bugün
- nervio20
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- arkadaşlar galiba kavga var6
- sözlük kızlarının kahveleri9
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- etek dikmelik sözlük kızı4
- tembel avrat böreği4
- uludağ sözlük size ne kattı13
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- şarapçı koala yalnız değildir8
- aykolik adamdır4
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- sözlükte yazan ünlüler3
- fusya semsiyeli yabanci14
- keşan4
- hasmet ibriktaroglu2
- kuş fotoğrafçılığı2
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya2
- sarapci koala42
- bir kadının en zevk aldığı an5
- 73m512
- friedrich hegel la bi cay icek13
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- mel mel bey birader2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- mutlu ama tekerlek olsun4
- recep tayyip erdoğan8
- sözlükteki mağara adamları3
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- amin feryadi2
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- sorgulanmayan eğitim2
- kıvırcık saç8
- barbunya2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak3
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- serhat kılıç20
- 2026 ekonomik krizi2
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- bireysel emeklilik2
- piercing takmanın zorluğu5
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
entry'ler (146)
'şimdi bende bu konuyla ilgili birşeyler yazmak isterimki herkezler okusunda ne b*k birşeydir görsün dimi?' Siz bu yazıya nasıl saygı duyabilirsiniz? Yemin ediyorum gözüm seyiriyor, elim ayağım titriyor.
(bkz: haydi bismillah) demiş olabilir tabi.
uçan hamamböceği.
paran yok 5 gündür alkol alamıyorsun ve bu yüzden sürekli uyuyorsun. Ama bugün dayanamayıp kartına yüklendin, 4 bira aldın da noldu, zaten 500 lira borç ödeyeceksin gelcek ay, peeh.. ama hayat sana güzel kardeşim, ye, iç, sıç. bir daha mı gelceksin dünyaya * , veresiye yaşa şu hayatı.
kaybedenin her türlü soruya cevap vereceği poker türü. bir süre sonra alkolün de etkisiyle 'burada olan burada kalır' nidalarıyla boka saran oyun.
Kaçış planlarıma sıkıştırıyorum seni sen fark etmeden. Ödleklik yapıyoruz besbelli. Önemi yok, oyunda da olsak sebepsiz öperim ben seni.
uludağ üniversitesi sinema topluluğu tarafından düzenlenen 27 Ekim 2011 Perşembe günü sa 14.30' da iibf bordo salona söyleşiye gelecek olan saygıyı ve sevgiyi fazlasıyla hakeden sanatçı.
Bitmek tükenmek bilmeyen her birinin adı her zaman 'hain' olan, insanın içindeki nefret duygusunu gün geçtikçe arttıran iğrenç, utanç verici, üzücü hatta oldukça yıpratıcı saldırılardan 'bir'i (!). içimdeki endişeyi anlatamam sözlük, emekli olmadan önce batı görevi erzincan'dan 2 çocuğunu bırakıp hakkari'ye giden kuzenime ulaşamamak, aptalca ağlamak, merak içinde beklemek... böyle açılımı, böyle terör politakalarını s*kiyim ben!
21 Ekim Cuma günü sa üçte Bursa Konak Kültür Merkezine söyleşiye gelecek yönetmendir.
senaryo olarak çok fazla eksik noktası olmasına rağmen,hamamda geçen inanılmaz bir dövüş sahnesi sinema tarihinin önemli sahnelerinden olduğunu düşündürüyor insana. Viggo Mortensen'in karizmasını ve oyunculuğunu beğenmemek mümkün değil.
yandaşlıgın hat safhada olduğu program.
annemin kanser yapıyormuş diye, senelerce bizi yediği, kaçak kaçak aldığım çocukluğumun lüks içeceği.. bir de o dönemde elimizde bir liste vardı okulda mı ne dağıtmışlardı zararlı maddelerin yazdığı bir kağıt, E333 de en başında yazardı, capri sun ı duyunca da aklıma E333 geliyor işte.
baya içerlemiş olmalı ki derse başlarken durduk yere 'seri katil değilim.' diyerek çıkış yapmış değerli hocamızdır. pek iyidir, sakin sakin * güzel ders anlatır. herhangi birine atar yapmadığı ve suyundan bir yudum almadığı sürece de asla konuşmasını kesmez, kestirmez (!). ama arada bu durum da 'biiiiiitttt...' se iyi olcak.
Belli ki oturup araştırmışlar,fikir midir zikir midir bilmem, lakin 'haydar' nedir diye bakmışlığım oldu. acaba sopa olarak kullandıkları için mi, yoksa iri, büyük ve siyah * fener anlamına geldiği için mi sansürlendiğini merak etmekteyim. daha neler görecez bakalım...
görükle akşam-gece simiti oldukça işe yarar.
sokakta oynamak denen bir şey vardı be; saklambaç, pele, uzun eşek, doğurtturmalı, gol atan kaleye, ip atlamalar, üçgen, kum bile yiyorduk yahu. sinek ilacı dumanını da az solumadık peşinden koşarken.
apartman içinde kilim serer, legolar, barbiler oynardık.
bisikletlerle kazık yarışı yapardık, ya da mermeri en uzun kim kaydıracak.
zillere basıp kaçar, jetonlu ankesörlü telefondan itfaiyeyi arayıp 'kıçım yanıyor abi' derdik.
çizgifilmlerimiz mükemmeldi bir kere. öyle pokemon bile cazip gelmezdi ilk başlarda. tsubasa, candy *, jetgiller, çakmaktaş, şirinler, he-man ... bir de hugo'muz, susam sokağımız vardı tabi.
sonra dizimiz öyle o bunun busuna vardı, o şunun şusunu elledili değildi, anneler vasıtasıyla zorla izlenen yalan rüzgarı dışında, zeyna falan izledik baya. kaygısızlar, baskül ailesi, süper baba, mahallenin muhtarları, bizimkiler...
ateri hala şu klavyelere oranla tercih edilesidir muhtemelen. hele ki mario üstüne, ablayla ortaklaşa oynanan tankın verdiği haz tarif edilemez; 'sen kartalı koru ben adamları halletcem.'
annenin kızmasına aldırış etmeden yenen meybuzlar, okul çıkışı alınan piyamlar, turşu suları, leblebi tozları, capri sunlar...
ütülen futbolcu kartları, looney tuneslu tasolar, bilyeler...
ne güzel, ne masum çocuklardık...
apartman içinde kilim serer, legolar, barbiler oynardık.
bisikletlerle kazık yarışı yapardık, ya da mermeri en uzun kim kaydıracak.
zillere basıp kaçar, jetonlu ankesörlü telefondan itfaiyeyi arayıp 'kıçım yanıyor abi' derdik.
çizgifilmlerimiz mükemmeldi bir kere. öyle pokemon bile cazip gelmezdi ilk başlarda. tsubasa, candy *, jetgiller, çakmaktaş, şirinler, he-man ... bir de hugo'muz, susam sokağımız vardı tabi.
sonra dizimiz öyle o bunun busuna vardı, o şunun şusunu elledili değildi, anneler vasıtasıyla zorla izlenen yalan rüzgarı dışında, zeyna falan izledik baya. kaygısızlar, baskül ailesi, süper baba, mahallenin muhtarları, bizimkiler...
ateri hala şu klavyelere oranla tercih edilesidir muhtemelen. hele ki mario üstüne, ablayla ortaklaşa oynanan tankın verdiği haz tarif edilemez; 'sen kartalı koru ben adamları halletcem.'
annenin kızmasına aldırış etmeden yenen meybuzlar, okul çıkışı alınan piyamlar, turşu suları, leblebi tozları, capri sunlar...
ütülen futbolcu kartları, looney tuneslu tasolar, bilyeler...
ne güzel, ne masum çocuklardık...
yazık lan onlara.
'aaa baksana kızım yaprak dökümünün kitabını da çıkarmışlar, vay adiler dizi tuttu tabi.' *
'aaa baksana kızım yaprak dökümünün kitabını da çıkarmışlar, vay adiler dizi tuttu tabi.' *