bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar16
- game of thrones taki kerhaneci16
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- sözlük kızları dertleşiyor14
- claudian clouds41
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- sarı saç mavi göz5
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- bugün ne oldu10
- s'i l v'e r m'i s t3
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- ölümden korkuyor musunuz31
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- son üç şifrenizle aynı olamaz2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- yok knk iyiyim2
- karton abi2
- londra3
- melis sezen'in memeleri2
- edinburgh3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- queen feristah16
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- burhan özfatura2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- kimse seni sevmiyor4
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- habire1220
- mersin2
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- müslüman kardeşine dua etmek2
- afd2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- anın görüntüsü23
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- kadın dövmek4
- çağrı dayı2
- döner burger2
- atatürk diyor ki8
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
10. yüzyılda, bir bulgar din adamı ve doktordur. üstadı bogomilin öğretilerini yayıp tüm orta çağ boyunca balkanları etkilemiştir. inançlarından dönmemek uğruna ölümü göze almıştır. sultanahmet meydanı'nda hristiyan fanatiklerin ve kilisenin hazırlattığı dev ateş dağına atılmıştır.
anlatılanlara göre; ateş onu çabucak yok etmiştir, yalnız alevin orta yerinde incacik bir duman çizgisi görünmüştür geriye...
(bkz: bogomiller)
anlatılanlara göre; ateş onu çabucak yok etmiştir, yalnız alevin orta yerinde incacik bir duman çizgisi görünmüştür geriye...
(bkz: bogomiller)
tarihte 2. yüz yıldan sonra bir çok kişiye verilmiş olan isim\sıfat. yönetici, kutretli veya aziz anlamına gelmektedir.
bir tanesi; 4. y.y.'da yaşamış olan bir çok kaynakta 1. basileios adında ki katolik azizidir. dünyada manastır hayatının ilk kesin kurallarını oluşturan kişi olarak geçer.
bir tanesi; 4. y.y.'da yaşamış olan bir çok kaynakta 1. basileios adında ki katolik azizidir. dünyada manastır hayatının ilk kesin kurallarını oluşturan kişi olarak geçer.
Basileios (Aziz Büyük) (d.y. 329, Kaisareia [Kayseri], Kappadokia- 1 Ocak 379, Kaisareia; Katolik Kilisesi yortu günü 2 Ocak, Ortodoks Kilisesi yortu günü 1 Ocak), Ariusçu haretiklere karşı yerleşik din öğretilerini savunan ilk Kilise Babaları'ndan. Kaisareia (Kayseri) piskoposu olarak keşişlik, ilahiyat ve kilise hukukuna ilişkin birçok yapıt vermiştir. Ölümünden kısa bir süre sonra, azizler listesine alındı.
Basileios, Kaisareia'nın seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Kaisareia, 4. yüzyılda, Konstantinopolis (istanbul) ile Antiokheia (Antakya) arasındaki askeri yol üzerinde bulunması nedeniyle özel bir önem taşıyan Kappadokia'nın başkentiydi. Basileios'un ailesi, Hıristiyanlara baskı döneminde Hıristiyanlığı kabıl etmişti. Basileios'un amcalarından biri piskopostu; sonraki yıllarda iki kardeşi de (Gregorios ve Sebasteialı [Sivas] Petros) piskopos oldular. Ama Basileios babası gibi avukat ve hatip olmak üzere edebiyat eğitimi gördü. Kaisareia ve Konstantinopolis'ten sonra Atina'da (y 351-356) okudu. Burada Nazianzoslu Gregorios'la arkadaşlık kurdu. Dönüşünde dindışı bir mesleğe girdi. Sonradan manastır başrahibesi olan dindar kızkardeşi Makrina'nın etkisiyle öteden beri dinsel çileciliğe duyduğu eğilim belirginleşti. Bir arkadaş topluluğuyla Annesi'deki (Pontus) aile malikanesinde bir manastır kurdu. 357'de Mısır'daki manastırları gezmek üzere uzun bir yolculuk yaptı. 360'ta Konstantinopolis'te toplanan bir sinoda Kappadokialı piskoposların yardımcısı olarak katıldı. Bir önceki yıl toplanan Ariminum (Rimini) Konsili'nde Ariusçu inancın genel kabul görmesi, özellikle de kendi piskoposu Kaisareialı Dianios'un Ariusçuluğu desteklemesi Basileios'u üzmüştü. Ama Dianios'un ölümünden (362) kısa bir süre önce onunla barıştı ve yerine geçen yeni Hıristiyan olmuş Eusebios'a yardımcı olmak üzere presbyteros'luğa (Hıristiyanlığın ilk döneminde diyakoz ile piskopos arasında bir papazlık unvanı) atandı. Yeteneklerini ve saygınlığını çekemeyen ve çilecilikten hoşlanmayan Eusebios ile ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Annesi'ye çekildi. Ariusçu imparator Valens'in kiliseye baskı yapmaya başladığı 365'te Kaisareia'ya geri çağrıldı. Ariusçulara karşı eski Yarı-Ariusçularla Nikaia (iznik) yandaşlarını bir tözde (ousia) üç kişi (hypostases) formülü temelinde birleştirmeye ve böylece hem birliği, hem de tanrısallık kavramındaki gerekli ayrımları korumaya çalıştı. Eusebios'un 370'te ölmesinden sonra, Kappadokia'daki bazı piskoposların muhalefetine karşın, onun yerine geçti.
Basileios, Kaisareia piskoposu olarak Kappadokia metropolitliğini de üstlendi. Piskoposluk bölgesine giren Kappadokia'nın doğusundaki geniş topraklarda, kendisine yardımcı olmak üzere bir dizi köy piskoposu (chorepiscopi) atadı. Yoksullara, sakatlara ve yolculara yardım amacıyla hayırevleri kurdu. 371'de Kaisareia'dan geçen Valens'in boyun eğmesi için kendisine yaptığı baskılara karşı koydu. Valens'in 372'de Kappadokia'yı ikiye ayırmasını ve böylece Tyanalı Anthimos'un batıdaki kentlerin metropoliti olmasını kişisel bir saldırı olarak kabul etti. Buna sınır kasabalarından bazılarına yandaşlarını (Sasima'ya Nazianzoslu Gregorios'u, Nyssa'aya da kardeşi Gregorios'u) yerleştirerek karşılık verdi. Bu girişimi sınırlı bir başarı sağladı; ama Valens'in yerleşik dinsel öğretilere bağlı başka piskoposlara yönelttiği saldırılara uğramaktan da kurtuldu. Bu arada katı Nikaia azınlığının önderi Paulinos'a karşı çıkarak eski Yarı-Ariusçulardan Meletios'un Antiokheia (Hıristiyanlığın ilk döneminde beş büyük patriklikten biri) piskoposluğuna getirilmesi için destek sağlamaya çalıştı. Onu bu davranışa yönelten aşırı Nikaialıların Tanrı'nın tekliğini abartan Sabellius heretikliğine doğru kaymasından duyduğu korkuydu. Ama iskenderiye piskoposlarının ve (bir dizi anlaşmaya karşın) 375'ten sonra da Romalı Papa Damasus'un Paulinus'u tanıması yüzünden, Basileios'un yaşadığı sırada Meletios'un atanması gerçekleşmedi.
Basileios, keşiş, papaz ve kilise önderi olarak ilgilendiği konulardan yola çıkarak etkili birçok kitap yazdı. Uzun Kurallar ve Kısa Kurallar ve Çilecilikle ilgili öbür kitapları, Annes'de ve daha sonra piskopos olarak Kappadokia'daki manastırları yönetirken edindiği deneyimlerden çıkardığı özel sonuçlara dayanır. Ortodoks manastır yaşamı üzerine çok etkili olan bu yazıların ilginç bir yönü de Basileios'un münzevilik yerine, kardeşçe sevgiye dayalı bir manastır yaşamını yeğlemesidir. Basileios'un bugüne ulaşan vaazları, genelde ahlaki ve toplumsal sorunlarla ilişkindir. En ünlülerinden biri olan Gençlere Hitap, Hıristiyanların pagan kaynaklarını incelemeleri gerektiğini savunur. Basileios'un kendisi de eleşitirel bir yaklaşımla Yunan felsefesinden önemli ölçüde yararlanmıştır. Yaratılış günlerine ilişkin dokuz Büyük Perhiz vaazının yer aldığı Heksaemeron (Altı Gün) adlı yapıtında Basileios, dünyadaki çeşitli güzelliklerin Tanrı'nın görkemini yansıttığından söz eder. Eunomios'a Karşı adlı vaazında, aşırı Ariusçu bir düşünüre karşı Oğul'un tanrısallığını savunur. Kutsal Ruha Dair adlı vaazında, daha önce kilise öğretisinde üstü kapalı olarak yer almakla birlikte resmen tanımlanmayan ruhun tanrısallığı görüşünü açıklar. Basileios'un düşüncelerini en açık biçimde ortaya koyan yazıları, 300'den fazlası günümüze ulaşmış olan mektuplardır. Mektupların birçoğu, günlük çalışmalara ilişkindir; bir bölümü ise ilahiyat ve etik üzerine kısa incelemeler niteliğindedir. Kilise Yasaları Üzerine Mektuplar'ın bazıları disiplin konularındaki kararları içermektedir; bunlar Rum Ortodoks Kilise hukukunun parçası haline gelmiştir. Aziz Basileios Duaları adıyla bilinen görkemli komünyon dualarına Basileios'un ne ölçüde katkıda bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte ana takdis duası (şarap ve ekmeğin ayrılması) onun anlayışına uygundur; ayrıca yaşadığı dönemde Kaisareia'da bu duanın okunduğu sanılmaktadır.
Çileci yaşamın güçlükleri yüzünden sağlığı pek iyi olmayan Basileios, Valens'in Adrianopolis (Edirne) Savaşı'nda ölmesiyle önündeki engellerin kalkmasından kısa bir süre sonra öldü. Enerjik kararlı ve kendinden emin bir kişi olan Basileios, yaşadığı dönemde yakınları arasında bile sevgiden çok hayranlık kazanmıştır. Bununla birlikte ölümü geniş çevreleri yasa boğdu.
Basileios, Kaisareia'nın seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Kaisareia, 4. yüzyılda, Konstantinopolis (istanbul) ile Antiokheia (Antakya) arasındaki askeri yol üzerinde bulunması nedeniyle özel bir önem taşıyan Kappadokia'nın başkentiydi. Basileios'un ailesi, Hıristiyanlara baskı döneminde Hıristiyanlığı kabıl etmişti. Basileios'un amcalarından biri piskopostu; sonraki yıllarda iki kardeşi de (Gregorios ve Sebasteialı [Sivas] Petros) piskopos oldular. Ama Basileios babası gibi avukat ve hatip olmak üzere edebiyat eğitimi gördü. Kaisareia ve Konstantinopolis'ten sonra Atina'da (y 351-356) okudu. Burada Nazianzoslu Gregorios'la arkadaşlık kurdu. Dönüşünde dindışı bir mesleğe girdi. Sonradan manastır başrahibesi olan dindar kızkardeşi Makrina'nın etkisiyle öteden beri dinsel çileciliğe duyduğu eğilim belirginleşti. Bir arkadaş topluluğuyla Annesi'deki (Pontus) aile malikanesinde bir manastır kurdu. 357'de Mısır'daki manastırları gezmek üzere uzun bir yolculuk yaptı. 360'ta Konstantinopolis'te toplanan bir sinoda Kappadokialı piskoposların yardımcısı olarak katıldı. Bir önceki yıl toplanan Ariminum (Rimini) Konsili'nde Ariusçu inancın genel kabul görmesi, özellikle de kendi piskoposu Kaisareialı Dianios'un Ariusçuluğu desteklemesi Basileios'u üzmüştü. Ama Dianios'un ölümünden (362) kısa bir süre önce onunla barıştı ve yerine geçen yeni Hıristiyan olmuş Eusebios'a yardımcı olmak üzere presbyteros'luğa (Hıristiyanlığın ilk döneminde diyakoz ile piskopos arasında bir papazlık unvanı) atandı. Yeteneklerini ve saygınlığını çekemeyen ve çilecilikten hoşlanmayan Eusebios ile ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Annesi'ye çekildi. Ariusçu imparator Valens'in kiliseye baskı yapmaya başladığı 365'te Kaisareia'ya geri çağrıldı. Ariusçulara karşı eski Yarı-Ariusçularla Nikaia (iznik) yandaşlarını bir tözde (ousia) üç kişi (hypostases) formülü temelinde birleştirmeye ve böylece hem birliği, hem de tanrısallık kavramındaki gerekli ayrımları korumaya çalıştı. Eusebios'un 370'te ölmesinden sonra, Kappadokia'daki bazı piskoposların muhalefetine karşın, onun yerine geçti.
Basileios, Kaisareia piskoposu olarak Kappadokia metropolitliğini de üstlendi. Piskoposluk bölgesine giren Kappadokia'nın doğusundaki geniş topraklarda, kendisine yardımcı olmak üzere bir dizi köy piskoposu (chorepiscopi) atadı. Yoksullara, sakatlara ve yolculara yardım amacıyla hayırevleri kurdu. 371'de Kaisareia'dan geçen Valens'in boyun eğmesi için kendisine yaptığı baskılara karşı koydu. Valens'in 372'de Kappadokia'yı ikiye ayırmasını ve böylece Tyanalı Anthimos'un batıdaki kentlerin metropoliti olmasını kişisel bir saldırı olarak kabul etti. Buna sınır kasabalarından bazılarına yandaşlarını (Sasima'ya Nazianzoslu Gregorios'u, Nyssa'aya da kardeşi Gregorios'u) yerleştirerek karşılık verdi. Bu girişimi sınırlı bir başarı sağladı; ama Valens'in yerleşik dinsel öğretilere bağlı başka piskoposlara yönelttiği saldırılara uğramaktan da kurtuldu. Bu arada katı Nikaia azınlığının önderi Paulinos'a karşı çıkarak eski Yarı-Ariusçulardan Meletios'un Antiokheia (Hıristiyanlığın ilk döneminde beş büyük patriklikten biri) piskoposluğuna getirilmesi için destek sağlamaya çalıştı. Onu bu davranışa yönelten aşırı Nikaialıların Tanrı'nın tekliğini abartan Sabellius heretikliğine doğru kaymasından duyduğu korkuydu. Ama iskenderiye piskoposlarının ve (bir dizi anlaşmaya karşın) 375'ten sonra da Romalı Papa Damasus'un Paulinus'u tanıması yüzünden, Basileios'un yaşadığı sırada Meletios'un atanması gerçekleşmedi.
Basileios, keşiş, papaz ve kilise önderi olarak ilgilendiği konulardan yola çıkarak etkili birçok kitap yazdı. Uzun Kurallar ve Kısa Kurallar ve Çilecilikle ilgili öbür kitapları, Annes'de ve daha sonra piskopos olarak Kappadokia'daki manastırları yönetirken edindiği deneyimlerden çıkardığı özel sonuçlara dayanır. Ortodoks manastır yaşamı üzerine çok etkili olan bu yazıların ilginç bir yönü de Basileios'un münzevilik yerine, kardeşçe sevgiye dayalı bir manastır yaşamını yeğlemesidir. Basileios'un bugüne ulaşan vaazları, genelde ahlaki ve toplumsal sorunlarla ilişkindir. En ünlülerinden biri olan Gençlere Hitap, Hıristiyanların pagan kaynaklarını incelemeleri gerektiğini savunur. Basileios'un kendisi de eleşitirel bir yaklaşımla Yunan felsefesinden önemli ölçüde yararlanmıştır. Yaratılış günlerine ilişkin dokuz Büyük Perhiz vaazının yer aldığı Heksaemeron (Altı Gün) adlı yapıtında Basileios, dünyadaki çeşitli güzelliklerin Tanrı'nın görkemini yansıttığından söz eder. Eunomios'a Karşı adlı vaazında, aşırı Ariusçu bir düşünüre karşı Oğul'un tanrısallığını savunur. Kutsal Ruha Dair adlı vaazında, daha önce kilise öğretisinde üstü kapalı olarak yer almakla birlikte resmen tanımlanmayan ruhun tanrısallığı görüşünü açıklar. Basileios'un düşüncelerini en açık biçimde ortaya koyan yazıları, 300'den fazlası günümüze ulaşmış olan mektuplardır. Mektupların birçoğu, günlük çalışmalara ilişkindir; bir bölümü ise ilahiyat ve etik üzerine kısa incelemeler niteliğindedir. Kilise Yasaları Üzerine Mektuplar'ın bazıları disiplin konularındaki kararları içermektedir; bunlar Rum Ortodoks Kilise hukukunun parçası haline gelmiştir. Aziz Basileios Duaları adıyla bilinen görkemli komünyon dualarına Basileios'un ne ölçüde katkıda bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte ana takdis duası (şarap ve ekmeğin ayrılması) onun anlayışına uygundur; ayrıca yaşadığı dönemde Kaisareia'da bu duanın okunduğu sanılmaktadır.
Çileci yaşamın güçlükleri yüzünden sağlığı pek iyi olmayan Basileios, Valens'in Adrianopolis (Edirne) Savaşı'nda ölmesiyle önündeki engellerin kalkmasından kısa bir süre sonra öldü. Enerjik kararlı ve kendinden emin bir kişi olan Basileios, yaşadığı dönemde yakınları arasında bile sevgiden çok hayranlık kazanmıştır. Bununla birlikte ölümü geniş çevreleri yasa boğdu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar