bugün
- lahmacunu elle yiyen kız15
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- milli takımımızın balonu patladı3
- apo asılsın mı asılmasın mı4
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler3
- sedat bey pekmez birader3
- tunus6
- yazarların en sevdiği meyve9
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- asosyal olmanın sebepleri7
- avrupa birliği3
- pornoyu bırakmak3
- seksten sonra bira içmek3
- en havalı ingilizce kelimeler3
- kılıçdaroğlu'na 13 yıl boyunca oy vermiş insan3
- 21 haziran 2026 tunus japonya maçı2
- yaşlılığınız için insan biriktirin6
- seni anan benim için doğurmuş2
- güne bir şarkı bırak15
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- gülümse2
- filenin sultanları vs bizim çocuklar3
- başına belayı satın almak5
- 26 haziran 2026 türkiye'nin abd'ye döşeyeceği boru6
- iş yerinde yapması zevkli şeyler2
- fazla açıklama yapan insan4
- seni hayata bağlayan şey12
- erkek parfüm önerileri2
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- mercedes 3023
- insanlara güvenin azalması5
- eskorta oral yapmak3
- cuckold erkek2
- soğuk duş almak5
- 21 haziran 20262
- nolcak bu ulkenin hali4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı50
- saygı duyulan kadınlar3
- 42 bin entry girmek3
- sayılarla akp türkiyesi2
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi7
- özgürlüğün sınırı olarak başkasının özgürlüğü3
- kas krampı4
- fakirlik belirten hareketler3
- ekonomi2
- kimseyle tanışamamak8
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde3
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- baba denince akla gelenler4
2010 yapımı, bir jerzy skolimowski filmi.
baş rollerde vincent gallo ve emmanuelle seigner var.
baş rollerde vincent gallo ve emmanuelle seigner var.
insanı izlerken oldukça zorlayan bir film. gerçekten etkisini uzun yıllar boyunca hatırlatacak cinsten diyebilirim.
bazı filmler insana çok acımasız davranabiliyor. ya da hayat çoğu kez çok acımasız ama bu bizim karşımıza her zaman çıkmıyor da diyebiliriz...
filmi şiddetle tavsiye ediyorum.
bazı filmler insana çok acımasız davranabiliyor. ya da hayat çoğu kez çok acımasız ama bu bizim karşımıza her zaman çıkmıyor da diyebiliriz...
filmi şiddetle tavsiye ediyorum.
türkçesi ölümüne kaçış olan filmde, bir yerden sonra neyden kaçtığını bile unutursunuz ve hayatta kalmak için bir insanın neler yapabileceğini izlersiniz. rahatsız edici bir vuruculuğu vardır.
izleyin.
izleyin.
--spoiler--
afganistanda amerikalı askerler tarafından yakalanan mohammed (vincent gallo), avrupada bilinmeyen bir yerdeki bir cezaevine gönderilir. bindirildiği araç kaza yapınca özgürlüğüne kavuşur ve evi olarak bildiği çölden kilometrelerce uzakta, kar altındaki ormanda kaçmaya başlar.resmen var olmayan bir ordu tarafından acımasızca izlenen mohammed, hayatta kalmak için öldürmekten başka çaresi kalmadığını görür. film boyunca tek bir söz bile etmeden fiziksel olarak oldukça güç bir rolün altından kalkan vincent gallo, bu rolüyle geçen seneki venedik film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülüne uzanmıştı
--spoiler--
afganistanda amerikalı askerler tarafından yakalanan mohammed (vincent gallo), avrupada bilinmeyen bir yerdeki bir cezaevine gönderilir. bindirildiği araç kaza yapınca özgürlüğüne kavuşur ve evi olarak bildiği çölden kilometrelerce uzakta, kar altındaki ormanda kaçmaya başlar.resmen var olmayan bir ordu tarafından acımasızca izlenen mohammed, hayatta kalmak için öldürmekten başka çaresi kalmadığını görür. film boyunca tek bir söz bile etmeden fiziksel olarak oldukça güç bir rolün altından kalkan vincent gallo, bu rolüyle geçen seneki venedik film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülüne uzanmıştı
--spoiler--
çok garip bir film. başlarda politik başlasada daha sonra bir into the wild bir the hunter havasına bürünüyor. afgan kaçak yolda amerikan askerleri, ormancılar, köpekler ve benzeri canlıları öldürüyor.
her sahnede fon müziği kullanılmış. hiç boş geçmiyor.
izlemek isteyenleri durdurmam fakat şunu bilmelidirler ki beklentiyi sıfır tutmadığınız takdirde bi' boka yaramaz. ancak ve ancak bu türün takipçileri izlerse keyif alırlar.
filme notum 8/10.
her sahnede fon müziği kullanılmış. hiç boş geçmiyor.
izlemek isteyenleri durdurmam fakat şunu bilmelidirler ki beklentiyi sıfır tutmadığınız takdirde bi' boka yaramaz. ancak ve ancak bu türün takipçileri izlerse keyif alırlar.
filme notum 8/10.
yine bir kaçış filmi. sinemanın en önemli konularındandır kaçışlar. defalarca işlenen bir konunun ürünü, artık bu tarz filmlerin konunun üstüne bir şeyler vermesi gerekir seyirciye yine mi dedirtmemek için. sıradanlığı aşıp yanına bir şeyler koyması gerekir. evet bu filmlerde hep bir gerilim vardır ve seyirciyi filme bağlar ama malesef bu filmde o bile yok. senaryosu bir şey vaat etmiyor en başta monoton gidiyor ve sadece basit bir olay örgüsü üzerinde gitmeye çalışıyor. arada adamın geçmişine gitmeye çalışır gibi yapıp ne yaptığını bilmeden geri dönüyor yönetmen. ilgi çekici bir film yapılabilir mi bu senaryoyla hayır. film ne sanatsal anlamda ne de güzel bir vakit geçirmek için pek bir şey sunmuyor biz seyircilere. olmamış bir filmdir daha güzel örnekleri olan bu türün diğer eserlerini izlemek daha mantıklı.
(bkz: the way back)
(bkz: the way back)
Gündemdeki Haberler