bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği41
- from gold from dust32
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- queen ravenna ifşası15
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- bu saatte uyumama sebebi3
- pudra kokusu6
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı4
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- kelebek3
- tavuklu pilav8
- kolye143
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- crystal palace8
- fırın sütlaç8
- beşiktaş18
- akepe dönemi15
- futbol20
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- ayaklara fısıldayan adam5
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri10
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- la loba21
- true'nun çaylak olması5
- avrupa11
- ioçk'nın ifşası4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- denenecek çok şey var4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ben geldim naneler12
- nickin yanında yaş da yazsın16
- at9
- nervio'nun ayakları16
1885 yılında istanbul'da doğdu. Babası Van'lı Markar annesi istanbullu Yebrakse Topuzyandı. Soyadı kanununun çıkmasıyla birlikte Markar'ın kısaltılmışı olan Mark soyadını alır.
Feminizmin ilk özgürleştirici ışıklarını yakan kişi olarak annesini gösteren Mark, annesi Yebrakse sayesinde okula gider.
Esayan Ermeni Lisesi'nin son sınıfındayken Ermeni dilbilimci Hagop Kurken'in dikkatini çeker ve beş yıl boyunca kendisinden Ermenice dersleri alır.
Yedikule Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik yapar.
Ermenice harflerle Türkçe basılan Manzume-i Efkar dergisinde ilk yazısı yayımlanır. Bu yazısı üzerine dönemin dergi ve gazetelerinden olan, Pürag, Hanrakidag, Püzantion ve Panaser'den yazı teklifleri alır.
Hayganuş Mark, Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikinciliğe layık görüldüğünde henüz 20 yaşında bile değildir.
1905 yılında ilk yayıncılık denemesini gerçekleştirir ve Dzağig (Çiçek) adlı haftalık kadın dergisini kurar. Fransa'daki feminist akımlardan haberdardır ve bu derginin, sadece kadınlarla ve kadınlar için çıkmasını ister. O devirde bu gibi işlerde çalışan kadınların azlığından dergide erkekler de çalışır. Ama hepsi kadın isimleriyle imzalar yazılarını.
Bu arada Hayganuş Mark Manzume-i Efkar dergisinin yayın yönetmeni Vahan Toşigyanla evlenmiş, yetimhanedeki işini bırakmıştır.
Dergi iki yıl boyunca aralıksız yayım hayatını sürdürür. Ancak Mark'ın eşiyle izmir'e gitmeye karar vermesi üzerine dergi kapanır. izmir'de çıkartılan Arşaluys (Şafak) ve Arevelk (Doğu) dergilerinde kadın sayfaları hazırlayarak Dzağig dergisinin misyonunu sürdürür.
Mark ve kocası 1909 yılında istanbul'a döner. Bu arada Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği kurulmuştur. Mark bu Birliğin Edebiyat Komisyonu'nun başkanı olur ve taşrada Ermeni okulları açıp kız öğrencilerin okumasını sağlamak için kolları sıvar.
Bu çabalar sonucu Anadolu'daki Ermeni okullarının sayısı 32'ye yükselir.
1919 yılında Hayganuş Mark, 15 günde bir yayımlanan Ermeni Kadını (Hay Gin) adlı dergiyi çıkartamaya başlar. Bu kez farklılık, sadece kadınların değil iki cinsin birarada olmasını istemesindedir. Mark, artık kadın ve erkeği birbirinden ayrı düşünmüyordur.
13 yıl boyunca çıkardığı bu dergide Mark bağımsızlıktan hiç vazgeçmez ve "Ermeni Kadını dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir," der.
1923 yılında istanbul milletvekili Muhittin Üstündağ Türk Kadınlar Birliği'nde bir seminerde, kadınların asker olamadıklarından ötürü iki cinsin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini söyler.
Üstündağ'ın sözlerine kimseden bir yanıt gelmezken, Mark Hilal-ı Ahmer gazetesinde çok sert bir cevap verir Üstündağ'a. 'Doğum sırasında hayatını kaybeden anneler askerde hayatını kaybeden erkeklerden daha fazladır, ayrıca pek çok kadın da savaş alanlarında hemşirelik yaparak gerçekten askerlik yapmıştır.'
Bir gün yaşlı bir kadın elinden tuttuğu bir çocukla, kızını döven damadının ayrılması için Hayganuş Mark'ın kapısını çalar. Mark, hastane raporunu Patrikhane'ye iletir ve kadın kocasından ayrılır. Bu olay cemaatte duyulunca Ermeni Kadını dergisine başvurular yağmaya başlar.
Ve 1932'de Ermeni Kadını adlı dergi devlet tarafından kapatılır. Kapatma nedeninin ne olduğu ise kaynaklarda görülmez.
Mark kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmelerine karşı çıkar. Kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini söyler. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir Mark'a göre.
Eğitim sisteminin erkek bakış açısıyla hazırlandığına dikkat çeker ve müfredat hazırlama aşamasında kadınların da yer almasının şart olduğunu söyler.
Hayganuş Mark kadının ve erkeğin farklı ve eşit olduğunu söyler. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır.
Ermeni Kadını'da yayımladığı yazılarından birinde Mark;
Gurur Duy!
Yalan Söyleme!
Dilenme!
Çalış!
Dedikodu yapma!
Köleleşme!
Cesur ol, iyi ol!
Özenme!
Konuş!
Kadın ol!
idealin olsun!
Uyuma!
Kendine saygı duy!
Yukarı bak!
Çirkinleşme!
diyerek sesleniyordu kadınlara.
Mark erkek kadın arasındaki güç ilişkilerini sorguladı ve varolan yapının değişmesi için büyük çaba gösteren Hayganuş Mark, 1966'da Yedikule Ermeni Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Ölmeden önce yanında bulunan arkadaşına şunları söyledi: "Yaz! Vatanın, ulusun ve insanlık için hep yaz ve onlarla mutlu ol!"
http://www.bianet.org/bia...ni-feminist-hayganus-mark
Feminizmin ilk özgürleştirici ışıklarını yakan kişi olarak annesini gösteren Mark, annesi Yebrakse sayesinde okula gider.
Esayan Ermeni Lisesi'nin son sınıfındayken Ermeni dilbilimci Hagop Kurken'in dikkatini çeker ve beş yıl boyunca kendisinden Ermenice dersleri alır.
Yedikule Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik yapar.
Ermenice harflerle Türkçe basılan Manzume-i Efkar dergisinde ilk yazısı yayımlanır. Bu yazısı üzerine dönemin dergi ve gazetelerinden olan, Pürag, Hanrakidag, Püzantion ve Panaser'den yazı teklifleri alır.
Hayganuş Mark, Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikinciliğe layık görüldüğünde henüz 20 yaşında bile değildir.
1905 yılında ilk yayıncılık denemesini gerçekleştirir ve Dzağig (Çiçek) adlı haftalık kadın dergisini kurar. Fransa'daki feminist akımlardan haberdardır ve bu derginin, sadece kadınlarla ve kadınlar için çıkmasını ister. O devirde bu gibi işlerde çalışan kadınların azlığından dergide erkekler de çalışır. Ama hepsi kadın isimleriyle imzalar yazılarını.
Bu arada Hayganuş Mark Manzume-i Efkar dergisinin yayın yönetmeni Vahan Toşigyanla evlenmiş, yetimhanedeki işini bırakmıştır.
Dergi iki yıl boyunca aralıksız yayım hayatını sürdürür. Ancak Mark'ın eşiyle izmir'e gitmeye karar vermesi üzerine dergi kapanır. izmir'de çıkartılan Arşaluys (Şafak) ve Arevelk (Doğu) dergilerinde kadın sayfaları hazırlayarak Dzağig dergisinin misyonunu sürdürür.
Mark ve kocası 1909 yılında istanbul'a döner. Bu arada Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği kurulmuştur. Mark bu Birliğin Edebiyat Komisyonu'nun başkanı olur ve taşrada Ermeni okulları açıp kız öğrencilerin okumasını sağlamak için kolları sıvar.
Bu çabalar sonucu Anadolu'daki Ermeni okullarının sayısı 32'ye yükselir.
1919 yılında Hayganuş Mark, 15 günde bir yayımlanan Ermeni Kadını (Hay Gin) adlı dergiyi çıkartamaya başlar. Bu kez farklılık, sadece kadınların değil iki cinsin birarada olmasını istemesindedir. Mark, artık kadın ve erkeği birbirinden ayrı düşünmüyordur.
13 yıl boyunca çıkardığı bu dergide Mark bağımsızlıktan hiç vazgeçmez ve "Ermeni Kadını dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir," der.
1923 yılında istanbul milletvekili Muhittin Üstündağ Türk Kadınlar Birliği'nde bir seminerde, kadınların asker olamadıklarından ötürü iki cinsin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini söyler.
Üstündağ'ın sözlerine kimseden bir yanıt gelmezken, Mark Hilal-ı Ahmer gazetesinde çok sert bir cevap verir Üstündağ'a. 'Doğum sırasında hayatını kaybeden anneler askerde hayatını kaybeden erkeklerden daha fazladır, ayrıca pek çok kadın da savaş alanlarında hemşirelik yaparak gerçekten askerlik yapmıştır.'
Bir gün yaşlı bir kadın elinden tuttuğu bir çocukla, kızını döven damadının ayrılması için Hayganuş Mark'ın kapısını çalar. Mark, hastane raporunu Patrikhane'ye iletir ve kadın kocasından ayrılır. Bu olay cemaatte duyulunca Ermeni Kadını dergisine başvurular yağmaya başlar.
Ve 1932'de Ermeni Kadını adlı dergi devlet tarafından kapatılır. Kapatma nedeninin ne olduğu ise kaynaklarda görülmez.
Mark kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmelerine karşı çıkar. Kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini söyler. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir Mark'a göre.
Eğitim sisteminin erkek bakış açısıyla hazırlandığına dikkat çeker ve müfredat hazırlama aşamasında kadınların da yer almasının şart olduğunu söyler.
Hayganuş Mark kadının ve erkeğin farklı ve eşit olduğunu söyler. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır.
Ermeni Kadını'da yayımladığı yazılarından birinde Mark;
Gurur Duy!
Yalan Söyleme!
Dilenme!
Çalış!
Dedikodu yapma!
Köleleşme!
Cesur ol, iyi ol!
Özenme!
Konuş!
Kadın ol!
idealin olsun!
Uyuma!
Kendine saygı duy!
Yukarı bak!
Çirkinleşme!
diyerek sesleniyordu kadınlara.
Mark erkek kadın arasındaki güç ilişkilerini sorguladı ve varolan yapının değişmesi için büyük çaba gösteren Hayganuş Mark, 1966'da Yedikule Ermeni Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Ölmeden önce yanında bulunan arkadaşına şunları söyledi: "Yaz! Vatanın, ulusun ve insanlık için hep yaz ve onlarla mutlu ol!"
http://www.bianet.org/bia...ni-feminist-hayganus-mark
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar