bugün
- iskilipli atıf hoca20
- favlayan yazarın asıl amacı9
- kasımda aşk başkadır4
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması3
- evli bir kadını sikmek4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- otel odasında yalnız kalmak4
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- iş yerinde atletle çalışmak3
- sevimli kafir3
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- kale3112 tarzı entry girmek2
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- casino2
- pazarama com3
- millette manyak para var21
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- ahmet nazif zorlu6
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- zenci kadın poposu2
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- red flag sözlük yazarları2
- osmanlı hanedanı3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- 693
- sözlük kürdü54
- nick vermeden bir yazara seslen3
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- ismail kartal16
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- nar tanelemek5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- yere düşen araba anahtarı3
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- erken uyanmak4
hastalar üzerinde dua nın etki edip etmediğini araştırmak üzere yapılan deneydir
bu tarz deneylerin uygun yapılabilmesi için, çift kör (double-blinded-) prosedürüne uyulması gerekir ve bu kurala katı biçimde uyulmuştur. tam anlamıyla rastgele seçilen hastalar belirlenir, ilk grup denek grubu (dua edilenler), diğeriyse kontrol grubu olarak belirlenir (dua edilmeyenler.) ne hastalar, ne doktorlar ne hastabakıcılar ne de denekler hangi hastalara dua edileceğini ya da hangilerinin kontrol üyesi olduğu bilmez. ancak deneysel duayı edenlerin her kim için dua edeceklerse isimlerini bilmeleri gerekir; aksi takdirde, belirlenen kişiler haricindeki ilgisiz kişiler için dua etmenin ne anlamı olurdu? ancak duacılara hastaların yalnızca ön ismi ve soyadının ilk harfini vermek yeterlidir. görünüşe göre bu sayede tanrı doğru hastane yatağının yerini tam olarak saptayabilecekti.
böylesi deneyler yapma fikri başta dalga geçilmeye son derece açıktır ve beklenildiği gibi bu proje de bu olumsuzlukları yaşamıştır. bildiğim kadarıyla bob newhart bununla ilgili bir skeç hazırlamamıştı, ancak yine de sesindeki kararlılığı duyar gibiyim:
ne söylüyorsun tanrım? beni kontrol grubundan olduğum için tedavi edemiyor musun? ... ah anlıyorum, teyzemin duaları yeterli değil. ama tanrım, yan yataktaki bay evans... o neydi tanrım? bay evans her gün binlerce dua aldı öyle mi? ama tanrım, bay evans o kadar insanı tanımaz ki... ah, ondan yalnızca john e. olarak bahsettiler, john ellsworthy'yi kastetmediklerini nasıl anladın?... ah evet, hangi john e.'ye dua ettiklerini anlamak için her şeyi bilme yeteneğini kullandın. ama tanrım...
tüm alayları cesurca göğüsleyen araştırmacı grubu hiç yılmadan çalıştı ve boston yakınlarında bulunan zihin/beden tıbbi akademisi'ndeki bir kardiyolog olan dr herbert benson önderliğinin kontrolündeki 2,4 milyon dolarlık templeton sermayesi harcandı. dr benson'ın daha önceleri söylediği bir söze templeton baskısından çıkan bir makalede yer verilmişti: "tıbbi olgularda şefaat (aracılık) dualarının etkisinin ispatına inanmak yükselmektir." araştırmanın sağlam ellere teslim edilmiş olması güven vericiydi ve şüpheciler tarafından berbat edilme olasılığı düşüktü. dr benson ve takımı altı hastanedeki 1.802 hastayı gözlemledi ki bu hastaların hepsi koroner baypas ameliyatı geçirmişti. hastalar üç gruba ayrıldı. birinci grup dua aldı ve bunu bilmedi. grup 2 (kontrol grubu) dua almadı ve bunu bilmedi. grup 3 dua aldı ve bunu bildi. grup 1 ve grup 2 kıyaslaması aracılık dualarının etkisini sınamak içindi. grup 3 birinin dua ettiğini bilmenin ortaya çıkarabileceği psikosomatik etkileri test etmek içindi.
duacılar üç kilise cemaatinden oluşuyordu, minnesota, massachusetts ve missouri, bu üç kilisenin konumu hastanelerden oldukça uzaktı. duacılara, açıklandığı üzere, dua edecekleri hastaların yalnızca ön adları ve soyadlarının ilk harfi söylendi. bunu mümkün olabildiğince standartlaştırmak deneysel alıştırmayla emin bir şekilde sağlanabilirdi ve dolayısıyla tüm duacılara dualarının içine şu cümleyi de katmaları söylendi: "çabuk, sağlıklı bir iyileşme ve komplikasyon olmamasıyla birlikte başarılı bir ameliyat için."
amerikan kalp dergisi (american heart journal) nisan 2006 sayısında bildirilen sonuçlar oldukça belirgindi. dua edilen ve edilmeyen hastalar arasında fark yoktu. dua edildiğini bilen ve dua edildiğini ya da edilmediğini bilmeyenler arasında bir fark vardı; ancak bu olumsuz yöndeydi. dualardan yararlandıklarını bilenler, bilmeyenlere nazaran, yan etkilerden daha fazla acı çektiler. tanrı bu çılgın girişimi kınadığını göstermek için hafifçe cezalandırmış mıydı? kendileri için dua edildiğini bilen hastaların sonuç itibariyle fazladan stresten zarar görmüş olmaları daha olasıydı: araştırmacıların deyimiyle 'performans anksiyetesi'. araştırmacılardan birisi olan dr charles bethea şöyle demişti, "bu onları 'dua takımına çağrılacak kadar hasta mıyım?' düşüncesiyle kararsızlaştırmış olabilir?" günümüzün dava açma meraklısı toplumunda, kalp rahatsızlıklarından zarar gören bu hastaların, deneysel dua aldıklarını bilmelerinin bir sonucu olarak, templeton vakfı aleyhinde eylem niteliğinde bir dava açmaya yeltenmiş olabileceklerini umut etmek fazla mıdır?
https://www.youtube.com/watch?v=719EHk6AZTQ
özet:dua hiç bir şeye yaramıyor
not:merak edenler okusun üşenip okumayanlar okumadık durumumuz yoktu gibi saçmalıklar yazmayın.
bu tarz deneylerin uygun yapılabilmesi için, çift kör (double-blinded-) prosedürüne uyulması gerekir ve bu kurala katı biçimde uyulmuştur. tam anlamıyla rastgele seçilen hastalar belirlenir, ilk grup denek grubu (dua edilenler), diğeriyse kontrol grubu olarak belirlenir (dua edilmeyenler.) ne hastalar, ne doktorlar ne hastabakıcılar ne de denekler hangi hastalara dua edileceğini ya da hangilerinin kontrol üyesi olduğu bilmez. ancak deneysel duayı edenlerin her kim için dua edeceklerse isimlerini bilmeleri gerekir; aksi takdirde, belirlenen kişiler haricindeki ilgisiz kişiler için dua etmenin ne anlamı olurdu? ancak duacılara hastaların yalnızca ön ismi ve soyadının ilk harfini vermek yeterlidir. görünüşe göre bu sayede tanrı doğru hastane yatağının yerini tam olarak saptayabilecekti.
böylesi deneyler yapma fikri başta dalga geçilmeye son derece açıktır ve beklenildiği gibi bu proje de bu olumsuzlukları yaşamıştır. bildiğim kadarıyla bob newhart bununla ilgili bir skeç hazırlamamıştı, ancak yine de sesindeki kararlılığı duyar gibiyim:
ne söylüyorsun tanrım? beni kontrol grubundan olduğum için tedavi edemiyor musun? ... ah anlıyorum, teyzemin duaları yeterli değil. ama tanrım, yan yataktaki bay evans... o neydi tanrım? bay evans her gün binlerce dua aldı öyle mi? ama tanrım, bay evans o kadar insanı tanımaz ki... ah, ondan yalnızca john e. olarak bahsettiler, john ellsworthy'yi kastetmediklerini nasıl anladın?... ah evet, hangi john e.'ye dua ettiklerini anlamak için her şeyi bilme yeteneğini kullandın. ama tanrım...
tüm alayları cesurca göğüsleyen araştırmacı grubu hiç yılmadan çalıştı ve boston yakınlarında bulunan zihin/beden tıbbi akademisi'ndeki bir kardiyolog olan dr herbert benson önderliğinin kontrolündeki 2,4 milyon dolarlık templeton sermayesi harcandı. dr benson'ın daha önceleri söylediği bir söze templeton baskısından çıkan bir makalede yer verilmişti: "tıbbi olgularda şefaat (aracılık) dualarının etkisinin ispatına inanmak yükselmektir." araştırmanın sağlam ellere teslim edilmiş olması güven vericiydi ve şüpheciler tarafından berbat edilme olasılığı düşüktü. dr benson ve takımı altı hastanedeki 1.802 hastayı gözlemledi ki bu hastaların hepsi koroner baypas ameliyatı geçirmişti. hastalar üç gruba ayrıldı. birinci grup dua aldı ve bunu bilmedi. grup 2 (kontrol grubu) dua almadı ve bunu bilmedi. grup 3 dua aldı ve bunu bildi. grup 1 ve grup 2 kıyaslaması aracılık dualarının etkisini sınamak içindi. grup 3 birinin dua ettiğini bilmenin ortaya çıkarabileceği psikosomatik etkileri test etmek içindi.
duacılar üç kilise cemaatinden oluşuyordu, minnesota, massachusetts ve missouri, bu üç kilisenin konumu hastanelerden oldukça uzaktı. duacılara, açıklandığı üzere, dua edecekleri hastaların yalnızca ön adları ve soyadlarının ilk harfi söylendi. bunu mümkün olabildiğince standartlaştırmak deneysel alıştırmayla emin bir şekilde sağlanabilirdi ve dolayısıyla tüm duacılara dualarının içine şu cümleyi de katmaları söylendi: "çabuk, sağlıklı bir iyileşme ve komplikasyon olmamasıyla birlikte başarılı bir ameliyat için."
amerikan kalp dergisi (american heart journal) nisan 2006 sayısında bildirilen sonuçlar oldukça belirgindi. dua edilen ve edilmeyen hastalar arasında fark yoktu. dua edildiğini bilen ve dua edildiğini ya da edilmediğini bilmeyenler arasında bir fark vardı; ancak bu olumsuz yöndeydi. dualardan yararlandıklarını bilenler, bilmeyenlere nazaran, yan etkilerden daha fazla acı çektiler. tanrı bu çılgın girişimi kınadığını göstermek için hafifçe cezalandırmış mıydı? kendileri için dua edildiğini bilen hastaların sonuç itibariyle fazladan stresten zarar görmüş olmaları daha olasıydı: araştırmacıların deyimiyle 'performans anksiyetesi'. araştırmacılardan birisi olan dr charles bethea şöyle demişti, "bu onları 'dua takımına çağrılacak kadar hasta mıyım?' düşüncesiyle kararsızlaştırmış olabilir?" günümüzün dava açma meraklısı toplumunda, kalp rahatsızlıklarından zarar gören bu hastaların, deneysel dua aldıklarını bilmelerinin bir sonucu olarak, templeton vakfı aleyhinde eylem niteliğinde bir dava açmaya yeltenmiş olabileceklerini umut etmek fazla mıdır?
https://www.youtube.com/watch?v=719EHk6AZTQ
özet:dua hiç bir şeye yaramıyor
not:merak edenler okusun üşenip okumayanlar okumadık durumumuz yoktu gibi saçmalıklar yazmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar