bugün
- tai lung vs gocu22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği39
- kadınların reddedemediği teklifler6
- habire1228
- true nickli yazar19
- tuvaletin evin dışında olması5
- analı avratlı sözlük kavgaları7
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- varlık sebebimiz3
- ecevit döneminin kepazeliği5
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüğün embesillerle dolu olması7
- gocusuz bir sözlük3
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- yağız kaan erdoğmuş2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- apocalypse tank3
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması5
- bottega3
- meksika açmazı macerası5
- binbir gece2
- sözlüktekiler kaç yaşında8
- et döner dürüm9
- patso3
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- asrın soygunu2
- sevgili ile deneme kabinine girmek2
- lale belkıs3
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- kavga bitti hadi yatağa3
- mod gelince civciv sürüsü gibi dağılmak3
- nicki 4 harfli olanların tehlikeli olması3
- epoxis4
- gammazlık3
- miiletin annesi namus değil mi3
- kanal avrupa2
- tinder algoritması2
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- blendax mavisi2
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- sarı poşet kudurtması13
- manisada okul saldırısı17
- evliliği ayakta tutan güçler13
- karton bardakta kola cips2
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- diego dur allah ını seversen zaten ortalık karışık2
- sözlüğü sallayacak itiraf4
- ikizler burcu kadını olmak7
Geldi öteki yamacın ormancıları, tanımadığımız, törelerimizi
Saymayan insanlar.
Epeyce vardı sayıları.
Artık yeşil ve sulanmış olan eski ekin tarlasının
Sedir ağaçlarıyla ayrıldığı yerde göründü kalabalıkları.
iyice ısınmışlardı uzun yürüyüşten.
Kaşlarının üzerindeydi şapkaları, sürüyorlardı yorgun
Ayaklarını.
Bizi görüp kaldılar oldukları yerde.
Besbelli, burada bizimle karşılaşacaklarını hiç düşünmemişlerdi,
Zahmetsiz topraklar ve iyice kapalı karıklar üzerinde,
Hiç umursamayan böyle bir buluşmayı.
Başımızı kaldırıp yüreklendirdik onları.
Yaklaştı en güzel konuşanları, sonra biri daha onun
Kadar köksüz ve yavaş.
Haber vermeye geldik, dediler, yaklaşan kasırgayı, o
Amansız düşmanınızı.
Sizden fazlasını da bilmiyoruz aslında onun hakkında
Bütün bildiklerimiz atalarımızdan kalan öyküler ve
Sırlar
Ama neden anlaşılmaz bir mutluluk duyuyoruz karşınızda
Ve birden çocuklar gibiyiz?
Sağolun, dedik, başımızdan savdık kendilerini.
Ama kafayı çekmişler ki önceden, titriyordu elleri,
Gözlerinin içleri gülüyordu.
Ağaç ve baltaya yatkın insanlar bunlar, karşı koyabilirler
Türlüsüne tehlikenin ama beceriksizdirler
Suyu yönetmede, sıralayamazlar evleri ve
Güzel renklerle sıvayamazlar.
Ne kış bahçesinden anlarlar ne de ölçülü olabilirler
Sevinçlerinde.
Kandırabilirdik onları hiç kuşkusuz, kazanabilirdik
Kendimize.
Heyecan vericiydi çünkü kasırga sıkıntısı.
Evet geldim geliyorum diyordu kasırga.
Ama değer miydi bunun sözünü etmeye, geleceği tedirgin
Etmeye?
Yer yok ki ivedi korkuya bizim bulunduğumuz yerde.
René Char
Saymayan insanlar.
Epeyce vardı sayıları.
Artık yeşil ve sulanmış olan eski ekin tarlasının
Sedir ağaçlarıyla ayrıldığı yerde göründü kalabalıkları.
iyice ısınmışlardı uzun yürüyüşten.
Kaşlarının üzerindeydi şapkaları, sürüyorlardı yorgun
Ayaklarını.
Bizi görüp kaldılar oldukları yerde.
Besbelli, burada bizimle karşılaşacaklarını hiç düşünmemişlerdi,
Zahmetsiz topraklar ve iyice kapalı karıklar üzerinde,
Hiç umursamayan böyle bir buluşmayı.
Başımızı kaldırıp yüreklendirdik onları.
Yaklaştı en güzel konuşanları, sonra biri daha onun
Kadar köksüz ve yavaş.
Haber vermeye geldik, dediler, yaklaşan kasırgayı, o
Amansız düşmanınızı.
Sizden fazlasını da bilmiyoruz aslında onun hakkında
Bütün bildiklerimiz atalarımızdan kalan öyküler ve
Sırlar
Ama neden anlaşılmaz bir mutluluk duyuyoruz karşınızda
Ve birden çocuklar gibiyiz?
Sağolun, dedik, başımızdan savdık kendilerini.
Ama kafayı çekmişler ki önceden, titriyordu elleri,
Gözlerinin içleri gülüyordu.
Ağaç ve baltaya yatkın insanlar bunlar, karşı koyabilirler
Türlüsüne tehlikenin ama beceriksizdirler
Suyu yönetmede, sıralayamazlar evleri ve
Güzel renklerle sıvayamazlar.
Ne kış bahçesinden anlarlar ne de ölçülü olabilirler
Sevinçlerinde.
Kandırabilirdik onları hiç kuşkusuz, kazanabilirdik
Kendimize.
Heyecan vericiydi çünkü kasırga sıkıntısı.
Evet geldim geliyorum diyordu kasırga.
Ama değer miydi bunun sözünü etmeye, geleceği tedirgin
Etmeye?
Yer yok ki ivedi korkuya bizim bulunduğumuz yerde.
René Char
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar