bugün
- öbür sözlük2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- borsa3
- yeni parti39
- günün tweeti3
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- havanın kapalı olması2
- diamond bosphorus7
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- anın görüntüsü9
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- parmak patates vs elma dilim patates7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- nervio35
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- en güzel sevişme13
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- güne bir şarkı bırak14
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- soğan salatası6
- bu koyden olsam ne olacak18
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- gece yatağın altından uzanan el5
- velvet53
- cinleri olan sözlük kızı5
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- cin mısır kabilesi5
- enayimiknatisii10
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
entry'ler (256)
yine kaybedenler kulübü izliyorum sözlük, kaçıncı olduğunu unuttum sözlük ama benden bir şeyler var o filmde.
sen annemin gözyaşlarını hak etmedin!
kavga etmiştik, ayrılma kararı aldık, onun üzerine blöf yapıp bu lafı söyledi. ben naptım 5 ay daha devam ettim onunla.neden, ben salağım çünkü. zihniyetini tam olarak da ortaya koymuştu aslında.
annenin gözyaşlarından banane! şimdi buyursun sülalen ağlasın.
kavga etmiştik, ayrılma kararı aldık, onun üzerine blöf yapıp bu lafı söyledi. ben naptım 5 ay daha devam ettim onunla.neden, ben salağım çünkü. zihniyetini tam olarak da ortaya koymuştu aslında.
annenin gözyaşlarından banane! şimdi buyursun sülalen ağlasın.
ellerinden kayıp düşmek.aylardır ayrılmamak için debelenip durduğumuz sevgilimden- sevgimden bir kaç saat önce ayrıldım. ayrıldık yani. bu sefer bitti. ama lanet olası okulum devam ediyor, paper yazmam gerekiyor. kalbim ve beynimin arasında kalmışlığım zaten beni tüketiyor hangi akılla yazacağım bilmiyorum, yazmazsam olacakları hiç düşünmek istemiyorum. saçmalamak istiyorum kendimi unutana kadar saçmalamak.
tom robbins sorunun cevabını, üzerinde detaylıca düşündüğünü ve düşünürken bayaa eğlendiğini saklamadan, detaylıca parfümün dansı adlı fantastik romanında açıklamıştır. özetle der ki, önceleri burunların birbirine değdirmek olan öpüşmevari olay sonraları dudakların kazara buluşup bundan daha çok zevk alındığının anlaşılmasıyla asıl halini almıştır, bunu geliştirmek iki kişinin aşkına ve becerisine bağlıdır. güzel kitaptır, karışık ve bir o kadar da eğlenceli kurgusu bir değil, bir kaç defa okumaya değerdir.
aşkta inanılmaz bencil bir insanmışım meğer, kontrollü davranmaya çalışıyorum ama bazen aklımdan geçen şeyler inanılmaz.
aşık olduğun, sevdiğin kadındır; ama karşına çıkan herkesi gözüne, kaşına, kalçasına, ğöğüsüne göre değerlendiriyosan senin için güzel kadın televiyozda, dergide, gazetede, reklam panosunda ha bire insanın gözüne sokulan uzun bacaklı, inci dişli, buğulu bakışlı kadın görüntülerinden öteye geçemez.
o "biri"nin sevgiliniz olduğu zamanlarda sizi mutluluktan dört köşe yapabilecek eylemdir. Aynı şeyi ablanız yaptığında,sevgilinizmiş gibi öpmeye kalkarsınız, ablanız günlerce dalga geçer.
çok şanssızım sözlük.
"çift olma" kavramının dışında kalmak isteyendir. Belki bünyesine bir sevgilinin iyi gelmeyeceğini düşünmektedir ya da bıkmıştır efendim ısrarla "biraz olsun anlamaya çalış beni", " bu kadar empati yoksunu olmak zorunda mıydın" gibi cümleleri tekrar etmekten ve yine o ilişkide bir arpa boyu yol alamamaktan bıkmıştır. tussuz aşım kaygısız başım moduna girilesidir.
artık " erkeği elde tutma kılavuzu" gibi saçma sapan kitaplar karıştırsan iyi olcak. zira son günlerde yaptıklarınla düştüğün durumlar yüzünden kendinden nefret etme oranın had safhaya ulaştı.
her şeyden çok sıkıldım.
aşkın yaşı yoktur derler ama. vardır efendim taraflar tam da yaşlarının olgunluklarında ise o ilişki yürümez. benim için maksimum 10'dur belki, 11 olmaz. zira 10 yaşta bile ortak noktada buluşmak yeterince zor oluyor.
tarafımdan sıkça ikaz edilen durumdur.
rahat olandır. zira çıtır olan da, taş olan da, sevişmeyi bileni de,sadakatli olanı da, uzun boylu olanı da, güzel gözlü olanı da, sarışın olanı da, kumral olanı da vs rahat,geniş, dırdırsız olamadıktan sonra gıcık ediyomuş erkekleri.
Barış bıçakçı'nın güzel romanıdır. filmi de çekilmiştir. ikisinin de yeri ayrı olmakla beraber kitabını okuması daha bir zevkli olandır. Güzel romandır. " bizim en büyük çaresizliğimiz, sesimizin dışarıdaki çocuk sesleri arasında olamamasıydı" gibi bir laf eder ki çocukluğunun muhakemesini yaparsın günlerce.
metrobüslerin haddinden fazla insan taşımasıyla ilgilidir.
yaşayama başladığınızı düşündüğünüzde de kaybetmekten korkulacak olandır. Kaybetmek korkusu en kötüsü olandır.
sevgilisi tarafından "bıktım senin ağlamalarından", "niye ağlıyosun ki şimdi", "ağlamana bi anlam veremiyorum şu an" ve benzeri cümlelere maruz kalacak kadındır. Bir de erkek birazcık öküzse kadın ağlarken durur bakar öylece. (bi al kollarının arasına, göğüsüne yasla ama nerdeee)
ışınlanabilmek. böyle bişey olsa keşke hiç yerimde durmazdım. bi orda bi burda oooh.