bugün
- sözlükte ne değişti4
- uludağ itiraf17
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- ölümden korkuyor musunuz12
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- hava su ateş toprak2
- zalbert ramstein5
- türkşad kunthan uçuk2
- queen feristah15
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- anneanne2
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- işiniz gücünüz yok mu11
- melatonin3
- ghost rider2
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlükten korkmak5
- apo'nun villası11
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- kürdü sevin21
- flört etmeyen liberter öğretmen2
- kendin hakkında bir entry bırak9
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- 195 kaslı pilot14
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- bir kadından hoşlanmak3
- uludağ sözlük evreni8
- mazotun litresi 101 lira35
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
Buradaki en büyük yanlış bu tipler karşısında alttan alır tavırlar sergileyip sakinleştirmeye çalışmaktır
Yapmayın siz daha da gergin olun tabii belirli bir konu veya olaysa sizi o halde görünce kendisini sizin gözlerinizde görecektir
Not:yatırım tavsiyesi değildir.
Yapmayın siz daha da gergin olun tabii belirli bir konu veya olaysa sizi o halde görünce kendisini sizin gözlerinizde görecektir
Not:yatırım tavsiyesi değildir.
ergen sinirini yenememiş tipler.
kendini tüketirken çevresini yoran gerilim kaynağıdır.
doğrudan ilgili değil benzer, belki eşdeğer yapıda olup çözümü ortak olabilecek bir yazı okuduğum an gördüğüm başlık.
şu an okuduğum yazı;
......
RUHLARIMIZI ZEHiRLEYENLER
Bazı insanlar ruhumuzu zehirler.
Onlarlayken kendimizi kötü, rahatsız, yetersiz, küçük, tuhaf, kusurlu ve değersiz hissederiz.
Böyleleri ancak, karşılarındakinin enerjisini emerek hayatta kalabilirler. Çünkü kendi yaşam enerjileri zayıftır.
Onlar ebeveynlerimiz, sevgili ya da eşlerimiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız, patronlarımız olabildiklerinden, kolaylıkla yaşantımızdan çekip çıkaramayız.
Dayanmaya çalışsak da, giderek kendimizi tükenmiş hisseder; rahatsızlanırız. Yıllar içinde sayısız hastamda, böylesi bir ruh zehirlenmesi sonucu ortaya çıkan, migrenden panik atağa, mide-barsak sorunlarından kansere uzanan sayısız fiziksel hastalık gözledim.
Başa çıkmada kendimizi korumanın yollarını öğrenmek, gerektiğinde çekip gidecek cesareti geliştirmek elbette çok önemlidir.
Ama bu durumda bir şeyin daha çok önemli olduğu ve çoğu kez gözümüzden kaçtığı kanısındayım.
Gönül gözüyle yakından bakmayı başarabilirsek, bize böyle hissettiren insanların yüreklerinde geçmişten, çocuklularından kalan derin yaralar taşıdıklarını, sevmeyi ve sevilmeyi hiçbir zaman öğrenemediklerini, kendilerini değersiz hissettikleri için başkalarına da değer veremediklerini görürüz.
Aslında acı vererek belki de, içlerindeki acılarını paylaşmaya ve azaltmaya çalışırlar; yanlış bir yolla olsa da!
Elbette bu durum, onlara acıyarak ruhlarımızı zehirlemelerine izin vermemiz gerektiği anlamına gelmez.
Ama görünenin arkasında yatan gerçeği fark etmemiz bizi kurban rolünden çıkarır; yüreğimizi yumuşatıp kendimizi suçlamayı durdurmamıza ve daha az acı çekmemize yardım eder.
Ve hatta bazen, onlara yardımcı olmamıza bile vesile olabilir.
Yaşantınızdaki böylesi insanlara, bir de bu gözle bakın.
doç. dr. safak nakajima
doğrudan ilgili değil benzer, belki eşdeğer yapıda olup çözümü ortak olabilecek bir yazı okuduğum an gördüğüm başlık.
şu an okuduğum yazı;
......
RUHLARIMIZI ZEHiRLEYENLER
Bazı insanlar ruhumuzu zehirler.
Onlarlayken kendimizi kötü, rahatsız, yetersiz, küçük, tuhaf, kusurlu ve değersiz hissederiz.
Böyleleri ancak, karşılarındakinin enerjisini emerek hayatta kalabilirler. Çünkü kendi yaşam enerjileri zayıftır.
Onlar ebeveynlerimiz, sevgili ya da eşlerimiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız, patronlarımız olabildiklerinden, kolaylıkla yaşantımızdan çekip çıkaramayız.
Dayanmaya çalışsak da, giderek kendimizi tükenmiş hisseder; rahatsızlanırız. Yıllar içinde sayısız hastamda, böylesi bir ruh zehirlenmesi sonucu ortaya çıkan, migrenden panik atağa, mide-barsak sorunlarından kansere uzanan sayısız fiziksel hastalık gözledim.
Başa çıkmada kendimizi korumanın yollarını öğrenmek, gerektiğinde çekip gidecek cesareti geliştirmek elbette çok önemlidir.
Ama bu durumda bir şeyin daha çok önemli olduğu ve çoğu kez gözümüzden kaçtığı kanısındayım.
Gönül gözüyle yakından bakmayı başarabilirsek, bize böyle hissettiren insanların yüreklerinde geçmişten, çocuklularından kalan derin yaralar taşıdıklarını, sevmeyi ve sevilmeyi hiçbir zaman öğrenemediklerini, kendilerini değersiz hissettikleri için başkalarına da değer veremediklerini görürüz.
Aslında acı vererek belki de, içlerindeki acılarını paylaşmaya ve azaltmaya çalışırlar; yanlış bir yolla olsa da!
Elbette bu durum, onlara acıyarak ruhlarımızı zehirlemelerine izin vermemiz gerektiği anlamına gelmez.
Ama görünenin arkasında yatan gerçeği fark etmemiz bizi kurban rolünden çıkarır; yüreğimizi yumuşatıp kendimizi suçlamayı durdurmamıza ve daha az acı çekmemize yardım eder.
Ve hatta bazen, onlara yardımcı olmamıza bile vesile olabilir.
Yaşantınızdaki böylesi insanlara, bir de bu gözle bakın.
doç. dr. safak nakajima
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar