bugün
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı9
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi6
- akrabalarla ilişkiyi kes14
- kırmızı kaka7
- velvet hanım ile kahve içmek6
- kola neden koşer3
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı6
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- mason greenwood8
- trabzon büyükşehir belediyesi2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil2
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- renault 9 broadway9
- ronald mcdonald2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- pişman olacağını bile bile yapma2
- mikrodalgaya sucuk koymak6
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- yan yana susabilen arkadaşlar3
- ölünce tekrar deneyin yazısı görmek2
- erkekte bıyık çok önemli4
- çocuklar duymasın zero tuna'nın tersi2
- akasya durağı sinan2
- evde tek başınayken sessiz konuşmak3
- erdoğan ın dünya lideri olması4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- babanın ford escort parasını escortla yemek2
- 5 ağustos 2026 mallorca paris saint germain maçı2
- nihoşun ölümü15
- yazarların bildiği en kötü küfür5
- memduh bashgan14
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- clemence baptista4
- meal kuran değildir26
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- penise dövme yaptırmak3
- kezoların burada kibirlenmesi5
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- saç dökülmesi5
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- futbol3
- artı oy alma yolları5
bazı kişilerce evren ile bir şekilde uyumlu olduğu düşünülen frekans değeri. bu frekanstaki müzikleri dinleyerek titreşip evrenle bir olanları mı dersin, aydınlanıp ışıklar görenleri mi dersin, ne ararsan var. üstüne pisagor zamanındaki çalgılardan mozart'a ve verdi'ye kadar uzanan bir de hikayesi var. hikaye sözcüğü buraya tam oturuyor çünkü iddialar "evren" ifadesi ile birlikte geçse bile doğruluğu bilimsel olarak, diğer bir deyiş ile evrensel anlamda kanıtlanamamıştır. yani bu frekanstaki müzikleri dinleyip rahatladıklarını düşünenler varsa bu olsa olsa belki plasebo benzeri bir etkiden, ya da buna olan aşırı inançtan ötürü olabilir. sonuçta müzik dinlemek rahatlatıcı bir şey olabiliyor. deneme amacıyla mozart'ın bir kaç eserini bu şekilde dinledim ama herhangi özel bir şey olmadı. sonrasında biraz daha inanarak dinlemeye çalıştım ama yine bir şey olmadı. belki de sorun bendedir. bence düşünülenlerin gerçekten böyle olup olmadığını ve olayı daha iyi anlayabilmek adına ilk olarak biraz geçmişe, yani 20. yüzyılın ortalarına gitmemiz gerek.
hertz birimi tam olarak 1930 yılında kabul edilip evrenselliğini kazanıyor. anlamı ise "saniyedeki döngü (titreşim) sayısı"dır. bu tanımdan yola çıkarsak, hertz'in bulunabilmesi için öncelikle saniye kavramının bulunmuş olması gerekiyor. saniye kavramına baktığımızda ise ilk olarak el biruni zamanında (1000) ortaya çıktığını görüyoruz. sonrasında ise 1560 yıllarında ilk defa saniyeyi gösteren bir saat yapılıyor. ardından 1834 yılında ilk doğru frekans ölçümü yapılıyor. yani pisagor zamanındaki çalgıların bilerek 432 hertz frekansına ayarlandığını ve sonradan da bu şekilde bulunduklarını söyleyenler olsa da bilimsel anlamda bu bir hurafeden öteye geçemiyor çünkü mozart ve verdi döneminde olduğu gibi o dönemdekiler de henüz hertz terimini bilmiyorlardı. farz edelim ki bu kasti değil de tamamen tesadüfi bir ayarlanma olsa bile ortada bu şekilde ayarlı herhangi bir eski dönem müzik aleti yok. dolayısı ile ortada zaten fiziksel bir kanıt yok. geç.
yine mozart'ın bütün müziklerinde bu frekansı temel aldığını söyleyenler vardır. bununla ilgili tek kanıt ise o dönemde, yani 1780 yılında viyana'da Johann Andreas Stein isimli ünlü bir piyano yapımcısına ait olduğu bilinen bir diyapazondur. yani stein o dönemde mozart, haydn ve beethoven'ın piyanolarından da sorumlu kişi idi ve bu üç sanatçı da la notası için aynı frekans değeri olan 421.6 frekansını kullanıyorlardı, ki bu da stein'e ait olan diyapazon ile aynı frekans değerinde idi. 1750 yılında ingiltere'de yaşamış olan handel'in diyapazonu da 422.5 hertz'e ayarlı bir şekilde bulunmuştur. bu sayı mozart ve diğer sanatçılarınkine yakın olsa bile sonuç olarak baktığımızda hepsi 432 hz'den oldukça uzak olan sayılardır. bunu da geç.
gelelim verdi'nin de aynı şekilde bu frekansı kullandığı meselesine. verdi eserlerinde değişken frekanslar kullanıyordu. ancak requiem isimli eserinde standart olarak kullandığı frekans 435 hz idi ve daha sonrasında ise orkestralar için daha iyi olabileceğini düşündüğü frekans 432 hz olmuştu. muhtemelen bunun sebebi evrenin titreşimleri ile ilgili olmaktan öte tamamen bambaşka bir şey ile alakalıydı. en azından mantıklı düşünürsek böyle bir şey çıkıyor.
frekans konusunun fizik biliminde ve evren açısından önemli bir yere sahip olma ihtimali ile mozart'ın parmaklarından çıkan notaların evrenin frekansı ile uyumlu olduğu için kulağa hoş geldiği inanışı arasında bir sicim titreşimi kadar mesafe olduğu düşünülse bile bilimsel bakınca aralarında en aşağı graham sayısı kadar fark var. bunlar hep o titrek kuantumcular yüzünden oluyor.
hertz birimi tam olarak 1930 yılında kabul edilip evrenselliğini kazanıyor. anlamı ise "saniyedeki döngü (titreşim) sayısı"dır. bu tanımdan yola çıkarsak, hertz'in bulunabilmesi için öncelikle saniye kavramının bulunmuş olması gerekiyor. saniye kavramına baktığımızda ise ilk olarak el biruni zamanında (1000) ortaya çıktığını görüyoruz. sonrasında ise 1560 yıllarında ilk defa saniyeyi gösteren bir saat yapılıyor. ardından 1834 yılında ilk doğru frekans ölçümü yapılıyor. yani pisagor zamanındaki çalgıların bilerek 432 hertz frekansına ayarlandığını ve sonradan da bu şekilde bulunduklarını söyleyenler olsa da bilimsel anlamda bu bir hurafeden öteye geçemiyor çünkü mozart ve verdi döneminde olduğu gibi o dönemdekiler de henüz hertz terimini bilmiyorlardı. farz edelim ki bu kasti değil de tamamen tesadüfi bir ayarlanma olsa bile ortada bu şekilde ayarlı herhangi bir eski dönem müzik aleti yok. dolayısı ile ortada zaten fiziksel bir kanıt yok. geç.
yine mozart'ın bütün müziklerinde bu frekansı temel aldığını söyleyenler vardır. bununla ilgili tek kanıt ise o dönemde, yani 1780 yılında viyana'da Johann Andreas Stein isimli ünlü bir piyano yapımcısına ait olduğu bilinen bir diyapazondur. yani stein o dönemde mozart, haydn ve beethoven'ın piyanolarından da sorumlu kişi idi ve bu üç sanatçı da la notası için aynı frekans değeri olan 421.6 frekansını kullanıyorlardı, ki bu da stein'e ait olan diyapazon ile aynı frekans değerinde idi. 1750 yılında ingiltere'de yaşamış olan handel'in diyapazonu da 422.5 hertz'e ayarlı bir şekilde bulunmuştur. bu sayı mozart ve diğer sanatçılarınkine yakın olsa bile sonuç olarak baktığımızda hepsi 432 hz'den oldukça uzak olan sayılardır. bunu da geç.
gelelim verdi'nin de aynı şekilde bu frekansı kullandığı meselesine. verdi eserlerinde değişken frekanslar kullanıyordu. ancak requiem isimli eserinde standart olarak kullandığı frekans 435 hz idi ve daha sonrasında ise orkestralar için daha iyi olabileceğini düşündüğü frekans 432 hz olmuştu. muhtemelen bunun sebebi evrenin titreşimleri ile ilgili olmaktan öte tamamen bambaşka bir şey ile alakalıydı. en azından mantıklı düşünürsek böyle bir şey çıkıyor.
frekans konusunun fizik biliminde ve evren açısından önemli bir yere sahip olma ihtimali ile mozart'ın parmaklarından çıkan notaların evrenin frekansı ile uyumlu olduğu için kulağa hoş geldiği inanışı arasında bir sicim titreşimi kadar mesafe olduğu düşünülse bile bilimsel bakınca aralarında en aşağı graham sayısı kadar fark var. bunlar hep o titrek kuantumcular yüzünden oluyor.
ilginç bir frekans. arkadaşın da belirttiği gibi ( https://www.uludagsozluk.com/e/32477103/ ) evrenle ilgili olduğunu düşünüyor yabancılar ve bu frekanstaki müziklerin hastasılar https://www.youtube.com/watch?v=4wtG01ymIjE
işin daha da ilginç tarafı ise bu sayılar kullanılarak 666 ya ulaşılıyor olması.
432 + 234 = 666
324 + 342 = 666
423 + 243 = 666
https://www.instagram.com/p/BxQSPf1Hv5Z/
işin daha da ilginç tarafı ise bu sayılar kullanılarak 666 ya ulaşılıyor olması.
432 + 234 = 666
324 + 342 = 666
423 + 243 = 666
https://www.instagram.com/p/BxQSPf1Hv5Z/
saniyede 432 kere tekrar eden örüntü evet..
Gündemdeki Haberler