bugün
- 2026 ekonomik krizi12
- migros'a sorulacak tek soru22
- velvet40
- arkadaşlar veto ne demek8
- bir sözlük yazarını kıskanmak7
- masonik gizemler5
- tostumu yaptım11
- ellerim bos gonlum hos16
- sıfırladım babacığım3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği8
- gnostik gizemler3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi7
- g i l d e d l i l y14
- kürt meslekleri6
- türklerin türk olamama sorunu6
- abraxas2
- mümin aynı delikten iki defa sokulmaz2
- victor osimhen16
- 1 euro 56 25 tl2
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek8
- köylüleri neden öldürmeliyiz5
- devşirme meslekleri3
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- sıçarken entry giren yazarlar2
- bir kızın hard sevip sevmediğini nerden anlarsınız5
- iktidar değişince yandaşlar nereye kaçar sorunsalı3
- tıktok nasıl etkin kullanılır2
- ismail kartal18
- now tv neden gelmedi6
- dolubatarya2
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi6
- ota boka faşist diyen kürtçü3
- hindistanlı işçiler3
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- çomar arabaları3
- burcu özberk4
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- gocu abi buraya yumruk havaya4
- osuruktan şiirler58
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- anın görüntüsü25
- allah'ı inkar eden ateisti bi tabuta hapsetmek2
- bu saatte evde oturmak yerine işte olan insan4
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- güçler ayrılığı3
- ümmetçi genişliği2
- tesla model 33
- the mossad is watching you3
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
kürt müziğinin en eski icracıları olan dengbejleri yeni albümlerinde canlandırmış olan sanatçı kişisi. özellikle kürt müziği severler tarafından çağdaş dengbej olarak adlandırılır.
varto lu değil kop ludur.
Serhat yöresi, özelikle dengbêjlik açısında Kürtler için önemli bir merkezdir. Degnbêjlerin en ünlüleri nerdeyse bu coğrafyada ortaya çıkmış ve Kürtler içinde namları yayılmıştır. Bunların en bilineni ise Evdalê Zeynikêdir. Yirminci yüzyılın başılarına kadar yaşadığı bilinen Evdalê Zeynikê, bu bölgenin ozanıdır.
işte sonradan bu dengbêjliğin geleneğini sürdürecek olan Husênê Muşî, adından da anlaşılacağı üzere Muşun güneydoğusuna düşen Orginos köyünde, Hüsniye ve Şakirê Nimetin çocuğu olarak 1936 yılında dünyaya gözlerini açar.
Köylü ve çiftçilikle geçimini sağlayan aile ise, aslen Sasonlu olup sonradan bölgeye yerleşmiştir.
Sonradan Evdalê Zeynikê ekolunun bir şagirti olan Husênê Mûşî, aynı zamanda sesi güzel olan ve zaman zaman dengbêjlik sanatını da icra eden bir babanın çocuğudur. Çeşitli isimlerle de anılan Husênê Mûşî (Husêno ve Husênê Orginosî gibi) çocukluk denebilecek çağlarda babasının da etkisiyle dengbêjlik yaşamına adım atar.
Kırk yılı aşkın bir süre büyük bir istekle bütün cemaat ve düğün derneklerde o güzel ve güçlü sesiyle boy gösterir, halkın beğeni ve sevgisini kazanır. Düğün ve derneklerin aranılan dengbêji olur. O bir tarafta, diğerleri bir taraftan karşılıklı kılam ve stranlarını söylerler.
Denbêjlik Kürtler için çok önemli bir kurumdur. Bu kurumda sadece ses sanatçıları yetişmez, aynı zamanda toplumsal olayları bir tarihçi edasıyla ele alan ve destanlaştıran ozanlar yetişir. Onlar Kürtlerin Homeroslarıdırlar. Birer canlı tarihtirler. Kürt dilinin koruyanı, geliştiricisi ve aynı zamanda sözlü tarihin de taşıyıcılarıdırlar. Bundan ötürü her birinin kaybı özelikle bu çağda Kürtlerin de birer büyük kaybıdır. Çünkü bu gelenek gittikçe zayıflamakta ve bu kültür taşıyıcıların yitip gitmesi de sadece bir fiziki kayıp değildir. Aynı zamanda hazine değerinde olan geçmişimize ait sözlü edebiyatın da kaybolmasıdır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla birlikte, Kürtler açısında yeni bir süreç başlıyordu. Red ve inkar politikası bir yandan, asimilasyon siyaseti de diğer yandan Kürtlerin bu kurumunun güçten düşmesine neden oluyordu. Bu kurumun kendini ifade edebileceği ortamlar birer birer ortadan kaldırılıyordu. Her şeyden önce Kürtçe konuşmak yasaktı ve bu büyük bir engeldi.
Bu yıllarda rejimin yetkilileri halkın dengbejlerine faşist talepler dayatıyorlardı. Sanatlarını Türkçe icra etmelerini istiyorlardı.Kürtlere ait ne varsa Türkçeye çevirmelerini dayatıyorlardı.
1956 yılında Erzurum Radyosunun yetkilileri Dengbêj Husênodan da bu talepte bulundular. Ondan kılam ve stranlarını Türkçe olarak radyoda okumasını ve radyo arşivine katmasını istediler. Ancak Dengbej Husêno bu dayatmalara karşı durdu ve bu istekleri red etti. Çünkü o biliyordu ki her halk kendi dili, kültürü ve folkloruyla tanınabilir ve ancak hayat bulabilirdi.
O yıllarda bu siyasete göre hareket edenler devlet tarafından büyük bir itibar görüyorlardı. Ama Kürtler bu şekilde o kimselere bakmıyordu. Bu isteklere karşı duran ve kendi kimliğinde ısrar edenleri ise Kürt halkı bağrına basıyordu.
Dengbêj Husêno hem sanatını icra ediyor, hem de çiftçilikle hayatını idame ediyordu.Ekonomik sebeplerden dolayı 1973 yılında çalışmak için Almanya’ya gitmek zorunda kalır. Ama ne çare, gurbetlik canına tak eder. O bir kere halkına ve icra ettiği sanatına sevdalı. Bunu icra edecek tek yer de memleketidir.
istanbul’da HEP’in (Halkın Emek Partisi) 1991 yılında tertiplediği Newroz kutlamasına Dengbej Husêno da katılarak sahneye çıkar, 30 binden fazla bir kitleye kılamlarıyla seslenir. Halkın büyük bir ilgisini çeker ve bu durum onu çok duygulandırır.
Husêno’nun sesi ve kılamlarının içeriği
Husênê Mûşî’nin sesi hem güçlü hem de yüksek bir perdeye sahipti. O çığırdığı zaman bir çan sesi bıraklığındaki bir sesle insanı sarmalıyordu. Doyumsuz olan sesi, insanı alıp o güzelim cografyalarda gezdirirdi.
Söylediği bütün parçalarda, insan yaşamına dair ne varsa bulmak mümkün. Aşk, sevgi, yiğitlik, savaş vs. O bunlarla da yetinmemiş, Kürtler’in önde gelen liderleri üzerine de ağıtlar yakmıştır.Şeyh Sait üzerine söylediği ‘Mîrê Min’ türküsü gibi.
Halkın sanatçısı tavrıyla bir duruş sergilemiş ve kendi halkının sorunlarına kayıtsız kalmamıştır.Irak Kürdistan’ında Mele Mustafa Barzanî’nin öncülüğünde faşist Irak Baas rejimine karşı yapılan efsanevi mücadele üzerine de eserler yapmıştır.Diğer taraftan o dönemde iran’daki Kürtler’in lideri Simkoyê Şikakî’nin iran merkezi hükümetine karşı sergilediği yiğitliğini de unutmamış,onun mücadelesine ithafen besteler yapmaktan da geri durmamıştır.Hele halk arasında çok yaygınlaşmış olan ‘Kilama Mala Seydo’ koçaklaması bir şaheserdir.
Husêno, tıpkı ustadı Evdalê Zeynikê gibi gücü yettiğince bu dengbêjlik kurumu için yeni adaylar yetiştirir. Ailesinde kendisi ve babasının dışında, diğer aile bireylerinde de bu sanatı icra edenler var. Kardeşi Xalid ve Xalid’in oğlu Şemsedîn, Behcet, oğlu Cahid ve kardeşinin oğlu Delîl Dîlanar. işte karşımızda tek başına bir dengbêjlik kurumu. Bu dengbêjlerin her biri ise kendi uslup ve tarzına sahip olarak, bu köklü Kürt müzik sanatını icra etmeye devam ediyorlar.
Vefatı
Çağımızın dengbêjlik geleneğinin önemli temsilcilerinden Husêno,1998 yılında hayat arkadaşını, can dostunu, beraber hayatın acı ve tatlı anlarını yaşadığı Dilber’ini kaybeder. Bu olay onu derinden etkiler ve büyük bir acı ve üzüntüye neden olur.1998 yılının sonlarına doğru, Husênê Orginosî ani kalp felcinden ötürü yere yıkılır.iki buçuk yıla yakın bir süre, yataktan çıkmaz olur. Halk o mücevher değerindeki sesten mahrum kalır. Bir ses sanatçısı için en büyük kayıp sesidir desek yeridir.
Dengbêj Husêno dermansız bir derde yakalanmıştır artık. Kara haberi de fazla gecikmez, 2001’in Nisan ayının 8’inde sevenlerine ulaşır.Uzun yıllar boyunca berak ve pürüzsüz sesiyle herkesin gönlünde taht kurmuş olan Husêno kendi köyü Orginos’ta ki evinde yaşama gözlerini yumar ve bu dünyadan göç eder.Evdalê Zeynikê ekolunun seçkin ustadlarından olan bu dengbêjimizin naaşı Orginos’ta büyük bir merasimle toprağa verilir.
O fiziki olarak aramızda ayrıldı ama, sesi ve sanatı bu dünyada kalıcı oldu.Bu yapımda ölümsüz dengbêjimizin sesi yeğeni ve genç kuşak sanatçılarımız içinde umut vaat eden Delîl Dîlanar ile düet olarak buluşuyor.
işte; eski, köklü, soylu ve klasik bir değerimizin yeni ve genç kuşak ile buluşması…
http://www.rojince.com/delil-dilanar-biyografi/
Serhat yöresi, özelikle dengbêjlik açısında Kürtler için önemli bir merkezdir. Degnbêjlerin en ünlüleri nerdeyse bu coğrafyada ortaya çıkmış ve Kürtler içinde namları yayılmıştır. Bunların en bilineni ise Evdalê Zeynikêdir. Yirminci yüzyılın başılarına kadar yaşadığı bilinen Evdalê Zeynikê, bu bölgenin ozanıdır.
işte sonradan bu dengbêjliğin geleneğini sürdürecek olan Husênê Muşî, adından da anlaşılacağı üzere Muşun güneydoğusuna düşen Orginos köyünde, Hüsniye ve Şakirê Nimetin çocuğu olarak 1936 yılında dünyaya gözlerini açar.
Köylü ve çiftçilikle geçimini sağlayan aile ise, aslen Sasonlu olup sonradan bölgeye yerleşmiştir.
Sonradan Evdalê Zeynikê ekolunun bir şagirti olan Husênê Mûşî, aynı zamanda sesi güzel olan ve zaman zaman dengbêjlik sanatını da icra eden bir babanın çocuğudur. Çeşitli isimlerle de anılan Husênê Mûşî (Husêno ve Husênê Orginosî gibi) çocukluk denebilecek çağlarda babasının da etkisiyle dengbêjlik yaşamına adım atar.
Kırk yılı aşkın bir süre büyük bir istekle bütün cemaat ve düğün derneklerde o güzel ve güçlü sesiyle boy gösterir, halkın beğeni ve sevgisini kazanır. Düğün ve derneklerin aranılan dengbêji olur. O bir tarafta, diğerleri bir taraftan karşılıklı kılam ve stranlarını söylerler.
Denbêjlik Kürtler için çok önemli bir kurumdur. Bu kurumda sadece ses sanatçıları yetişmez, aynı zamanda toplumsal olayları bir tarihçi edasıyla ele alan ve destanlaştıran ozanlar yetişir. Onlar Kürtlerin Homeroslarıdırlar. Birer canlı tarihtirler. Kürt dilinin koruyanı, geliştiricisi ve aynı zamanda sözlü tarihin de taşıyıcılarıdırlar. Bundan ötürü her birinin kaybı özelikle bu çağda Kürtlerin de birer büyük kaybıdır. Çünkü bu gelenek gittikçe zayıflamakta ve bu kültür taşıyıcıların yitip gitmesi de sadece bir fiziki kayıp değildir. Aynı zamanda hazine değerinde olan geçmişimize ait sözlü edebiyatın da kaybolmasıdır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla birlikte, Kürtler açısında yeni bir süreç başlıyordu. Red ve inkar politikası bir yandan, asimilasyon siyaseti de diğer yandan Kürtlerin bu kurumunun güçten düşmesine neden oluyordu. Bu kurumun kendini ifade edebileceği ortamlar birer birer ortadan kaldırılıyordu. Her şeyden önce Kürtçe konuşmak yasaktı ve bu büyük bir engeldi.
Bu yıllarda rejimin yetkilileri halkın dengbejlerine faşist talepler dayatıyorlardı. Sanatlarını Türkçe icra etmelerini istiyorlardı.Kürtlere ait ne varsa Türkçeye çevirmelerini dayatıyorlardı.
1956 yılında Erzurum Radyosunun yetkilileri Dengbêj Husênodan da bu talepte bulundular. Ondan kılam ve stranlarını Türkçe olarak radyoda okumasını ve radyo arşivine katmasını istediler. Ancak Dengbej Husêno bu dayatmalara karşı durdu ve bu istekleri red etti. Çünkü o biliyordu ki her halk kendi dili, kültürü ve folkloruyla tanınabilir ve ancak hayat bulabilirdi.
O yıllarda bu siyasete göre hareket edenler devlet tarafından büyük bir itibar görüyorlardı. Ama Kürtler bu şekilde o kimselere bakmıyordu. Bu isteklere karşı duran ve kendi kimliğinde ısrar edenleri ise Kürt halkı bağrına basıyordu.
Dengbêj Husêno hem sanatını icra ediyor, hem de çiftçilikle hayatını idame ediyordu.Ekonomik sebeplerden dolayı 1973 yılında çalışmak için Almanya’ya gitmek zorunda kalır. Ama ne çare, gurbetlik canına tak eder. O bir kere halkına ve icra ettiği sanatına sevdalı. Bunu icra edecek tek yer de memleketidir.
istanbul’da HEP’in (Halkın Emek Partisi) 1991 yılında tertiplediği Newroz kutlamasına Dengbej Husêno da katılarak sahneye çıkar, 30 binden fazla bir kitleye kılamlarıyla seslenir. Halkın büyük bir ilgisini çeker ve bu durum onu çok duygulandırır.
Husêno’nun sesi ve kılamlarının içeriği
Husênê Mûşî’nin sesi hem güçlü hem de yüksek bir perdeye sahipti. O çığırdığı zaman bir çan sesi bıraklığındaki bir sesle insanı sarmalıyordu. Doyumsuz olan sesi, insanı alıp o güzelim cografyalarda gezdirirdi.
Söylediği bütün parçalarda, insan yaşamına dair ne varsa bulmak mümkün. Aşk, sevgi, yiğitlik, savaş vs. O bunlarla da yetinmemiş, Kürtler’in önde gelen liderleri üzerine de ağıtlar yakmıştır.Şeyh Sait üzerine söylediği ‘Mîrê Min’ türküsü gibi.
Halkın sanatçısı tavrıyla bir duruş sergilemiş ve kendi halkının sorunlarına kayıtsız kalmamıştır.Irak Kürdistan’ında Mele Mustafa Barzanî’nin öncülüğünde faşist Irak Baas rejimine karşı yapılan efsanevi mücadele üzerine de eserler yapmıştır.Diğer taraftan o dönemde iran’daki Kürtler’in lideri Simkoyê Şikakî’nin iran merkezi hükümetine karşı sergilediği yiğitliğini de unutmamış,onun mücadelesine ithafen besteler yapmaktan da geri durmamıştır.Hele halk arasında çok yaygınlaşmış olan ‘Kilama Mala Seydo’ koçaklaması bir şaheserdir.
Husêno, tıpkı ustadı Evdalê Zeynikê gibi gücü yettiğince bu dengbêjlik kurumu için yeni adaylar yetiştirir. Ailesinde kendisi ve babasının dışında, diğer aile bireylerinde de bu sanatı icra edenler var. Kardeşi Xalid ve Xalid’in oğlu Şemsedîn, Behcet, oğlu Cahid ve kardeşinin oğlu Delîl Dîlanar. işte karşımızda tek başına bir dengbêjlik kurumu. Bu dengbêjlerin her biri ise kendi uslup ve tarzına sahip olarak, bu köklü Kürt müzik sanatını icra etmeye devam ediyorlar.
Vefatı
Çağımızın dengbêjlik geleneğinin önemli temsilcilerinden Husêno,1998 yılında hayat arkadaşını, can dostunu, beraber hayatın acı ve tatlı anlarını yaşadığı Dilber’ini kaybeder. Bu olay onu derinden etkiler ve büyük bir acı ve üzüntüye neden olur.1998 yılının sonlarına doğru, Husênê Orginosî ani kalp felcinden ötürü yere yıkılır.iki buçuk yıla yakın bir süre, yataktan çıkmaz olur. Halk o mücevher değerindeki sesten mahrum kalır. Bir ses sanatçısı için en büyük kayıp sesidir desek yeridir.
Dengbêj Husêno dermansız bir derde yakalanmıştır artık. Kara haberi de fazla gecikmez, 2001’in Nisan ayının 8’inde sevenlerine ulaşır.Uzun yıllar boyunca berak ve pürüzsüz sesiyle herkesin gönlünde taht kurmuş olan Husêno kendi köyü Orginos’ta ki evinde yaşama gözlerini yumar ve bu dünyadan göç eder.Evdalê Zeynikê ekolunun seçkin ustadlarından olan bu dengbêjimizin naaşı Orginos’ta büyük bir merasimle toprağa verilir.
O fiziki olarak aramızda ayrıldı ama, sesi ve sanatı bu dünyada kalıcı oldu.Bu yapımda ölümsüz dengbêjimizin sesi yeğeni ve genç kuşak sanatçılarımız içinde umut vaat eden Delîl Dîlanar ile düet olarak buluşuyor.
işte; eski, köklü, soylu ve klasik bir değerimizin yeni ve genç kuşak ile buluşması…
http://www.rojince.com/delil-dilanar-biyografi/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar