bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov23
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- tanımadığı kadına tokat atan adam17
- damla sakızlı muhallebi4
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- emre belözoğlu6
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- kırıkkaleli olmak istemek7
- öylesine bir şeyler yaz5
- nükleer bomba5
- yagmurcu çık açıkla10
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- 392
- iskilipli atıf hoca20
- arda güler'in ankara'da doğması3
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- kablosuz mouse13
- okan buruk4
- arap götü9
- sözlük dedeleri6
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- sözlük kürdü55
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- melis babadağ'ın ayakları3
- atatürk düşmanı5
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- the elder scrolls vi3
- chpkk akpkk mhpkk2
- favlayan yazarın asıl amacı12
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- yuzırların oyuncakları2
- durkheimın intihar teorisi6
- kale3112 tarzı entry girmek8
- cevheri güven4
- yazarların akşama dair planları7
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- doların 50 tl olması7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- 35 yaşına gelmiş hala ayaklarını yalatmamış kız2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
2010 yapımı, bir jerzy skolimowski filmi.
baş rollerde vincent gallo ve emmanuelle seigner var.
baş rollerde vincent gallo ve emmanuelle seigner var.
insanı izlerken oldukça zorlayan bir film. gerçekten etkisini uzun yıllar boyunca hatırlatacak cinsten diyebilirim.
bazı filmler insana çok acımasız davranabiliyor. ya da hayat çoğu kez çok acımasız ama bu bizim karşımıza her zaman çıkmıyor da diyebiliriz...
filmi şiddetle tavsiye ediyorum.
bazı filmler insana çok acımasız davranabiliyor. ya da hayat çoğu kez çok acımasız ama bu bizim karşımıza her zaman çıkmıyor da diyebiliriz...
filmi şiddetle tavsiye ediyorum.
türkçesi ölümüne kaçış olan filmde, bir yerden sonra neyden kaçtığını bile unutursunuz ve hayatta kalmak için bir insanın neler yapabileceğini izlersiniz. rahatsız edici bir vuruculuğu vardır.
izleyin.
izleyin.
--spoiler--
afganistanda amerikalı askerler tarafından yakalanan mohammed (vincent gallo), avrupada bilinmeyen bir yerdeki bir cezaevine gönderilir. bindirildiği araç kaza yapınca özgürlüğüne kavuşur ve evi olarak bildiği çölden kilometrelerce uzakta, kar altındaki ormanda kaçmaya başlar.resmen var olmayan bir ordu tarafından acımasızca izlenen mohammed, hayatta kalmak için öldürmekten başka çaresi kalmadığını görür. film boyunca tek bir söz bile etmeden fiziksel olarak oldukça güç bir rolün altından kalkan vincent gallo, bu rolüyle geçen seneki venedik film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülüne uzanmıştı
--spoiler--
afganistanda amerikalı askerler tarafından yakalanan mohammed (vincent gallo), avrupada bilinmeyen bir yerdeki bir cezaevine gönderilir. bindirildiği araç kaza yapınca özgürlüğüne kavuşur ve evi olarak bildiği çölden kilometrelerce uzakta, kar altındaki ormanda kaçmaya başlar.resmen var olmayan bir ordu tarafından acımasızca izlenen mohammed, hayatta kalmak için öldürmekten başka çaresi kalmadığını görür. film boyunca tek bir söz bile etmeden fiziksel olarak oldukça güç bir rolün altından kalkan vincent gallo, bu rolüyle geçen seneki venedik film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülüne uzanmıştı
--spoiler--
çok garip bir film. başlarda politik başlasada daha sonra bir into the wild bir the hunter havasına bürünüyor. afgan kaçak yolda amerikan askerleri, ormancılar, köpekler ve benzeri canlıları öldürüyor.
her sahnede fon müziği kullanılmış. hiç boş geçmiyor.
izlemek isteyenleri durdurmam fakat şunu bilmelidirler ki beklentiyi sıfır tutmadığınız takdirde bi' boka yaramaz. ancak ve ancak bu türün takipçileri izlerse keyif alırlar.
filme notum 8/10.
her sahnede fon müziği kullanılmış. hiç boş geçmiyor.
izlemek isteyenleri durdurmam fakat şunu bilmelidirler ki beklentiyi sıfır tutmadığınız takdirde bi' boka yaramaz. ancak ve ancak bu türün takipçileri izlerse keyif alırlar.
filme notum 8/10.
yine bir kaçış filmi. sinemanın en önemli konularındandır kaçışlar. defalarca işlenen bir konunun ürünü, artık bu tarz filmlerin konunun üstüne bir şeyler vermesi gerekir seyirciye yine mi dedirtmemek için. sıradanlığı aşıp yanına bir şeyler koyması gerekir. evet bu filmlerde hep bir gerilim vardır ve seyirciyi filme bağlar ama malesef bu filmde o bile yok. senaryosu bir şey vaat etmiyor en başta monoton gidiyor ve sadece basit bir olay örgüsü üzerinde gitmeye çalışıyor. arada adamın geçmişine gitmeye çalışır gibi yapıp ne yaptığını bilmeden geri dönüyor yönetmen. ilgi çekici bir film yapılabilir mi bu senaryoyla hayır. film ne sanatsal anlamda ne de güzel bir vakit geçirmek için pek bir şey sunmuyor biz seyircilere. olmamış bir filmdir daha güzel örnekleri olan bu türün diğer eserlerini izlemek daha mantıklı.
(bkz: the way back)
(bkz: the way back)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar