bugün
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- yazarların özlü sözleri7
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- anın görüntüsü26
- seksting4
- pandela12
- sözlüğe güzel bir kız bırak3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- haram milyonların olsa yer misin2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- true'nun neden böyle olması2
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı9
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- behzat ç replikleri2
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- ölüm3
- yapay zeka ile yazılım testi2
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- insan sevdiği adama şans verir2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- sosyoloji okuyan erkek4
- honda dio3
- en son ne yediniz6
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- haysenin125
- mony tontana3
- aşk7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- ziya gökalp5
- sözlüğün aptal kaynaması16
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- mao zedong3
- kızıl tehlike2
- araba kovalamayan köpek6
- gölge2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ilk gören kişiler2
- 2026 dünya kupası37
- arkadaşlar bakar mısınız7
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- eski nickimi özlüyor olmam7
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
entry'ler (2)
yürüyerek gitmekten iyidir be, bu da bir şey.
edit: silmeye kıyamadım, adamlar lafı ağzıma tıktı.
edit: silmeye kıyamadım, adamlar lafı ağzıma tıktı.
ben de gideceğim. seneye. ilk geldiğim zaman hadımköy dediler, sonra bi' baktık avcılar oldu. sonra ikinci dönem başladığı gibi "hadımköy kesin olarak" dediler. ne yapacağımızı şaşırdık doğrusu. cerrahpaşa'danım ben. artık ana kampüste bile ayrımcılığa maruz kaldığımızı söyleyebilirim. yemekhane için karta para yatırdığımız kiosku bile ayrı yapmışlar. ayrı bir turnikeden giriyoruz. zaten binalarımız ana kampüste değil orası ayrı mesele. bir şey olduğunda da cerrahpaşa ile beraber bir kaç fakülteyi almıyorlar içeri ana kampüsten. eğitim gördüğümüz yer kötü halde sayılır beyazıt'ta. vefa dersin o dersin bu dersin. yine de vefa güzel binadır yalan yok, fakat prefabriği var. amfimize amfi demeye bin şahit ister. üstüne, avcılar'daki binaların deprem tehlikesinde olduğunu öğrendik. hadımköy'deki binalar zaten 96 yapımlı, onlarda bile yıkılma tehlikesi vardır elbet. gerçi istanbul'daki çoğu binada yıkılma tehlikesi var o da su götürmez bir gerçek. bir çoğumuz bile bile ölüme gitmekten şikayetçi. gideceğimiz binada 2 kat sular altındaymış onu da öğrendik. açıkçası oldukça hoşnutsuzuz bu durumdan. çoğumuz aileden ayrı kalmayalım diye istanbul'u tercih ettik, bunun üzerine ev tutmak zorunda kalacağız. herkes diyor işte "ev tut bak göreceksin hayatın güzelleşecek" neyin güzelliği bu? kendi evini idare etmek için öncelikle paraya ihtiyacın var. benim etim belli budum belli. o eve para gittiğinde benim dışarıda yapabileceğim bir şey kalmıyor. hadi onu geçtim, ben her sabah abartısız 3 saat yol çekeceğim ev tutmazsam eğer. beyazıt'a giderken sürekli yerin altından gidiyorduk zaten orada sorun yok, metrobüsü çıktı. yurt desen şehir içindekilere kolay kolay yurt verilmez. iki arada bir derede kaldık. yatay geçiş desen attan inip eşeğe bineceksin. belki mübalağa etmiş olabilirim ama doğru. git desen yine zor. tamam eyvallah, kampüs güzel hoş fakat benim evim bildiğim dünyama ~45 km uzak. 45 nedir ya? zor iş, vallahi zor iş.