bugün
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı6
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur17
- göğüs kıllarım çıkmıyor15
- az veren candan cok veren maldan5
- sözlükteki linç tayfa6
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sözlükteki linç kültürü12
- herkesin kendini zeki sanması4
- arap eli öpmek dudak karartmaz3
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- silver ile evlenecek erkek53
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- dün gece ne oldu12
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- askerlik anıları2
- sedef hastalığı4
- alman turistlere turist rehberliği4
- deccaliyet çağı5
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- yeni bir bilgi paylaşamamak3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- bizim uygulamamız bu şekilde2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- güne bir şarkı bırak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak12
- supernatural3
- sarapci koala59
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak2
- stt geçmiş kremle intihar etmek4
- insan olmaya çeyrek kala8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- insan olmaya ceyrek kala4
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- gocu35
- arif kocabıyık9
- popeyes6
- araba sileceği5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- iki tas çorba5
- ellerim bos gonlum hos28
- true'nun çaylak olması4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- sözlükteki bayan azlığı6
niye ölmemeli öyleyse
yaşamak mutlu bir devinimse.
ölüsünü bekliyor ruhi bey
bir yanda ruhi bey bir yanda ölü
ve görmemek ister gibi ölüyü
oturmuş bir iskemleye.
ben ki bir ölüyü beklemekle geçirdim geceyi
bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini.
getirdiler beni sayrılar evine bir sabah
asansörle yukarı çıkardılar
tertemiz bir yatağa yatırdılar - ben böyle istedim böyle oldu -
oda numaran 283'dü aklımda doğru kaldıysa
pencereden tepeler görünüyordu, bulutlar ve birtakım kuşlarla devinen tepeler
yakınımdan geçiyordu bazı kuşlar da
beyaz bir saat asılıydı duvarda. duvarın her yerinden
bembeyaz saatler asılıydı
ve her şey o kadar beyazdı ki, ayrıntılar
yılların eklem yerlerini gösteriyordu sanki
ve bütün eklem yerlerinde koskocaman bir ölü
ruhi beyin ölüsü
hepsi de ur gibi beni
sarmıştı ur gibi ruhi beyi
o gün sigara içtim akşama kadar
- ikinci gün aldılar sigaramı -
ve saatler biraz sarardı
sarardı bütün ayrıntılar.
ve otuz sekizin altına düşmedi ateşim
yataktan kalkamadım
o gece uyuyamadım sabaha kadar
koridorlarda ayak sesleri, bağrışmalar
kapı gıcırtıları ve acayip sesler
bilmem böylece kaça çıktı beklediğim ölüler.
üçüncü gün kan şişeleri, tüpler, serumlar
doktorlar, hastabakıcılar
aralıksız girip çıkmalar
gidip gelmeler
tepelerden pencereye akan kuşlar
pencereye sıvanan kuşlar
ve benim mutluluğumun altında
kararıp yitti bütün ayrıntılar
bir daha görünmedi
ve artık hiç görünmeyen
şişeler, tüpler, serumlar.
ve o gün ilk defa ölüsünü gördü ruhi bey
soğumuşgövdesini gördü
donuk gözlerini, durmuş kalbini
gördü neye benzerse bir ölü.
- ben ruhi bey nasılım
- mutlusunuz ruhi bey.
yarın gazetelerde çıkacak ilanlarım
ruhi bey öldü
bu ölüm töreninde mutlaka bulunacağım
bir daha görmek için ölümü
çelenkler yığılacak avluya
ki benim sayısız ölülerime
yaldızlı yapraklarını kıpırdatarak bakacaklar
sevgiyle
ve babam elinde gümüş kırbacıyla
bir başına bir ölü
annem bir limon görüntüsünün önünde giyinmiş ölümlüğünü
ölüler halinde duracak onlar da
dışımdaki ölüler, içimdeki ölüler
bir alaşım halinde, donuk güneşin altında
ve benim mutluluğumun altında
akıp gidecek bütün kötülükler
ölümün armaları gibi
akıp gidecekler en sonunda
niye ölmemeli öyleyse
yaşamak mutlu bir devinimse.
koro
(çiçek sergicisi, meyhane garsonu, meyhane patronu, kürk tamircisi yorgo,
hayrünnisa, genelev kadını, otel katibi, cenaze kaldırıcısı adem, akordeoncu
kadın, emekli postacı, vb.)
çelenklerimizle geldik, yoktunuz
ara sokaklarda, pasajlarda aradık, yoktunuz
meyhanelere baktık, otellere sorduk, yoktunuz
nerdesiniz, ruhi bey?
ruhi bey
o kadar bekledim ki, geliyorum
ölümümü bekledim, geliyorum
bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
bekledim geliyorum.
ben ruhi bey, mutlu olan ruhi bey
ölümü gömdüm, geliyorum
bir sonbahar günüydü, geliyorum
güneşler buz gibiydi, geliyorum
ve bütün kötülükler
ölümün armaları gibiydi
size anlatırım, geliyorum.
hepsini, hepsini gömdüm, geliyorum
havuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -
limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -
aynalarda kendini seven ruhi beyi - siz bilmezsiniz -
ve bildiğiniz ruhi beyi -ya da pek bilmediğiniz -
gömdüm ben, geliyorum.
koro
iyi biliriz sizi biz, iyi biliriz
nerdesiniz ruhi bey.
gömdüm hepsini, geliyorum
bütün ölülerimi gömdüm, geliyorum.
koro
peki ya sonuç, ruhi bey, ya sonuç
biz sizi tanımaz mıyız
siz ne yaparsınız bundan sonra, biz ne yaparız
bir bütünün parçalarıyız, bir bütünün parçalarıyız.
ruhi bey
sonuç mu dediniz, ne dediniz, ne dediniz
sonuç hiç gömülür mü, geliyorum
ben yalnız ölülerimi gömdüm, geliyorum.
koro
doğrusu anlamıyoruz ruhi bey
her insan biraz ölüdür
biz ki bir bütünün parçalarıyız, biliriz
her insan biraz ölüdür.
ruhi bey
insan yaşıyorken özgürdür
yaklaştım iyice, geliyorum.
koro
her insan biraz ölüdür
biz de biraz ölüyüz.
ruhi bey
ölüler ki bir gün gömülür
içimizdeki ölüler, dışımızdaki ölüler
insan yaşıyorken özgürdür
insan
yaşıyorken
(bkz: edip cansever)
yaşamak mutlu bir devinimse.
ölüsünü bekliyor ruhi bey
bir yanda ruhi bey bir yanda ölü
ve görmemek ister gibi ölüyü
oturmuş bir iskemleye.
ben ki bir ölüyü beklemekle geçirdim geceyi
bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini.
getirdiler beni sayrılar evine bir sabah
asansörle yukarı çıkardılar
tertemiz bir yatağa yatırdılar - ben böyle istedim böyle oldu -
oda numaran 283'dü aklımda doğru kaldıysa
pencereden tepeler görünüyordu, bulutlar ve birtakım kuşlarla devinen tepeler
yakınımdan geçiyordu bazı kuşlar da
beyaz bir saat asılıydı duvarda. duvarın her yerinden
bembeyaz saatler asılıydı
ve her şey o kadar beyazdı ki, ayrıntılar
yılların eklem yerlerini gösteriyordu sanki
ve bütün eklem yerlerinde koskocaman bir ölü
ruhi beyin ölüsü
hepsi de ur gibi beni
sarmıştı ur gibi ruhi beyi
o gün sigara içtim akşama kadar
- ikinci gün aldılar sigaramı -
ve saatler biraz sarardı
sarardı bütün ayrıntılar.
ve otuz sekizin altına düşmedi ateşim
yataktan kalkamadım
o gece uyuyamadım sabaha kadar
koridorlarda ayak sesleri, bağrışmalar
kapı gıcırtıları ve acayip sesler
bilmem böylece kaça çıktı beklediğim ölüler.
üçüncü gün kan şişeleri, tüpler, serumlar
doktorlar, hastabakıcılar
aralıksız girip çıkmalar
gidip gelmeler
tepelerden pencereye akan kuşlar
pencereye sıvanan kuşlar
ve benim mutluluğumun altında
kararıp yitti bütün ayrıntılar
bir daha görünmedi
ve artık hiç görünmeyen
şişeler, tüpler, serumlar.
ve o gün ilk defa ölüsünü gördü ruhi bey
soğumuşgövdesini gördü
donuk gözlerini, durmuş kalbini
gördü neye benzerse bir ölü.
- ben ruhi bey nasılım
- mutlusunuz ruhi bey.
yarın gazetelerde çıkacak ilanlarım
ruhi bey öldü
bu ölüm töreninde mutlaka bulunacağım
bir daha görmek için ölümü
çelenkler yığılacak avluya
ki benim sayısız ölülerime
yaldızlı yapraklarını kıpırdatarak bakacaklar
sevgiyle
ve babam elinde gümüş kırbacıyla
bir başına bir ölü
annem bir limon görüntüsünün önünde giyinmiş ölümlüğünü
ölüler halinde duracak onlar da
dışımdaki ölüler, içimdeki ölüler
bir alaşım halinde, donuk güneşin altında
ve benim mutluluğumun altında
akıp gidecek bütün kötülükler
ölümün armaları gibi
akıp gidecekler en sonunda
niye ölmemeli öyleyse
yaşamak mutlu bir devinimse.
koro
(çiçek sergicisi, meyhane garsonu, meyhane patronu, kürk tamircisi yorgo,
hayrünnisa, genelev kadını, otel katibi, cenaze kaldırıcısı adem, akordeoncu
kadın, emekli postacı, vb.)
çelenklerimizle geldik, yoktunuz
ara sokaklarda, pasajlarda aradık, yoktunuz
meyhanelere baktık, otellere sorduk, yoktunuz
nerdesiniz, ruhi bey?
ruhi bey
o kadar bekledim ki, geliyorum
ölümümü bekledim, geliyorum
bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
bekledim geliyorum.
ben ruhi bey, mutlu olan ruhi bey
ölümü gömdüm, geliyorum
bir sonbahar günüydü, geliyorum
güneşler buz gibiydi, geliyorum
ve bütün kötülükler
ölümün armaları gibiydi
size anlatırım, geliyorum.
hepsini, hepsini gömdüm, geliyorum
havuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -
limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -
aynalarda kendini seven ruhi beyi - siz bilmezsiniz -
ve bildiğiniz ruhi beyi -ya da pek bilmediğiniz -
gömdüm ben, geliyorum.
koro
iyi biliriz sizi biz, iyi biliriz
nerdesiniz ruhi bey.
gömdüm hepsini, geliyorum
bütün ölülerimi gömdüm, geliyorum.
koro
peki ya sonuç, ruhi bey, ya sonuç
biz sizi tanımaz mıyız
siz ne yaparsınız bundan sonra, biz ne yaparız
bir bütünün parçalarıyız, bir bütünün parçalarıyız.
ruhi bey
sonuç mu dediniz, ne dediniz, ne dediniz
sonuç hiç gömülür mü, geliyorum
ben yalnız ölülerimi gömdüm, geliyorum.
koro
doğrusu anlamıyoruz ruhi bey
her insan biraz ölüdür
biz ki bir bütünün parçalarıyız, biliriz
her insan biraz ölüdür.
ruhi bey
insan yaşıyorken özgürdür
yaklaştım iyice, geliyorum.
koro
her insan biraz ölüdür
biz de biraz ölüyüz.
ruhi bey
ölüler ki bir gün gömülür
içimizdeki ölüler, dışımızdaki ölüler
insan yaşıyorken özgürdür
insan
yaşıyorken
(bkz: edip cansever)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar