bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak12
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- kendini dinlemek5
- blok33
- sizleri seviyorum çiçeklerim6
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- murat soner2
- katatespizartmasi9
- nasıl bir kadınla evlenilmeli6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- gece yıldızları izlemek3
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi4
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf7
- özgür özel mallığı6
- gitme isteği3
- masumiyet körlüğü3
- aşkın matematiği3
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- aleyna tilki3
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- tanita tikaram2
- evlilik masrafları17
- mokv geldi mi8
- dünyanın sonu2
- kadınların aradığı erkek modeli11
- arda güler5
- mavi saçlı kız3
- penis deliğinden içeri giren kene10
- aleyna tilki seksiliği2
- mebrure yapay zeka2
- köpeklerde doğurganlık yaşı biter mi3
- sucsuz yere hapis yatmak4
- ıssız adaya düşmek2
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- rümeysa eker6
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek4
- 5 haziran 2026 san marino bangladeş maçı5
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- ortamın enerjisini düşüren insan4
- uysaljakoben22
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- karılar3
- gül gibi kız olma kriterleri9
- evde sufle yapmak2
- göt deliği yalatmak11
- sözlük yazarlarının köylü zevkleri2
çalışmanın en güzel yanı; istediğim kadar bira, sıgara, uyuşturu ve yemek alabileceğim ücreti ödemeleri.. siz buna emek karşılığı diyorsunuz.. çalışmak güzel mi lan? diye soruyorsunuzdur şimdi.. hiç güzel değil, güzel olan istediğim kadar alabildiğim şeyler..
akşamları can sıkıntısından dolaşıyorum.. dolaşmaktan sıkılınca hayal kurmaya başlıyorum ama aklı başında hayaller hepsi.. imkansızı isteyerek kendimi komik duruma düşüremem.. ne istediğimi net bir şekilde bilmesem de uçsuz bucaksız bir hayal denizine de dalıp boğulmak niyetinde olmadım hiç.. hem nedir büyük hayaller kurmak.. mesela; çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşan sizler.. nasıl çok zengin olacaksınız? şans oyunları oynayarak mı? aha sistem sen nelere kadirsin.. senin en güzel yanın en üst katındakine de en alt katındakine de paradan vazgeçememeyi, ona muhtaç olmayı aşılayabilmen.. en büyük tuzağın da "çıkmaz demeyin şansınızı deneyin" sözü.. sistem kurduğu çark ile sizi o kadar güzel yakalıyor ki ondan ve ürettiklerinden vazgeçmek mümkün değil!
televizyonlar, reklamlar, dergiler, büyük alışveriş merkezleri ve gösterişin büyüleyici albenisiyle herkesi kölesi haline getirmiş bu sistem.. herhangi bir mal/madde/ürün ile bir statü yukarıya atladığınızı size çevrenize inandıran sistem..
durun bir dakika.. konumuz sistem değildi..
istiklal caddesinde sıgara içemeyi ve hiçbirini tanımadığım insanlarla gözgöze gelmeyi de seviyorum.. hepsinin hayatını saniyenin 1/10 zamanda hayal edip sonrasında yok ediyorum.. çok eğlenceli.. denemenizi tavsiye ederim.. içmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? tüm kötülükerin anası kanunlar, sınırlar, statüler, seviyeler, kısıtlamalar getiren insanların analarıdır.. hiçbir sınırın, gümrüğün olmadığı zamanları düşün.. bütün dünyayı özgürce gezebilme hakkının elinden alınması ne kadar acı değil mi? düşün bakalım ilk insan yasakla aklı başına geldiğinde sınırlar, gümrükler olsaydı nelerin değişebileceğini.. cebinde para olduğu halde özgürce yürüyememenin, dünyayı geminle keşfedememenin iç sıkıntısını..
sıkıntı demişken aklıma geldi.. şehirler özellikle büyük şehirler dışarıdan bakıldığında para ve modernizim ürettiği düşünülse/görülse de aslında iş öyle değil ey insan.. kaldır kafanı ve güneşi görmek için yüksek bir yere çıkma telaşını hatırla.. ne kadar acı değil mi? büyük şehirler yalnızlık büyütür, yeryüzünün en değerli şeyi olan insan hayatlarını çürütür.. insan ki fıtratında bir ömür boyu çalışmak değil onurlu bir hayatı tamamlamak vardır.. aynı insan onur için, az önce lanet okuduğum sınırları genişletmek için katliamlar gerçekleştirmiş, okyanusları dolduracak kadar kanlar akıtmıştır.. sonuç; dur burası senin ülken değil, geçemezsin.. sen sadece orada yaşayabilirsin.. bu tarafa geçmek için belirli özelliklerin olması gerekir.. hadi bizi senin temiz olduğuna inandır.. tabii sınırlar kadar ülke içinde ülke olan konsolosluk kapısında bekleyenler de rezillik anıtının kemiklerini oluşturur..
bu bar da sarmadı beni.. en iyisi evde içmek..
- ne yapıyorsun?
- hiç bu dışarıdan bakıldığında çok büyük ama bizim gibiler için oldukça küçük olan şehrin yalnızlığını kafamda kendimi delirterek unutmaya çalışıyorum..
- başarılı oluyor musun peki?
- hayır her şey biraz daha karışıyor..
- nasıl yani?
- misal sen gerçek misin hayalimde mi oluşturdum seni.. darmadağın oldum şimdi..
- bira..
- olur ama sıgara da içelim duman içerisinde hayal kurup deliliğe övgüler yağdırmak çok zevkli..
- beni de bekle geliyorum..
akşamları can sıkıntısından dolaşıyorum.. dolaşmaktan sıkılınca hayal kurmaya başlıyorum ama aklı başında hayaller hepsi.. imkansızı isteyerek kendimi komik duruma düşüremem.. ne istediğimi net bir şekilde bilmesem de uçsuz bucaksız bir hayal denizine de dalıp boğulmak niyetinde olmadım hiç.. hem nedir büyük hayaller kurmak.. mesela; çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşan sizler.. nasıl çok zengin olacaksınız? şans oyunları oynayarak mı? aha sistem sen nelere kadirsin.. senin en güzel yanın en üst katındakine de en alt katındakine de paradan vazgeçememeyi, ona muhtaç olmayı aşılayabilmen.. en büyük tuzağın da "çıkmaz demeyin şansınızı deneyin" sözü.. sistem kurduğu çark ile sizi o kadar güzel yakalıyor ki ondan ve ürettiklerinden vazgeçmek mümkün değil!
televizyonlar, reklamlar, dergiler, büyük alışveriş merkezleri ve gösterişin büyüleyici albenisiyle herkesi kölesi haline getirmiş bu sistem.. herhangi bir mal/madde/ürün ile bir statü yukarıya atladığınızı size çevrenize inandıran sistem..
durun bir dakika.. konumuz sistem değildi..
istiklal caddesinde sıgara içemeyi ve hiçbirini tanımadığım insanlarla gözgöze gelmeyi de seviyorum.. hepsinin hayatını saniyenin 1/10 zamanda hayal edip sonrasında yok ediyorum.. çok eğlenceli.. denemenizi tavsiye ederim.. içmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? tüm kötülükerin anası kanunlar, sınırlar, statüler, seviyeler, kısıtlamalar getiren insanların analarıdır.. hiçbir sınırın, gümrüğün olmadığı zamanları düşün.. bütün dünyayı özgürce gezebilme hakkının elinden alınması ne kadar acı değil mi? düşün bakalım ilk insan yasakla aklı başına geldiğinde sınırlar, gümrükler olsaydı nelerin değişebileceğini.. cebinde para olduğu halde özgürce yürüyememenin, dünyayı geminle keşfedememenin iç sıkıntısını..
sıkıntı demişken aklıma geldi.. şehirler özellikle büyük şehirler dışarıdan bakıldığında para ve modernizim ürettiği düşünülse/görülse de aslında iş öyle değil ey insan.. kaldır kafanı ve güneşi görmek için yüksek bir yere çıkma telaşını hatırla.. ne kadar acı değil mi? büyük şehirler yalnızlık büyütür, yeryüzünün en değerli şeyi olan insan hayatlarını çürütür.. insan ki fıtratında bir ömür boyu çalışmak değil onurlu bir hayatı tamamlamak vardır.. aynı insan onur için, az önce lanet okuduğum sınırları genişletmek için katliamlar gerçekleştirmiş, okyanusları dolduracak kadar kanlar akıtmıştır.. sonuç; dur burası senin ülken değil, geçemezsin.. sen sadece orada yaşayabilirsin.. bu tarafa geçmek için belirli özelliklerin olması gerekir.. hadi bizi senin temiz olduğuna inandır.. tabii sınırlar kadar ülke içinde ülke olan konsolosluk kapısında bekleyenler de rezillik anıtının kemiklerini oluşturur..
bu bar da sarmadı beni.. en iyisi evde içmek..
- ne yapıyorsun?
- hiç bu dışarıdan bakıldığında çok büyük ama bizim gibiler için oldukça küçük olan şehrin yalnızlığını kafamda kendimi delirterek unutmaya çalışıyorum..
- başarılı oluyor musun peki?
- hayır her şey biraz daha karışıyor..
- nasıl yani?
- misal sen gerçek misin hayalimde mi oluşturdum seni.. darmadağın oldum şimdi..
- bira..
- olur ama sıgara da içelim duman içerisinde hayal kurup deliliğe övgüler yağdırmak çok zevkli..
- beni de bekle geliyorum..
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
