bugün
- mel mel bakan gibson ve 0 0 78
- kabataş olayı görüntüleri20
- gönül almaya çalışan erkek10
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- istanbul un çok pahalı olması22
- haluk levent son açıklaması6
- karı kıza para yedirir misiniz4
- kara sevdaya tutulan kalmaması2
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- küsünce sevgiliye komik video atmak2
- en sevilmeyen ev işleri9
- molla rejimi2
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- kız dediğin biraz saf olur2
- lansor4
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri9
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- hata çözmek2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- en fazla artılanmayı hak eden yazarlar2
- ömer hayyam4
- gençlerin öfkesinin yanlış yerlere yönelmesi2
- yıldız falına bakan kezo2
- oytun erbaş4
- hayat geriye doğru anlaşılır2
- en son ne aldınız2
- iran da patlama sesleri2
- yks 20263
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- neden okula gitmek zorundayız3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 1 saatte 10 bira içmek19
- philadelphia krem peyniri2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- tembel ve çalışmayan insan16
- velvet vs nervio19
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- parayla dert dinlenir3
- the merich13
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- cips olsa da yesek7
- fazlası zarar2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- oğlum çok güzel lan6
- slavko vincic15
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- ölmeyi dilemek2
çalışmanın en güzel yanı; istediğim kadar bira, sıgara, uyuşturu ve yemek alabileceğim ücreti ödemeleri.. siz buna emek karşılığı diyorsunuz.. çalışmak güzel mi lan? diye soruyorsunuzdur şimdi.. hiç güzel değil, güzel olan istediğim kadar alabildiğim şeyler..
akşamları can sıkıntısından dolaşıyorum.. dolaşmaktan sıkılınca hayal kurmaya başlıyorum ama aklı başında hayaller hepsi.. imkansızı isteyerek kendimi komik duruma düşüremem.. ne istediğimi net bir şekilde bilmesem de uçsuz bucaksız bir hayal denizine de dalıp boğulmak niyetinde olmadım hiç.. hem nedir büyük hayaller kurmak.. mesela; çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşan sizler.. nasıl çok zengin olacaksınız? şans oyunları oynayarak mı? aha sistem sen nelere kadirsin.. senin en güzel yanın en üst katındakine de en alt katındakine de paradan vazgeçememeyi, ona muhtaç olmayı aşılayabilmen.. en büyük tuzağın da "çıkmaz demeyin şansınızı deneyin" sözü.. sistem kurduğu çark ile sizi o kadar güzel yakalıyor ki ondan ve ürettiklerinden vazgeçmek mümkün değil!
televizyonlar, reklamlar, dergiler, büyük alışveriş merkezleri ve gösterişin büyüleyici albenisiyle herkesi kölesi haline getirmiş bu sistem.. herhangi bir mal/madde/ürün ile bir statü yukarıya atladığınızı size çevrenize inandıran sistem..
durun bir dakika.. konumuz sistem değildi..
istiklal caddesinde sıgara içemeyi ve hiçbirini tanımadığım insanlarla gözgöze gelmeyi de seviyorum.. hepsinin hayatını saniyenin 1/10 zamanda hayal edip sonrasında yok ediyorum.. çok eğlenceli.. denemenizi tavsiye ederim.. içmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? tüm kötülükerin anası kanunlar, sınırlar, statüler, seviyeler, kısıtlamalar getiren insanların analarıdır.. hiçbir sınırın, gümrüğün olmadığı zamanları düşün.. bütün dünyayı özgürce gezebilme hakkının elinden alınması ne kadar acı değil mi? düşün bakalım ilk insan yasakla aklı başına geldiğinde sınırlar, gümrükler olsaydı nelerin değişebileceğini.. cebinde para olduğu halde özgürce yürüyememenin, dünyayı geminle keşfedememenin iç sıkıntısını..
sıkıntı demişken aklıma geldi.. şehirler özellikle büyük şehirler dışarıdan bakıldığında para ve modernizim ürettiği düşünülse/görülse de aslında iş öyle değil ey insan.. kaldır kafanı ve güneşi görmek için yüksek bir yere çıkma telaşını hatırla.. ne kadar acı değil mi? büyük şehirler yalnızlık büyütür, yeryüzünün en değerli şeyi olan insan hayatlarını çürütür.. insan ki fıtratında bir ömür boyu çalışmak değil onurlu bir hayatı tamamlamak vardır.. aynı insan onur için, az önce lanet okuduğum sınırları genişletmek için katliamlar gerçekleştirmiş, okyanusları dolduracak kadar kanlar akıtmıştır.. sonuç; dur burası senin ülken değil, geçemezsin.. sen sadece orada yaşayabilirsin.. bu tarafa geçmek için belirli özelliklerin olması gerekir.. hadi bizi senin temiz olduğuna inandır.. tabii sınırlar kadar ülke içinde ülke olan konsolosluk kapısında bekleyenler de rezillik anıtının kemiklerini oluşturur..
bu bar da sarmadı beni.. en iyisi evde içmek..
- ne yapıyorsun?
- hiç bu dışarıdan bakıldığında çok büyük ama bizim gibiler için oldukça küçük olan şehrin yalnızlığını kafamda kendimi delirterek unutmaya çalışıyorum..
- başarılı oluyor musun peki?
- hayır her şey biraz daha karışıyor..
- nasıl yani?
- misal sen gerçek misin hayalimde mi oluşturdum seni.. darmadağın oldum şimdi..
- bira..
- olur ama sıgara da içelim duman içerisinde hayal kurup deliliğe övgüler yağdırmak çok zevkli..
- beni de bekle geliyorum..
akşamları can sıkıntısından dolaşıyorum.. dolaşmaktan sıkılınca hayal kurmaya başlıyorum ama aklı başında hayaller hepsi.. imkansızı isteyerek kendimi komik duruma düşüremem.. ne istediğimi net bir şekilde bilmesem de uçsuz bucaksız bir hayal denizine de dalıp boğulmak niyetinde olmadım hiç.. hem nedir büyük hayaller kurmak.. mesela; çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşan sizler.. nasıl çok zengin olacaksınız? şans oyunları oynayarak mı? aha sistem sen nelere kadirsin.. senin en güzel yanın en üst katındakine de en alt katındakine de paradan vazgeçememeyi, ona muhtaç olmayı aşılayabilmen.. en büyük tuzağın da "çıkmaz demeyin şansınızı deneyin" sözü.. sistem kurduğu çark ile sizi o kadar güzel yakalıyor ki ondan ve ürettiklerinden vazgeçmek mümkün değil!
televizyonlar, reklamlar, dergiler, büyük alışveriş merkezleri ve gösterişin büyüleyici albenisiyle herkesi kölesi haline getirmiş bu sistem.. herhangi bir mal/madde/ürün ile bir statü yukarıya atladığınızı size çevrenize inandıran sistem..
durun bir dakika.. konumuz sistem değildi..
istiklal caddesinde sıgara içemeyi ve hiçbirini tanımadığım insanlarla gözgöze gelmeyi de seviyorum.. hepsinin hayatını saniyenin 1/10 zamanda hayal edip sonrasında yok ediyorum.. çok eğlenceli.. denemenizi tavsiye ederim.. içmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? tüm kötülükerin anası kanunlar, sınırlar, statüler, seviyeler, kısıtlamalar getiren insanların analarıdır.. hiçbir sınırın, gümrüğün olmadığı zamanları düşün.. bütün dünyayı özgürce gezebilme hakkının elinden alınması ne kadar acı değil mi? düşün bakalım ilk insan yasakla aklı başına geldiğinde sınırlar, gümrükler olsaydı nelerin değişebileceğini.. cebinde para olduğu halde özgürce yürüyememenin, dünyayı geminle keşfedememenin iç sıkıntısını..
sıkıntı demişken aklıma geldi.. şehirler özellikle büyük şehirler dışarıdan bakıldığında para ve modernizim ürettiği düşünülse/görülse de aslında iş öyle değil ey insan.. kaldır kafanı ve güneşi görmek için yüksek bir yere çıkma telaşını hatırla.. ne kadar acı değil mi? büyük şehirler yalnızlık büyütür, yeryüzünün en değerli şeyi olan insan hayatlarını çürütür.. insan ki fıtratında bir ömür boyu çalışmak değil onurlu bir hayatı tamamlamak vardır.. aynı insan onur için, az önce lanet okuduğum sınırları genişletmek için katliamlar gerçekleştirmiş, okyanusları dolduracak kadar kanlar akıtmıştır.. sonuç; dur burası senin ülken değil, geçemezsin.. sen sadece orada yaşayabilirsin.. bu tarafa geçmek için belirli özelliklerin olması gerekir.. hadi bizi senin temiz olduğuna inandır.. tabii sınırlar kadar ülke içinde ülke olan konsolosluk kapısında bekleyenler de rezillik anıtının kemiklerini oluşturur..
bu bar da sarmadı beni.. en iyisi evde içmek..
- ne yapıyorsun?
- hiç bu dışarıdan bakıldığında çok büyük ama bizim gibiler için oldukça küçük olan şehrin yalnızlığını kafamda kendimi delirterek unutmaya çalışıyorum..
- başarılı oluyor musun peki?
- hayır her şey biraz daha karışıyor..
- nasıl yani?
- misal sen gerçek misin hayalimde mi oluşturdum seni.. darmadağın oldum şimdi..
- bira..
- olur ama sıgara da içelim duman içerisinde hayal kurup deliliğe övgüler yağdırmak çok zevkli..
- beni de bekle geliyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar