bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- eskortluk yapan sözlük yazarı28
- kolye24
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- queen ravenna büyücülük okulu20
- bileklik11
- kaplan11
- zürafa13
- yogartiksen35
- kalp14
- aslan9
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- içine cin giren insan nasıl kurtulur5
- köpek bakımı2
- heyt bea2
- souvlaki2
- dua5
- türkiye15
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- sözlüğün tat vermemesi12
- kartal5
- timsah5
- güçlü kadın4
- nervio adlı yazara uyarı7
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- sabah 6 00 da nervionun resmine bakarak rakı içmek2
- amin güzelmiş diyen tip9
- yılmaz güney adamlığı12
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- sözlükteki bölücüler16
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- ağlıyorum sözlük20
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- kızlar evlenmeden sakın vermeyin2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- exlerle arkadaş kalmak8
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- romanya11
- sen farklısın diyen erkek20
- sözlük kapatılsın9
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- beşiktaş12
- amazon com tr5
- fon vurgunu21
- ayrıldık36
- birilerinden sevgi beklemek4
- verginin hırsızlık olup olmaması5
15 temmuz şehidi halil kantarcı'nın eşi.
Kişisel bir paylaşımda bulunmuş.
Yorum sizin...
“15 temmuz... 16 temmuz sabahı henüz eşimin şehadet haberini almadan önce bir yandan korku ve endişe ile eşimden gelecek bir haber beklerken bir yandan da tv de gelişmeleri seyrediyordum . Köprüde 60 ölü var dediler . Ve ben "60 haneye ateş düştü dedim "içim yandı . Eşimden haber yoktu "acaba dedim acaba o da mı ? "Sonra "hayır olmaz , o gittiği her yerden döndü" dedim ,benim içim hiç bir zaman olmadığı kadar rahat , eğer ona bir şey olsaydı ben hissederdim benim de canım yanardı "diye teselli ettim kendimi , ama dinmeyen bir merak ... Sonra acaba" şehit oldu da o yüzden mi içim rahat " diye düşündüm , " yok değildir ,çıkıp gelecek , fotoğrafını çekip Twitter'a koyacak ve " ben buradayım , beni merak etmeyin " diyecek dedim " evin içinde deli gibi dönüp dururken . Bir sürü telefon sesinden sonra bir zil sesi , iki arkadaş geldi " Halil yaralı , hastane de seni götürmeye geldik " dediler ve hastanede şehadet haberini aldım.
16 temmuz günü tüm bu olup bitenlerle ilgili sadece şunu düşündüm . "Ortada bir iktidar kavgası vardı , olan masum onca insana oldu . Ve şimdi "ibadet kısmı " tabir edilen bir sürü iyi niyetli , KANDIRILMIŞ , insanın canını yakacaklar , o "ihanet kısmı" tabir edilen ensesi kalınlara hiç bir şey olmayacak , onlar bir yolunu bulur sıyrılırlar muhakkak " dedim herkese . Ne yazık ki adalet yok biz bunu en iyi bilenleriz, 28 şubat mağdurları hala içeride ama 28 şubat zalimleri nerede ? bilemiyoruz . Bir 20 yıl sonra da 15 temmuz mağdurlarını konuşacağız ama 15 temmuz zalimlerinin yerini bilemeyeceğiz .
Benim eşim hiç kimsenin yerini sağlamlaştırmak için canını vermedi , tek bir gaye Allah Rıza'sı , vatan sevgisi , milletin selameti ... Ve ben yine bunlar için kendi Canımdan, 3 evladımdan vazgeçerim seve seve zira sonu şehadet.. Ama çok kırgınım , çok öfkeliyim. Ne olur du beni haksız çıkarsaydınız ?
Bir sürü insanı okulunda okumuş , sohbetine gitmiş , bir şekilde ilişmiş diye işinden gücünden ettiniz, ceza evlerine attınız hatta hiç ilgisi olmayan insanları bile mağdur ettiniz fakat esas zalimlere hiç bir şey olmuyor. Madem zalimleri cezalandıracak gücünüz yok o zaman masumları bırakın gitsinler , onların çocukları mağdur olmasın.
Her yere çöreklenmiş ama siyasete ve siyasi yakınlarına bulaşmamış olan fetö yü ve onlara mensup hakiki zalimleri ilahi adalete bırakırız , önümüze bakarız . Tutmayacağınız , ya da tutamayacağınız sözler vermeyin, yaramıza tuz basmayın , gözümüze soka soka canımızı yakmayın, kanatmayın , acıtmayın artık , yakmayın yüreğimizi ...
En nihayetinde "kavurmacılara özgürlük" dillerde şarkımız olarak kalır bizim.”
Kişisel bir paylaşımda bulunmuş.
Yorum sizin...
“15 temmuz... 16 temmuz sabahı henüz eşimin şehadet haberini almadan önce bir yandan korku ve endişe ile eşimden gelecek bir haber beklerken bir yandan da tv de gelişmeleri seyrediyordum . Köprüde 60 ölü var dediler . Ve ben "60 haneye ateş düştü dedim "içim yandı . Eşimden haber yoktu "acaba dedim acaba o da mı ? "Sonra "hayır olmaz , o gittiği her yerden döndü" dedim ,benim içim hiç bir zaman olmadığı kadar rahat , eğer ona bir şey olsaydı ben hissederdim benim de canım yanardı "diye teselli ettim kendimi , ama dinmeyen bir merak ... Sonra acaba" şehit oldu da o yüzden mi içim rahat " diye düşündüm , " yok değildir ,çıkıp gelecek , fotoğrafını çekip Twitter'a koyacak ve " ben buradayım , beni merak etmeyin " diyecek dedim " evin içinde deli gibi dönüp dururken . Bir sürü telefon sesinden sonra bir zil sesi , iki arkadaş geldi " Halil yaralı , hastane de seni götürmeye geldik " dediler ve hastanede şehadet haberini aldım.
16 temmuz günü tüm bu olup bitenlerle ilgili sadece şunu düşündüm . "Ortada bir iktidar kavgası vardı , olan masum onca insana oldu . Ve şimdi "ibadet kısmı " tabir edilen bir sürü iyi niyetli , KANDIRILMIŞ , insanın canını yakacaklar , o "ihanet kısmı" tabir edilen ensesi kalınlara hiç bir şey olmayacak , onlar bir yolunu bulur sıyrılırlar muhakkak " dedim herkese . Ne yazık ki adalet yok biz bunu en iyi bilenleriz, 28 şubat mağdurları hala içeride ama 28 şubat zalimleri nerede ? bilemiyoruz . Bir 20 yıl sonra da 15 temmuz mağdurlarını konuşacağız ama 15 temmuz zalimlerinin yerini bilemeyeceğiz .
Benim eşim hiç kimsenin yerini sağlamlaştırmak için canını vermedi , tek bir gaye Allah Rıza'sı , vatan sevgisi , milletin selameti ... Ve ben yine bunlar için kendi Canımdan, 3 evladımdan vazgeçerim seve seve zira sonu şehadet.. Ama çok kırgınım , çok öfkeliyim. Ne olur du beni haksız çıkarsaydınız ?
Bir sürü insanı okulunda okumuş , sohbetine gitmiş , bir şekilde ilişmiş diye işinden gücünden ettiniz, ceza evlerine attınız hatta hiç ilgisi olmayan insanları bile mağdur ettiniz fakat esas zalimlere hiç bir şey olmuyor. Madem zalimleri cezalandıracak gücünüz yok o zaman masumları bırakın gitsinler , onların çocukları mağdur olmasın.
Her yere çöreklenmiş ama siyasete ve siyasi yakınlarına bulaşmamış olan fetö yü ve onlara mensup hakiki zalimleri ilahi adalete bırakırız , önümüze bakarız . Tutmayacağınız , ya da tutamayacağınız sözler vermeyin, yaramıza tuz basmayın , gözümüze soka soka canımızı yakmayın, kanatmayın , acıtmayın artık , yakmayın yüreğimizi ...
En nihayetinde "kavurmacılara özgürlük" dillerde şarkımız olarak kalır bizim.”
insanların gerçekleri dile getirmesi yargıyı etkilemek değildir. Sadece adaletin yerini bulmasına olan inancı dillendirmektir. Bunu da en güzel ayşe kantarcı gibi yüreği yanan şehit eşleri yapabilir. Yüreğine sağlık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar