bugün

kalitesizliğin müzik ve ilahi ekseninde vücut bulmuş hali. güftesindeki kutsal değerler çıkarıldığında ortada buram buram bir müptezellik tortusu kalır.

fonda hiç değişmeyen ve defle icra edilen "düm teke düm tek" ritmi, yapımcı kalın bir abiyse iyi bir neyzen, değilse orgun boğuk ney efekti, ritme eşlik eden olmazsa olmaz "hayyy hayyy hıh hayyy" şeklinde zikir efekti ve tüm bunların üstüne avam müslüman kitlenin en basit, en derin, en ağlak duygularını hedef alan, bol bol cehennem ve ölüm tasviri içeren, olmadı hazreti peygamber ya da kabe'ye kavuşma özlemini dile getiren dibine kadar popülist, ortaokul seviyesinde güftemsi şiirler.

ve tabi bunları icra ettiğini iddia eden yanım mı yanık, insanın içine işleyen(!) bol detone bir erkek sesi.

geçmiş zamanda okuduğum bir röportajda bu tür eserlerin yapımcılarından biri albüm kapak resimlerinin satışı direk olarak etkilediğini anlatmıştı. sanatçının resmi konulduğunda o albümün hiç şansı yokmuş mesela. illaki gül, ya da kabe resmi, ya da motifi olacak.

gayet de güzel satıyor bunlar. satsın, allah daha çok versin.

fakat içerisinde peygamber, allah, kabe gibi nerdeyse tüm kutsal değerleri barındıran bir eser meydana getirirken biraz daha özen gerekmez mi?

ilahi dediğin dinleyen insanın içini açmaz mı, şöyle ufuklara baktırmaz mı,bir huzur kaplamaz mı ortamı?

ne huzuru sevgili kardeşim radyoda denk geldiğimde tek tüy kalmıyor bedenimde ki hazırola geçmemiş olsun!

ilahi beyler, ilahi.
© copyright 2005 - 2026