bugün
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur12
- leş kaktüsü6
- bik bik'in gerçek yüzü5
- sözlüğün en ılık yazarı7
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- keyif kaçıran şeyler6
- anın görüntüsü26
- ucuz atlatmak5
- sözlüğün yeni tasarımı23
- öyle yeme böyle ye2
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- iran kürtleri2
- günün sözü4
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası3
- akp'nin kemalistleşmesi5
- galatasaray amed operasyonu5
- samsak döveci9
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- polo ralph lauren vs us polo assn3
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- cennet çamuru3
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- tinto brass12
- rothschildin hayat bir anda değişebilir twiti2
- aponun villası9
- ne bu fon vurgunu5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- aşk17
- opel vectra b4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- masterchef 20263
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- italyan arabaları3
- kötü bir insan mıyım ben5
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- terhis oluyorum sözlük21
- uludede ile hacca gitmek3
- fatma betül sayan kaya28
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- holocaust2
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
Eurovision yarışmalarına baktıkça imparatorluklarda görülen yükseliş ve çöküş aşamalarının aynen Avrupa'da yaşandığını üzülerek gördüm. Bir büyük medeniyet göz göre göre ortadan yok oluyordu
Cumartesi günü keşke yayın yönetmeni olacağıma bayrak üreticisi olsaydım diye düşünmekten moralim bozuldu. Kaçırdığım bu fırsata üzülerek akşam saatlerini getirdim. Belki canımın sıkkınlığı azıcık geçer diye televizyonu açtım, ama bu defa tam depresyona girmeye başladım, çünkü televizyonda Eurovision yarışması vardı.
Ben Eurovision yarışması icat edilmeden önce Avrupa kavramına saygı duyan bir insandım. ingiliz tarihini baz alarak feodalizmden kapitalizme geçiş süreci hakkında uzmanlığım olduğundan Avrupa'nın tarihini az çok bilirim. Eh aynı medeniyeti paylaştığımı da düşünürdüm, ama Eurovision yarışmalarına baktıkça imparatorluklarda görülen yükseliş ve çöküş aşamalarının aynen Avrupa'da yaşandığını üzülerek gördüm. Bir büyük medeniyet göz göre göre ortadan yok oluyordu. Son Eurovision'u seyrederken sadece üzülmekle kalmadım ayrıca korktum da.
Sahneye çıkan gruplara iyice baktınızsa orada görülen insanlardan bir tanesinin bile normal diye tanımlanabilecek insan tipi olmadıklarını görmüşünüzdür. Fizikleri tuhaf, hareketleri tuhaf, cinsleri belli değil, kadın desen değil erkek desen hiç değil. Üçüncü cinsten farklı bir şeyler onlar, ayrıca doğuştan olan gariplikleriyle de yetinmiyorlar, takıştırdıkları, giydikleri ile garipliklerini katlıyorlar. Bunlar sanatçı o kadar gariplik de olur diyorsanız bunu da kabul ediyorum, eh ben de Alice Cooper ve sahnede canlı hayvanın kafasını ısırarak koparan bir müzisyeni seyrederek geçen bir gelenekten geliyorum. Gariplikse gariplik bunu anlarım ama yarışmanın yapıldığı salondaki seyirciler daha da gariptiler. Seyirciler üstelik geri zekalıydılar da çünkü arada bir konuşma girişiminde bulundular. Büyük ihtimalle sahneye çıkanlar da geri zekalıydılar ama bunun bir sakıncası yok çünkü müzisyen olmak ve sahnede başarılı olmak için üstün zekaya gerek yok. Hatta bu iş için fazla zekanın bir handikap olduğunu söyleyebiliriz.
Salonda kamera dolaşırken arada bir düzgün normal görünümlü insanlar da görünüyordu ekranda. Bunlar Türk seyircilerdi tabii ki, nüfus cüzdanlarından anlamadım bunu. Tabii ki onların elinde de bayraklar vardı. Bayrakları orada da görünce hayatta yanlış meslek seçimime tekrar üzülüp bunalıma girdim. O salondaki tek Türk kendisini maymunlar cehennemindeki Charles Heston olarak hissediyordu herhalde.
Bu kadar çirkin, garip, ne idüğü belirsiz bir kavmin hakim olduğu bir birliğe girmeyi derhal reddedip, Avrupa Birliği üyeliğimizi derhal askıya almalıyız. Eurovision gecesinde ben bir tek Rusya grubunu sevdim. Onlar da beyaz Rus kızlardan oluşan bir gruptu. Beyaz Rus kızları sahneye çıkarıp birer koltuğa oturtup hareketsiz durdursalar, yine de çok beğeni kazanabilirlerdi. Ne yapayım hayatın bir gerçeği bu da.
serdar turgut
Cumartesi günü keşke yayın yönetmeni olacağıma bayrak üreticisi olsaydım diye düşünmekten moralim bozuldu. Kaçırdığım bu fırsata üzülerek akşam saatlerini getirdim. Belki canımın sıkkınlığı azıcık geçer diye televizyonu açtım, ama bu defa tam depresyona girmeye başladım, çünkü televizyonda Eurovision yarışması vardı.
Ben Eurovision yarışması icat edilmeden önce Avrupa kavramına saygı duyan bir insandım. ingiliz tarihini baz alarak feodalizmden kapitalizme geçiş süreci hakkında uzmanlığım olduğundan Avrupa'nın tarihini az çok bilirim. Eh aynı medeniyeti paylaştığımı da düşünürdüm, ama Eurovision yarışmalarına baktıkça imparatorluklarda görülen yükseliş ve çöküş aşamalarının aynen Avrupa'da yaşandığını üzülerek gördüm. Bir büyük medeniyet göz göre göre ortadan yok oluyordu. Son Eurovision'u seyrederken sadece üzülmekle kalmadım ayrıca korktum da.
Sahneye çıkan gruplara iyice baktınızsa orada görülen insanlardan bir tanesinin bile normal diye tanımlanabilecek insan tipi olmadıklarını görmüşünüzdür. Fizikleri tuhaf, hareketleri tuhaf, cinsleri belli değil, kadın desen değil erkek desen hiç değil. Üçüncü cinsten farklı bir şeyler onlar, ayrıca doğuştan olan gariplikleriyle de yetinmiyorlar, takıştırdıkları, giydikleri ile garipliklerini katlıyorlar. Bunlar sanatçı o kadar gariplik de olur diyorsanız bunu da kabul ediyorum, eh ben de Alice Cooper ve sahnede canlı hayvanın kafasını ısırarak koparan bir müzisyeni seyrederek geçen bir gelenekten geliyorum. Gariplikse gariplik bunu anlarım ama yarışmanın yapıldığı salondaki seyirciler daha da gariptiler. Seyirciler üstelik geri zekalıydılar da çünkü arada bir konuşma girişiminde bulundular. Büyük ihtimalle sahneye çıkanlar da geri zekalıydılar ama bunun bir sakıncası yok çünkü müzisyen olmak ve sahnede başarılı olmak için üstün zekaya gerek yok. Hatta bu iş için fazla zekanın bir handikap olduğunu söyleyebiliriz.
Salonda kamera dolaşırken arada bir düzgün normal görünümlü insanlar da görünüyordu ekranda. Bunlar Türk seyircilerdi tabii ki, nüfus cüzdanlarından anlamadım bunu. Tabii ki onların elinde de bayraklar vardı. Bayrakları orada da görünce hayatta yanlış meslek seçimime tekrar üzülüp bunalıma girdim. O salondaki tek Türk kendisini maymunlar cehennemindeki Charles Heston olarak hissediyordu herhalde.
Bu kadar çirkin, garip, ne idüğü belirsiz bir kavmin hakim olduğu bir birliğe girmeyi derhal reddedip, Avrupa Birliği üyeliğimizi derhal askıya almalıyız. Eurovision gecesinde ben bir tek Rusya grubunu sevdim. Onlar da beyaz Rus kızlardan oluşan bir gruptu. Beyaz Rus kızları sahneye çıkarıp birer koltuğa oturtup hareketsiz durdursalar, yine de çok beğeni kazanabilirlerdi. Ne yapayım hayatın bir gerçeği bu da.
serdar turgut
götünün üstünde oturup sallayan, eli kalem tutunca "yazar" olan'ın hezeyanı. farklı olanı doğrayan, öldüren biz değil, avrupa çöküyor he mi? bsg allasen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com