bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- rus kadınla evlenir misiniz8
- polis çevirmesi3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı16
- kiraz cicegi kolonyasi20
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak2
- okan buruk9
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı5
- bakarız diyen erkek17
- dm yazarlığı9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- ne kadar paranız var10
- serhat kılıç28
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız2
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatahahahahahaha7
- 0 0 710
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- recep tayyip erdoğan14
- gece gece bamya yenir mi5
- cübbeli ahmet hoca9
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- gta 78
- yasa dışı bahis operasyonunda 17 tutuklama2
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- sözlüğün sarması13
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması4
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- dereden altın bulmak5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- uğurcan çakır4
- hala açılacak başlık bulunması4
- sırlar denizi5
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan2
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- anın görüntüsü27
- gocu34
- tacettin libosoglu3
çalışmanın en güzel yanı; istediğim kadar bira, sıgara, uyuşturu ve yemek alabileceğim ücreti ödemeleri.. siz buna emek karşılığı diyorsunuz.. çalışmak güzel mi lan? diye soruyorsunuzdur şimdi.. hiç güzel değil, güzel olan istediğim kadar alabildiğim şeyler..
akşamları can sıkıntısından dolaşıyorum.. dolaşmaktan sıkılınca hayal kurmaya başlıyorum ama aklı başında hayaller hepsi.. imkansızı isteyerek kendimi komik duruma düşüremem.. ne istediğimi net bir şekilde bilmesem de uçsuz bucaksız bir hayal denizine de dalıp boğulmak niyetinde olmadım hiç.. hem nedir büyük hayaller kurmak.. mesela; çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşan sizler.. nasıl çok zengin olacaksınız? şans oyunları oynayarak mı? aha sistem sen nelere kadirsin.. senin en güzel yanın en üst katındakine de en alt katındakine de paradan vazgeçememeyi, ona muhtaç olmayı aşılayabilmen.. en büyük tuzağın da "çıkmaz demeyin şansınızı deneyin" sözü.. sistem kurduğu çark ile sizi o kadar güzel yakalıyor ki ondan ve ürettiklerinden vazgeçmek mümkün değil!
televizyonlar, reklamlar, dergiler, büyük alışveriş merkezleri ve gösterişin büyüleyici albenisiyle herkesi kölesi haline getirmiş bu sistem.. herhangi bir mal/madde/ürün ile bir statü yukarıya atladığınızı size çevrenize inandıran sistem..
durun bir dakika.. konumuz sistem değildi..
istiklal caddesinde sıgara içemeyi ve hiçbirini tanımadığım insanlarla gözgöze gelmeyi de seviyorum.. hepsinin hayatını saniyenin 1/10 zamanda hayal edip sonrasında yok ediyorum.. çok eğlenceli.. denemenizi tavsiye ederim.. içmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? tüm kötülükerin anası kanunlar, sınırlar, statüler, seviyeler, kısıtlamalar getiren insanların analarıdır.. hiçbir sınırın, gümrüğün olmadığı zamanları düşün.. bütün dünyayı özgürce gezebilme hakkının elinden alınması ne kadar acı değil mi? düşün bakalım ilk insan yasakla aklı başına geldiğinde sınırlar, gümrükler olsaydı nelerin değişebileceğini.. cebinde para olduğu halde özgürce yürüyememenin, dünyayı geminle keşfedememenin iç sıkıntısını..
sıkıntı demişken aklıma geldi.. şehirler özellikle büyük şehirler dışarıdan bakıldığında para ve modernizim ürettiği düşünülse/görülse de aslında iş öyle değil ey insan.. kaldır kafanı ve güneşi görmek için yüksek bir yere çıkma telaşını hatırla.. ne kadar acı değil mi? büyük şehirler yalnızlık büyütür, yeryüzünün en değerli şeyi olan insan hayatlarını çürütür.. insan ki fıtratında bir ömür boyu çalışmak değil onurlu bir hayatı tamamlamak vardır.. aynı insan onur için, az önce lanet okuduğum sınırları genişletmek için katliamlar gerçekleştirmiş, okyanusları dolduracak kadar kanlar akıtmıştır.. sonuç; dur burası senin ülken değil, geçemezsin.. sen sadece orada yaşayabilirsin.. bu tarafa geçmek için belirli özelliklerin olması gerekir.. hadi bizi senin temiz olduğuna inandır.. tabii sınırlar kadar ülke içinde ülke olan konsolosluk kapısında bekleyenler de rezillik anıtının kemiklerini oluşturur..
bu bar da sarmadı beni.. en iyisi evde içmek..
- ne yapıyorsun?
- hiç bu dışarıdan bakıldığında çok büyük ama bizim gibiler için oldukça küçük olan şehrin yalnızlığını kafamda kendimi delirterek unutmaya çalışıyorum..
- başarılı oluyor musun peki?
- hayır her şey biraz daha karışıyor..
- nasıl yani?
- misal sen gerçek misin hayalimde mi oluşturdum seni.. darmadağın oldum şimdi..
- bira..
- olur ama sıgara da içelim duman içerisinde hayal kurup deliliğe övgüler yağdırmak çok zevkli..
- beni de bekle geliyorum..
akşamları can sıkıntısından dolaşıyorum.. dolaşmaktan sıkılınca hayal kurmaya başlıyorum ama aklı başında hayaller hepsi.. imkansızı isteyerek kendimi komik duruma düşüremem.. ne istediğimi net bir şekilde bilmesem de uçsuz bucaksız bir hayal denizine de dalıp boğulmak niyetinde olmadım hiç.. hem nedir büyük hayaller kurmak.. mesela; çok zengin olma hayali ile yanıp tutuşan sizler.. nasıl çok zengin olacaksınız? şans oyunları oynayarak mı? aha sistem sen nelere kadirsin.. senin en güzel yanın en üst katındakine de en alt katındakine de paradan vazgeçememeyi, ona muhtaç olmayı aşılayabilmen.. en büyük tuzağın da "çıkmaz demeyin şansınızı deneyin" sözü.. sistem kurduğu çark ile sizi o kadar güzel yakalıyor ki ondan ve ürettiklerinden vazgeçmek mümkün değil!
televizyonlar, reklamlar, dergiler, büyük alışveriş merkezleri ve gösterişin büyüleyici albenisiyle herkesi kölesi haline getirmiş bu sistem.. herhangi bir mal/madde/ürün ile bir statü yukarıya atladığınızı size çevrenize inandıran sistem..
durun bir dakika.. konumuz sistem değildi..
istiklal caddesinde sıgara içemeyi ve hiçbirini tanımadığım insanlarla gözgöze gelmeyi de seviyorum.. hepsinin hayatını saniyenin 1/10 zamanda hayal edip sonrasında yok ediyorum.. çok eğlenceli.. denemenizi tavsiye ederim.. içmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? tüm kötülükerin anası kanunlar, sınırlar, statüler, seviyeler, kısıtlamalar getiren insanların analarıdır.. hiçbir sınırın, gümrüğün olmadığı zamanları düşün.. bütün dünyayı özgürce gezebilme hakkının elinden alınması ne kadar acı değil mi? düşün bakalım ilk insan yasakla aklı başına geldiğinde sınırlar, gümrükler olsaydı nelerin değişebileceğini.. cebinde para olduğu halde özgürce yürüyememenin, dünyayı geminle keşfedememenin iç sıkıntısını..
sıkıntı demişken aklıma geldi.. şehirler özellikle büyük şehirler dışarıdan bakıldığında para ve modernizim ürettiği düşünülse/görülse de aslında iş öyle değil ey insan.. kaldır kafanı ve güneşi görmek için yüksek bir yere çıkma telaşını hatırla.. ne kadar acı değil mi? büyük şehirler yalnızlık büyütür, yeryüzünün en değerli şeyi olan insan hayatlarını çürütür.. insan ki fıtratında bir ömür boyu çalışmak değil onurlu bir hayatı tamamlamak vardır.. aynı insan onur için, az önce lanet okuduğum sınırları genişletmek için katliamlar gerçekleştirmiş, okyanusları dolduracak kadar kanlar akıtmıştır.. sonuç; dur burası senin ülken değil, geçemezsin.. sen sadece orada yaşayabilirsin.. bu tarafa geçmek için belirli özelliklerin olması gerekir.. hadi bizi senin temiz olduğuna inandır.. tabii sınırlar kadar ülke içinde ülke olan konsolosluk kapısında bekleyenler de rezillik anıtının kemiklerini oluşturur..
bu bar da sarmadı beni.. en iyisi evde içmek..
- ne yapıyorsun?
- hiç bu dışarıdan bakıldığında çok büyük ama bizim gibiler için oldukça küçük olan şehrin yalnızlığını kafamda kendimi delirterek unutmaya çalışıyorum..
- başarılı oluyor musun peki?
- hayır her şey biraz daha karışıyor..
- nasıl yani?
- misal sen gerçek misin hayalimde mi oluşturdum seni.. darmadağın oldum şimdi..
- bira..
- olur ama sıgara da içelim duman içerisinde hayal kurup deliliğe övgüler yağdırmak çok zevkli..
- beni de bekle geliyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar