bugün
- apo piçtir piç kalacak8
- filenin sultanları yarı finalde8
- skoda fabia alınır mı4
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var6
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- motorine 8 24 tl zam gelmesi10
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar4
- batının ahlaksızlığı safsatası3
- devlet bahçeli8
- habire1221
- kız arkadaşı kerhaneye götürmek3
- uçan adam sabri'ye ne oldu5
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- pornonun zararları2
- ilker canikligil2
- bir bela geliyor8
- ellerim bos gonlum hos30
- kolları façalı bir kıza aşık olmak4
- bel fıtığı olmasına rağmen 5 posta atabilen erkek2
- seksin zevk vermediği an2
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi5
- arif kocabıyık16
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- sarapci koala64
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı6
- kılıçdaroğlunun kılıcı nerede sorunsalı2
- lahmacun9
- gecenin şarkısı11
- sarapci koala'nın radikalkemalist'e aktroll demesi3
- kedilerin ruh hastası olması4
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- torpille bir yerlere gelenler5
- halkın umudu kılıçdaroğlu3
- trakyalı yazarlar6
- sevgiliye yara izlerinin hikayesini anlatmak2
- dolandırıcı2
- kaan sezyum7
- ay diyen erkek9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- ebgh'nin sözlüğün en orijinal yazarı olması3
- silvermist9
- basmane tren garı7
- boşnak olmak ister miydiniz5
- seri katilin tarziyla cinayet isleyen dedektif3
- youtube daki bot trafiğini kim yönetiyor2
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
entry'ler (12)
hafıza kaybıdır belki.
Küba müziğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan grup.
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=177
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=177
"çevrenin değişimini seviyordum"
şarkıları ve hakkında bilgi edinmek için:
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=49
şarkıları ve hakkında bilgi edinmek için:
http://www.tutunamayanlar.net/detail.php?id=49
önemsiz
denizin üç rengi var
biri ela diğerleri önemsiz
limandan üç gemi kalkar
biri sana gider diğerleri önemsiz
yağmur yağar sabah olur önemsiz
keman susar şarkı biter önemsiz
bir de masa üstünde resimler arabi
hatıralar geçiyor bir bir ebruli
bu bir şarkı. kimin olduğunu da bilmiyorum ki. adının "önemsiz" olup olmadığını da.
ezgisini duymadım hiç.
ama sözleri. dokunuyor. terk edilmeye meyilliyim.
denizin üç rengi var
biri ela diğerleri önemsiz
limandan üç gemi kalkar
biri sana gider diğerleri önemsiz
yağmur yağar sabah olur önemsiz
keman susar şarkı biter önemsiz
bir de masa üstünde resimler arabi
hatıralar geçiyor bir bir ebruli
bu bir şarkı. kimin olduğunu da bilmiyorum ki. adının "önemsiz" olup olmadığını da.
ezgisini duymadım hiç.
ama sözleri. dokunuyor. terk edilmeye meyilliyim.
şiirin bir anlamı yokmuş sözcük olarak. şiir. öyle şiir. elma gibi. damla gibi.
ama yinede benim ellerime manalar yüklüyor.
saçlarımı tehlikeye sokuyor.
bu kadar.
ama yinede benim ellerime manalar yüklüyor.
saçlarımı tehlikeye sokuyor.
bu kadar.
söylediği yalan olan. ama söylediği yalana ilk önce kendisi inanan demişti birisi. kim hatırlamıyorum.
"insan özgürlüğe mahkumdur"jean paule sartre
"seçmemek de bir seçimdir"jean paule sartre
"dünya benim özgürlüklerimin aynasıdır" jean paule sartre
"seçmemek de bir seçimdir"jean paule sartre
"dünya benim özgürlüklerimin aynasıdır" jean paule sartre
karnavalımsı...
bedende barınan kayaların yer değiştirmesine sebep olan.
paldır küldür. bazen usulca.
bedende barınan kayaların yer değiştirmesine sebep olan.
paldır küldür. bazen usulca.
adı tekerlememsi şekerlememsi şair..
hapşırsa da çok yaşa desem.
"belki yorgunluğumu alır, diyorum ev
pencere yolculuk hissimi...
yine de istemem!
çay saati dinginliğiyle konuk gibi gelmeni
ağır akan serin suyum,
su yatağını bilmek ister. "
hapşırsa da çok yaşa desem.
"belki yorgunluğumu alır, diyorum ev
pencere yolculuk hissimi...
yine de istemem!
çay saati dinginliğiyle konuk gibi gelmeni
ağır akan serin suyum,
su yatağını bilmek ister. "
bu benim bir şiirim. evet evet benim şiirim.
ben küçükken
kök on üçtü uğurlu sayım
annem kediler asardı çamaşır iplerine
sesime usulca bırakılan bir virgül gibiydi
babamın betonlara vuran gölgesi
baykuşlar fal bakardı, papyonlar takardı
deterjan kutularında kuruttuğum kelebeklerim
benekleriyle göz kırpardı
bileziklerim vardı o zaman siyah ojelerim
yakan top denilen katliamlarda kaç arkadaşımı yitirdim
ben küçükken hiç deniz görmemiştim
vahim bir sevgi salgınıyla ölürdü balıklar duyardım
saçları dökülmüş bir deniz kızı otururdu küvetimizde
şırıngalar kullanırdı bileklerini keserdi kuyruğunu çırpardı
annem kokulu sabunlarla ovardı yaralarını
tuzlu deniz şarkıları mırıldanırdı hep
dudakları kanardı
ben küçükken
kitapların arasından kurumuş kılçıklar çıkardı
kumdan kaleler yıkılırdı avuçlarımdan
deniz anaları yumurtalarını kalbime bırakırdı
balıkçılar kendi ruhlarının avına çıkardı tuzlu sularda
annem susardı
yelkenler tıkardı hep ağzını
babam hiç arkasına bakmazdı
ben küçükken hiç aşık olmamıştım
hiç kurşun dökmemişlerdi avuçlarımda
ben küçükken
büyük bir çakıl taşıydım
şimdi ufaldım
ben küçükken
kök on üçtü uğurlu sayım
annem kediler asardı çamaşır iplerine
sesime usulca bırakılan bir virgül gibiydi
babamın betonlara vuran gölgesi
baykuşlar fal bakardı, papyonlar takardı
deterjan kutularında kuruttuğum kelebeklerim
benekleriyle göz kırpardı
bileziklerim vardı o zaman siyah ojelerim
yakan top denilen katliamlarda kaç arkadaşımı yitirdim
ben küçükken hiç deniz görmemiştim
vahim bir sevgi salgınıyla ölürdü balıklar duyardım
saçları dökülmüş bir deniz kızı otururdu küvetimizde
şırıngalar kullanırdı bileklerini keserdi kuyruğunu çırpardı
annem kokulu sabunlarla ovardı yaralarını
tuzlu deniz şarkıları mırıldanırdı hep
dudakları kanardı
ben küçükken
kitapların arasından kurumuş kılçıklar çıkardı
kumdan kaleler yıkılırdı avuçlarımdan
deniz anaları yumurtalarını kalbime bırakırdı
balıkçılar kendi ruhlarının avına çıkardı tuzlu sularda
annem susardı
yelkenler tıkardı hep ağzını
babam hiç arkasına bakmazdı
ben küçükken hiç aşık olmamıştım
hiç kurşun dökmemişlerdi avuçlarımda
ben küçükken
büyük bir çakıl taşıydım
şimdi ufaldım
dokuz yaşındayken yazdığı bir şiiriyle dudağımı uçuklatan küçük şair.
"kemiklerim
güneş sen yok musun sen
sana oturmaya geldim
sense beni yaktın
kemiklerim birer yağmur damlası gibi
düşüyordu
hatta düştükçe sel oluyordu
güneş yüzünden köpeğim boğuluyordu
çırpınıyordu kirli suyun içinde
onu ben değil ruhum görüyordu
çünkü ben ölmekle meşguldüm"
şimdilerde on üç yaşındadır.
öyküyle uğraşır. zira aşağıdaki satırlar yeni öyküsünün ilk sözcüklerindendir.
"sersemler gibi gece hayatına akıyordum. bir adamın yaralanınca kanının oluk oluk akması gibi. akarken atomlara çarpıp delen bir bıçak gibi.
kanının oluk oluk akmasından içki içermişçesine zevk alıyordu. sessizce bir köşeye oturmuş; gizemli adamlar gibi gülüyordu. biliyor musunuz gizemli adamların içinde büyük bir acı yatar. aynı güçlenmiş aslanlara benzeyen bir acı. bu acıyla etrafa dehşet saçarlar, saçtıktan sonra kafeslerine geri dönerler. bu olaylar gece olur. sonra iyi bir adammış gibi hayatlarına devam ederler. moleküllerden her biri ayrı bir acıyı gösteriyor:savaş, ölüm gibi .savaş molekülünü elime aldığımda hapishanenin gardiyanı asılmıştı. çocuklar gardiyana tutunup salıncakta sallanıyormuşçasına eğleniyorlardı.ölen bir çocuğun endişesi kemiklerinde yazıyordu .çünkü topu patlamış ve kanıyordu."
"kemiklerim
güneş sen yok musun sen
sana oturmaya geldim
sense beni yaktın
kemiklerim birer yağmur damlası gibi
düşüyordu
hatta düştükçe sel oluyordu
güneş yüzünden köpeğim boğuluyordu
çırpınıyordu kirli suyun içinde
onu ben değil ruhum görüyordu
çünkü ben ölmekle meşguldüm"
şimdilerde on üç yaşındadır.
öyküyle uğraşır. zira aşağıdaki satırlar yeni öyküsünün ilk sözcüklerindendir.
"sersemler gibi gece hayatına akıyordum. bir adamın yaralanınca kanının oluk oluk akması gibi. akarken atomlara çarpıp delen bir bıçak gibi.
kanının oluk oluk akmasından içki içermişçesine zevk alıyordu. sessizce bir köşeye oturmuş; gizemli adamlar gibi gülüyordu. biliyor musunuz gizemli adamların içinde büyük bir acı yatar. aynı güçlenmiş aslanlara benzeyen bir acı. bu acıyla etrafa dehşet saçarlar, saçtıktan sonra kafeslerine geri dönerler. bu olaylar gece olur. sonra iyi bir adammış gibi hayatlarına devam ederler. moleküllerden her biri ayrı bir acıyı gösteriyor:savaş, ölüm gibi .savaş molekülünü elime aldığımda hapishanenin gardiyanı asılmıştı. çocuklar gardiyana tutunup salıncakta sallanıyormuşçasına eğleniyorlardı.ölen bir çocuğun endişesi kemiklerinde yazıyordu .çünkü topu patlamış ve kanıyordu."