bugün

Saymak isterim sana, yumuşacık büyücü!
Gençliğini süsleyen her güzelliği, gücü;
Betimlemek güzelliğini,
Çocukluğun sende olgunluğa yükseldiğini.

Havayı süpürüp yürürsün bol eteğinle,
Nasıl açılırsa bir güzel gemi engine,
Yelkenleri gergin, bir güzel
Uyum eşliğinde, yavaş, salıntılı, tembel.

O yuvarlak boyun, dolgun omuzlar üstünde
Başın bilinmedik bir alımla süzülür de,
Sen görkemli çocuk, gidersin
Öyle dingin bir görünüşle yolunda, yengin.

Saymak isterim sana, yumuşacık büyücü!
Gençliğini süsleyen her güzelliği, gücü;
Betimlemek güzelliğini,
Çocukluğun sende olgunluğa yükseldiğini.

Öne taşıp kumaşı iten göğsün, o gergin
Ve görkemli göğsün bir güzel dolaptır senin,
Ki tutar bütün şimşekleri
Kabarık, parlak kanatlarla, kalkan benzeri;

Uçları pembe silahlı, çıldırtan kalkanlar!
Bir dolap ki içinde ne hoş, tatlı gizler var,
Nice yüreği, nice aklı
Delirtecek şaraplar, meyler, kokular saklı!

Havayı süpürüp yürürsün bol eteğinle,
Nasıl açılırsa bir güzel gemi engine,
Yelkenleri gergin, bir güzel
Uyum eşliğinde, yavaş, salıntılı, tembel.

O soylu bacakların, ittikleri etekler
Altında, kıvrandırır ne karanlık istekler,
iki büyücüdür, çevirir,
Yoğururlar derin bir kapta kara bir iksir.

Senin hiçe sayan kolların genç herkülleri
Pırıl pırıl boa yılanlarından kalmaz geri,
Yarar sanki sıkıp ezmeye
Âşıkını, gönlüne damgası çıksın diye.

O yuvarlak boyun, dolgun omuzlar üstünde
Başın bilinmedik bir alımla süzülür de,
Sen görkemli çocuk, gidersin
Öyle dingin bir görünüşle yolunda, yengin.

charles BAUDELAIRE
© copyright 2005 - 2026