bugün
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan28
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi18
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- ceyda düvenci4
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız20
- tai lung37
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- israiloğulları vs ismailoğulları4
- ölürken dinlenecek müzik6
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- arapça küfür edilse amin inşallah diyecek kitle4
- önder sav2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- arkadaşlar hesabı silicem14
- hangi il hangi renk2
- rafael leao30
- neden sosyalist oldun sorusuna verilecek yanıtlar4
- türkiye toplumu ile anlaşamamak4
- sayın başbirader erecto birader2
- deccal7
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı9
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- jack london4
- velvet25
- çomarlar için sosyal medya platformu2
- leao'nun süper lig'in içinden geçecek olması3
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- izleyip ağlamalık aşk filmi2
- kapadokya27
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- yılmaz güney7
- habire126
- sarapci koala71
- anın görüntüsü18
- türkiye22
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı3
- şeriat gelsin de isterse türkiye batsın2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- aleksey batrakov6
- günün sözü23
- gs kadro değerinin 400 milyon euroya dayanması3
- antipanik9
- yapay zeka ile yazılımcı olmak3
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar5
- açık eksi oy4
- mauro icardi2
- dünyaya sürekli meteor yağsaydı2
- istanbul'a nur doğacak2
hissizleşmek, kendini hiçbir yere, hiçbir şeye ait hissedememektir.
Kapısı çalınan arkadaşın dediği gibi,
Hep yolda olmak ama hiç ulaşamamak.
Girdiğin ortamlarda birkaç gün, hafta, ay geçirip çevrendekilere hiç benzemediğin gerçeğiyle yüzleşmektir.
Sürekli arayıştasındır.
Aşık bile olamazsın adamakıllı.
En yakın dostlarının zamanla senden kilometrelerce uzaklaştığını fark edersin.
Hayatındaki değerleri sorgularsın. Aynı safta yer aldığın insanlardan çok farklı düşündüğün gerçeği acı acı vurur yüzüne.
Düğünlerde halaya giremezsin,
Takım tutmazsın,
hatta futbol afyon bile olabilir senin için,
Takım tutar gibi savunduğun siyasi görüşlerin de yoktur Allah bilir,
Dini görüşlerin ve hayat tarzın en büyük çelişkidir belki,
Çelişkinin doruk noktası da olsan,
Aynı şeyi başka insanlarda görmeye tahammül edemezsin,
Göçmen bir kuş gibisindir,
lakin;
Ne kadar uzağa gidersen git, kendinden kaçamazsın.
Hep yolda olmak ama hiç ulaşamamak.
Girdiğin ortamlarda birkaç gün, hafta, ay geçirip çevrendekilere hiç benzemediğin gerçeğiyle yüzleşmektir.
Sürekli arayıştasındır.
Aşık bile olamazsın adamakıllı.
En yakın dostlarının zamanla senden kilometrelerce uzaklaştığını fark edersin.
Hayatındaki değerleri sorgularsın. Aynı safta yer aldığın insanlardan çok farklı düşündüğün gerçeği acı acı vurur yüzüne.
Düğünlerde halaya giremezsin,
Takım tutmazsın,
hatta futbol afyon bile olabilir senin için,
Takım tutar gibi savunduğun siyasi görüşlerin de yoktur Allah bilir,
Dini görüşlerin ve hayat tarzın en büyük çelişkidir belki,
Çelişkinin doruk noktası da olsan,
Aynı şeyi başka insanlarda görmeye tahammül edemezsin,
Göçmen bir kuş gibisindir,
lakin;
Ne kadar uzağa gidersen git, kendinden kaçamazsın.
özgür olmanın ilk ve vazgeçilmez koşuludur. Çünkü bütün aidiyetlikler insanı sıkıştıran engellerdirler. Tabii bahsettiğim özgürlük arı bir özgürlük, kişinin kararlarının sadece kişinini kendini bağladığı bir özgürlük.
insanı sanki bir penguensin ama sıcak bir yerde yaşıyormuşsun hissiyle başbaşabırakan bir nevi hastalıktır aslında... Nere gitsen sanki yabancı gibidin. Yaşadığın eve yabancısın.. Kötüdür..
Bir insan bu kadar mı bir yere bağlı hissetmez kendini, bu kadar mı yaptığından zevk almaz.
alınamıyormuş.
hiçbir dine, insana, yaşam tarzına, hayata, dünyaya ait değilsin sanki.
öyle boş beleş hissiyatı olur ya hani, bir sürü yapacak işin vardır ama sen bir türlü girişemezsin.
hatta o işini bitirdikten sonra düzelecek gibi olur ama o yabancılık devam eder. kafanızda şunlar vardır, olduğun durumu kabullen,etrafındakileri sev herkese saygılı ol, kurallara uy, toplumun düzenine uy!! sanki zorlanıyormuşsunuz gibi hissettirir.
belki tek istediğimiz özgür olmaktır, belki de bulunduğunuz yerden gitmektir.
başka bi hayat kurmak için çok mu geç?
alınamıyormuş.
hiçbir dine, insana, yaşam tarzına, hayata, dünyaya ait değilsin sanki.
öyle boş beleş hissiyatı olur ya hani, bir sürü yapacak işin vardır ama sen bir türlü girişemezsin.
hatta o işini bitirdikten sonra düzelecek gibi olur ama o yabancılık devam eder. kafanızda şunlar vardır, olduğun durumu kabullen,etrafındakileri sev herkese saygılı ol, kurallara uy, toplumun düzenine uy!! sanki zorlanıyormuşsunuz gibi hissettirir.
belki tek istediğimiz özgür olmaktır, belki de bulunduğunuz yerden gitmektir.
başka bi hayat kurmak için çok mu geç?
Tüm bağların koparılması veya zamanla aşınması sonucu kişide aidiyetsizlik başlar. Bulunulan yere ait olamama, herkese ve her şeye yabancılaşma, uzaklaşma isteği...
Gidebilecek gücü ve cesareti olan insanlara lütuf gibi gelse de, yapamayanlar için sancılı ve acıdır. Ne alışılır ne kabullenilir.
Gidebilecek gücü ve cesareti olan insanlara lütuf gibi gelse de, yapamayanlar için sancılı ve acıdır. Ne alışılır ne kabullenilir.
Diyarbakır'da yaşayan insanların çektikleri sendrom.
Ben de Diyarbakır'da yaşasam ben de aidiyet duymazdım yani, anlayabiliyorum. *
Ben de Diyarbakır'da yaşasam ben de aidiyet duymazdım yani, anlayabiliyorum. *
Aidiyetsizleştiriverebilemediklerimizdenmişsinizcesine.
Ben de kendimi buralara ait hissetmiyorum. Ama neylersin işte, bakkala diye çıkıp gidemiyor insan. inşaallah bir gün hem bulunduğumuz şehre, hem de ömrümüzü birlikte geçirdiğimiz insana ait hissederiz kendimizi.
kadinlar cok hisseder.
Hiç bir yere ait olmamak, hayattan kaçmak.keske yapabilsem.
Hayata karşı bu şekilde mesafeli kalabiliyorum.
evi nepal de kalmış slovakyalı salyangozdur ruhum.
evi nepal de kalmış slovakyalı salyangozdur ruhum.
Söz konusu durum toplumun altına dinamit gibi yerleşmiş ve her şeyi bozarak patlatmıştır. Nasıl mı?
Genç yaşta eğitim için evlerimizden ayrıldık. her şey iyi bir üniversite bitirip geçimimizi sağlamak içindi. Gençlerin çoğu memleketlerinde okuma fırsatı bulamadı ve ailesinden ayrılarak kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kaldı. Gittikleri yerde düşünecek çok zamanları vardı. Üniversite hayatının hızlılığı onları aile yaşantısından uzaklaştırdı. Okulun ilk yıllarında evine dönmek için can atan insanlar son dönemlerde tatillerde evine gitmeye ayak sürdü. Daha sonra aile ile yaşamak zulüm gibi geldi ve insanlar ebeveynlerini ve akrabalarını istemez oldu. Üstüne bir de Türkiyedeki yaşam şartları girince iş hayatına ailesinden uzak bir yerde başlamak isteyen insanların sayısı iyice arttı.
Bu durum insanların evlilik kriterlerine dahi yansıdı. Eskiden birlikte kalabalık bir şekilde yaşayabilen çiftler yerini kaynanasını görmek dahi istemeyip herkesten uzak bir yaşam sürmek isteyen çiftlere bıraktı.
Ve artık insanlar eşlerine dostlarına karşı bile aidiyet duygusu hissetmiyor. Kimse kimseyi sebepsizce sevip sayamıyor. Eşler birbirine karışılmasını dahi istemiyor. ben kimsenin malı değilim benim kendi fikirlerim var diyip hayatına aldığı insanın isteklerini hiçe sayıyor ve aynı evde özerk yaşam istiyor.
Artık biz diye bir şey yok herkes tek başına...
Genç yaşta eğitim için evlerimizden ayrıldık. her şey iyi bir üniversite bitirip geçimimizi sağlamak içindi. Gençlerin çoğu memleketlerinde okuma fırsatı bulamadı ve ailesinden ayrılarak kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kaldı. Gittikleri yerde düşünecek çok zamanları vardı. Üniversite hayatının hızlılığı onları aile yaşantısından uzaklaştırdı. Okulun ilk yıllarında evine dönmek için can atan insanlar son dönemlerde tatillerde evine gitmeye ayak sürdü. Daha sonra aile ile yaşamak zulüm gibi geldi ve insanlar ebeveynlerini ve akrabalarını istemez oldu. Üstüne bir de Türkiyedeki yaşam şartları girince iş hayatına ailesinden uzak bir yerde başlamak isteyen insanların sayısı iyice arttı.
Bu durum insanların evlilik kriterlerine dahi yansıdı. Eskiden birlikte kalabalık bir şekilde yaşayabilen çiftler yerini kaynanasını görmek dahi istemeyip herkesten uzak bir yaşam sürmek isteyen çiftlere bıraktı.
Ve artık insanlar eşlerine dostlarına karşı bile aidiyet duygusu hissetmiyor. Kimse kimseyi sebepsizce sevip sayamıyor. Eşler birbirine karışılmasını dahi istemiyor. ben kimsenin malı değilim benim kendi fikirlerim var diyip hayatına aldığı insanın isteklerini hiçe sayıyor ve aynı evde özerk yaşam istiyor.
Artık biz diye bir şey yok herkes tek başına...
Asosyallikten ileri gelen durum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar