1. 1.
    CHP'ye yazılan açık mektuptur. Biraz uzuncadır. Sabrı olanlar için teşekkürler.

    kime: chp@chp.org.tr, kemal.kilicdaroglu@chp.org.tr, him@izmir.bel.tr, baskan@izmir.bel.tr, erdal.aksunger@tbmm.gov.tr,
    birgulayman.guler@tbmm.gov.tr, mustafaali.balbay@tbmm.gov.tr, musa.cam@tbmm.gov.tr, aytun.ciray@tbmm.gov.tr, hulya.guven@tbmm.gov.tr, mustafa.moroglu@tbmm.gov.tr, sukranguldal.mumcu@tbmm.gov.tr, oyan@tbmm.gov.tr,
    mehmetali.susam@tbmm.gov.tr, rahmiaskin.tureli@tbmm.gov.tr, rizaturmen@tbmm.gov.tr, alaattin.yuksel@tbmm.gov.tr,
    kemal.kilicdaroglu@tbmm.gov.tr,
    tarih: 9 Haziran 2012 11:45

    Herkese Merhaba,

    Bürokratik üslup ve hitaplarla vakit kaybetmeden söze başlamak istiyorum. Bürokratik üsluplara özen göstermediğimi düşünmeyin lütfen, sadece alışkın değilim. Tespit edebildiğim ve ilgili olduğunu düşündüğüm CHP mail adreslerini çıkardım ve hepsine yazıyorum.

    Uzun uzun düşüncelerimi yazmak ve paylaşmak isterdim. Söyleyeceklerimi yaşanmışlıklarla da desteklemek. Ancak zamanı daha etkin kullanmak adına ve sizlerin de zamanından fazla çalmamak adına bunu yapmayacağım. Daha önce Konak Belediyesine yazdığım her mail yanıt buldu, şikayetimle ilgili işlem de yapıldı, ilgilenildiğimi hissettim. O nedenle Konak Belediye'sini birazdan söyleyeceklerimden ayrı tutmak istiyorum. Merak edenler için söylüyorum, Sayın Hakan Tartan'ı tanımam, bir bağım ya da bağlantım da yok. Konak'da bir değişiklik de göremedim. Ama bir maile bile yanıt gelmesi, sizinle ilgilenilmesi güzel bir şey. Özellikle'de bu yıllarca oy verdiğiniz bir partinin belediyesi ise.

    CHP'den başka hiç bir partiye oy vermeyen bir ailenin çocuğuyum. Benim durumumda binlerce insan sayabilirim. Neden? Mustafa Kemal'den ötürü. Karşılıksız sevdiğimiz ve inandığımız bir lider, bir siyasetçi, bir komutan ve bir vatansever olduğu için. Medyadaki, gazetelerdeki Mustafa Kemal ile ilgili kafa karıştırıcı haberler, saldırılar bizleri etkilemeyecektir.

    Hepimiz biliyoruz ki bu dünyanın gerçek efendileri dünya bankası, imf , büyük şirketler ve bankalardır. Onların çıkarları için neler yapabileceklerini burada anlatmama gerek yoktur sanırım.

    Ama bütün bunlara rağmen yaşadığımız toplum ve ülke, daha doğrusu o ülkenin insanları bir güçtür ve belirleyicidir. Örgütlü ve birlikte hareket ediyorlarsa, hiç kimse büyük kitlelerin karşısında duramaz. Neden? gerekirse direniriz; Mustafa Kemal'in Bursa Miting'i sanırım bu sorunun yanıtıdır.

    Bir araya gelerek savaşmak demek (elbette ülke çıkarları söz konusu olduğunda, savaşmak için kapımıza geldiklerinde, daha önce olduğu gibi gerekirse top ve tüfekle), kalemle, bilgiyle, eğitimle, bilinçlenme ve aydınlanmayladır. Bir araya gelerek savaşmanın adı, bu değerleri kullanarak sadece kendisi ve çevresindeki sevdikleri için adalet aramak değildir. Ya da koltuğunu sağlamlaştırmak hiç değildir. Bu duygu ve değerlerin sömürülmesine en başta CHP karşı çıkmalıdır.

    Seçimlerde CHP'ye e-posta yazdık, sandıkta duralım, görev verin ,kapı kapı dolaşalım dedik. Bırakın görevlendirilmeyi yanıt bile gelmedi.

    Biz bütün bunlara rağmen yasalardaki (oylama kapalı, sayım açık yapılır) hakkımızı kullanarak sayımlarda sandık başında bekledik.

    Seçimlerde yine sokaklarda dolaştık, tüm parti seçim ofisleri boşken, CHP'nin ki doluydu, "sizlerin dışarıda halkın yanında olmanız, çalışmaları sokakta yapmanız gerekmiyor mu dedik", azarlandık.

    izmir'de bir işiniz varsa "yardımcı olalım" diyen bir delegeye "bu yaptığınız doğru değil, neden çalışmıyorsunuz" dedik, ön yargılı ve nankör olmakla suçlandık.

    Seneler önce Gaziemir Belediyesine (Gaziemir AKP Belediye Başkanlığı), kendilerini suçlayarak , Gaziemir girişinde bulunan Tansaş Süpermarketin arka sokağının sürekli yol yapım çalışmaları nedeniyle kazınmasından yola çıkarak, bu ihalelerin kötü koktuğunu düşündüğümü, "birileri acaba gelir mi elde ediyor" diye şikayet yazdım. Ne oldu? AKP Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı bizzat beni telefonla arayarak ve son derece kibar bir üslupla beni bilgilendirdi. Yol yapımın büyük şehirde olduğunu, ama buna rağmen belediye meclisinde bu şikayetimin duyurulacağını söyledi. Ben o dönemde yine CHP'ye oy verdim. Neden? Mustafa Kemal'den ötürü.

    Nasıl değerlendirirsiniz bilemem ama, bu anlamda değer verildiğini hissettiren yine AKP oldu. AKP'nin laikliği kaldırmayacağına, Demokrasiyi sürdüreceğine ve "özgürlüklerin" devam edeceğine inansam koşa koşa gider oy veririm. Neden? Çünkü adamlar o veya bu şekilde çalışıyor. Bu çalışmaların ardında neler dönüyor, dönüyorsa bunlar nelerdir bilemem. Ama herkesin gözleriyle gördüğü bir şey var. O da adamlar o veya bu şekilde çalışıyor ve sizinle ilgileniyor. Buna göz boyamak deyin, kinaye deyin çok önemli değil. Ben ortalama bir seçmenin, ya da çekinser bir seçmenin bu yaklaşımlar karşısında oyunu AKP'ye vereceğine eminim.

    Mustafa Kemal olsaydı bugünkü CHP bu duruma gelmezdi. CHP'nin neden bu durumda olduğunun nedenleri, niçinleri, nasılları mutlaka vardır. Ama önemli olan bugün nerede olduğudur.

    izmir... güzel, özgürlükçü, demokrat, Atatürkçü izmir..

    Neden CHP izmir'de %60 üzerinde oy alıyor? Mustafa Kemal'den ötürü. Yoksa CHP'nin izmir için bir şey yaptığına inanmıyorum. En azından gözle görünür bir şey olmadığını biliyorum. Bütçe yok, hükümet engelliyor gerekçeleri Eskişehir örneğinden sonra geçerliliğini ve hükmünü bana göre yitirmiştir. Sayın Büyükerşan mecliste bile olmayan bir partinin belediye başkanıydı. Yurt dışından kredi buldu, şehri ne hale getirdiğini hep birlikte izledik. Alınan o krediler de ödendi. Demek ki, istenirse, çalışılırsa oluyormuş. Eskişehir'i seneler sonra tekrar ziyaret ettiğimde gözlerime inanamadım. Muhteşem bir şehir olmuş.

    Şimdi gelelim izmir'e, ben izmir'de son 10 yılda (Daha önce Ankara'da yaşadım) hiç bir değişiklik göremedim. Palmiye ağaçlarındaki ışıklandırma sistemleri, yeşildere yolundaki büyük Atatürk heykel'i dışında. Fuar bitik, Atatürk stadı yeni öğrendim alış veriş merkezi yapılıyormuş. Metro zaten tam bir facia ve yılan hikayesi. Şehrin ana caddesi dışındaki tüm yerler bir köyü andırıyor. Körfeziyle, deniziyle bu güzel şehir ne halde? Bunun farkında olmamanız olanaksız.

    Eskişehir örneği olmasaydı, bütün gerekçelere güvenir, inanırdım. En azından "haklı bir nedeni var" derdim. Ama Eskişehir'i gördükten sonra asla. CHP izmir'de %60 oy hep garanti, koltuğu hep sağlam olduğundan mı bir şey yapmıyor bu şehre? Bence tanımlanan bu sorunun nedenlerini ya da gerekçelerini anlatmaya çalışmak için harcanacak enerji ve zaman bir şeyler yapmaya başlamak için harcanmalıdır. Gerekçeler gösterip, bir şeyleri ya da birilerini suçlamak gereksiz zaman kaybıdır ve kimseye faydası olmayacaktır.

    Bu yazımda, eleştirdiğim CHP düşüncesi, yaklaşımı, anlayışı'dır. Kişilere kesinlikle saldırmıyor, haksızlık etmiyorum. içimdeki kızgınlığın ve kırgınlığın bir dışa vurumu olarak algılanmasını çok rica ediyorum. Elbette CHP içerisinde çalışan, vatan sever, Atatürk'e "Mustafa Kemal" diyen, gerçekten eleştiriye açık insanlar olduğuna eminim.

    Son olarak, bu sabah bu e-postayı yazmaya karar verdiğimde dolmuşa bindim ve dolmuşun içerisinde, dolmuş sahibinin Mustafa Kemal fotoğraflarını her yere yapıştırdığını gördüm. Daha öncede görmüştüm. Ama ilk kez bu sabah bu düşüncelerimle hissettiklerim yüzünden utandım. Neden? Mustafa Kemal'den ötürü.

    Seçimlerde elim belki AKP'ye oy vermeye gitmeyecek ama CHP bir şeyler yapmazsa oy vermeyeceğim kesin. Benim gibi düşünen ve farklı bir çok nedenlerden dolayı binlerce insan olduğunu da biliyorum. Eğer AKP'ye oy verirsem, o dolmuşa tekrar bindiğimde Mustafa Kemal'in yüzüne bakamam. Buna duygusallık deyin, fazla ütopik bulun bu beni çok ilgilendirmez. Ama CHP bu şehirde %60 üstünde oy alıyorsa nedeni Mustafa Kemal'dir. CHP'nin üstün hizmetleri ve çalışması değil. Ve bu ülke bu hale geldiyse çok özür dilerim ama nedeni AKP değil, CHP'nin kendisidir.

    Musttafa Kemal'i bize bırakın, siz şehrimiz için, bu ülke için lütfen artık bir şeyler yapın. Nasıl Mustafa Kemal küçük bir şehirden başladıysa sizler de izmir'den başlayın.

    Buraya kadar okuyanlar ve tahammül edenler için teşekkür ederim. Kısa olacağını belirtmiştim ancak özetlememe rağmen biraz uzadı. Ben senelerdir zaman ayırıp sandık başına gidiyorum. Bazen oy verebilmem, sıra nedeniyle bir saat sürebiliyor. Umarım sizler bu maili okumak için bir 3 dakikanızı ayırmış olursunuz.
    Biraz duygusal bir yazı olmuş olabilir, ama duygusallık değil, artık gerçekten bir şeyler yapmanın zamanı geldi.

    Duygularımı ve düşüncelerimi paylaştım. Zaman ayıran herkese teşekkür ederim. Hiç bir yanıt beklemiyorum. Okuduysanız benim için yeterlidir.

    Saygılarımla,
    Terabyte
    ... terabyte