bugün
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak14
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- nissan micra kullanan erkek11
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- nemlendirici krem17
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- erlik6
- nev18
- oflamak3
- disco disco gezen insan8
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- katatespizartmasi13
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- askerde özlenen şeyler8
- eskileri özlemek3
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- çocukluk arkadaşlığı11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- mokv yaşıyor mu6
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- teleferik6
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- bakın ne geldi6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- şu an ne isterdin14
- sophie dee'nin memeleri4
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- from gold from dust34
- birbirine benzeyen ünlüler4
- babaların babası5
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- parayı gazze için katlamak istedim4
- aziz yıldırım5
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
benim için uğursuz iğrenç bir ay.
Benim için bir anlamı olmayandır. ister son ister ilk olsun tüm baharlara inancımı yitirmiş bulunmaktayım.
Çünkü şu an hava 14 derece, sabaha doğruysa yollar buz tutacak. O yollara güneşi gömelim ki gelen giden olmasın.
Çünkü şu an hava 14 derece, sabaha doğruysa yollar buz tutacak. O yollara güneşi gömelim ki gelen giden olmasın.
yariyi devirdigimiz ay.
Yazla kışın arasında kalmış sıcak olsa bu ne sıcak sen eylülsün es biraz derler soğuk olsa sen eylülsün biraz güneş derler. Ne yapsa kimseye yaranamaz kimseyi memnun edemez. Onları memnun etmeye çalıştıkça kendi benliğinden uzaklaşır bu da içten içe onu hüzne bogar. Bu yüzden eylül gelince hüznü içinde barındıranlar ona koşar benimser onu.
(bkz: ben bir eylül sen haziran)
Dedim ya eylüldü... Savruluşu bundandı kümsesizliğimin.
Cemal Süreya
Cemal Süreya
mandalina ve üzümü beraber yiyebildiğimiz güzel bir ay.
Bu sözlukte bir kizin adiydi. Kimdi o hatirlayamadim hatirlatsin.
Geçip giden. Senin de sonuna geldik be eylül!
iç yanmasıyla karşılanabilecek ay.
mehmet rauf imzalı ilk psikolojik tahlil romanı olmasının yanı sıra cıvık cıvık, gövde gösterisi ile geçen hareketli yazın ardından sessizlik ve huzuru çağrıştıran güzel bir aydır.
Hep bir yaprak dökümü olandır. Acılar, ayrılıklar, ölümler, para sıkıntısı ve bunlara eşlik eden derin bir hüzün; hep elde var hüzün...
Sürekli dedemlede gitme isteğimin başlıca sebebi kızdır.
görsel
Günün anlam ve önemi.
Günün anlam ve önemi.
Mehmet Rauf imzalı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı.kitapta o kadar geliş-gidişler var ki bu kadar da olmaz dediğiniz şeyler oluyor.tabiiki iç dünyalarında.suad ve Süreyya'nın imkansız aşkı konu edilmiş.bilindiği üzere Suat bayan,Süreyya ise erkek karakter.
nickime ilham olmuş, en sevdiğim ay.
Eylül’dü
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü……
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü…..
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
Cemal Süreya.
görsel
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü……
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü…..
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
Cemal Süreya.
görsel
Mehmet Rauf'un kaleme aldığı müthiş eser. Suad'la Necib'in ilk başlarda yanlış olarak değerlendirilen sonra öyle bir aşk ki tüm ayrıntılarıyla kabul edilen sevgileri.. Mehmet Rauf'un bu kadar tasvir ve betimlemeyi nasıl yapmıştır hala aklım almıyor. Kitabı ikinci kez okuyorum ve yarısından çoğunu bitirdim, fakat bu sefer sevdiğim cümlelerin altını çizerek ilerliyorum.. Zamane aşklarını, gençlerini ve ayrılıklarını gördükçe kitaba gömülesim, bu kitabın bulunduğu zamanda yaşayasım geliyor. Necib'in saf aşkı belki bu dünya üzerinde hiç bir zaman olamayacak kadar masum ve gerçek.
" Onu kalbinin üstünde o kadar taşımıştı ki, hemen kalbi olmuştu."
" Onu kalbinin üstünde o kadar taşımıştı ki, hemen kalbi olmuştu."
ilk okuduğum da 12 yaşındaydım, okuma parçası gibi hemen bitirip kaldırmıştım bir köşeye,
ikinci seferde aşkın ne güzel bir duygu olduğunu anladım, lisedeydim tabi ve aşk orda yazan gibi bişey sanacak kadar saftım.
En son bikaç hafta önce tekrar okudum . Artık aşkı tatmış bir birey olarak "keşke o dönemlerde yaşasaydım" diyerek iç geçirdim sadece...
(bkz: mehmet rauf)
ikinci seferde aşkın ne güzel bir duygu olduğunu anladım, lisedeydim tabi ve aşk orda yazan gibi bişey sanacak kadar saftım.
En son bikaç hafta önce tekrar okudum . Artık aşkı tatmış bir birey olarak "keşke o dönemlerde yaşasaydım" diyerek iç geçirdim sadece...
(bkz: mehmet rauf)
En çok Eylülde ağlar aşk
Son izleri siler gibi
Tüm zalimlerin yerine Tanrıdan af diler gibi
En çok Eylül`de ağlar aşk
Bir canı uğurlar gibi..
Son izleri siler gibi
Tüm zalimlerin yerine Tanrıdan af diler gibi
En çok Eylül`de ağlar aşk
Bir canı uğurlar gibi..
Yerim onu ben. Canımın canı.
Tanıdığım eylüllere bakarsak fazla narin oluyorlar. Olmasınlar. Sonbaharda yere düşen yaprak gibi ezer geçerler haberiniz olsun.
dünyadaki tüm mevsimlerin benliklerini kaybetmeden çatısı altında birleşmesi gereken mevsim. mesela tüm mevsimlerin adı eylül olsa ama yine kar yağsa. tüm mevsimler eylül olsa ve ismini kaybetmiş bir zamanda devamlı ağaçlar yeşerse. acaba adı eylül de olsa sırf bu yüzden tüm mevsimlerden sıkılıp nefret eder miydik? ya da gecenin bir vakti normal insanlar gibi uyumak yerine dandik bir mevsim hakkında düşüncelere dalmanın vakit kaybı olduğunu mu düşünürdük? bir de neden eylül yani?**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar