bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat28
- dincilere laf anlatmakta çalışmak8
- kaçak çay18
- çilekli pasta yiyen erkek6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır4
- nervio bayan6
- galatasaray vs akp8
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- muzlu süt4
- tavuk dolma5
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması4
- fon vurgunu53
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı3
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- borsa istanbul19
- yazarların kulaklık markaları2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- podofili3
- zahter3
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- kürk mantolu madonna4
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- iltica23
- iç savaş2
- tavuklu pilav13
- tanga giyince osuramıyorsun5
- from gold from dust34
- dilek imamoğlu2
- ekonomi6
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- pastırma sıcakları2
- yulaf lapası vs tost8
- antalya4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- türkiye26
- kendi kendine konuşmak alışkanlığı2
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- kürt dizilerinin tutmaması11
- podofobi2
- naber lan ezikler4
- villahermosa2
- yılmaz erdoğanla çalışan oyuncular3
aynı eylemi gerçekleştirmiş insanlardan 2.sinin muhatemelen bunu anladıktan sonra söyleyeceği ilk şey.
genelde 1800ler'in amerika'sını anlatan filmlerin klişe gaz kesme nidası olup, her daim aynı sahtekarlıkla haykırılan, sonucunda o diyenlerin hepsinin öldüğü ama dedirten provokatörün muradına erdiği olayları başlatan hadi bakalım lafıdır.
mesela mı?
mekan: kilise
zaman: gece (zaten gece olmasa da hep karanlık, nuh nebiden kalma film)
ortam: puslu ve soğuk (ne bileyim lan ben onu)
kişiler: kasaba halkı, şerif, provokatör (provokatör hem namuslu hem genç hem de keskin nişancıdır)
diziliş: kasaba halkı oturuyor, provokatör rahibin kürsüsünde, şerif en arkada ayakta kollarını birleştirmiş bekliyor
durum: kasabadan demiryolu ya da bizon yolu geçecektir. yakın bir kasabanın en zengin adamı kasabadakilere zulmetmekte ve evlerini satmaya zorlamaktadır. kasaba halkı artık bezmiştir ve çok kelepir fiyata evleri bırakmaya hazırdır. lakin adamımız kolay lokma değildir. hafiften de denyodur.
- kadınlarımızı korkutuyorlar john! evlerimizi yakmakla tehdit ediyorlar!!
- evet john, geçen pazar tonbourslara ne olduğunu biliyorsun, kiliseden döndüklerinde en iyi atlarını vurulmuş buldular
- ya ya evet yaa evet evet (topluca)
- ayrıca bay mcdonalds ile başa çıkamayız john! onun yüzlerce silahlı adamı var...
- evet yayaa ya evet evet ya (topluca)
- beni dinleyin! biraz olsun dinleyin... bu topraklar sadece bizim değil! bu evler babalarımızdan, onlara da onların babalarından kaldı!! onlar olsaydı ne yapardı bir düşünün.
- o zaman şartlar başkaydı john...
- ya evet evet ya yaa (bir kaç kişi hariç ama yine de çoğunluk)
- evet farklıydı! çünkü onlar savaşırlardı. benim de yapacağım şey bu. sen maccormick! 15 yıl sonra oğluna nasıl açıklayacaksın neden evinizi terkettiğinizi. onun doğduğu evden neden gitmek zorunda olduğunu!? peki ya sen joseph? sen nasıl babanın 2 yıl boyunca blackberry dağından topladığı ağaçlar ile yaptığı evi bırakıp gideceksin!!? beni iyi dinleyin... siz ne yaparsanız yapın ama ben bana ait olanı vermeyeceğim!!! evimi satmıyorum!
- pısssssss (uzun süren bir sessizlik ve kafaları aşağıya eğilmiş kasaba halkının birbirlerini inceden süzme halleri sırasında gerçekleşen ve planda olmayan bir gaz kaçırma)
ve ardından olaylar çözülür, kasaba halkı galeyana gelir, patırtı kopar;
- ben de (arkalardan biri)
- ben de (bir diğeri)
- ben de satmıyorum (bu kim tanımıyorum)
- ben de (ön sıradan)
- ben de (fazla katılım olmayınca sesini değiştirip john diyor bunu*)
- ben de (bunun zaten evi yok)
- ben satıyorum (bu tam puşt)
- ben de (hangisine?)
- ben karasızım (...)
mesela mı?
mekan: kilise
zaman: gece (zaten gece olmasa da hep karanlık, nuh nebiden kalma film)
ortam: puslu ve soğuk (ne bileyim lan ben onu)
kişiler: kasaba halkı, şerif, provokatör (provokatör hem namuslu hem genç hem de keskin nişancıdır)
diziliş: kasaba halkı oturuyor, provokatör rahibin kürsüsünde, şerif en arkada ayakta kollarını birleştirmiş bekliyor
durum: kasabadan demiryolu ya da bizon yolu geçecektir. yakın bir kasabanın en zengin adamı kasabadakilere zulmetmekte ve evlerini satmaya zorlamaktadır. kasaba halkı artık bezmiştir ve çok kelepir fiyata evleri bırakmaya hazırdır. lakin adamımız kolay lokma değildir. hafiften de denyodur.
- kadınlarımızı korkutuyorlar john! evlerimizi yakmakla tehdit ediyorlar!!
- evet john, geçen pazar tonbourslara ne olduğunu biliyorsun, kiliseden döndüklerinde en iyi atlarını vurulmuş buldular
- ya ya evet yaa evet evet (topluca)
- ayrıca bay mcdonalds ile başa çıkamayız john! onun yüzlerce silahlı adamı var...
- evet yayaa ya evet evet ya (topluca)
- beni dinleyin! biraz olsun dinleyin... bu topraklar sadece bizim değil! bu evler babalarımızdan, onlara da onların babalarından kaldı!! onlar olsaydı ne yapardı bir düşünün.
- o zaman şartlar başkaydı john...
- ya evet evet ya yaa (bir kaç kişi hariç ama yine de çoğunluk)
- evet farklıydı! çünkü onlar savaşırlardı. benim de yapacağım şey bu. sen maccormick! 15 yıl sonra oğluna nasıl açıklayacaksın neden evinizi terkettiğinizi. onun doğduğu evden neden gitmek zorunda olduğunu!? peki ya sen joseph? sen nasıl babanın 2 yıl boyunca blackberry dağından topladığı ağaçlar ile yaptığı evi bırakıp gideceksin!!? beni iyi dinleyin... siz ne yaparsanız yapın ama ben bana ait olanı vermeyeceğim!!! evimi satmıyorum!
- pısssssss (uzun süren bir sessizlik ve kafaları aşağıya eğilmiş kasaba halkının birbirlerini inceden süzme halleri sırasında gerçekleşen ve planda olmayan bir gaz kaçırma)
ve ardından olaylar çözülür, kasaba halkı galeyana gelir, patırtı kopar;
- ben de (arkalardan biri)
- ben de (bir diğeri)
- ben de satmıyorum (bu kim tanımıyorum)
- ben de (ön sıradan)
- ben de (fazla katılım olmayınca sesini değiştirip john diyor bunu*)
- ben de (bunun zaten evi yok)
- ben satıyorum (bu tam puşt)
- ben de (hangisine?)
- ben karasızım (...)
ziya osman saba'nın şiiridir.
Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirimize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum...
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatiramda
ilk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.
Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirimize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum...
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatiramda
ilk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.
sözlüğe tema ekleme şeysine giriş butonu.
görüntü/ ben de
görüntü/ ben de
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar