bugün
- en gıcık olunan şoför tipleri5
- putin türkmüş11
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci10
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin libidosu neden yüksek7
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- ermeni ünlüler2
- true'nin acile kaldırılması9
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- sözlük erkeklerinin şortları2
- türk vatandaşları türktür8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- mahalle kültürünün yok olması4
- tek adam4
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler5
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- dinci şairler4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- osuruktan şiirler41
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- babülmendep boğazı2
- devlet bahçeli3
- sonsuza kadar yaşamak2
- giysi fiyatlarının uçması3
- ilk öpüştüğüm kız6
- türkiyeli olmak3
- kill bill vol 33
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- vexillarius the slayer3
- adana kebap10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- mokv öldü mü2
- burası instagram değil sözlük4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- gut hastalığı2
- rus milfi3
- aslan gibi adam11
- dünya asla vazgeçme günü4
- bebek katili4
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- amca diyen bokolog2
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- sözlükten soğuma nedenleri17
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
entry'ler (2)
yürüyerek gitmekten iyidir be, bu da bir şey.
edit: silmeye kıyamadım, adamlar lafı ağzıma tıktı.
edit: silmeye kıyamadım, adamlar lafı ağzıma tıktı.
ben de gideceğim. seneye. ilk geldiğim zaman hadımköy dediler, sonra bi' baktık avcılar oldu. sonra ikinci dönem başladığı gibi "hadımköy kesin olarak" dediler. ne yapacağımızı şaşırdık doğrusu. cerrahpaşa'danım ben. artık ana kampüste bile ayrımcılığa maruz kaldığımızı söyleyebilirim. yemekhane için karta para yatırdığımız kiosku bile ayrı yapmışlar. ayrı bir turnikeden giriyoruz. zaten binalarımız ana kampüste değil orası ayrı mesele. bir şey olduğunda da cerrahpaşa ile beraber bir kaç fakülteyi almıyorlar içeri ana kampüsten. eğitim gördüğümüz yer kötü halde sayılır beyazıt'ta. vefa dersin o dersin bu dersin. yine de vefa güzel binadır yalan yok, fakat prefabriği var. amfimize amfi demeye bin şahit ister. üstüne, avcılar'daki binaların deprem tehlikesinde olduğunu öğrendik. hadımköy'deki binalar zaten 96 yapımlı, onlarda bile yıkılma tehlikesi vardır elbet. gerçi istanbul'daki çoğu binada yıkılma tehlikesi var o da su götürmez bir gerçek. bir çoğumuz bile bile ölüme gitmekten şikayetçi. gideceğimiz binada 2 kat sular altındaymış onu da öğrendik. açıkçası oldukça hoşnutsuzuz bu durumdan. çoğumuz aileden ayrı kalmayalım diye istanbul'u tercih ettik, bunun üzerine ev tutmak zorunda kalacağız. herkes diyor işte "ev tut bak göreceksin hayatın güzelleşecek" neyin güzelliği bu? kendi evini idare etmek için öncelikle paraya ihtiyacın var. benim etim belli budum belli. o eve para gittiğinde benim dışarıda yapabileceğim bir şey kalmıyor. hadi onu geçtim, ben her sabah abartısız 3 saat yol çekeceğim ev tutmazsam eğer. beyazıt'a giderken sürekli yerin altından gidiyorduk zaten orada sorun yok, metrobüsü çıktı. yurt desen şehir içindekilere kolay kolay yurt verilmez. iki arada bir derede kaldık. yatay geçiş desen attan inip eşeğe bineceksin. belki mübalağa etmiş olabilirim ama doğru. git desen yine zor. tamam eyvallah, kampüs güzel hoş fakat benim evim bildiğim dünyama ~45 km uzak. 45 nedir ya? zor iş, vallahi zor iş.