bugün
- kova burcu erkeği akrep kadını5
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi6
- hünkar beğendi vs alinazik7
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması7
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- 24 eylül 20263
- en lezzetli balık21
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog3
- aşk kitabı2
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek3
- birikim yapmak5
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız3
- queen ravenna'nın arabasını çalmak2
- ellerim bos gonlum hos5
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- padişaha ay saçmalama hünkarım diyen harem kadını2
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- acı gerçekler2
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- lost vs prison break2
- yabancı bir ülkede yabancı birinin evinde uyumak2
- nejat uygur2
- true nickli yazar24
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- deprem2
- karşı cinsteki en itici özellik12
- ben geldim naneler13
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- israil10
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- dünya2
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- gocu33
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- anın görüntüsü25
- çok seviyorsan birini2
- mansur yavaş14
- garip bir rüya gördüm5
- karton toplarken cin musallat olması6
görsel
Allah sahibine bağışlasın.
Allah sahibine bağışlasın.
görsel
Ama sen çok güzel bir detaysin.
Ama sen çok güzel bir detaysin.
Elizabeth olsen su bile vermez sana bunlar.
Karakteri hakkında bir fikrim yok ama çok masum bir görüntüsü var, üzülmesin diye her türlü tehlikeye atılmak istiyor insan.
Yazık bi kerecik yapsa.
insan olamadıktan sonra elizabeth olsen ne olacak...
Yaşayan en güzel varlık olabilir.
Çıplak ayaklarına masaj yapma ve ayaklarına oje sürme fantezim olan ünlü hanımlardandır.
yaşlanmış 35 yaşında ah yıllar
ona bunu yapayan hayat bize neler yapmaz
45 den genç ama o yaşa da gelir
son fragmanda sinirlendiriyorlar
masa yı kıracaktı
ona bunu yapayan hayat bize neler yapmaz
45 den genç ama o yaşa da gelir
son fragmanda sinirlendiriyorlar
masa yı kıracaktı
8 yaşından beri kendisine karşı hislerim var. çocuk aklıyla başlayan bu şey, yıllar geçtikçe bende kaybolmadı, aksine büyüdü. son 15 gündür de sanki içimde bir düğüm gibi daha çok baskı yapıyor, beynimin içine çökmüş gibi. çoğu insan bunu “çocukluk/ergenlik hayranlığı” gibi görebilir ama bende biraz daha ağır, anlatması zor bir his.
her şeyimde onu arıyorum, başka birine gülüşünde bile onun yüzü geliyor. hiçbir işime odaklanamıyorum, hayatıma devam edemiyorum. her şeyim olmuş gibi ama aslında hiçbir zaman benim olmayacak. kendime acıyorum, çünkü bir umut bile edemiyorum.
belki garip gelecek ama yıllardır yanımda olmayan biriyle yaşamış gibi hissediyorum. ekrana her çıktığında, her gördüğümde bir anlığına dünya duruyor gibi oluyor. hiçbir zaman ulaşamayacağımı, evli olduğunu ve mesafe farkını bilmek, aslında işin en ağır kısmı.
bazen kendime bile saçma geliyor ama çocukluğumdan beri aklımın bir köşesinde. bir sürü insan gelip geçer hayatında ama ilişkide tip standartımı kendisine o kadar çekti ki başka kadınlarla sağlıklı bir flört yada arkadaşlık ilişkisi kuramıyorum. normalde bir ünlüye bu kadar bağlanmak bana da mantıklı gelmiyor, fakat içimde tuttuğum bir şey bu. günlük hayatımda kimseyle paylaşamadığım için buraya yazmak istedim. belki benzer şeyler yaşamış biri olur, belki de sadece içimi dökmüş olurum.
öyle “hayranlık” değil, baya bildiğin kafamı kemiren bir durum. normalde bir oyuncuya takıntı falan olmaz bende hatta bir kadına karşı olmaz ama bu defa başka hissettiriyor.
arada düşünüyorum, acaba benimle mi daha mutlu olurdu yoksa hz. ali tipli ince sesli robbie arnett ile mi? röportajlarını falan izliyorum, ilişkisini araştırıyorum… kendimi onun yerine koyuyorum. sonra da kendi kendime kızıyorum, çünkü kızın mutlu olduğu belli. ama işte mantık bir yere kadar, kalp başka çalışıyor.
eğer şartlar el verseydi, ruhumun ona ait olduğunu bilirdi. benliğimin her kıvrımı, her düşüncem, her nefesim yalnızca onunla bütün olabilirdi. beynim ise ondan başka hiçbir varlığı asla kabul etmezdi, etmiyor da. ömrüm boyunca başka hiçbir ilişkiye yer açamayacak kadar kesin, katıksız ve geri dönüşsüz bir aidiyet bu…
belki de bu durumun bana zarar verdiğini kabul etmem lazım ama kolay değil. özellikle yıllardır bu hisle yaşayıp da son günlerde iyice ağır basınca, ister istemez içimde bir şeyler sıkışıyor.
böyle şeyleri buraya yazmak ne kadar doğru bilmiyorum ama içimde tutunca daha çok büyüyor. belki bir gün bu his hafifler, belki de hayatımın hep bir parçası olarak kalır.
her şeyimde onu arıyorum, başka birine gülüşünde bile onun yüzü geliyor. hiçbir işime odaklanamıyorum, hayatıma devam edemiyorum. her şeyim olmuş gibi ama aslında hiçbir zaman benim olmayacak. kendime acıyorum, çünkü bir umut bile edemiyorum.
belki garip gelecek ama yıllardır yanımda olmayan biriyle yaşamış gibi hissediyorum. ekrana her çıktığında, her gördüğümde bir anlığına dünya duruyor gibi oluyor. hiçbir zaman ulaşamayacağımı, evli olduğunu ve mesafe farkını bilmek, aslında işin en ağır kısmı.
bazen kendime bile saçma geliyor ama çocukluğumdan beri aklımın bir köşesinde. bir sürü insan gelip geçer hayatında ama ilişkide tip standartımı kendisine o kadar çekti ki başka kadınlarla sağlıklı bir flört yada arkadaşlık ilişkisi kuramıyorum. normalde bir ünlüye bu kadar bağlanmak bana da mantıklı gelmiyor, fakat içimde tuttuğum bir şey bu. günlük hayatımda kimseyle paylaşamadığım için buraya yazmak istedim. belki benzer şeyler yaşamış biri olur, belki de sadece içimi dökmüş olurum.
öyle “hayranlık” değil, baya bildiğin kafamı kemiren bir durum. normalde bir oyuncuya takıntı falan olmaz bende hatta bir kadına karşı olmaz ama bu defa başka hissettiriyor.
arada düşünüyorum, acaba benimle mi daha mutlu olurdu yoksa hz. ali tipli ince sesli robbie arnett ile mi? röportajlarını falan izliyorum, ilişkisini araştırıyorum… kendimi onun yerine koyuyorum. sonra da kendi kendime kızıyorum, çünkü kızın mutlu olduğu belli. ama işte mantık bir yere kadar, kalp başka çalışıyor.
eğer şartlar el verseydi, ruhumun ona ait olduğunu bilirdi. benliğimin her kıvrımı, her düşüncem, her nefesim yalnızca onunla bütün olabilirdi. beynim ise ondan başka hiçbir varlığı asla kabul etmezdi, etmiyor da. ömrüm boyunca başka hiçbir ilişkiye yer açamayacak kadar kesin, katıksız ve geri dönüşsüz bir aidiyet bu…
belki de bu durumun bana zarar verdiğini kabul etmem lazım ama kolay değil. özellikle yıllardır bu hisle yaşayıp da son günlerde iyice ağır basınca, ister istemez içimde bir şeyler sıkışıyor.
böyle şeyleri buraya yazmak ne kadar doğru bilmiyorum ama içimde tutunca daha çok büyüyor. belki bir gün bu his hafifler, belki de hayatımın hep bir parçası olarak kalır.
rüyamda gördüm konuşuyorduk
sonra fonda and i would do it for you çalmaya
başladı rüyamda ne alaka ise
kısa sürdü rüya uyandım
ne güzel rüyaydı umarım devamını görürüm
daha önce de görmüştüm ama bu daha güzeldi
film izlemeyi azaltmalıyım
sonra fonda and i would do it for you çalmaya
başladı rüyamda ne alaka ise
kısa sürdü rüya uyandım
ne güzel rüyaydı umarım devamını görürüm
daha önce de görmüştüm ama bu daha güzeldi
film izlemeyi azaltmalıyım
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar