bugün
- mutlu ama uzak olsun10
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız9
- yasakçı zihniyet14
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu11
- başınıza gelen enteresan vakalar4
- ekşi sözlük19
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- bir çomarla finoyu çiftleştirmek4
- sözlükte aşk yaşayacak kadın olmaması sorunsalı5
- güllünün roman havası oynarken balkondan düşmesi4
- alamancı akraba klişeleri3
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması4
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti4
- felsefe9
- ruh eşinizin sizi beğenmemesi2
- avrupa'nın zengin olması afrika'nın fakir olması3
- ismail kartal12
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması6
- alaman finosu2
- kadın öğretmenler4
- alparslan kuytul8
- 15 mayıs2
- görür görmez eksi oy verilen yazarlar2
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- burayı bilen var mı2
- içki içen akp li6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- tarikatlar ve cemaatler5
- metal müzik dinleyen imam3
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- vatan sevgisi imandandır2
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek2
- evde lahmacun yapmak6
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- bugün ne yapsam4
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- zorunlu eğitim10
- osuruktan şiirler47
- tulumba tatlısı9
- cristiano ronaldo4
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- rüzgar2
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- yobazlar3
- teknofaşizm4
- tıp okumanın avantajı5
On yıldır yaptığı gibi gece ve gündüz, yaz ve kış yaptığı gibi kuşlarla konuşuyor Nurullah. En çok da martılar ve kargalarla ahbaplık ediyor. Belki de kuşdili'nde doğduğu için kuşdilini iyi biliyor. Şarabına katık ettiği, edebildiği ne varsa yarısını da onlara veriyor her daim. Başka kimseyle konuşmuyor, kimse de onunla. Kimse ona bakınca ağzından sözcükler dökülebileceğini aklına bile getirmiyor. Öyle bir "şey"den nedense kimse herhangi bir söz beklemiyor. Bir tek iniltisi duyuluyor. Eskiden küfür ederdi, şimdi küfredeni bile yok. Acayip bir rengi var yüzünün. Siyaha, sarıya, kahverengiye, yeşile, kırmızıya, mora ve daha bir sürü acayip renge çalıyor ama hiçbiri değil veya hepsi. Kafasında, yüzünde, ellerinde, dizlerinde ve daha bilumum yerinde kanlı, irinli yaralar var her gün değişen, yenileri eklenen. Aslında her yeni yaranın altında belki onlarcası daha var. Yaraları bile yaralanıyor her dem. Eskiden kalma unutulmayan bir tek insan alışkanlığı var. Ekmeğin altındaki fırının adının yazılı olduğu ufak kağıdı kopartmayı hiçbir zaman unutmuyor. O parçayı kuşlar da yemesin diye çöpün en dibine sokuşturuyor. Önce kafası giriyor çöpün içine, sonra tersine dönüyor bütün bütün, ta ki en dibine varıncaya değin.
Dün gece de öyle yaptı, dibine kadar indi çöpün. Dibine kadar indi ve öylece kaldı. Nefesi çöpe karıştı, çöp nefesine. Hırıltısı çürük patlıcanlar, domatesler, kadın petleri, patates kabukları, kokuşmuş zeytinyağlı fasulye yemeği, buruşmuş bir sosyete dergisi ve daha bilumum şey tarafından emildi. Belki bir konserve kutusuna veya şişeye denk gelseydi çarpar geri döner, ünlenirdi de, çöpçüler duyabilirdi sesini. Hep olduğu gibi yine denk gelmedi zarları, yine duyuramadı sesini. Nurullah'la birlikte takıldı çöp tankı çöp kamyonuna ve tersine döndü aletin hareketiyle. Tank dönünce bir anlığına düze döndü nurullah'ın bedeni de. Ama alet ikinci harekete başlamıştı daha o ayılmadan. Çekti içine kamyon nurullah'ı, sıkıştırdı, paketledi iade edilmek üzere. Doğarken de böyle ters gelmişti Nurullah, önce bacaklarından çıkmaya çalıştığı için kafası içeride kalmış, morarmış da morarmıştı. O morardıkça annesi sonsuza kadar bembeyaz olmuştu. Nurullah veya daha doğrusu parçaları şehir çöplüğüne atıldıktan hemen sonra en yakın dostları kuşlar geldi. Martılar ve kargalar, kimse daha çok utanmasın diye bir güzel temizlediler onu. Bir tek sağ elinin işaret parmağıyla başparmağının arasındaki kağıdı yemediler. Sonra da hep birlikte uçtular göğün en kırmızı yerine... * *
Dün gece de öyle yaptı, dibine kadar indi çöpün. Dibine kadar indi ve öylece kaldı. Nefesi çöpe karıştı, çöp nefesine. Hırıltısı çürük patlıcanlar, domatesler, kadın petleri, patates kabukları, kokuşmuş zeytinyağlı fasulye yemeği, buruşmuş bir sosyete dergisi ve daha bilumum şey tarafından emildi. Belki bir konserve kutusuna veya şişeye denk gelseydi çarpar geri döner, ünlenirdi de, çöpçüler duyabilirdi sesini. Hep olduğu gibi yine denk gelmedi zarları, yine duyuramadı sesini. Nurullah'la birlikte takıldı çöp tankı çöp kamyonuna ve tersine döndü aletin hareketiyle. Tank dönünce bir anlığına düze döndü nurullah'ın bedeni de. Ama alet ikinci harekete başlamıştı daha o ayılmadan. Çekti içine kamyon nurullah'ı, sıkıştırdı, paketledi iade edilmek üzere. Doğarken de böyle ters gelmişti Nurullah, önce bacaklarından çıkmaya çalıştığı için kafası içeride kalmış, morarmış da morarmıştı. O morardıkça annesi sonsuza kadar bembeyaz olmuştu. Nurullah veya daha doğrusu parçaları şehir çöplüğüne atıldıktan hemen sonra en yakın dostları kuşlar geldi. Martılar ve kargalar, kimse daha çok utanmasın diye bir güzel temizlediler onu. Bir tek sağ elinin işaret parmağıyla başparmağının arasındaki kağıdı yemediler. Sonra da hep birlikte uçtular göğün en kırmızı yerine... * *
profesyonel olmayan bir katilin maktülü olabilir bu ceset.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar