bugün
- sözlüğün en şık erkeği11
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız9
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması8
- sözlükte kim kimle sevgili21
- nervio43
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı36
- arkadaşlar bi bakar mısınız8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- yağmurda ıslanan ayakkabı5
- kafe açma fikri3
- 10 kasım 20264
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- 14 şubat 2027 sözlük kızları istanbul zirvesi2
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- karıya şiddet7
- malatya2
- tır şoförleri2
- düşünceleri gerçeğe dönüştürmek2
- insan sevmemek7
- çamlıyayla2
- kocam amcamın karısını kaçırdı2
- türkçüler ve çinliler kavgası2
- acıbadem taksim hastanesi3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- evlenmek6
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de3
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük4
- devlet bahçeli7
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- ismet gürbüz4
- muslettin amca14
- fon vurguncularının fetva alması9
- anın görüntüsü31
- sözlük klasikleri12
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- 7 kasım 20262
- allah neler yaratmis3
- ısparta havalimanı5
- teoman müziği bıraktı8
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- reha muhtar2
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- tatlıses çiğköfte vs battalbey çiğköfte2
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
hayatım boyunca okuduğum en güzel şiir olması yanında, her okuduğumda bana flashback yaşatan bir emre aydın şiiri.
"bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)"
o şarkıları yazan adamdan, başka nasıl bi şey beklenirdi ki.
"bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)"
o şarkıları yazan adamdan, başka nasıl bi şey beklenirdi ki.
ve Su,
alıştım ben
alistim...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım.
harika bir emre aydın şiiri. bende okudukca tüm yalnızlıkları üstüme alındım.
alıştım ben
alistim...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım.
harika bir emre aydın şiiri. bende okudukca tüm yalnızlıkları üstüme alındım.
senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
"nasılsın"; diyorlar mesela
iyidirdiyorum ne olsun,aynı
sonra diyorum ki kendime
"ben istenmiyor olmakla ilgiliyim"
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
"nasılsın" dedin sonra birden
gerçekten "nasılsın" diyordun
"iyidir" dedim ben
"ne olsun,aynı"demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
"ben istenmiyor olmakla ilgiliyim"
utanmadım ağladım
nasılsın Su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
"nasılsın" diyorlar mesela
"iyidir" diyorum
"ne olsun aynı"
senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve Su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra "iyidir"dedim "ne olsun aynı"
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
"ben" dedim "ben istenmiyor olmakla ilgiliyim"
ve Su,
alıştım ben
alıştım...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım
emre aydın
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
"nasılsın"; diyorlar mesela
iyidirdiyorum ne olsun,aynı
sonra diyorum ki kendime
"ben istenmiyor olmakla ilgiliyim"
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
"nasılsın" dedin sonra birden
gerçekten "nasılsın" diyordun
"iyidir" dedim ben
"ne olsun,aynı"demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
"ben istenmiyor olmakla ilgiliyim"
utanmadım ağladım
nasılsın Su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
"nasılsın" diyorlar mesela
"iyidir" diyorum
"ne olsun aynı"
senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve Su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra "iyidir"dedim "ne olsun aynı"
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
"ben" dedim "ben istenmiyor olmakla ilgiliyim"
ve Su,
alıştım ben
alıştım...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım
emre aydın
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar