bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı26
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek6
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- ismail kartal ın kovulması2
- fenerbahçe16
- sözlüğün bugün pek bir sıkıcı olması2
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- zorunlu eğitim12
- porno seyrederken kıyametin gerçekleşmesi2
- akp yeni parti'nin lacivertidir3
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- yenilgisiz tek şampiyon4
- game of thrones taki kerhaneci4
- porno yıldızlarını alfabetik sırayla sayan kız2
- anne pizzası10
- dinci ve müslüman kavramları8
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- şakirtlerin özgün müzik dinlemesi2
- melih meriç2
- vedat muriqi2
- temel reis3
- sebahattin şirin9
- makyaj yapmadan dışarı çıkan türk kızı2
- yar deyince kalem elden neden düşer2
- cedidacer2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı3
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- atın zenginlik göstergesi olması2
- osuruktan şiirler41
- putin türkmüş11
- trileçe7
- giysi fiyatlarının uçması8
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- nervio hamferdi12
- gecenin şiiri2
- motoru olan kaslı çocuk3
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- sporcu motorcu müzisyen uzun boylu olmayan erkek3
- türk vatandaşları türktür9
- günün sözü5
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- şoförün yan koltuğu2
- true'nin acile kaldırılması9
- çerkesler2
- gecenin şarkısı2
- ibadethanelerin ürkünç olması10
sözlüğe tema ekleme şeysine giriş butonu.
görüntü/ ben de
görüntü/ ben de
ziya osman saba'nın şiiridir.
Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirimize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum...
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatiramda
ilk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.
Ne çok anlatacaklarınız var
Birbirimize nişanlılar!
Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum,
Ben de şu parkın sıralarında oturdum,
Ümid ettim, hayal kurdum...
Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum.
Ben de o mektepte okurdum
Küçük mektepli!
Bugün gibi hatiramda
ilk gün, ilk ders, ilk hece.
Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe.
Yeni kitaplarım, siyah göğüslüğüm,
Sevinçle dolup taşardı gönlüm.
Beri yanda günler akar giderdi.
Benim de bir anne üstüme titrer
Bir baba benimle iftihar ederdi.
genelde 1800ler'in amerika'sını anlatan filmlerin klişe gaz kesme nidası olup, her daim aynı sahtekarlıkla haykırılan, sonucunda o diyenlerin hepsinin öldüğü ama dedirten provokatörün muradına erdiği olayları başlatan hadi bakalım lafıdır.
mesela mı?
mekan: kilise
zaman: gece (zaten gece olmasa da hep karanlık, nuh nebiden kalma film)
ortam: puslu ve soğuk (ne bileyim lan ben onu)
kişiler: kasaba halkı, şerif, provokatör (provokatör hem namuslu hem genç hem de keskin nişancıdır)
diziliş: kasaba halkı oturuyor, provokatör rahibin kürsüsünde, şerif en arkada ayakta kollarını birleştirmiş bekliyor
durum: kasabadan demiryolu ya da bizon yolu geçecektir. yakın bir kasabanın en zengin adamı kasabadakilere zulmetmekte ve evlerini satmaya zorlamaktadır. kasaba halkı artık bezmiştir ve çok kelepir fiyata evleri bırakmaya hazırdır. lakin adamımız kolay lokma değildir. hafiften de denyodur.
- kadınlarımızı korkutuyorlar john! evlerimizi yakmakla tehdit ediyorlar!!
- evet john, geçen pazar tonbourslara ne olduğunu biliyorsun, kiliseden döndüklerinde en iyi atlarını vurulmuş buldular
- ya ya evet yaa evet evet (topluca)
- ayrıca bay mcdonalds ile başa çıkamayız john! onun yüzlerce silahlı adamı var...
- evet yayaa ya evet evet ya (topluca)
- beni dinleyin! biraz olsun dinleyin... bu topraklar sadece bizim değil! bu evler babalarımızdan, onlara da onların babalarından kaldı!! onlar olsaydı ne yapardı bir düşünün.
- o zaman şartlar başkaydı john...
- ya evet evet ya yaa (bir kaç kişi hariç ama yine de çoğunluk)
- evet farklıydı! çünkü onlar savaşırlardı. benim de yapacağım şey bu. sen maccormick! 15 yıl sonra oğluna nasıl açıklayacaksın neden evinizi terkettiğinizi. onun doğduğu evden neden gitmek zorunda olduğunu!? peki ya sen joseph? sen nasıl babanın 2 yıl boyunca blackberry dağından topladığı ağaçlar ile yaptığı evi bırakıp gideceksin!!? beni iyi dinleyin... siz ne yaparsanız yapın ama ben bana ait olanı vermeyeceğim!!! evimi satmıyorum!
- pısssssss (uzun süren bir sessizlik ve kafaları aşağıya eğilmiş kasaba halkının birbirlerini inceden süzme halleri sırasında gerçekleşen ve planda olmayan bir gaz kaçırma)
ve ardından olaylar çözülür, kasaba halkı galeyana gelir, patırtı kopar;
- ben de (arkalardan biri)
- ben de (bir diğeri)
- ben de satmıyorum (bu kim tanımıyorum)
- ben de (ön sıradan)
- ben de (fazla katılım olmayınca sesini değiştirip john diyor bunu*)
- ben de (bunun zaten evi yok)
- ben satıyorum (bu tam puşt)
- ben de (hangisine?)
- ben karasızım (...)
mesela mı?
mekan: kilise
zaman: gece (zaten gece olmasa da hep karanlık, nuh nebiden kalma film)
ortam: puslu ve soğuk (ne bileyim lan ben onu)
kişiler: kasaba halkı, şerif, provokatör (provokatör hem namuslu hem genç hem de keskin nişancıdır)
diziliş: kasaba halkı oturuyor, provokatör rahibin kürsüsünde, şerif en arkada ayakta kollarını birleştirmiş bekliyor
durum: kasabadan demiryolu ya da bizon yolu geçecektir. yakın bir kasabanın en zengin adamı kasabadakilere zulmetmekte ve evlerini satmaya zorlamaktadır. kasaba halkı artık bezmiştir ve çok kelepir fiyata evleri bırakmaya hazırdır. lakin adamımız kolay lokma değildir. hafiften de denyodur.
- kadınlarımızı korkutuyorlar john! evlerimizi yakmakla tehdit ediyorlar!!
- evet john, geçen pazar tonbourslara ne olduğunu biliyorsun, kiliseden döndüklerinde en iyi atlarını vurulmuş buldular
- ya ya evet yaa evet evet (topluca)
- ayrıca bay mcdonalds ile başa çıkamayız john! onun yüzlerce silahlı adamı var...
- evet yayaa ya evet evet ya (topluca)
- beni dinleyin! biraz olsun dinleyin... bu topraklar sadece bizim değil! bu evler babalarımızdan, onlara da onların babalarından kaldı!! onlar olsaydı ne yapardı bir düşünün.
- o zaman şartlar başkaydı john...
- ya evet evet ya yaa (bir kaç kişi hariç ama yine de çoğunluk)
- evet farklıydı! çünkü onlar savaşırlardı. benim de yapacağım şey bu. sen maccormick! 15 yıl sonra oğluna nasıl açıklayacaksın neden evinizi terkettiğinizi. onun doğduğu evden neden gitmek zorunda olduğunu!? peki ya sen joseph? sen nasıl babanın 2 yıl boyunca blackberry dağından topladığı ağaçlar ile yaptığı evi bırakıp gideceksin!!? beni iyi dinleyin... siz ne yaparsanız yapın ama ben bana ait olanı vermeyeceğim!!! evimi satmıyorum!
- pısssssss (uzun süren bir sessizlik ve kafaları aşağıya eğilmiş kasaba halkının birbirlerini inceden süzme halleri sırasında gerçekleşen ve planda olmayan bir gaz kaçırma)
ve ardından olaylar çözülür, kasaba halkı galeyana gelir, patırtı kopar;
- ben de (arkalardan biri)
- ben de (bir diğeri)
- ben de satmıyorum (bu kim tanımıyorum)
- ben de (ön sıradan)
- ben de (fazla katılım olmayınca sesini değiştirip john diyor bunu*)
- ben de (bunun zaten evi yok)
- ben satıyorum (bu tam puşt)
- ben de (hangisine?)
- ben karasızım (...)
aynı eylemi gerçekleştirmiş insanlardan 2.sinin muhatemelen bunu anladıktan sonra söyleyeceği ilk şey.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar