Ödül ceza sistemi ile eğitimin faydasızlığını 18 yıllık öğrenci olarak çok rahat gözlemleme şansım oldu. Kişideki vicdan olgusunun gelişmesinde bir engel teşkil etmekle kalmaz, aynı hatayı yalnızca geçici olarak önler. Kestirmedir.

Ceza, adaletin ve kuralların bütünlüğü açısından olmazsa olmaz bir kavramdır. Kurallar ve ceza bizim refahımız içindir zaten ve hedef aldığım mesela bu değil. Bir öğretmen daha ilkokuldaki öğrenci ödevini yapmadı diye ona vurduğu zaman belki çocuk ertesi gün yapacaktır, ancak bir süreklilik sağlamaz bu. 2 gün sonra yine yapmaz. Çoğunuz hatırladınız o çocuğu ilkokuldan. Peki her zaman dayak yiyen kişi değişti mi?

işte bu noktada, olması gereken şey öğrencinin vicdanına dokunmaktır. Ödev bilincini verip yalnızca ondan bunu beklemediğini söylemek, yapmadığında bir şekilde üzüldüğünü göstermek hem çok daha kalıcı olacaktır, hem de diğer öğretmene göre bu oğretmenin ödevleri daha çok yapılacaktır. Ayrıca çocuğun empati yeteneğini geliştirip, vicdan sahibi olarak yetişmesine katkısı olacaktır.

Örnekler yalnızca okulla sınırlı olmak zorunda değil. Atıyorum kardeşinizin yaptığı bir şey sizi rahatsız ediyor. Ona kızmak yerine "şundan dolayı yapmaman lazım" diyerek yüz ifadeniz ile rahatsızlığınızı belirtmeniz çok daha etkili olacaktır.
Yıllardır yapılan eğitsel hataların acısını bizim toplumumuz çekiyor işte. Zaten saçma sapan bir hal alan adalet sistemiyle birlikte adam ceza almayacağı şekilde her şeyi yapıyor. Neden? Çunku ceza almayacaksa başka bir problem mi var? Yoo. Kendini kötü hissetmiyor ki herif. Alıştırmışsınız küçüklükten beri dövmeye, empati köreliyor. O da kendince başkalarını yargılayıp dövüyor. Sonra: "Vatan haini miyiz ne çekiyorsun hiaa***na!"

Sonuç olarak ceza sistemi ile insan yetiştirmek o adamı hayatı boyunca kötü bir şey yapmasın diye dövmek, kızmak zorunda bırakır. Bu da imkansızdır.
O zaman hadi ekstra sorulara geçelim:
1) Dinler hangi ıslah sistemi ile çalışır?
2) Suç oranının en yüksek olduğu ükeler hangileridir?
(bkz: suspus)
© copyright 2005 - 2026