/638
ne kadar derdiniz varsa hepsini unutturup sadece kendisi icin aglatacak kadar bencil olan.
fizyolojik ve psikolojik süreçlerin tuzağı.
tanımsız olmasına rağmen, yaşanılanlar aşkın tanımıdır. aşk özerktir. suda çillenen fidan gibi. koklanmayı bekleyen gül gibi. içilmeye hazır su gibi. büyütülmeyi bekleyen bebek gibi...
bir de derler ki insan korktuğunu sevmezmiş, korkularıyla yüzleşemezmiş, korkularının üstüne gidemezmiş.

en büyük korku değiil midir aşk? peki en cok üstüne gidilen, istenen, arzulanan değil midir?
kolonya gibidir. sürersin eline yüzüne, ferahlatır ne kadar sıkkın olsanda, kendini çok iyi hissedersin için açılır bir süreliğine.

ama sonra uçar gider... koklarsın elini, yüzünü, havayı, lakin alamazsın o kokuyu istesende.

eşyanın tabiatına uygun şekilde üstüne düşeni yapıp, uçup gitmiştir aşk. yeni bir kolonya sürüp sürmemek sana kalmıştır artık; muhtemelen süreceksin de, ama bu defa uçup gideceğini öğrendiğin için ilki kadar güçlü ve güzel gelmeyecektir yeni koku sana. hayatın boyunca her gittiğin yerde o ilk kokuyu arayacaktır burnun.
(bkz: tanımsız)
"belki bütün bu aşk şeyleri, Noel Baba'nın büyükler için olan versiyonudur. çocukluğumuzdan beri dinletilen bir masal. böylece biz dergiler almaya ve klüplere katılmaya, terapi yapmaya, hit muzikler eşliğinde aşk teması üzerine filmler seyretmeye devam ederiz. bütün bu acıklı denemeler sadece sevgili noel babanın neden sürekli bacadan girerken yakalandığını açıklamak için."
(kate & leopold, 2001, http://www.imdb.com/title/tt0035423/ )
uğruna sayfalarca kelam edilen.
aşk ruhun bayramıdır ruh bedenden ayrılamayıp içerde bayram ederken kalbine baskı yapar kalp ömrün kısalır fakat ruh bunu önemsemez aşkın acısını dindirmeye çalışan beyin buna karşı koymaya çalışsa da mantık bedene hükmedemez hale gelmiştir.aşk bitiiğnde ise bedenin yorgun ruhun mutsuz beynin hatıralarla uğraşırken mantık çıkagelir ve kendine uygun cevaplar vererek seni teselli eden dostun olur.
aşk, karşındakini bulunmaz hint kumaşı olduğunu düşünmeyle, hıyarın teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.
kim önce terk edecek oyunudur.
" aşk; seks, duygu ve sosyalliğin bir araya gelmesidir." jelibonur.
"Aşk, dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır." bailey
"Aşkın gelişi, aklın gidişidir." Antonine Bert
(bkz: pain in any language)
kayınvalide'nin seni gelin olarak istemediğini bile bile sevgiline iyice annesine inat bağlanmandır.
insanların yaşadığı duygular içerisinde en manalı olanı ama buna rağmen en çok zan'a düşülen duygudur. günübirlik heves ve arzuların, fiziksel tapınmaların yada seküler ihtiyaçların adını aşk koymak ve bunları o ulvi değere maletmek, o olarak nitelendirmektir çağın hastalığı. iki mısra ile özetlemek gerekirse;

aşık öldü diye sala verirler,
ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez.
(bkz: aşk bağımlılığı)
değmeyeceğini bile bile bir adama deli gibi inanmak ve sevmektir... *
"sen kendini aşık zannediyosun ,ama bağimlilik seninkisi" yorumlarina çaresiz kalmak. kendine caresizsin, kalk da bu lavuga anlat..
beni ne kadar ... ? sorusuna, sevginin tam tersine, elleri iki yana açarak ççoook aşigim diye bir karşiliği olmayan, baska bir sey...
(bkz: kopekler gibi sevmek)
herkesin kendi kalbinin sesine göre tanım koyduğu tek duygu.
insanı bulutların üstüne taşıyan yüce duygudur. sizi dünyanın en mutlu insanı yapabileceği gibi en bedbahtı da yapar.*acısını yaşadığınızda hayata, dünyaya küstüren histir..bu konuda boyumun ölçüsünü almışımdır, benden uzak dursundur..
(bkz: aşka tövbeli olmak)
zaaf enflasyonu.
© copyright 2005 - 2026