bugün
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz12
- türk seküler devrimi11
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- sarapci koala83
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi13
- kürtler7
- gocu31
- arkadaşlar ben artık ayıyım3
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı3
- helal olsa faize para koyar mısınız3
- canımın yengen çekmesi3
- arkadaşlar sözlük kapanıyor3
- tomris uyar'a ikinci yeninin yengesi diyen tip4
- insanın karnı doyunca hikayesi bitmez2
- togg t6x2
- fiat ın en iyi arabası8
- kızsız olmak2
- yaşlı insanlar neden huysuz olur9
- çocuk saati2
- dokuzuncu nesil yazar karizması8
- şiveli konuşandan nefret etmek2
- paraya onem vermemek6
- azerbaycan a yerleşmek6
- insanların zombileştiği bi gelecekte yaşamak2
- türkmenistan kürtleri2
- bir sözlük yazarıyla evlenir misiniz7
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek3
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak8
- maltepe içen kadın5
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi7
- şive şakası5
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı7
- gömü bulmak8
- ona bir şey söyle6
- sözlüğü sevmeyip yine de sözlükte yazmak4
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası11
- sokakta hiç tanımadığı adamın kulağını çekmek2
- ekşi sözlük7
- bu koyden olsam ne olacak20
- arkadaşlar zall gitti4
- yazarlar 70 lerde yaşasaydı nasıl görünürdü2
- yunus bülbül2
- erkek döven kadın4
- dinlerin yalan olması17
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- aç karnına kahve içmek8
- seks yapmak vs 31 çekmek3
ismet özel şiiri.
tozludur saçlarım, saçlarımdan
devrilmiş sarayların dumanları savrulur
yüzüm yanıktır
yüreğime bir karanfil sokuludur
ve partizanca darbelerin dünyaya ilen şavkı
benim göğsüme göğsüme vurup durur.
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
bahar da sürgülenir içime katranlar da
hem koşarak yarattığım sevgiler vardır
hem körlenmiş sevgilerin acısıyla koştururum.
beni sular
kocaman taşları parçalayarak hatırlıyor dağlarda
ve beni hatırlatıyor çeltik tarlalarında aynı sular
umutlu sakinlikleri
lohusalıklarıyla.
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
kökten dallara yürüyen sular gibi
yürürüm kömür ocaklarına, çapalanan tütüne
yürürüm hüzün ve ağrılar çarelenir
dağların esmer ve yaban telaşından kurtula diye
torna tezgahlarında demir.
yürürüm çünkü ölümdür yürünülmeyen
yürürüm yürüyüşümdür yeryüzünün halleri
kanla dolar pazuları tarladakinin
hızar gürültüsü içinde türkülenir bir öteki
gökleri göğsümden aşırtarak yürürüm
yağlı kasketimin kıyısında nar çiçekleri.
aynı adam ekim günlerinden beri gümbür gümbür gelirim
teneke damların üstüne safi sinirden doğan güneş
portakallar fırlatarak parlıyor benim adımlarımla
anladım neden yorgunluk
gülümserlik getiriyor insana
hayatın bana başat
bana avrat oluşunu öğrendim
işçiler bunu kurşunlanarak öğrendi
on beşinde bir arkadaş
inancını savunurken yargıca
anladı bulana durula akmakta olan şeyi.
yürüyorum
azarlanıyorum fışkıran başaklarla
iki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu
hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından
gözlerim nemli değil.
gözlerim namlu.
tozludur saçlarım, saçlarımdan
devrilmiş sarayların dumanları savrulur
yüzüm yanıktır
yüreğime bir karanfil sokuludur
ve partizanca darbelerin dünyaya ilen şavkı
benim göğsüme göğsüme vurup durur.
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
bahar da sürgülenir içime katranlar da
hem koşarak yarattığım sevgiler vardır
hem körlenmiş sevgilerin acısıyla koştururum.
beni sular
kocaman taşları parçalayarak hatırlıyor dağlarda
ve beni hatırlatıyor çeltik tarlalarında aynı sular
umutlu sakinlikleri
lohusalıklarıyla.
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
kökten dallara yürüyen sular gibi
yürürüm kömür ocaklarına, çapalanan tütüne
yürürüm hüzün ve ağrılar çarelenir
dağların esmer ve yaban telaşından kurtula diye
torna tezgahlarında demir.
yürürüm çünkü ölümdür yürünülmeyen
yürürüm yürüyüşümdür yeryüzünün halleri
kanla dolar pazuları tarladakinin
hızar gürültüsü içinde türkülenir bir öteki
gökleri göğsümden aşırtarak yürürüm
yağlı kasketimin kıyısında nar çiçekleri.
aynı adam ekim günlerinden beri gümbür gümbür gelirim
teneke damların üstüne safi sinirden doğan güneş
portakallar fırlatarak parlıyor benim adımlarımla
anladım neden yorgunluk
gülümserlik getiriyor insana
hayatın bana başat
bana avrat oluşunu öğrendim
işçiler bunu kurşunlanarak öğrendi
on beşinde bir arkadaş
inancını savunurken yargıca
anladı bulana durula akmakta olan şeyi.
yürüyorum
azarlanıyorum fışkıran başaklarla
iki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu
hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından
gözlerim nemli değil.
gözlerim namlu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar