bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz14
- emre aydın dinledikten sonra havanın grileşmesi3
- fon vurguncularının fetva alması3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı30
- fenerbahçe 3 liverpool 14
- muslettin amca15
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- atatürk düşmanı değilim5
- kurallara uyma refleksinin sorgulanmaması2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- emre aydın a adam olması için tavsiyeler2
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- gastronomi4
- çaya tükürmek2
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman müziği bıraktı4
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- yeni tanışılan kimse8
- sex shop5
- cezaevine özenen gençler8
- sözlük klasikleri8
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- aşermek2
- ucanpembekoala5
- insan sevmemek3
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- aleksey batrakov27
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- bencil olmak2
- dedeağaç2
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- biz de birileriyiz3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- anın görüntüsü33
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- kasım indirimleri2
- adolescence2
- kırıkkaleli olmak istemek10
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
alışılmamış imgelerle süslü bir reha yünlüel şiiri.
evsiz-barksız
sabah yağmurlarınındır
gözlerim.
cami avlularına bırakılmış
vakitsiz sağanakların,
coşkulu fırtınaların,
ve bir de,
bir de
kandil cumalarından
tüten heyecanların.
çay bahçelerinin
kırk mumluk sarı ampullerinde
yakılıdır adlarımız
bizbiz yanar
benbön sönmez
yaz'ı bekleyen
kardanadem meydanlarından
geçer sözlerimiz
bana mısın demez
hiçbiri
bana mısın der
havvaları ademlerin
-üşümek zayıflıktır ya
kötü yola düşürür kardanhavvayı,
adamlarının gözü önünde-
kardanademler ondan beklerler yaz'ı
yokoluşları pahasına
varederler kadınlarını
varbırakırlar
kaçırırlar sözlerimizden.
uçuşan-saçışan kahkahalar
sarılır boyunlarımıza
atkılarımızdan çekiştirir
güleriz ergin dostum, geçeriz
sinekli mahalleler
hamamböcekli taverna mutfakları
kötümser garsonlar
hayatla aldığı olan
verdiği olmayan gazino patronları
ırgalamaz bizi dostum!
sineklerinden tablolar
böceklerinden şarkılar
garsonlarından iyimserlikler yapar
patronlarını gazinolarına yamak düzeriz
önümüzden bir adam geçer
kimbilir
hangi kadının
aşık olduğu
bir zamanlar
ter, tütün ve alkol kokusundan müterekkip
bir de yakasında kendisine ehemmiyet yükleyen
bilmemne birliğinin rozetası
kimbilir
hangi kadının
aşkından pişman olduğu
çooook sonrası
paslı kepenklerine koyar
renkli gözlüklerini
şişman kadın
bir çocuk,
prezervatifsiz
çit pervazlarından
atmaktadır
yüreğinin ilk adımlarını
anasının sahilinden hayatının sinesine doğru
çalıntı şarkılarda çalınsak da
ne gam!
her şarkı bizim şarkımızdır
her gam bizim gamımız
film repliklerinden
kaçamamış bir aşka meylederiz.
bir hac mevsiminde aşık olan
iki ihtiyarın öyküsüne çarpar kalbimiz
-başlamamış, bitirilmemiş
dolayısıyla yarım da bırakılmamış-
bir çift huysuz ve hırçın gölbalığının öyküsüne
işte böyle yakışırız.
le-z'avyatör barında
"evribadi niids sambadi" çalmaktadır
om dö fer'de jak brel
kolkola inmişizdir ankara sokaklarına dostum
sen duyarsın, ben görürüm
ankara anlamaz!
sevişmeler unutulmuştur
bir limon sepetine
sepette bir abajur yaşamaktadır
abajurda bir geyik
geyikte bir efsane
efsanede bir kayık kalkmaktadır ergin dostum
bizi bizbiz yapan mumların
kırklarına karıştıran.
sen görürsün, ben duyarım
strazburg anlamaz!
bir harita hatıratından
düşeriz kerevetlere
gökten,
ahmakıslatan 'beş+x elma' şeklinde
hatıra haritalarından
dizeler dizeriz,
kerevetler döşeriz
ankara görür, strazburg duyar
cânım dostum,
biz anlamazlık(')tan yanarız
evsiz-barksız
sabah yağmurlarınındır
gözlerim.
cami avlularına bırakılmış
vakitsiz sağanakların,
coşkulu fırtınaların,
ve bir de,
bir de
kandil cumalarından
tüten heyecanların.
çay bahçelerinin
kırk mumluk sarı ampullerinde
yakılıdır adlarımız
bizbiz yanar
benbön sönmez
yaz'ı bekleyen
kardanadem meydanlarından
geçer sözlerimiz
bana mısın demez
hiçbiri
bana mısın der
havvaları ademlerin
-üşümek zayıflıktır ya
kötü yola düşürür kardanhavvayı,
adamlarının gözü önünde-
kardanademler ondan beklerler yaz'ı
yokoluşları pahasına
varederler kadınlarını
varbırakırlar
kaçırırlar sözlerimizden.
uçuşan-saçışan kahkahalar
sarılır boyunlarımıza
atkılarımızdan çekiştirir
güleriz ergin dostum, geçeriz
sinekli mahalleler
hamamböcekli taverna mutfakları
kötümser garsonlar
hayatla aldığı olan
verdiği olmayan gazino patronları
ırgalamaz bizi dostum!
sineklerinden tablolar
böceklerinden şarkılar
garsonlarından iyimserlikler yapar
patronlarını gazinolarına yamak düzeriz
önümüzden bir adam geçer
kimbilir
hangi kadının
aşık olduğu
bir zamanlar
ter, tütün ve alkol kokusundan müterekkip
bir de yakasında kendisine ehemmiyet yükleyen
bilmemne birliğinin rozetası
kimbilir
hangi kadının
aşkından pişman olduğu
çooook sonrası
paslı kepenklerine koyar
renkli gözlüklerini
şişman kadın
bir çocuk,
prezervatifsiz
çit pervazlarından
atmaktadır
yüreğinin ilk adımlarını
anasının sahilinden hayatının sinesine doğru
çalıntı şarkılarda çalınsak da
ne gam!
her şarkı bizim şarkımızdır
her gam bizim gamımız
film repliklerinden
kaçamamış bir aşka meylederiz.
bir hac mevsiminde aşık olan
iki ihtiyarın öyküsüne çarpar kalbimiz
-başlamamış, bitirilmemiş
dolayısıyla yarım da bırakılmamış-
bir çift huysuz ve hırçın gölbalığının öyküsüne
işte böyle yakışırız.
le-z'avyatör barında
"evribadi niids sambadi" çalmaktadır
om dö fer'de jak brel
kolkola inmişizdir ankara sokaklarına dostum
sen duyarsın, ben görürüm
ankara anlamaz!
sevişmeler unutulmuştur
bir limon sepetine
sepette bir abajur yaşamaktadır
abajurda bir geyik
geyikte bir efsane
efsanede bir kayık kalkmaktadır ergin dostum
bizi bizbiz yapan mumların
kırklarına karıştıran.
sen görürsün, ben duyarım
strazburg anlamaz!
bir harita hatıratından
düşeriz kerevetlere
gökten,
ahmakıslatan 'beş+x elma' şeklinde
hatıra haritalarından
dizeler dizeriz,
kerevetler döşeriz
ankara görür, strazburg duyar
cânım dostum,
biz anlamazlık(')tan yanarız
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar