bugün
- gammazı ispiyoncu sanmak11
- merfulu gitmesin kampanyası15
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor12
- beni seven yazarlar10
- gammazların tarafsız olması gerekliliği12
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- kız nick altı meriçleri7
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- arabayı yavaş süren tipler12
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- öykü serter7
- hatırladığınız en eski anı7
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- debe'nin nick altı entry dolması7
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- gammaz yazarlar lokali5
- uludağ sözlük için öneriler8
- apoya küfür edince kuduran kürtçü5
- liseden arkadaşlar6
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- gammaz olmayı bir halt sanmak3
- yapay zeka moderatörü5
- ismet gürbüz5
- sanat sepet tayfa4
- cuheyman el uteybi4
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- 20 ağustosta boşalma davam var4
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi3
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- tamer karadağlı5
- queen feristah9
- birader beyler birader baylardır2
- erkek karısına itaat etmelidir3
- arkadaşlar bu arada ben de gammazım3
- şarj başlığını ayrı satalım2
- gammazların çok kötü insanlar olması2
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- online yazarlar neden yazmıyor11
- tahsildaroglu peyniri3
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- true çaylak olsun kampanyası13
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek4
- tarık tarcan5
- winrar vs zip vs 7z2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
Anaximander Anadolu'da Milet'ten antik filozof.
Anaximander yaklaşık olarak M.Ö. 610- 546 arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Aynı zamanda, Thales'in daha genç bir çağdaşıydı. Kendisi iyonya okulunun ikinci düşünürüdür. Yaklaşık olarak iki yüzyıl sonra yaşamış olan Aristo gibi başkalarının yorumlarının yanında Anaximander e atfedilen günümüze kadar gelmiş sadece tek bir fragman vardır.Anaksimander de bilimsel faaliyetler ile felsefi düşünceler iç içe geçmiş bir haldedir.Kendisinin Karadeniz e açılan denizciler için bir harita yapmış olduğu söylenilmektedir.Din ya da mitolojiden ayrı bir şekilde kendisini öne süren, kendisine yer açan felsefenin, onda biraz daha soyut ve gelişmiş bir düzeye ulaştığını görmekteyiz. Anaksimander'in evren anlayışı, dünyanın su üzerinde yüzen düz bir tepsi olduğunu öne süren Thales in evren anlayışının çok daha ötesine gitmiştir.
Anaximander, Thales gibi benzer soruları sormuş ve benzer öncülle işe başlamıştır. Anaximander, suyun değişmeyen cevher (urstoff) olduğunu iddia etmek için, hiçbir zorlayıcı neden bulamamıştır. Şayet su toprağa ve toprak da, suya ya da su, havaya ve hava suya dönüşüyorsa; bunun anlamı her şeyin, her şeye dönüştüğüdür. Mantıksal olarak suyun ya da toprağın ya da havanın ya da herhangi bir şeyin urstoff olduğunu iddia etmek tamamen nedensizdir. Belki de Anaximander'in Thales'in cevabına karşı getirdiği itirazlar, bu türdendi.
Anaximander kendi açısından urstoff u, apeiron yani zaman ve mekanda sınırsız ve belirsiz olan şeklinde tanımlamayı tercih eder. Bu anlamda kendisi, yukarıda bahsi geçen itirazlardan kaçınmış olur.
Gözlemleri ile evren düzenini açıklamaya çalışmış ve bunun için ilk defa kozmos sözcüğünü kullanmıştır, bu sözcükle düzenli ve anlaşılır bir evreni kastetmiştir. Ekliptiğin eğimini hisseden ilk kişidir. Yıldızların ve gezegenlerin dönen bir küreye çakılı olduklarını ve basık bir silindir şeklindeki dünyanın, bu kürenin merkezinde yer aldığını ileri sürmüştür. Güneş, gündüz saatlerinde, üzerinde delikler bulunan bu kürenin içinde bulunurken, gece süresinde kürenin dışında bulunuyordu. Böylece gece, deliklerden giren ışık yıldız ve gezegen olarak görünüyordu.
Tutulmalardan yararlanarak Güneş in yarıçapının Yer yarıçapının 27 katı olduğunu tahmin etmiştir. Ona göre Güneş in Yer e olan uzaklığı da Güneş çapının 27 katı idi. Ay ın uzaklığını ise Yer yarıçapının 19 katı olarak hesapladı.
Anaximander'in canlıların kökenine ilişkin görüşü de oldukça çarpıcıdır: insan yavrusunun doğuş sırasındaki çaresizliği gözleminden hareket eden filozof, atalarımızın başlangıçta balık olduğunu ileri sürer. Açıklaması da oldukça basittir; Bir zamanlar denizlerin çekilmesiyle yaşamlarını karada sürdürme zorunda kalan kimi balıklar insana kadar uzanan pek çok hayvan türüne kaynak olmuştur.
Anaximander yaklaşık olarak M.Ö. 610- 546 arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Aynı zamanda, Thales'in daha genç bir çağdaşıydı. Kendisi iyonya okulunun ikinci düşünürüdür. Yaklaşık olarak iki yüzyıl sonra yaşamış olan Aristo gibi başkalarının yorumlarının yanında Anaximander e atfedilen günümüze kadar gelmiş sadece tek bir fragman vardır.Anaksimander de bilimsel faaliyetler ile felsefi düşünceler iç içe geçmiş bir haldedir.Kendisinin Karadeniz e açılan denizciler için bir harita yapmış olduğu söylenilmektedir.Din ya da mitolojiden ayrı bir şekilde kendisini öne süren, kendisine yer açan felsefenin, onda biraz daha soyut ve gelişmiş bir düzeye ulaştığını görmekteyiz. Anaksimander'in evren anlayışı, dünyanın su üzerinde yüzen düz bir tepsi olduğunu öne süren Thales in evren anlayışının çok daha ötesine gitmiştir.
Anaximander, Thales gibi benzer soruları sormuş ve benzer öncülle işe başlamıştır. Anaximander, suyun değişmeyen cevher (urstoff) olduğunu iddia etmek için, hiçbir zorlayıcı neden bulamamıştır. Şayet su toprağa ve toprak da, suya ya da su, havaya ve hava suya dönüşüyorsa; bunun anlamı her şeyin, her şeye dönüştüğüdür. Mantıksal olarak suyun ya da toprağın ya da havanın ya da herhangi bir şeyin urstoff olduğunu iddia etmek tamamen nedensizdir. Belki de Anaximander'in Thales'in cevabına karşı getirdiği itirazlar, bu türdendi.
Anaximander kendi açısından urstoff u, apeiron yani zaman ve mekanda sınırsız ve belirsiz olan şeklinde tanımlamayı tercih eder. Bu anlamda kendisi, yukarıda bahsi geçen itirazlardan kaçınmış olur.
Gözlemleri ile evren düzenini açıklamaya çalışmış ve bunun için ilk defa kozmos sözcüğünü kullanmıştır, bu sözcükle düzenli ve anlaşılır bir evreni kastetmiştir. Ekliptiğin eğimini hisseden ilk kişidir. Yıldızların ve gezegenlerin dönen bir küreye çakılı olduklarını ve basık bir silindir şeklindeki dünyanın, bu kürenin merkezinde yer aldığını ileri sürmüştür. Güneş, gündüz saatlerinde, üzerinde delikler bulunan bu kürenin içinde bulunurken, gece süresinde kürenin dışında bulunuyordu. Böylece gece, deliklerden giren ışık yıldız ve gezegen olarak görünüyordu.
Tutulmalardan yararlanarak Güneş in yarıçapının Yer yarıçapının 27 katı olduğunu tahmin etmiştir. Ona göre Güneş in Yer e olan uzaklığı da Güneş çapının 27 katı idi. Ay ın uzaklığını ise Yer yarıçapının 19 katı olarak hesapladı.
Anaximander'in canlıların kökenine ilişkin görüşü de oldukça çarpıcıdır: insan yavrusunun doğuş sırasındaki çaresizliği gözleminden hareket eden filozof, atalarımızın başlangıçta balık olduğunu ileri sürer. Açıklaması da oldukça basittir; Bir zamanlar denizlerin çekilmesiyle yaşamlarını karada sürdürme zorunda kalan kimi balıklar insana kadar uzanan pek çok hayvan türüne kaynak olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar