bugün
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü7
- türkiye a milli futbol takımı2
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- türk erkeklerindeki rus ve ukraynalı kız merakı4
- dijital oyunların içine girmek2
- mısır2
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- 2026 dünya kupası6
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- 1 euro 53 50 tl3
- chp seçmeni5
- uysaljakoben21
- boşnak kızları mı yunan kızları mı15
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- kemal kılıçdaroğlu36
- reha muhtar25
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir5
- gammaz olmuşum13
- ekşi sözlük ün mason locası olması2
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- gece yarısı çalan telefon7
- aquila bicipite8
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- 4 haziran 20262
- doğu türkistan'ın ülke olması2
- çay2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız3
- gocu26
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- elit olmak için gerekenler13
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- minyon kadın siniri5
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- tutku2
- kadınların zeka seviyesi3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- gey görünce gey olmaktan korkan erkek21
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- turkei kıymentini bilin19
- geceye bir söz bırak3
- tek arkadaşının olmaması10
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- ona bir şey söyle16
entry'ler (12)
hafıza kaybıdır belki.
Küba müziğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan grup.
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=177
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=177
"çevrenin değişimini seviyordum"
şarkıları ve hakkında bilgi edinmek için:
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=49
şarkıları ve hakkında bilgi edinmek için:
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=49
önemsiz
denizin üç rengi var
biri ela diğerleri önemsiz
limandan üç gemi kalkar
biri sana gider diğerleri önemsiz
yağmur yağar sabah olur önemsiz
keman susar şarkı biter önemsiz
bir de masa üstünde resimler arabi
hatıralar geçiyor bir bir ebruli
bu bir şarkı. kimin olduğunu da bilmiyorum ki. adının "önemsiz" olup olmadığını da.
ezgisini duymadım hiç.
ama sözleri. dokunuyor. terk edilmeye meyilliyim.
denizin üç rengi var
biri ela diğerleri önemsiz
limandan üç gemi kalkar
biri sana gider diğerleri önemsiz
yağmur yağar sabah olur önemsiz
keman susar şarkı biter önemsiz
bir de masa üstünde resimler arabi
hatıralar geçiyor bir bir ebruli
bu bir şarkı. kimin olduğunu da bilmiyorum ki. adının "önemsiz" olup olmadığını da.
ezgisini duymadım hiç.
ama sözleri. dokunuyor. terk edilmeye meyilliyim.
şiirin bir anlamı yokmuş sözcük olarak. şiir. öyle şiir. elma gibi. damla gibi.
ama yinede benim ellerime manalar yüklüyor.
saçlarımı tehlikeye sokuyor.
bu kadar.
ama yinede benim ellerime manalar yüklüyor.
saçlarımı tehlikeye sokuyor.
bu kadar.
söylediği yalan olan. ama söylediği yalana ilk önce kendisi inanan demişti birisi. kim hatırlamıyorum.
"insan özgürlüğe mahkumdur"jean paule sartre
"seçmemek de bir seçimdir"jean paule sartre
"dünya benim özgürlüklerimin aynasıdır" jean paule sartre
"seçmemek de bir seçimdir"jean paule sartre
"dünya benim özgürlüklerimin aynasıdır" jean paule sartre
karnavalımsı...
bedende barınan kayaların yer değiştirmesine sebep olan.
paldır küldür. bazen usulca.
bedende barınan kayaların yer değiştirmesine sebep olan.
paldır küldür. bazen usulca.
adı tekerlememsi şekerlememsi şair..
hapşırsa da çok yaşa desem.
"belki yorgunluğumu alır, diyorum ev
pencere yolculuk hissimi...
yine de istemem!
çay saati dinginliğiyle konuk gibi gelmeni
ağır akan serin suyum,
su yatağını bilmek ister. "
hapşırsa da çok yaşa desem.
"belki yorgunluğumu alır, diyorum ev
pencere yolculuk hissimi...
yine de istemem!
çay saati dinginliğiyle konuk gibi gelmeni
ağır akan serin suyum,
su yatağını bilmek ister. "
bu benim bir şiirim. evet evet benim şiirim.
ben küçükken
kök on üçtü uğurlu sayım
annem kediler asardı çamaşır iplerine
sesime usulca bırakılan bir virgül gibiydi
babamın betonlara vuran gölgesi
baykuşlar fal bakardı, papyonlar takardı
deterjan kutularında kuruttuğum kelebeklerim
benekleriyle göz kırpardı
bileziklerim vardı o zaman siyah ojelerim
yakan top denilen katliamlarda kaç arkadaşımı yitirdim
ben küçükken hiç deniz görmemiştim
vahim bir sevgi salgınıyla ölürdü balıklar duyardım
saçları dökülmüş bir deniz kızı otururdu küvetimizde
şırıngalar kullanırdı bileklerini keserdi kuyruğunu çırpardı
annem kokulu sabunlarla ovardı yaralarını
tuzlu deniz şarkıları mırıldanırdı hep
dudakları kanardı
ben küçükken
kitapların arasından kurumuş kılçıklar çıkardı
kumdan kaleler yıkılırdı avuçlarımdan
deniz anaları yumurtalarını kalbime bırakırdı
balıkçılar kendi ruhlarının avına çıkardı tuzlu sularda
annem susardı
yelkenler tıkardı hep ağzını
babam hiç arkasına bakmazdı
ben küçükken hiç aşık olmamıştım
hiç kurşun dökmemişlerdi avuçlarımda
ben küçükken
büyük bir çakıl taşıydım
şimdi ufaldım
ben küçükken
kök on üçtü uğurlu sayım
annem kediler asardı çamaşır iplerine
sesime usulca bırakılan bir virgül gibiydi
babamın betonlara vuran gölgesi
baykuşlar fal bakardı, papyonlar takardı
deterjan kutularında kuruttuğum kelebeklerim
benekleriyle göz kırpardı
bileziklerim vardı o zaman siyah ojelerim
yakan top denilen katliamlarda kaç arkadaşımı yitirdim
ben küçükken hiç deniz görmemiştim
vahim bir sevgi salgınıyla ölürdü balıklar duyardım
saçları dökülmüş bir deniz kızı otururdu küvetimizde
şırıngalar kullanırdı bileklerini keserdi kuyruğunu çırpardı
annem kokulu sabunlarla ovardı yaralarını
tuzlu deniz şarkıları mırıldanırdı hep
dudakları kanardı
ben küçükken
kitapların arasından kurumuş kılçıklar çıkardı
kumdan kaleler yıkılırdı avuçlarımdan
deniz anaları yumurtalarını kalbime bırakırdı
balıkçılar kendi ruhlarının avına çıkardı tuzlu sularda
annem susardı
yelkenler tıkardı hep ağzını
babam hiç arkasına bakmazdı
ben küçükken hiç aşık olmamıştım
hiç kurşun dökmemişlerdi avuçlarımda
ben küçükken
büyük bir çakıl taşıydım
şimdi ufaldım
dokuz yaşındayken yazdığı bir şiiriyle dudağımı uçuklatan küçük şair.
"kemiklerim
güneş sen yok musun sen
sana oturmaya geldim
sense beni yaktın
kemiklerim birer yağmur damlası gibi
düşüyordu
hatta düştükçe sel oluyordu
güneş yüzünden köpeğim boğuluyordu
çırpınıyordu kirli suyun içinde
onu ben değil ruhum görüyordu
çünkü ben ölmekle meşguldüm"
şimdilerde on üç yaşındadır.
öyküyle uğraşır. zira aşağıdaki satırlar yeni öyküsünün ilk sözcüklerindendir.
"sersemler gibi gece hayatına akıyordum. bir adamın yaralanınca kanının oluk oluk akması gibi. akarken atomlara çarpıp delen bir bıçak gibi.
kanının oluk oluk akmasından içki içermişçesine zevk alıyordu. sessizce bir köşeye oturmuş; gizemli adamlar gibi gülüyordu. biliyor musunuz gizemli adamların içinde büyük bir acı yatar. aynı güçlenmiş aslanlara benzeyen bir acı. bu acıyla etrafa dehşet saçarlar, saçtıktan sonra kafeslerine geri dönerler. bu olaylar gece olur. sonra iyi bir adammış gibi hayatlarına devam ederler. moleküllerden her biri ayrı bir acıyı gösteriyor:savaş, ölüm gibi .savaş molekülünü elime aldığımda hapishanenin gardiyanı asılmıştı. çocuklar gardiyana tutunup salıncakta sallanıyormuşçasına eğleniyorlardı.ölen bir çocuğun endişesi kemiklerinde yazıyordu .çünkü topu patlamış ve kanıyordu."
"kemiklerim
güneş sen yok musun sen
sana oturmaya geldim
sense beni yaktın
kemiklerim birer yağmur damlası gibi
düşüyordu
hatta düştükçe sel oluyordu
güneş yüzünden köpeğim boğuluyordu
çırpınıyordu kirli suyun içinde
onu ben değil ruhum görüyordu
çünkü ben ölmekle meşguldüm"
şimdilerde on üç yaşındadır.
öyküyle uğraşır. zira aşağıdaki satırlar yeni öyküsünün ilk sözcüklerindendir.
"sersemler gibi gece hayatına akıyordum. bir adamın yaralanınca kanının oluk oluk akması gibi. akarken atomlara çarpıp delen bir bıçak gibi.
kanının oluk oluk akmasından içki içermişçesine zevk alıyordu. sessizce bir köşeye oturmuş; gizemli adamlar gibi gülüyordu. biliyor musunuz gizemli adamların içinde büyük bir acı yatar. aynı güçlenmiş aslanlara benzeyen bir acı. bu acıyla etrafa dehşet saçarlar, saçtıktan sonra kafeslerine geri dönerler. bu olaylar gece olur. sonra iyi bir adammış gibi hayatlarına devam ederler. moleküllerden her biri ayrı bir acıyı gösteriyor:savaş, ölüm gibi .savaş molekülünü elime aldığımda hapishanenin gardiyanı asılmıştı. çocuklar gardiyana tutunup salıncakta sallanıyormuşçasına eğleniyorlardı.ölen bir çocuğun endişesi kemiklerinde yazıyordu .çünkü topu patlamış ve kanıyordu."
