bugün
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- bugün de meme atan olmaması5
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı7
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- lahmacunu elle yiyen kız18
- olduğundan genç göstermek10
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır8
- bütün kapalılar imha edilsin diyen kadın2
- bir gün ölecek olmak7
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı2
- sözlük kadınları5
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- ez te hezdikim6
- evlilikteki en büyük sorun3
- dünya kupasından banane diyen erkek7
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- 22 haziran 20262
- üniversite sınavına geç kalmak7
- alevilerde muhammed ismi5
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- balkonu camla kaplatmak7
- istanbul6
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı49
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- paris te son tango2
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- milli takımımızın balonu patladı7
- opel omega b2
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- 2026 dünya kupası14
- akıllarını kadın analiziyle yitiren erkek yazarlar2
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- futbol12
- red bull2
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- sigaranın içinde 4 bin çeşit zehir olması2
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi2
- yazarların en sevdiği meyve9
- yenidünya2
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler6
- pornoyu bırakmak5
- güne bir şarkı bırak18
- fransız arabalarının tekerlekli tabut olması2
- fas'ın dünya kupasında dördüncü olması2
- köyde gece tuvalete gitmek6
10. yüzyılda, bir bulgar din adamı ve doktordur. üstadı bogomilin öğretilerini yayıp tüm orta çağ boyunca balkanları etkilemiştir. inançlarından dönmemek uğruna ölümü göze almıştır. sultanahmet meydanı'nda hristiyan fanatiklerin ve kilisenin hazırlattığı dev ateş dağına atılmıştır.
anlatılanlara göre; ateş onu çabucak yok etmiştir, yalnız alevin orta yerinde incacik bir duman çizgisi görünmüştür geriye...
(bkz: bogomiller)
anlatılanlara göre; ateş onu çabucak yok etmiştir, yalnız alevin orta yerinde incacik bir duman çizgisi görünmüştür geriye...
(bkz: bogomiller)
tarihte 2. yüz yıldan sonra bir çok kişiye verilmiş olan isim\sıfat. yönetici, kutretli veya aziz anlamına gelmektedir.
bir tanesi; 4. y.y.'da yaşamış olan bir çok kaynakta 1. basileios adında ki katolik azizidir. dünyada manastır hayatının ilk kesin kurallarını oluşturan kişi olarak geçer.
bir tanesi; 4. y.y.'da yaşamış olan bir çok kaynakta 1. basileios adında ki katolik azizidir. dünyada manastır hayatının ilk kesin kurallarını oluşturan kişi olarak geçer.
Basileios (Aziz Büyük) (d.y. 329, Kaisareia [Kayseri], Kappadokia- 1 Ocak 379, Kaisareia; Katolik Kilisesi yortu günü 2 Ocak, Ortodoks Kilisesi yortu günü 1 Ocak), Ariusçu haretiklere karşı yerleşik din öğretilerini savunan ilk Kilise Babaları'ndan. Kaisareia (Kayseri) piskoposu olarak keşişlik, ilahiyat ve kilise hukukuna ilişkin birçok yapıt vermiştir. Ölümünden kısa bir süre sonra, azizler listesine alındı.
Basileios, Kaisareia'nın seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Kaisareia, 4. yüzyılda, Konstantinopolis (istanbul) ile Antiokheia (Antakya) arasındaki askeri yol üzerinde bulunması nedeniyle özel bir önem taşıyan Kappadokia'nın başkentiydi. Basileios'un ailesi, Hıristiyanlara baskı döneminde Hıristiyanlığı kabıl etmişti. Basileios'un amcalarından biri piskopostu; sonraki yıllarda iki kardeşi de (Gregorios ve Sebasteialı [Sivas] Petros) piskopos oldular. Ama Basileios babası gibi avukat ve hatip olmak üzere edebiyat eğitimi gördü. Kaisareia ve Konstantinopolis'ten sonra Atina'da (y 351-356) okudu. Burada Nazianzoslu Gregorios'la arkadaşlık kurdu. Dönüşünde dindışı bir mesleğe girdi. Sonradan manastır başrahibesi olan dindar kızkardeşi Makrina'nın etkisiyle öteden beri dinsel çileciliğe duyduğu eğilim belirginleşti. Bir arkadaş topluluğuyla Annesi'deki (Pontus) aile malikanesinde bir manastır kurdu. 357'de Mısır'daki manastırları gezmek üzere uzun bir yolculuk yaptı. 360'ta Konstantinopolis'te toplanan bir sinoda Kappadokialı piskoposların yardımcısı olarak katıldı. Bir önceki yıl toplanan Ariminum (Rimini) Konsili'nde Ariusçu inancın genel kabul görmesi, özellikle de kendi piskoposu Kaisareialı Dianios'un Ariusçuluğu desteklemesi Basileios'u üzmüştü. Ama Dianios'un ölümünden (362) kısa bir süre önce onunla barıştı ve yerine geçen yeni Hıristiyan olmuş Eusebios'a yardımcı olmak üzere presbyteros'luğa (Hıristiyanlığın ilk döneminde diyakoz ile piskopos arasında bir papazlık unvanı) atandı. Yeteneklerini ve saygınlığını çekemeyen ve çilecilikten hoşlanmayan Eusebios ile ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Annesi'ye çekildi. Ariusçu imparator Valens'in kiliseye baskı yapmaya başladığı 365'te Kaisareia'ya geri çağrıldı. Ariusçulara karşı eski Yarı-Ariusçularla Nikaia (iznik) yandaşlarını bir tözde (ousia) üç kişi (hypostases) formülü temelinde birleştirmeye ve böylece hem birliği, hem de tanrısallık kavramındaki gerekli ayrımları korumaya çalıştı. Eusebios'un 370'te ölmesinden sonra, Kappadokia'daki bazı piskoposların muhalefetine karşın, onun yerine geçti.
Basileios, Kaisareia piskoposu olarak Kappadokia metropolitliğini de üstlendi. Piskoposluk bölgesine giren Kappadokia'nın doğusundaki geniş topraklarda, kendisine yardımcı olmak üzere bir dizi köy piskoposu (chorepiscopi) atadı. Yoksullara, sakatlara ve yolculara yardım amacıyla hayırevleri kurdu. 371'de Kaisareia'dan geçen Valens'in boyun eğmesi için kendisine yaptığı baskılara karşı koydu. Valens'in 372'de Kappadokia'yı ikiye ayırmasını ve böylece Tyanalı Anthimos'un batıdaki kentlerin metropoliti olmasını kişisel bir saldırı olarak kabul etti. Buna sınır kasabalarından bazılarına yandaşlarını (Sasima'ya Nazianzoslu Gregorios'u, Nyssa'aya da kardeşi Gregorios'u) yerleştirerek karşılık verdi. Bu girişimi sınırlı bir başarı sağladı; ama Valens'in yerleşik dinsel öğretilere bağlı başka piskoposlara yönelttiği saldırılara uğramaktan da kurtuldu. Bu arada katı Nikaia azınlığının önderi Paulinos'a karşı çıkarak eski Yarı-Ariusçulardan Meletios'un Antiokheia (Hıristiyanlığın ilk döneminde beş büyük patriklikten biri) piskoposluğuna getirilmesi için destek sağlamaya çalıştı. Onu bu davranışa yönelten aşırı Nikaialıların Tanrı'nın tekliğini abartan Sabellius heretikliğine doğru kaymasından duyduğu korkuydu. Ama iskenderiye piskoposlarının ve (bir dizi anlaşmaya karşın) 375'ten sonra da Romalı Papa Damasus'un Paulinus'u tanıması yüzünden, Basileios'un yaşadığı sırada Meletios'un atanması gerçekleşmedi.
Basileios, keşiş, papaz ve kilise önderi olarak ilgilendiği konulardan yola çıkarak etkili birçok kitap yazdı. Uzun Kurallar ve Kısa Kurallar ve Çilecilikle ilgili öbür kitapları, Annes'de ve daha sonra piskopos olarak Kappadokia'daki manastırları yönetirken edindiği deneyimlerden çıkardığı özel sonuçlara dayanır. Ortodoks manastır yaşamı üzerine çok etkili olan bu yazıların ilginç bir yönü de Basileios'un münzevilik yerine, kardeşçe sevgiye dayalı bir manastır yaşamını yeğlemesidir. Basileios'un bugüne ulaşan vaazları, genelde ahlaki ve toplumsal sorunlarla ilişkindir. En ünlülerinden biri olan Gençlere Hitap, Hıristiyanların pagan kaynaklarını incelemeleri gerektiğini savunur. Basileios'un kendisi de eleşitirel bir yaklaşımla Yunan felsefesinden önemli ölçüde yararlanmıştır. Yaratılış günlerine ilişkin dokuz Büyük Perhiz vaazının yer aldığı Heksaemeron (Altı Gün) adlı yapıtında Basileios, dünyadaki çeşitli güzelliklerin Tanrı'nın görkemini yansıttığından söz eder. Eunomios'a Karşı adlı vaazında, aşırı Ariusçu bir düşünüre karşı Oğul'un tanrısallığını savunur. Kutsal Ruha Dair adlı vaazında, daha önce kilise öğretisinde üstü kapalı olarak yer almakla birlikte resmen tanımlanmayan ruhun tanrısallığı görüşünü açıklar. Basileios'un düşüncelerini en açık biçimde ortaya koyan yazıları, 300'den fazlası günümüze ulaşmış olan mektuplardır. Mektupların birçoğu, günlük çalışmalara ilişkindir; bir bölümü ise ilahiyat ve etik üzerine kısa incelemeler niteliğindedir. Kilise Yasaları Üzerine Mektuplar'ın bazıları disiplin konularındaki kararları içermektedir; bunlar Rum Ortodoks Kilise hukukunun parçası haline gelmiştir. Aziz Basileios Duaları adıyla bilinen görkemli komünyon dualarına Basileios'un ne ölçüde katkıda bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte ana takdis duası (şarap ve ekmeğin ayrılması) onun anlayışına uygundur; ayrıca yaşadığı dönemde Kaisareia'da bu duanın okunduğu sanılmaktadır.
Çileci yaşamın güçlükleri yüzünden sağlığı pek iyi olmayan Basileios, Valens'in Adrianopolis (Edirne) Savaşı'nda ölmesiyle önündeki engellerin kalkmasından kısa bir süre sonra öldü. Enerjik kararlı ve kendinden emin bir kişi olan Basileios, yaşadığı dönemde yakınları arasında bile sevgiden çok hayranlık kazanmıştır. Bununla birlikte ölümü geniş çevreleri yasa boğdu.
Basileios, Kaisareia'nın seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Kaisareia, 4. yüzyılda, Konstantinopolis (istanbul) ile Antiokheia (Antakya) arasındaki askeri yol üzerinde bulunması nedeniyle özel bir önem taşıyan Kappadokia'nın başkentiydi. Basileios'un ailesi, Hıristiyanlara baskı döneminde Hıristiyanlığı kabıl etmişti. Basileios'un amcalarından biri piskopostu; sonraki yıllarda iki kardeşi de (Gregorios ve Sebasteialı [Sivas] Petros) piskopos oldular. Ama Basileios babası gibi avukat ve hatip olmak üzere edebiyat eğitimi gördü. Kaisareia ve Konstantinopolis'ten sonra Atina'da (y 351-356) okudu. Burada Nazianzoslu Gregorios'la arkadaşlık kurdu. Dönüşünde dindışı bir mesleğe girdi. Sonradan manastır başrahibesi olan dindar kızkardeşi Makrina'nın etkisiyle öteden beri dinsel çileciliğe duyduğu eğilim belirginleşti. Bir arkadaş topluluğuyla Annesi'deki (Pontus) aile malikanesinde bir manastır kurdu. 357'de Mısır'daki manastırları gezmek üzere uzun bir yolculuk yaptı. 360'ta Konstantinopolis'te toplanan bir sinoda Kappadokialı piskoposların yardımcısı olarak katıldı. Bir önceki yıl toplanan Ariminum (Rimini) Konsili'nde Ariusçu inancın genel kabul görmesi, özellikle de kendi piskoposu Kaisareialı Dianios'un Ariusçuluğu desteklemesi Basileios'u üzmüştü. Ama Dianios'un ölümünden (362) kısa bir süre önce onunla barıştı ve yerine geçen yeni Hıristiyan olmuş Eusebios'a yardımcı olmak üzere presbyteros'luğa (Hıristiyanlığın ilk döneminde diyakoz ile piskopos arasında bir papazlık unvanı) atandı. Yeteneklerini ve saygınlığını çekemeyen ve çilecilikten hoşlanmayan Eusebios ile ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Annesi'ye çekildi. Ariusçu imparator Valens'in kiliseye baskı yapmaya başladığı 365'te Kaisareia'ya geri çağrıldı. Ariusçulara karşı eski Yarı-Ariusçularla Nikaia (iznik) yandaşlarını bir tözde (ousia) üç kişi (hypostases) formülü temelinde birleştirmeye ve böylece hem birliği, hem de tanrısallık kavramındaki gerekli ayrımları korumaya çalıştı. Eusebios'un 370'te ölmesinden sonra, Kappadokia'daki bazı piskoposların muhalefetine karşın, onun yerine geçti.
Basileios, Kaisareia piskoposu olarak Kappadokia metropolitliğini de üstlendi. Piskoposluk bölgesine giren Kappadokia'nın doğusundaki geniş topraklarda, kendisine yardımcı olmak üzere bir dizi köy piskoposu (chorepiscopi) atadı. Yoksullara, sakatlara ve yolculara yardım amacıyla hayırevleri kurdu. 371'de Kaisareia'dan geçen Valens'in boyun eğmesi için kendisine yaptığı baskılara karşı koydu. Valens'in 372'de Kappadokia'yı ikiye ayırmasını ve böylece Tyanalı Anthimos'un batıdaki kentlerin metropoliti olmasını kişisel bir saldırı olarak kabul etti. Buna sınır kasabalarından bazılarına yandaşlarını (Sasima'ya Nazianzoslu Gregorios'u, Nyssa'aya da kardeşi Gregorios'u) yerleştirerek karşılık verdi. Bu girişimi sınırlı bir başarı sağladı; ama Valens'in yerleşik dinsel öğretilere bağlı başka piskoposlara yönelttiği saldırılara uğramaktan da kurtuldu. Bu arada katı Nikaia azınlığının önderi Paulinos'a karşı çıkarak eski Yarı-Ariusçulardan Meletios'un Antiokheia (Hıristiyanlığın ilk döneminde beş büyük patriklikten biri) piskoposluğuna getirilmesi için destek sağlamaya çalıştı. Onu bu davranışa yönelten aşırı Nikaialıların Tanrı'nın tekliğini abartan Sabellius heretikliğine doğru kaymasından duyduğu korkuydu. Ama iskenderiye piskoposlarının ve (bir dizi anlaşmaya karşın) 375'ten sonra da Romalı Papa Damasus'un Paulinus'u tanıması yüzünden, Basileios'un yaşadığı sırada Meletios'un atanması gerçekleşmedi.
Basileios, keşiş, papaz ve kilise önderi olarak ilgilendiği konulardan yola çıkarak etkili birçok kitap yazdı. Uzun Kurallar ve Kısa Kurallar ve Çilecilikle ilgili öbür kitapları, Annes'de ve daha sonra piskopos olarak Kappadokia'daki manastırları yönetirken edindiği deneyimlerden çıkardığı özel sonuçlara dayanır. Ortodoks manastır yaşamı üzerine çok etkili olan bu yazıların ilginç bir yönü de Basileios'un münzevilik yerine, kardeşçe sevgiye dayalı bir manastır yaşamını yeğlemesidir. Basileios'un bugüne ulaşan vaazları, genelde ahlaki ve toplumsal sorunlarla ilişkindir. En ünlülerinden biri olan Gençlere Hitap, Hıristiyanların pagan kaynaklarını incelemeleri gerektiğini savunur. Basileios'un kendisi de eleşitirel bir yaklaşımla Yunan felsefesinden önemli ölçüde yararlanmıştır. Yaratılış günlerine ilişkin dokuz Büyük Perhiz vaazının yer aldığı Heksaemeron (Altı Gün) adlı yapıtında Basileios, dünyadaki çeşitli güzelliklerin Tanrı'nın görkemini yansıttığından söz eder. Eunomios'a Karşı adlı vaazında, aşırı Ariusçu bir düşünüre karşı Oğul'un tanrısallığını savunur. Kutsal Ruha Dair adlı vaazında, daha önce kilise öğretisinde üstü kapalı olarak yer almakla birlikte resmen tanımlanmayan ruhun tanrısallığı görüşünü açıklar. Basileios'un düşüncelerini en açık biçimde ortaya koyan yazıları, 300'den fazlası günümüze ulaşmış olan mektuplardır. Mektupların birçoğu, günlük çalışmalara ilişkindir; bir bölümü ise ilahiyat ve etik üzerine kısa incelemeler niteliğindedir. Kilise Yasaları Üzerine Mektuplar'ın bazıları disiplin konularındaki kararları içermektedir; bunlar Rum Ortodoks Kilise hukukunun parçası haline gelmiştir. Aziz Basileios Duaları adıyla bilinen görkemli komünyon dualarına Basileios'un ne ölçüde katkıda bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte ana takdis duası (şarap ve ekmeğin ayrılması) onun anlayışına uygundur; ayrıca yaşadığı dönemde Kaisareia'da bu duanın okunduğu sanılmaktadır.
Çileci yaşamın güçlükleri yüzünden sağlığı pek iyi olmayan Basileios, Valens'in Adrianopolis (Edirne) Savaşı'nda ölmesiyle önündeki engellerin kalkmasından kısa bir süre sonra öldü. Enerjik kararlı ve kendinden emin bir kişi olan Basileios, yaşadığı dönemde yakınları arasında bile sevgiden çok hayranlık kazanmıştır. Bununla birlikte ölümü geniş çevreleri yasa boğdu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar