de siyaset bilimi doktorası yaparak islamcı zaman gazetesinde köşe yazarı olması, kültürel olarak parçalanmış Türkiye'de parçalar arası ortak bir dil araması bunun sonuçlarından sadece biri olsa gerek. Ve bu sonucun anlamının üzerinde durmak gerek. Zaman'da çıkan yazılardan oluşan bu kitabın ciddi özellikleri var: Hem Türkiye'de hem Yunanistan'da okunacak biçimde yazılmış olması. Hiç taraf tutmadan, her iki tarafın da zülfü yârine dokunması. "Dokunulmaz" temalara saldırması: Tarihin bizi nasıl köleleştirdiği. "Öğrenilen" ulusal/dinsel kimliklerin bizi nasıl birbirimizin gözünü oymaya götürdüğü. Bunları AB felsefesi ve ilkeleri bağlamında mutlaka aşmak gerektiği. Son bölüm, yeni Türkiye'yi tahlil açısından daha da ilginç gelebilir: Milliyetçiliği yermek yüzünden Türk ulusalcılarının kendisine ve yazdığı gazeteye yönelttiği saldırılara karşı solcuların değil islamcıların destek vermesi olayı. Bu husus, daha düne kadar din ile milliyetçiliğin can ciğer kuzu sarması olduğu bir Türkiye'de, islamcı hareketin ekonomik ve toplumsal gelişmeler sonucu nasıl kendi "klasik" kalıpları dışına çıkmaya başladığına ilişkin ipuçları verebilir."
Baskın Oran'ın bu kitaba yazdığı Önsöz'den.
"Ben Herkül Millas'ı 1986'da tanıdım; Ankara doğumlu bir Rum idi. Atletizmde Türkiye birincisi oldu. TiP'liydi. Robert Kolej'de okumuş bir inşaat mühendisi. Dünyanın herhangi bir ülkesinde azınlık olan kişi her ülkede azınlık muamelesi görür; "anavatan"ında bile. Türkiye artık gayrimüslimler için yaşanabilecek yer olmaktan çıktıktan sonra Yunanistan'a göçtü. … Herkül çok sıkıntı çekmiş bir Rum olarak, Yunanistan'a gidince birçok benzerleri gibi Yunan milliyetçisi olabilirdi... Huysuz oldu. Her şeye itiraz eden, her şeye mesafeli kalan, doğuştan muhalif, nihilist. Ama hayrettir, bu nitelikleri süblime etmeyi becerdi. Yani çok olumsuzdan kaçabilmek için çok olumluya attı kendini. Bu da onu Herkül Millas yaptı: "Varlığını Türk-Yunan varlığına (dostluğuna) armağan eden." Her türlü milliyetçiliğe, her türlü ırkçılığa, her türlü din ayrımcılığına ve saireye blok biçimde karşı çıkan. Farklılıklar arasında mutlaka bir uzlaşma zemini olduğuna inanan ve onu arayan. Kurbanlarından olduğu ayrımcılığı ortadan kaldırmaya çalışan. Her iki devletin ders kitaplarını röntgene koyup olumsuzlukları teşhir eden. Batı Trakya Türklerine Türkçe ders kitabı yazan. Yunanistan'da yaşayan Marksist kökenli bir Rum olan bir inşaat mühendisinin Mülkiye'de siyaset bilimi doktorası yaparak islamcı zaman gazetesinde köşe yazarı olması, kültürel olarak parçalanmış Türkiye'de parçalar arası ortak bir dil araması bunun sonuçlarından sadece biri olsa gerek. Ve bu sonucun anlamının üzerinde durmak gerek. Zaman'da çıkan yazılardan oluşan bu kitabın ciddi özellikleri var: Hem Türkiye'de hem Yunanistan'da okunacak biçimde yazılmış olması. Hiç taraf tutmadan, her iki tarafın da zülfü yârine dokunması. "Dokunulmaz" temalara saldırması: Tarihin bizi nasıl köleleştirdiği. "Öğrenilen" ulusal/dinsel kimliklerin bizi nasıl birbirimizin gözünü oymaya götürdüğü. Bunları AB felsefesi ve ilkeleri bağlamında mutlaka aşmak gerektiği. Son bölüm, yeni Türkiye'yi tahlil açısından daha da ilginç gelebilir: Milliyetçiliği yermek yüzünden Türk ulusalcılarının kendisine ve yazdığı gazeteye yönelttiği saldırılara karşı solcuların değil islamcıların destek vermesi olayı. Bu husus, daha düne kadar din ile milliyetçiliğin can ciğer kuzu sarması olduğu bir Türkiye'de, islamcı hareketin ekonomik ve toplumsal gelişmeler sonucu nasıl kendi "klasik" kalıpları dışına çıkmaya başladığına ilişkin ipuçları verebilir."
Baskın Oran'ın bu kitaba yazdığı Önsöz'den.