bugün

Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan.
Özdemir asaf şiiri.

Hep yenilenir allıklar,
Sanılar doğurgandır..
Sonra:
Renklerin altındaki buruşuk.

Saç, güzel bir buluş,
Gözleri oyalasın diyedir..
Neden:
Kıvrımları tel-tel buruşuk?

Ah, o öpülesi ellerin;
An'ları var saldırgan, kaçamak..
Şimdi:
Ölesiye buruşuk

Sevip de saklar mısın?
Ben ütülü bir kuşağım..
Artık:
Sen sarındıkça buruşuk.

Durgun suyun yüzüsün,
Ben içinde bir balık..
Niçin:
Uyanınca sen buruşuk?

Yuvarlaklar üstünesin,
Çeliğin de mayası var..
Ama:
Yoğurdukça buruşuk.

Hiç düşündün mü taş,
Anılarda kırıldıkça yapışır?
Çünkü:
Hep yeniden buruşuk.
süpürge yaparlar kuş uçmaz kervan geçmez köylerinde yurdun, misal; o köyün üzerinden geçen bulutların 70 yılı süpürdüğü bir "iş bitmiş" eskizi...
kırışık. bazen sadece ütü ile halledilebilir. bazen kremlere ihtiyac duyulur. bazen bir yüz ifadesi olabilir.* envai çeşit şebeklikle kurtulunabilir.
© copyright 2005 - 2026