bugün
- gammazlık8
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak6
- dhalsim9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- gocu27
- devrim muhafızları abd üssü vuruldu2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi2
- yazar kızdırmak4
- arjantin18
- trafik açılınca şoförlerin deli gibi araç sürmesi2
- sabah uyanır uyanmaz duş almak2
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- true nickli namussuz yazar15
- true nickli yazar12
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- 2026 dünya kupası23
- lionel messi12
- futbol13
- uysaljakoben15
- dünya18
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- haluk levent vs serdar ortaç7
- ona bir şeyler söyle2
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- sütlü buz2
- korku evi2
- slavko vincic4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- resim hocaları5
- aşk hayatı4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- le cola'nın 67 tl olması5
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- türklerin ileri olduğu konular21
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- sapık7
- gocu nerede8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- kemal kılıçdaroğlu7
- şehir kurma oyunları5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- marc cucurella5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
entry'ler (12)
hafıza kaybıdır belki.
Küba müziğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan grup.
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=177
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=177
"çevrenin değişimini seviyordum"
şarkıları ve hakkında bilgi edinmek için:
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=49
şarkıları ve hakkında bilgi edinmek için:
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=49
önemsiz
denizin üç rengi var
biri ela diğerleri önemsiz
limandan üç gemi kalkar
biri sana gider diğerleri önemsiz
yağmur yağar sabah olur önemsiz
keman susar şarkı biter önemsiz
bir de masa üstünde resimler arabi
hatıralar geçiyor bir bir ebruli
bu bir şarkı. kimin olduğunu da bilmiyorum ki. adının "önemsiz" olup olmadığını da.
ezgisini duymadım hiç.
ama sözleri. dokunuyor. terk edilmeye meyilliyim.
denizin üç rengi var
biri ela diğerleri önemsiz
limandan üç gemi kalkar
biri sana gider diğerleri önemsiz
yağmur yağar sabah olur önemsiz
keman susar şarkı biter önemsiz
bir de masa üstünde resimler arabi
hatıralar geçiyor bir bir ebruli
bu bir şarkı. kimin olduğunu da bilmiyorum ki. adının "önemsiz" olup olmadığını da.
ezgisini duymadım hiç.
ama sözleri. dokunuyor. terk edilmeye meyilliyim.
şiirin bir anlamı yokmuş sözcük olarak. şiir. öyle şiir. elma gibi. damla gibi.
ama yinede benim ellerime manalar yüklüyor.
saçlarımı tehlikeye sokuyor.
bu kadar.
ama yinede benim ellerime manalar yüklüyor.
saçlarımı tehlikeye sokuyor.
bu kadar.
söylediği yalan olan. ama söylediği yalana ilk önce kendisi inanan demişti birisi. kim hatırlamıyorum.
"insan özgürlüğe mahkumdur"jean paule sartre
"seçmemek de bir seçimdir"jean paule sartre
"dünya benim özgürlüklerimin aynasıdır" jean paule sartre
"seçmemek de bir seçimdir"jean paule sartre
"dünya benim özgürlüklerimin aynasıdır" jean paule sartre
karnavalımsı...
bedende barınan kayaların yer değiştirmesine sebep olan.
paldır küldür. bazen usulca.
bedende barınan kayaların yer değiştirmesine sebep olan.
paldır küldür. bazen usulca.
adı tekerlememsi şekerlememsi şair..
hapşırsa da çok yaşa desem.
"belki yorgunluğumu alır, diyorum ev
pencere yolculuk hissimi...
yine de istemem!
çay saati dinginliğiyle konuk gibi gelmeni
ağır akan serin suyum,
su yatağını bilmek ister. "
hapşırsa da çok yaşa desem.
"belki yorgunluğumu alır, diyorum ev
pencere yolculuk hissimi...
yine de istemem!
çay saati dinginliğiyle konuk gibi gelmeni
ağır akan serin suyum,
su yatağını bilmek ister. "
bu benim bir şiirim. evet evet benim şiirim.
ben küçükken
kök on üçtü uğurlu sayım
annem kediler asardı çamaşır iplerine
sesime usulca bırakılan bir virgül gibiydi
babamın betonlara vuran gölgesi
baykuşlar fal bakardı, papyonlar takardı
deterjan kutularında kuruttuğum kelebeklerim
benekleriyle göz kırpardı
bileziklerim vardı o zaman siyah ojelerim
yakan top denilen katliamlarda kaç arkadaşımı yitirdim
ben küçükken hiç deniz görmemiştim
vahim bir sevgi salgınıyla ölürdü balıklar duyardım
saçları dökülmüş bir deniz kızı otururdu küvetimizde
şırıngalar kullanırdı bileklerini keserdi kuyruğunu çırpardı
annem kokulu sabunlarla ovardı yaralarını
tuzlu deniz şarkıları mırıldanırdı hep
dudakları kanardı
ben küçükken
kitapların arasından kurumuş kılçıklar çıkardı
kumdan kaleler yıkılırdı avuçlarımdan
deniz anaları yumurtalarını kalbime bırakırdı
balıkçılar kendi ruhlarının avına çıkardı tuzlu sularda
annem susardı
yelkenler tıkardı hep ağzını
babam hiç arkasına bakmazdı
ben küçükken hiç aşık olmamıştım
hiç kurşun dökmemişlerdi avuçlarımda
ben küçükken
büyük bir çakıl taşıydım
şimdi ufaldım
ben küçükken
kök on üçtü uğurlu sayım
annem kediler asardı çamaşır iplerine
sesime usulca bırakılan bir virgül gibiydi
babamın betonlara vuran gölgesi
baykuşlar fal bakardı, papyonlar takardı
deterjan kutularında kuruttuğum kelebeklerim
benekleriyle göz kırpardı
bileziklerim vardı o zaman siyah ojelerim
yakan top denilen katliamlarda kaç arkadaşımı yitirdim
ben küçükken hiç deniz görmemiştim
vahim bir sevgi salgınıyla ölürdü balıklar duyardım
saçları dökülmüş bir deniz kızı otururdu küvetimizde
şırıngalar kullanırdı bileklerini keserdi kuyruğunu çırpardı
annem kokulu sabunlarla ovardı yaralarını
tuzlu deniz şarkıları mırıldanırdı hep
dudakları kanardı
ben küçükken
kitapların arasından kurumuş kılçıklar çıkardı
kumdan kaleler yıkılırdı avuçlarımdan
deniz anaları yumurtalarını kalbime bırakırdı
balıkçılar kendi ruhlarının avına çıkardı tuzlu sularda
annem susardı
yelkenler tıkardı hep ağzını
babam hiç arkasına bakmazdı
ben küçükken hiç aşık olmamıştım
hiç kurşun dökmemişlerdi avuçlarımda
ben küçükken
büyük bir çakıl taşıydım
şimdi ufaldım
dokuz yaşındayken yazdığı bir şiiriyle dudağımı uçuklatan küçük şair.
"kemiklerim
güneş sen yok musun sen
sana oturmaya geldim
sense beni yaktın
kemiklerim birer yağmur damlası gibi
düşüyordu
hatta düştükçe sel oluyordu
güneş yüzünden köpeğim boğuluyordu
çırpınıyordu kirli suyun içinde
onu ben değil ruhum görüyordu
çünkü ben ölmekle meşguldüm"
şimdilerde on üç yaşındadır.
öyküyle uğraşır. zira aşağıdaki satırlar yeni öyküsünün ilk sözcüklerindendir.
"sersemler gibi gece hayatına akıyordum. bir adamın yaralanınca kanının oluk oluk akması gibi. akarken atomlara çarpıp delen bir bıçak gibi.
kanının oluk oluk akmasından içki içermişçesine zevk alıyordu. sessizce bir köşeye oturmuş; gizemli adamlar gibi gülüyordu. biliyor musunuz gizemli adamların içinde büyük bir acı yatar. aynı güçlenmiş aslanlara benzeyen bir acı. bu acıyla etrafa dehşet saçarlar, saçtıktan sonra kafeslerine geri dönerler. bu olaylar gece olur. sonra iyi bir adammış gibi hayatlarına devam ederler. moleküllerden her biri ayrı bir acıyı gösteriyor:savaş, ölüm gibi .savaş molekülünü elime aldığımda hapishanenin gardiyanı asılmıştı. çocuklar gardiyana tutunup salıncakta sallanıyormuşçasına eğleniyorlardı.ölen bir çocuğun endişesi kemiklerinde yazıyordu .çünkü topu patlamış ve kanıyordu."
"kemiklerim
güneş sen yok musun sen
sana oturmaya geldim
sense beni yaktın
kemiklerim birer yağmur damlası gibi
düşüyordu
hatta düştükçe sel oluyordu
güneş yüzünden köpeğim boğuluyordu
çırpınıyordu kirli suyun içinde
onu ben değil ruhum görüyordu
çünkü ben ölmekle meşguldüm"
şimdilerde on üç yaşındadır.
öyküyle uğraşır. zira aşağıdaki satırlar yeni öyküsünün ilk sözcüklerindendir.
"sersemler gibi gece hayatına akıyordum. bir adamın yaralanınca kanının oluk oluk akması gibi. akarken atomlara çarpıp delen bir bıçak gibi.
kanının oluk oluk akmasından içki içermişçesine zevk alıyordu. sessizce bir köşeye oturmuş; gizemli adamlar gibi gülüyordu. biliyor musunuz gizemli adamların içinde büyük bir acı yatar. aynı güçlenmiş aslanlara benzeyen bir acı. bu acıyla etrafa dehşet saçarlar, saçtıktan sonra kafeslerine geri dönerler. bu olaylar gece olur. sonra iyi bir adammış gibi hayatlarına devam ederler. moleküllerden her biri ayrı bir acıyı gösteriyor:savaş, ölüm gibi .savaş molekülünü elime aldığımda hapishanenin gardiyanı asılmıştı. çocuklar gardiyana tutunup salıncakta sallanıyormuşçasına eğleniyorlardı.ölen bir çocuğun endişesi kemiklerinde yazıyordu .çünkü topu patlamış ve kanıyordu."