bugün
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- sikişirken sigara içen kadın5
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- uludağ sözlük size ne kattı24
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi5
- sarımsak yiyen kız6
- pankek mi pişi mi10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması7
- sözlüğün en masum yazarları16
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- uyudunuz mu4
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- fusya semsiyeli yabanci26
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- s'i l v'e r m'i s t26
- arkadaşlar larissa kim12
- pizza6
- sarapci koala43
- pandela 38
- hamarat kadın5
- türkiye13
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- ey insan5
- dinlenme tesisi soğuğu5
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- taşaklı erkek4
- artı oy yalakalığı5
- nervio21
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- yemeğe bulyon koyan insan6
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
- gecenin şiiri3
- hoşçakal uludağ sözlük7
- güzel kızların erkenden uyuması4
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- soslu adana kebap5
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar2
- geceye bir şarkı bırak2
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak7
1885 yılında istanbul'da doğdu. Babası Van'lı Markar annesi istanbullu Yebrakse Topuzyandı. Soyadı kanununun çıkmasıyla birlikte Markar'ın kısaltılmışı olan Mark soyadını alır.
Feminizmin ilk özgürleştirici ışıklarını yakan kişi olarak annesini gösteren Mark, annesi Yebrakse sayesinde okula gider.
Esayan Ermeni Lisesi'nin son sınıfındayken Ermeni dilbilimci Hagop Kurken'in dikkatini çeker ve beş yıl boyunca kendisinden Ermenice dersleri alır.
Yedikule Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik yapar.
Ermenice harflerle Türkçe basılan Manzume-i Efkar dergisinde ilk yazısı yayımlanır. Bu yazısı üzerine dönemin dergi ve gazetelerinden olan, Pürag, Hanrakidag, Püzantion ve Panaser'den yazı teklifleri alır.
Hayganuş Mark, Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikinciliğe layık görüldüğünde henüz 20 yaşında bile değildir.
1905 yılında ilk yayıncılık denemesini gerçekleştirir ve Dzağig (Çiçek) adlı haftalık kadın dergisini kurar. Fransa'daki feminist akımlardan haberdardır ve bu derginin, sadece kadınlarla ve kadınlar için çıkmasını ister. O devirde bu gibi işlerde çalışan kadınların azlığından dergide erkekler de çalışır. Ama hepsi kadın isimleriyle imzalar yazılarını.
Bu arada Hayganuş Mark Manzume-i Efkar dergisinin yayın yönetmeni Vahan Toşigyanla evlenmiş, yetimhanedeki işini bırakmıştır.
Dergi iki yıl boyunca aralıksız yayım hayatını sürdürür. Ancak Mark'ın eşiyle izmir'e gitmeye karar vermesi üzerine dergi kapanır. izmir'de çıkartılan Arşaluys (Şafak) ve Arevelk (Doğu) dergilerinde kadın sayfaları hazırlayarak Dzağig dergisinin misyonunu sürdürür.
Mark ve kocası 1909 yılında istanbul'a döner. Bu arada Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği kurulmuştur. Mark bu Birliğin Edebiyat Komisyonu'nun başkanı olur ve taşrada Ermeni okulları açıp kız öğrencilerin okumasını sağlamak için kolları sıvar.
Bu çabalar sonucu Anadolu'daki Ermeni okullarının sayısı 32'ye yükselir.
1919 yılında Hayganuş Mark, 15 günde bir yayımlanan Ermeni Kadını (Hay Gin) adlı dergiyi çıkartamaya başlar. Bu kez farklılık, sadece kadınların değil iki cinsin birarada olmasını istemesindedir. Mark, artık kadın ve erkeği birbirinden ayrı düşünmüyordur.
13 yıl boyunca çıkardığı bu dergide Mark bağımsızlıktan hiç vazgeçmez ve "Ermeni Kadını dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir," der.
1923 yılında istanbul milletvekili Muhittin Üstündağ Türk Kadınlar Birliği'nde bir seminerde, kadınların asker olamadıklarından ötürü iki cinsin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini söyler.
Üstündağ'ın sözlerine kimseden bir yanıt gelmezken, Mark Hilal-ı Ahmer gazetesinde çok sert bir cevap verir Üstündağ'a. 'Doğum sırasında hayatını kaybeden anneler askerde hayatını kaybeden erkeklerden daha fazladır, ayrıca pek çok kadın da savaş alanlarında hemşirelik yaparak gerçekten askerlik yapmıştır.'
Bir gün yaşlı bir kadın elinden tuttuğu bir çocukla, kızını döven damadının ayrılması için Hayganuş Mark'ın kapısını çalar. Mark, hastane raporunu Patrikhane'ye iletir ve kadın kocasından ayrılır. Bu olay cemaatte duyulunca Ermeni Kadını dergisine başvurular yağmaya başlar.
Ve 1932'de Ermeni Kadını adlı dergi devlet tarafından kapatılır. Kapatma nedeninin ne olduğu ise kaynaklarda görülmez.
Mark kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmelerine karşı çıkar. Kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini söyler. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir Mark'a göre.
Eğitim sisteminin erkek bakış açısıyla hazırlandığına dikkat çeker ve müfredat hazırlama aşamasında kadınların da yer almasının şart olduğunu söyler.
Hayganuş Mark kadının ve erkeğin farklı ve eşit olduğunu söyler. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır.
Ermeni Kadını'da yayımladığı yazılarından birinde Mark;
Gurur Duy!
Yalan Söyleme!
Dilenme!
Çalış!
Dedikodu yapma!
Köleleşme!
Cesur ol, iyi ol!
Özenme!
Konuş!
Kadın ol!
idealin olsun!
Uyuma!
Kendine saygı duy!
Yukarı bak!
Çirkinleşme!
diyerek sesleniyordu kadınlara.
Mark erkek kadın arasındaki güç ilişkilerini sorguladı ve varolan yapının değişmesi için büyük çaba gösteren Hayganuş Mark, 1966'da Yedikule Ermeni Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Ölmeden önce yanında bulunan arkadaşına şunları söyledi: "Yaz! Vatanın, ulusun ve insanlık için hep yaz ve onlarla mutlu ol!"
http://www.bianet.org/bia...ni-feminist-hayganus-mark
Feminizmin ilk özgürleştirici ışıklarını yakan kişi olarak annesini gösteren Mark, annesi Yebrakse sayesinde okula gider.
Esayan Ermeni Lisesi'nin son sınıfındayken Ermeni dilbilimci Hagop Kurken'in dikkatini çeker ve beş yıl boyunca kendisinden Ermenice dersleri alır.
Yedikule Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik yapar.
Ermenice harflerle Türkçe basılan Manzume-i Efkar dergisinde ilk yazısı yayımlanır. Bu yazısı üzerine dönemin dergi ve gazetelerinden olan, Pürag, Hanrakidag, Püzantion ve Panaser'den yazı teklifleri alır.
Hayganuş Mark, Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikinciliğe layık görüldüğünde henüz 20 yaşında bile değildir.
1905 yılında ilk yayıncılık denemesini gerçekleştirir ve Dzağig (Çiçek) adlı haftalık kadın dergisini kurar. Fransa'daki feminist akımlardan haberdardır ve bu derginin, sadece kadınlarla ve kadınlar için çıkmasını ister. O devirde bu gibi işlerde çalışan kadınların azlığından dergide erkekler de çalışır. Ama hepsi kadın isimleriyle imzalar yazılarını.
Bu arada Hayganuş Mark Manzume-i Efkar dergisinin yayın yönetmeni Vahan Toşigyanla evlenmiş, yetimhanedeki işini bırakmıştır.
Dergi iki yıl boyunca aralıksız yayım hayatını sürdürür. Ancak Mark'ın eşiyle izmir'e gitmeye karar vermesi üzerine dergi kapanır. izmir'de çıkartılan Arşaluys (Şafak) ve Arevelk (Doğu) dergilerinde kadın sayfaları hazırlayarak Dzağig dergisinin misyonunu sürdürür.
Mark ve kocası 1909 yılında istanbul'a döner. Bu arada Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği kurulmuştur. Mark bu Birliğin Edebiyat Komisyonu'nun başkanı olur ve taşrada Ermeni okulları açıp kız öğrencilerin okumasını sağlamak için kolları sıvar.
Bu çabalar sonucu Anadolu'daki Ermeni okullarının sayısı 32'ye yükselir.
1919 yılında Hayganuş Mark, 15 günde bir yayımlanan Ermeni Kadını (Hay Gin) adlı dergiyi çıkartamaya başlar. Bu kez farklılık, sadece kadınların değil iki cinsin birarada olmasını istemesindedir. Mark, artık kadın ve erkeği birbirinden ayrı düşünmüyordur.
13 yıl boyunca çıkardığı bu dergide Mark bağımsızlıktan hiç vazgeçmez ve "Ermeni Kadını dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir," der.
1923 yılında istanbul milletvekili Muhittin Üstündağ Türk Kadınlar Birliği'nde bir seminerde, kadınların asker olamadıklarından ötürü iki cinsin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini söyler.
Üstündağ'ın sözlerine kimseden bir yanıt gelmezken, Mark Hilal-ı Ahmer gazetesinde çok sert bir cevap verir Üstündağ'a. 'Doğum sırasında hayatını kaybeden anneler askerde hayatını kaybeden erkeklerden daha fazladır, ayrıca pek çok kadın da savaş alanlarında hemşirelik yaparak gerçekten askerlik yapmıştır.'
Bir gün yaşlı bir kadın elinden tuttuğu bir çocukla, kızını döven damadının ayrılması için Hayganuş Mark'ın kapısını çalar. Mark, hastane raporunu Patrikhane'ye iletir ve kadın kocasından ayrılır. Bu olay cemaatte duyulunca Ermeni Kadını dergisine başvurular yağmaya başlar.
Ve 1932'de Ermeni Kadını adlı dergi devlet tarafından kapatılır. Kapatma nedeninin ne olduğu ise kaynaklarda görülmez.
Mark kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmelerine karşı çıkar. Kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini söyler. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir Mark'a göre.
Eğitim sisteminin erkek bakış açısıyla hazırlandığına dikkat çeker ve müfredat hazırlama aşamasında kadınların da yer almasının şart olduğunu söyler.
Hayganuş Mark kadının ve erkeğin farklı ve eşit olduğunu söyler. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır.
Ermeni Kadını'da yayımladığı yazılarından birinde Mark;
Gurur Duy!
Yalan Söyleme!
Dilenme!
Çalış!
Dedikodu yapma!
Köleleşme!
Cesur ol, iyi ol!
Özenme!
Konuş!
Kadın ol!
idealin olsun!
Uyuma!
Kendine saygı duy!
Yukarı bak!
Çirkinleşme!
diyerek sesleniyordu kadınlara.
Mark erkek kadın arasındaki güç ilişkilerini sorguladı ve varolan yapının değişmesi için büyük çaba gösteren Hayganuş Mark, 1966'da Yedikule Ermeni Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Ölmeden önce yanında bulunan arkadaşına şunları söyledi: "Yaz! Vatanın, ulusun ve insanlık için hep yaz ve onlarla mutlu ol!"
http://www.bianet.org/bia...ni-feminist-hayganus-mark
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar