bugün
- ragnar rockefeller34
- ilk buluşmada evden kek getiren kız9
- evli olduğunu saklayan kişi6
- ayak fetişi erkek popüler kültürün köpeğidir5
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi3
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız10
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum3
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin8
- sözlük yazarlarının trileçeleri7
- ispanya4
- türkiyede konuşma dilinin bozulma sebebi6
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- ayak fetişinin başlangıcı2
- tarihteki ilk ayak fetişisti2
- lahmacunun yanında ne içilir5
- bu saatte uyanan insanın amacı3
- anlık sinir patlamaları3
- totosu yağ bağlamak2
- erkeklerin meme sevdası2
- pkklıların anası ve babasının türü nedir2
- buna da kalkma be2
- yazarların spor programları3
- küçük kadınlar3
- kızların yakışıklı ve zengin erkeklere güvenmemesi5
- tommen baratheon2
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- sinema tarihinde ayak fantazisi sahneleri5
- fondöten sürmek10
- fransa'nın türkiye ile ittifak arayışı2
- almanya5
- hot girl summer6
- küllü koyu kumral2
- nihat genç5
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- marilyn manson un kaburgalarını aldırdığı efsanesi3
- favori sözlük deliniz3
- yalnız hissetmek2
- kuran kursları3
- rtük duyurusu4
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- mackolik2
- sözlükten bir kıza basmak5
- velvet36
- kadının azgını4
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- en gıcık olunan insan davranışı8
- sıcak hava ve kedi2
- pandela 319
- true ile sevişmek7
1885 yılında istanbul'da doğdu. Babası Van'lı Markar annesi istanbullu Yebrakse Topuzyandı. Soyadı kanununun çıkmasıyla birlikte Markar'ın kısaltılmışı olan Mark soyadını alır.
Feminizmin ilk özgürleştirici ışıklarını yakan kişi olarak annesini gösteren Mark, annesi Yebrakse sayesinde okula gider.
Esayan Ermeni Lisesi'nin son sınıfındayken Ermeni dilbilimci Hagop Kurken'in dikkatini çeker ve beş yıl boyunca kendisinden Ermenice dersleri alır.
Yedikule Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik yapar.
Ermenice harflerle Türkçe basılan Manzume-i Efkar dergisinde ilk yazısı yayımlanır. Bu yazısı üzerine dönemin dergi ve gazetelerinden olan, Pürag, Hanrakidag, Püzantion ve Panaser'den yazı teklifleri alır.
Hayganuş Mark, Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikinciliğe layık görüldüğünde henüz 20 yaşında bile değildir.
1905 yılında ilk yayıncılık denemesini gerçekleştirir ve Dzağig (Çiçek) adlı haftalık kadın dergisini kurar. Fransa'daki feminist akımlardan haberdardır ve bu derginin, sadece kadınlarla ve kadınlar için çıkmasını ister. O devirde bu gibi işlerde çalışan kadınların azlığından dergide erkekler de çalışır. Ama hepsi kadın isimleriyle imzalar yazılarını.
Bu arada Hayganuş Mark Manzume-i Efkar dergisinin yayın yönetmeni Vahan Toşigyanla evlenmiş, yetimhanedeki işini bırakmıştır.
Dergi iki yıl boyunca aralıksız yayım hayatını sürdürür. Ancak Mark'ın eşiyle izmir'e gitmeye karar vermesi üzerine dergi kapanır. izmir'de çıkartılan Arşaluys (Şafak) ve Arevelk (Doğu) dergilerinde kadın sayfaları hazırlayarak Dzağig dergisinin misyonunu sürdürür.
Mark ve kocası 1909 yılında istanbul'a döner. Bu arada Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği kurulmuştur. Mark bu Birliğin Edebiyat Komisyonu'nun başkanı olur ve taşrada Ermeni okulları açıp kız öğrencilerin okumasını sağlamak için kolları sıvar.
Bu çabalar sonucu Anadolu'daki Ermeni okullarının sayısı 32'ye yükselir.
1919 yılında Hayganuş Mark, 15 günde bir yayımlanan Ermeni Kadını (Hay Gin) adlı dergiyi çıkartamaya başlar. Bu kez farklılık, sadece kadınların değil iki cinsin birarada olmasını istemesindedir. Mark, artık kadın ve erkeği birbirinden ayrı düşünmüyordur.
13 yıl boyunca çıkardığı bu dergide Mark bağımsızlıktan hiç vazgeçmez ve "Ermeni Kadını dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir," der.
1923 yılında istanbul milletvekili Muhittin Üstündağ Türk Kadınlar Birliği'nde bir seminerde, kadınların asker olamadıklarından ötürü iki cinsin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini söyler.
Üstündağ'ın sözlerine kimseden bir yanıt gelmezken, Mark Hilal-ı Ahmer gazetesinde çok sert bir cevap verir Üstündağ'a. 'Doğum sırasında hayatını kaybeden anneler askerde hayatını kaybeden erkeklerden daha fazladır, ayrıca pek çok kadın da savaş alanlarında hemşirelik yaparak gerçekten askerlik yapmıştır.'
Bir gün yaşlı bir kadın elinden tuttuğu bir çocukla, kızını döven damadının ayrılması için Hayganuş Mark'ın kapısını çalar. Mark, hastane raporunu Patrikhane'ye iletir ve kadın kocasından ayrılır. Bu olay cemaatte duyulunca Ermeni Kadını dergisine başvurular yağmaya başlar.
Ve 1932'de Ermeni Kadını adlı dergi devlet tarafından kapatılır. Kapatma nedeninin ne olduğu ise kaynaklarda görülmez.
Mark kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmelerine karşı çıkar. Kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini söyler. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir Mark'a göre.
Eğitim sisteminin erkek bakış açısıyla hazırlandığına dikkat çeker ve müfredat hazırlama aşamasında kadınların da yer almasının şart olduğunu söyler.
Hayganuş Mark kadının ve erkeğin farklı ve eşit olduğunu söyler. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır.
Ermeni Kadını'da yayımladığı yazılarından birinde Mark;
Gurur Duy!
Yalan Söyleme!
Dilenme!
Çalış!
Dedikodu yapma!
Köleleşme!
Cesur ol, iyi ol!
Özenme!
Konuş!
Kadın ol!
idealin olsun!
Uyuma!
Kendine saygı duy!
Yukarı bak!
Çirkinleşme!
diyerek sesleniyordu kadınlara.
Mark erkek kadın arasındaki güç ilişkilerini sorguladı ve varolan yapının değişmesi için büyük çaba gösteren Hayganuş Mark, 1966'da Yedikule Ermeni Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Ölmeden önce yanında bulunan arkadaşına şunları söyledi: "Yaz! Vatanın, ulusun ve insanlık için hep yaz ve onlarla mutlu ol!"
http://www.bianet.org/bia...ni-feminist-hayganus-mark
Feminizmin ilk özgürleştirici ışıklarını yakan kişi olarak annesini gösteren Mark, annesi Yebrakse sayesinde okula gider.
Esayan Ermeni Lisesi'nin son sınıfındayken Ermeni dilbilimci Hagop Kurken'in dikkatini çeker ve beş yıl boyunca kendisinden Ermenice dersleri alır.
Yedikule Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik yapar.
Ermenice harflerle Türkçe basılan Manzume-i Efkar dergisinde ilk yazısı yayımlanır. Bu yazısı üzerine dönemin dergi ve gazetelerinden olan, Pürag, Hanrakidag, Püzantion ve Panaser'den yazı teklifleri alır.
Hayganuş Mark, Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikinciliğe layık görüldüğünde henüz 20 yaşında bile değildir.
1905 yılında ilk yayıncılık denemesini gerçekleştirir ve Dzağig (Çiçek) adlı haftalık kadın dergisini kurar. Fransa'daki feminist akımlardan haberdardır ve bu derginin, sadece kadınlarla ve kadınlar için çıkmasını ister. O devirde bu gibi işlerde çalışan kadınların azlığından dergide erkekler de çalışır. Ama hepsi kadın isimleriyle imzalar yazılarını.
Bu arada Hayganuş Mark Manzume-i Efkar dergisinin yayın yönetmeni Vahan Toşigyanla evlenmiş, yetimhanedeki işini bırakmıştır.
Dergi iki yıl boyunca aralıksız yayım hayatını sürdürür. Ancak Mark'ın eşiyle izmir'e gitmeye karar vermesi üzerine dergi kapanır. izmir'de çıkartılan Arşaluys (Şafak) ve Arevelk (Doğu) dergilerinde kadın sayfaları hazırlayarak Dzağig dergisinin misyonunu sürdürür.
Mark ve kocası 1909 yılında istanbul'a döner. Bu arada Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği kurulmuştur. Mark bu Birliğin Edebiyat Komisyonu'nun başkanı olur ve taşrada Ermeni okulları açıp kız öğrencilerin okumasını sağlamak için kolları sıvar.
Bu çabalar sonucu Anadolu'daki Ermeni okullarının sayısı 32'ye yükselir.
1919 yılında Hayganuş Mark, 15 günde bir yayımlanan Ermeni Kadını (Hay Gin) adlı dergiyi çıkartamaya başlar. Bu kez farklılık, sadece kadınların değil iki cinsin birarada olmasını istemesindedir. Mark, artık kadın ve erkeği birbirinden ayrı düşünmüyordur.
13 yıl boyunca çıkardığı bu dergide Mark bağımsızlıktan hiç vazgeçmez ve "Ermeni Kadını dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir," der.
1923 yılında istanbul milletvekili Muhittin Üstündağ Türk Kadınlar Birliği'nde bir seminerde, kadınların asker olamadıklarından ötürü iki cinsin eşitliğinden bahsedilemeyeceğini söyler.
Üstündağ'ın sözlerine kimseden bir yanıt gelmezken, Mark Hilal-ı Ahmer gazetesinde çok sert bir cevap verir Üstündağ'a. 'Doğum sırasında hayatını kaybeden anneler askerde hayatını kaybeden erkeklerden daha fazladır, ayrıca pek çok kadın da savaş alanlarında hemşirelik yaparak gerçekten askerlik yapmıştır.'
Bir gün yaşlı bir kadın elinden tuttuğu bir çocukla, kızını döven damadının ayrılması için Hayganuş Mark'ın kapısını çalar. Mark, hastane raporunu Patrikhane'ye iletir ve kadın kocasından ayrılır. Bu olay cemaatte duyulunca Ermeni Kadını dergisine başvurular yağmaya başlar.
Ve 1932'de Ermeni Kadını adlı dergi devlet tarafından kapatılır. Kapatma nedeninin ne olduğu ise kaynaklarda görülmez.
Mark kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmelerine karşı çıkar. Kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerektiğini söyler. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir Mark'a göre.
Eğitim sisteminin erkek bakış açısıyla hazırlandığına dikkat çeker ve müfredat hazırlama aşamasında kadınların da yer almasının şart olduğunu söyler.
Hayganuş Mark kadının ve erkeğin farklı ve eşit olduğunu söyler. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır.
Ermeni Kadını'da yayımladığı yazılarından birinde Mark;
Gurur Duy!
Yalan Söyleme!
Dilenme!
Çalış!
Dedikodu yapma!
Köleleşme!
Cesur ol, iyi ol!
Özenme!
Konuş!
Kadın ol!
idealin olsun!
Uyuma!
Kendine saygı duy!
Yukarı bak!
Çirkinleşme!
diyerek sesleniyordu kadınlara.
Mark erkek kadın arasındaki güç ilişkilerini sorguladı ve varolan yapının değişmesi için büyük çaba gösteren Hayganuş Mark, 1966'da Yedikule Ermeni Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Ölmeden önce yanında bulunan arkadaşına şunları söyledi: "Yaz! Vatanın, ulusun ve insanlık için hep yaz ve onlarla mutlu ol!"
http://www.bianet.org/bia...ni-feminist-hayganus-mark
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar