bugün

bir şeyleri protesto ve tepki gösterme ögelerinin olmazsa olmaz olan her protestocunun ve protestocularin yapmasa olmayacak olan eylemlerinden biri olan bayrak yakmak ne işe bir türlü çözemesimdir.

ne kadar da saksıyı caliştirsam, üstüne amuda kalkip beynime kan gitse de çözemediğim bu muammada önce kendimde suç buldum. yahu dedim ben gerizekalıyım herhalde diyerek ömrümün bir kısmını tvde yayınlanan diziler izleyerek ve posta gazetesi kiraat ederek gecirdim. en sonunda kahveci kolumdan tutup beni çapa hastanesinde bir takım deneylere girmeme vesile oldu da geri zekalı olmadiğim tibben kanitlandiği için normal yasantima döndüm allahtan. yoksa türk dizileri ve posta azetesi marifeti ile devetabanı olarak evrimlesecektim.

bu girizgahtan sonra gün geçmiyor ki bir arz küresinin herhangibi bir yerinde bayrak yakma eylemi olmasin. su ahir ömrümüzde gördüğümüz yakılan bayrakları uc uca eklesek burdan köye yol olur. hangi köy mü? orda bir köy varya uzakta uzakta gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür hani, işte o köy yahu.

peki o protesto için yakılan bayraklar bir şeye yaradi mi hayir? olsa olsa haberlesme organlarinin bülten doldurma vazifesinden baska birşeye yaramadi.

bir de olsa olsa niyeti aha bunlara göz daği verelim düsüncesi alt metin olabilir. ama bir işe yarayan işlevselliğini görsem duysam ve gözlemlesem prafo diycem ama diyemem işte. because, bir işlevselliği namevcut.

şimdi bir de bu bayraklara yakmak için cebinden para verenler elbette vardir. ama bayrak yakmaktansa sömine yakip bir de sarap, olmadi yesilayciysan su içmek daha iyi değil midir?

valla deli gönül duman avcilarinin bayrağini yakmak istiyor ama acik alanda bir sigara yakmak daha cok isime geliyor.

efendiler buna sigara derler bakın dumandan mutlulugun resmini yapabiliyorum...
© copyright 2005 - 2026