bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- geceye bir şarkı bırak11
- travesti sesi çekiciliği6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- grup seksin mantığı10
- dünyaya çocuk getirmek10
- gece denize girmek5
- biraderilyö de biraderito2
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- bugün 2026 temmuz ayının son pazar günü2
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- akrep burcu4
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- dünyanın en samimi cümlesi6
- müslüman cinler3
- arkadaşlar bir şey dicem5
- yatın artık orçolar3
- gecenin köründe5
- yeni parti46
- şarap içemeyen erkek6
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nohut yaptım nası olmuş10
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- yorgun mermi vs nervio12
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- her yaptığı olay olan insanlar3
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- vantilatör2
- arabayı yavaş süren tipler16
- yazarların nickleri nereden geliyor11
sözlüğe tema ekleme şeysine giriş butonu.
görüntü/ ben de
görüntü/ ben de
ziya osman saba'nın şiiridir.
Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirimize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum...
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatiramda
ilk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.
Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirimize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum...
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatiramda
ilk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.
genelde 1800ler'in amerika'sını anlatan filmlerin klişe gaz kesme nidası olup, her daim aynı sahtekarlıkla haykırılan, sonucunda o diyenlerin hepsinin öldüğü ama dedirten provokatörün muradına erdiği olayları başlatan hadi bakalım lafıdır.
mesela mı?
mekan: kilise
zaman: gece (zaten gece olmasa da hep karanlık, nuh nebiden kalma film)
ortam: puslu ve soğuk (ne bileyim lan ben onu)
kişiler: kasaba halkı, şerif, provokatör (provokatör hem namuslu hem genç hem de keskin nişancıdır)
diziliş: kasaba halkı oturuyor, provokatör rahibin kürsüsünde, şerif en arkada ayakta kollarını birleştirmiş bekliyor
durum: kasabadan demiryolu ya da bizon yolu geçecektir. yakın bir kasabanın en zengin adamı kasabadakilere zulmetmekte ve evlerini satmaya zorlamaktadır. kasaba halkı artık bezmiştir ve çok kelepir fiyata evleri bırakmaya hazırdır. lakin adamımız kolay lokma değildir. hafiften de denyodur.
- kadınlarımızı korkutuyorlar john! evlerimizi yakmakla tehdit ediyorlar!!
- evet john, geçen pazar tonbourslara ne olduğunu biliyorsun, kiliseden döndüklerinde en iyi atlarını vurulmuş buldular
- ya ya evet yaa evet evet (topluca)
- ayrıca bay mcdonalds ile başa çıkamayız john! onun yüzlerce silahlı adamı var...
- evet yayaa ya evet evet ya (topluca)
- beni dinleyin! biraz olsun dinleyin... bu topraklar sadece bizim değil! bu evler babalarımızdan, onlara da onların babalarından kaldı!! onlar olsaydı ne yapardı bir düşünün.
- o zaman şartlar başkaydı john...
- ya evet evet ya yaa (bir kaç kişi hariç ama yine de çoğunluk)
- evet farklıydı! çünkü onlar savaşırlardı. benim de yapacağım şey bu. sen maccormick! 15 yıl sonra oğluna nasıl açıklayacaksın neden evinizi terkettiğinizi. onun doğduğu evden neden gitmek zorunda olduğunu!? peki ya sen joseph? sen nasıl babanın 2 yıl boyunca blackberry dağından topladığı ağaçlar ile yaptığı evi bırakıp gideceksin!!? beni iyi dinleyin... siz ne yaparsanız yapın ama ben bana ait olanı vermeyeceğim!!! evimi satmıyorum!
- pısssssss (uzun süren bir sessizlik ve kafaları aşağıya eğilmiş kasaba halkının birbirlerini inceden süzme halleri sırasında gerçekleşen ve planda olmayan bir gaz kaçırma)
ve ardından olaylar çözülür, kasaba halkı galeyana gelir, patırtı kopar;
- ben de (arkalardan biri)
- ben de (bir diğeri)
- ben de satmıyorum (bu kim tanımıyorum)
- ben de (ön sıradan)
- ben de (fazla katılım olmayınca sesini değiştirip john diyor bunu*)
- ben de (bunun zaten evi yok)
- ben satıyorum (bu tam puşt)
- ben de (hangisine?)
- ben karasızım (...)
mesela mı?
mekan: kilise
zaman: gece (zaten gece olmasa da hep karanlık, nuh nebiden kalma film)
ortam: puslu ve soğuk (ne bileyim lan ben onu)
kişiler: kasaba halkı, şerif, provokatör (provokatör hem namuslu hem genç hem de keskin nişancıdır)
diziliş: kasaba halkı oturuyor, provokatör rahibin kürsüsünde, şerif en arkada ayakta kollarını birleştirmiş bekliyor
durum: kasabadan demiryolu ya da bizon yolu geçecektir. yakın bir kasabanın en zengin adamı kasabadakilere zulmetmekte ve evlerini satmaya zorlamaktadır. kasaba halkı artık bezmiştir ve çok kelepir fiyata evleri bırakmaya hazırdır. lakin adamımız kolay lokma değildir. hafiften de denyodur.
- kadınlarımızı korkutuyorlar john! evlerimizi yakmakla tehdit ediyorlar!!
- evet john, geçen pazar tonbourslara ne olduğunu biliyorsun, kiliseden döndüklerinde en iyi atlarını vurulmuş buldular
- ya ya evet yaa evet evet (topluca)
- ayrıca bay mcdonalds ile başa çıkamayız john! onun yüzlerce silahlı adamı var...
- evet yayaa ya evet evet ya (topluca)
- beni dinleyin! biraz olsun dinleyin... bu topraklar sadece bizim değil! bu evler babalarımızdan, onlara da onların babalarından kaldı!! onlar olsaydı ne yapardı bir düşünün.
- o zaman şartlar başkaydı john...
- ya evet evet ya yaa (bir kaç kişi hariç ama yine de çoğunluk)
- evet farklıydı! çünkü onlar savaşırlardı. benim de yapacağım şey bu. sen maccormick! 15 yıl sonra oğluna nasıl açıklayacaksın neden evinizi terkettiğinizi. onun doğduğu evden neden gitmek zorunda olduğunu!? peki ya sen joseph? sen nasıl babanın 2 yıl boyunca blackberry dağından topladığı ağaçlar ile yaptığı evi bırakıp gideceksin!!? beni iyi dinleyin... siz ne yaparsanız yapın ama ben bana ait olanı vermeyeceğim!!! evimi satmıyorum!
- pısssssss (uzun süren bir sessizlik ve kafaları aşağıya eğilmiş kasaba halkının birbirlerini inceden süzme halleri sırasında gerçekleşen ve planda olmayan bir gaz kaçırma)
ve ardından olaylar çözülür, kasaba halkı galeyana gelir, patırtı kopar;
- ben de (arkalardan biri)
- ben de (bir diğeri)
- ben de satmıyorum (bu kim tanımıyorum)
- ben de (ön sıradan)
- ben de (fazla katılım olmayınca sesini değiştirip john diyor bunu*)
- ben de (bunun zaten evi yok)
- ben satıyorum (bu tam puşt)
- ben de (hangisine?)
- ben karasızım (...)
aynı eylemi gerçekleştirmiş insanlardan 2.sinin muhatemelen bunu anladıktan sonra söyleyeceği ilk şey.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar